Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma hukuku, nafaka, velayet ve mal paylaşımı konularında merak ettiğiniz tüm soruların yanıtları.

1222
Toplam Soru
82
Konu Başlığı

Toplam 1222 soru

|

Boşanma Davasında Islah Nedir ve Nasıl Yapılır 2026?

Boşanma Hukuku15 soru

Boşanma davasında ıslah, tarafların dava dilekçesinde belirttikleri taleplerini, iddialarını veya savunmalarını tahkikat aşaması bitene kadar yasal olarak değiştirmelerine veya genişletmelerine olanak tanıyan usuli bir haktır.

HMK madde 176 gereğince, aynı dava içerisinde her bir tarafın ıslah hakkını kullanma sınırı yalnızca bir kezdir. İkinci bir ıslah talebi mahkeme tarafından reddedilir.

Evet, artırılabilir. Dava dilekçesinde düşük tutulan maddi veya manevi tazminat miktarları, yargılama sürecinde ıslah dilekçesi verilerek ve eksik nispi harç yatırılarak yükseltilebilir.

Islah işlemi, HMK'ya göre tahkikat aşamasının sona ermesine kadar yapılabilir. Hakim tahkikatın bittiğini ve sözlü yargılamaya geçildiğini bildirdikten sonra ıslah yapılamaz.

Kısmen ıslah, sadece belirli bir talebin (örneğin tazminatın) miktar olarak artırılmasıdır. Kamilen ıslah ise davanın dayandığı hukuki sebebin (örneğin şiddetli geçimsizlikten zinaya) tamamen değiştirilerek davanın yenilenmesidir.

Miktarı artırılan taleplerde, artırılan miktar üzerinden binde 68,31 oranındaki nispi karar ve ilam harcının dörtte biri oranında tamamlama (peşin) harcı mahkeme veznesine yatırılmalıdır.

Islah işlemi harca tabi bir işlemdir. Talep artırımına ilişkin ıslah harcı yatırılmazsa, mahkeme ıslah işlemini yapılmamış sayar ve ilk dava dilekçesindeki talepler üzerinden karar verir.

Evet, davanın başında talep edilen tedbir, iştirak veya yoksulluk nafakası miktarları, ekonomik koşulların değişmesi halinde ıslah dilekçesi ile artırılabilir. Boşanma içindeki nafaka ıslahı harca tabi değildir.

Evet, kamilen (tamamen) ıslah kurumu işletilerek genel boşanma sebebiyle (şiddetli geçimsizlik) açılan bir dava, özel boşanma sebebine (zina, hayata kast vb.) dönüştürülebilir.

Kısmen ıslah durumunda karşı tarafın itiraz ve cevap süresi 1 hafta (7 gün) iken, tamamen ıslah yapıldığında bu süre yeni dava dilekçesi statüsünde olduğu için 2 haftadır (14 gün).

Evet, davacı ıslah yoluyla yeni bir alacak kalemi ekliyor veya artırıyorsa ve bu alacak için yasal süre geçmişse, davalı taraf ıslah dilekçesinin tebliğinden itibaren süresi içinde zamanaşımı def'i ileri sürebilir.

Eski uygulamada kesinlikle yapılamıyordu. Ancak HMK'da yapılan değişiklik ve güncel içtihatlara göre, bozma kararı sonrası dosya ilk derece mahkemesinde yeni bir tahkikat işlemi gerektiriyorsa ıslah yapılabilir.

Hayır, HMK m. 182'ye göre açık bir yazı veya hesap hatası (isim yanlışlığı, tc kimlik no hatası vb.) ıslaha gerek kalmaksızın mahkemece doğrudan veya talep üzerine düzeltilebilir.

Dava dilekçesinde faiz talep edilmemişse veya başlangıç tarihi yanlış belirtilmişse, bu eksiklik tahkikat bitmeden ıslah yoluyla düzeltilebilir ve faiz talebi eklenebilir.

HMK'ya göre sözlü ıslah mümkündür; duruşma esnasında beyanın tutanağa geçirilmesi ve imzalanması ile yapılabilir. Ancak karmaşıklığı önlemek adına uygulamada her zaman yazılı dilekçe tercih edilir.

Ortak Velayet Nedir ve Nasıl Alınır? 2026 Kapsamlı Şartları

Velayet Hukuku15 soru

Evet, ortak velayet nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Çocuğun giderleri ebeveynlerin gelir durumuna göre oranlanarak paylaşılır ve çocuğu yanında daha az bulunduran ebeveyn iştirak nafakası ödeyebilir.

Hukuken bir kişinin tek bir yasal yerleşim yeri olabilir. Bu nedenle mahkeme, ortak velayet verse dahi çocuğun resmi ikametgahının anne veya babadan hangisinde olacağının protokolde belirlenmesini ister.

