Türk hukuk sisteminde boşanma davaları ve velayet gibi kamu düzenini ilgilendiren konularda arabuluculuk zorunlu bir dava şartı değildir. Ancak, mal paylaşımı, ziynet eşyası alacağı ve maddi/manevi tazminat gibi tasarruf edilebilir konularda taraflar ihtiyari (gönüllü) arabuluculuk yoluna başvurabilirler. Arabuluculuk sürecinde varılan anlaşmalar, mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alındığında kesinleşmiş mahkeme kararı (ilam) niteliği taşır. Aile içi şiddet iddialarının bulunduğu durumlarda ise arabuluculuk süreci işletilemez.

İstanbul Boşanma Avukatı • 35+ Yıl Deneyim
1986 İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. İstanbul Barosu (Sicil No: 15051). Vakıfbank ve İmar Bankası Baş Hukuk Müşaviri, Hedef Alliance Holding Hukuk Direktörü. "Boşanma Avukatı Aydın Aydar'ın Anıları" ve "Anlaşmalı Boşanma Davası" kitaplarının yazarı.
Hayır, boşanma davası açmak için arabulucuya gitmek mecburi değildir. Boşanma davaları zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi değildir, dava doğrudan Aile Mahkemesinde açılır.
Evliliğin sona ermesi (boşanma kararı) sadece hakimin kararıyla mümkündür. Taraflar arabulucu önünde anlaşıp evliliği bitiremezler; kamu düzenini ilgilendirdiği için mahkeme süreci şarttır.
Mal rejimi tasfiyesi davalarında arabuluculuk dava şartı (zorunlu) değildir. Ancak taraflar mahkeme masraflarından ve zamandan tasarruf etmek için kendi istekleriyle (ihtiyari) arabulucuya başvurabilirler.
Aile hukuku kapsamındaki ihtiyari arabuluculuk görüşmelerine katılmak tamamen gönüllülük esasına dayanır. Karşı tarafın davetini reddedebilir veya toplantıyı istediğiniz zaman sonlandırabilirsiniz.
Eğer ilerleyen yıllarda ekonomik şartlarda olağanüstü değişiklikler (enflasyon, hastalik, gelir kaybı) olursa, arabuluculuk tutanağında belirlenen nafakanın uyarlanması veya artırılması için mahkemeye dava açılabilir.
Arabuluculuk anlaşma belgesine istinaden tapuda devir işlemi yapılabilmesi için, belgenin yetkili Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından incelenerek 'icra edilebilirlik şerhi' alması gerekmektedir. Tarafların ve avukatlarının birlikte imzaladığı durumlarda ise şerh aranmaksızın işlem yapılabilir.
Arabuluculuk ofisinde anlaşılan mali şartlar zapta geçirilebilir ancak boşanmanın bizzat gerçekleşmesi için bu mutabakatın bir 'anlaşmalı boşanma protokolü' haline getirilip Aile Mahkemesine sunulması ve hakimin onayı gerekir.
Kesinlikle gidilemez. Kanun, aile içi şiddet iddiası içeren veya uzaklaştırma kararı bulunan dosyalarda tarafların arabuluculuk sürecine alınmasını açıkça yasaklamıştır.
İmzalanmış bir arabuluculuk tutanağının iptali son derece zordur. Sadece irade sakatlığı hallerinde (ağır hile, tehdit, cebir) kanuni süreler içerisinde iptal davası açılabilir ancak bunun ispat külfeti ağırdır.
Zina gibi çekişmeli kusur durumlarında, taraflar eğer tazminat miktarı üzerinde uzlaşabiliyorlarsa ihtiyari arabuluculuğa başvurabilirler. Ancak zina tespitinin kendisi boşanma davasının konusudur.
Taraflardan herhangi biri (eşlerden biri) bizzat veya vekaletname verdiği avukatı aracılığıyla sicile kayıtlı bir arabulucuya başvuru yapabilir.
Hayır. Arabulucunun kanuni görevi tamamen bağımsız ve tarafsız olmaktır. Arabulucu karar veren bir hakim değil, tarafların iletişim kurmasını sağlayan bir uzmandır.
Siz arabulucuda veya kendi aranızda anlaşsanız bile, velayet hususunda son sözü Aile Mahkemesi hakimi söyler. Hakim, çocuğun üstün yararına aykırı bulursa anlaşmanızı onaylamaz.
Uyuşmazlık konusunun değerine göre Adalet Bakanlığı tarifesi üzerinden hesaplanır. Genellikle uzun süren bir davanın mahkeme harçları, bilirkişi ücretleri ve yıllara yayılan masraflarına kıyasla çok daha ekonomiktir.
Arabuluculuk sürecindeki gizlilik kuralını ihlal etmek suçtur. Gizliliğe uymayarak sürece ait belgeleri veya konuşmaları ifşa edenler hakkında, şikayet üzerine hukuki ve cezai işlem başlatılır.
0 soru yanıtlandı
Sorunuz moderasyon sonrası yayınlanacaktır.