Hayır. Ortak velayetin temel şartı anne ve babanın bu konuda açık ve ortak irade göstermesidir. Eşlerden biri karşı çıkıyorsa veya aralarında şiddetli husumet varsa hakim ortak velayet veremez.

Anlaşmalı boşanma davası eksiksiz bir protokolle açıldığında ortalama 1 ila 4 hafta içinde duruşma günü verilir. Duruşmada uzman pedagog raporu da olumluysa tek celsede karar çıkar.

Ebeveynlerden birinin yurt dışına veya çok uzak bir şehre taşınması, ortak karar alma ve fiziki bakım süreçlerini imkansızlaştıracağından, genellikle velayetin değiştirilmesi davası açılarak tek velayete dönülmesine sebep olur.

Evet, ortak velayet mutlak ve değiştirilemez bir karar değildir. Şartlar değişirse, çocuğun menfaati tehlikeye girerse veya ebeveynlerden biri protokole aykırı davranırsa velayetin değiştirilmesi davası ile iptal edilebilir.

Çocuğun gideceği okul, kayıt yaptırılacak kurum ve eğitim masrafları tamamen anne ve babanın ortak kararı ile belirlenir. Taraflar anlaşamazsa, mahkemeye başvurarak hakimin müdahalesini isteyebilirler.

Türk hukukunda ortak velayet uygulaması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 2017 yılında verdiği ihlal kararları ve akabinde Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin içtihat değişikliğine gitmesiyle uygulanabilir hale gelmiştir.

Çocuk 8 yaş ve üzeri (idrak çağında) ise mahkeme uzmanı çocuğu dinler. Çocuğun ortak velayet düzenine, her iki ebeveynle de yoğun vakit geçirmeye istekli olması kararı doğrudan etkiler.

Çocuğun pasaport çıkartma işlemlerinde her iki ebeveynin de ortak başvurusu veya diğer ebeveynin noter onaylı muvafakatnamesi gereklidir. Tek ebeveyn izinsiz pasaport çıkartamaz.

Hayır. Ortak velayet, ebeveynler arasında sağlıklı bir iletişim ve işbirliği gerektirir. Şiddet geçmişi veya aktif bir uzaklaştırma kararı (6284 sayılı kanun) varsa, hakim ortak velayet talebini reddeder.

Ortak velayet durumunda çocuk kural olarak babanın soyadını taşımaya devam eder. Annenin kendi soyadını çocuğa vermek istemesi durumunda, tek velayet hakkına sahip olmaktan farklı bir hukuki süreç işletilmesi gerekir.

Anne sütüne muhtaç bebeklerde fiziki bakım tamamen annenin üzerinde olduğu için, hakim çocuğun üstün yararını gözeterek çok küçük yaştaki çocuklarda ortak velayet taleplerine temkinli yaklaşabilir, ancak kesin bir ret sebebi değildir.

Protokolde; çocuğun yasal yerleşim yeri, masrafların hangi oranda karşılanacağı, okul ve sağlık kararlarının nasıl alınacağı ve hafta içi/hafta sonu görüşme düzenleri şüpheye yer bırakmayacak kadar net yazılmalıdır.

Bu durum ortak velayet ihlalidir. Mağdur ebeveyn derhal velayetin değiştirilmesi davası açmalı ve savcılığa "çocuğun kaçırılması ve alıkonulması" suçu kapsamında suç duyurusunda bulunmalıdır.

Engelli Çocuğun Velayeti ve Nafaka Hakları 2026 Dava Rehberi

Velayet ve Nafaka Hukuku15 soru

Hayır, velayet kararlarında cinsiyetten ziyade çocuğun üstün yararı gözetilir. Çocuğun özel bakım, tedavi ve eğitim ihtiyaçlarını en iyi şekilde hangi ebeveyn karşılayabiliyorsa ve çocuğun alıştığı düzen nerede ise velayet o ebeveyne verilir.

Evet, mahkemeler engelli bir çocuğun özel eğitim, rehabilitasyon, ilaç, ulaşım ve beslenme gibi zaruri ekstra giderlerini dikkate alarak standart nafaka hesaplamalarının çok daha üzerinde bir miktara hükmeder.

Evet, Türk Medeni Kanunu gereğince iştirak nafakası çocuğun ergin olmasıyla (18 yaşını doldurmasıyla) birlikte yasal olarak kendiliğinden sona erer. Sürecin devamı için dava açılması gerekir.

Çocuğun kendi adına veya kısıtlanmışsa vasisi aracılığıyla aile mahkemesinde TMK m.328 ve 364'e dayanarak diğer ebeveyne karşı 'Yardım Nafakası' davası açması gerekir.

Devletten alınan engelli aylığı veya evde bakım parası çocuğun giderlerine bir katkı sağlasa da ebeveynin bakım yükümlülüğünü tamamen ortadan kaldırmaz. Hakim bu geliri dikkate alarak nafaka miktarında hakkaniyetli bir dengeleme yapar.

Eğer çocuğun engellilik durumu nedeniyle özel eğitim alması zorunluysa ve bu durum tıbbi raporlarla (ÇÖZGER) sabitse, mahkeme bu eğitim masraflarını nafaka hesabı içine dahil ederek karşı tarafın ödemesine karar verir.

Evet, uzman pedagoglar veya psikologlar tarafından hazırlanan Sosyal İnceleme Raporu (SİR) bu davalarda şarttır. Uzman, çocuğun durumunu, ebeveynlerin kapasitesini ve yaşam koşullarını değerlendirir.

Çocuğun tam zamanlı bakıma muhtaç olması ve annenin bu yüzden çalışamaması durumunda, mahkeme hem çocuk için yüksek iştirak nafakasına hem de yoksulluğa düşen anne için yoksulluk nafakasına hükmedebilir.

Kesinlikle hayır. Tam tersine, çocuğun engelliliği ve bakıma daha fazla muhtaç olması durumu, iştirak ve yardım nafakasının artırılmasına yönelik güçlü bir hukuki gerekçedir.

Evet. Velayeti alan tarafın çocuğun özel bakım ve tedavi ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalması, çocuğun zarar görmesi veya ebeveynin sağlık sorunları yaşaması halinde velayet değişikliği davası açılabilir.

Yardım nafakası talebi, nafaka alacaklısının ihtiyacı devam ettiği sürece her zaman açılabilir. Yoksulluk ve bakım ihtiyacı sürdükçe herhangi bir hak düşürücü süre veya zaman aşımı söz konusu olmaz.

Özel sağlık sigortası primleri genellikle ebeveynlerden biri tarafından ödenir. Mahkeme nafaka bedelini hesaplarken sigortanın karşıladığı tedavi masraflarını düşer, sigorta dışı kalan poliçe katılım paylarını hesaba katar.

Eğer otizm spektrum bozukluğu seviyesi çocuğun idrak yeteneğini, iletişimini ve irade beyanını kısıtlıyorsa mahkemede doğrudan dinlenmez. Bunun yerine uzman pedagog, çocuğu kendi doğal ortamında veya özel oyun odasında gözlemler.

Çekişmeli boşanma davaları standart sürelerde ilerler ancak çocuğun acil tedavi ve bakım kararları (tedbir velayeti, tedbir nafakası) dava esnasında ara kararlarla derhal verilerek çocuğun mağduriyeti engellenir.

Mahkeme onayladığı takdirde bu tür ekstra medikal cihazların (tekerlekli sandalye, işitme cihazı vb.) maliyeti oranında nafaka bedeline yansıtılır veya ebeveynlerin gelirlerine göre yüzdelik paylaştırılması talep edilebilir.

Boşanma Davasında Yemin ve İsticvap Uygulaması Nasıl Olur?

Boşanma Süreci ve Usulü15 soru

Avukatınız isticvap duruşmasında yanınızda bulunabilir ve hukuki süreci takip edebilir. Ancak hakimin soracağı sorulara bizzat asil taraf (sizin) cevap vermesi zorunludur. Avukatınız sizin yerinize isticvap sorularına cevap veremez.

Evet, hukuken ispat yükü kesinleşmiş bir aşamada size usulüne uygun bir yemin teklifi yapılmışsa ve siz bunu reddederseniz (veya iade etmezseniz), yemin konusu edilen olayı kabul etmiş sayılırsınız. Bu da o hususta davayı kaybetmeniz anlamına gelir.

Hayır, hukuk yargılamasında (ve boşanma davalarında) hakim taraflara resen (kendiliğinden) yemin teklif edemez. Yemin teklifi mutlaka taraflardan biri tarafından, diğer tarafa yöneltilmelidir.

Hayır. Çocuğun velayeti kamu düzenini ilgilendiren bir konu olduğundan, hakimin takdiri ön plandadır. Tarafların birbirlerine velayet konusunda yemin teklif etmeleri hukuken sonuç doğurmaz.

İhtaratlı davetiye, içinde yasal bir uyarı barındıran tebligattır. İsticvap davetiyesinde 'mazeretsiz gelinmediği takdirde sorulan soruların kabul edilmiş sayılacağı' uyarısı bulunmak zorundadır, aksi halde davetiye geçersiz olur.

Yemini iade etmek, kendisine yemin teklif edilen kişinin yemin etmekten kaçınarak teklifi ilk yapan kişiye geri göndermesidir. 'Ben yemin etmiyorum, iddiasını ortaya atan kişi yemin etsin' demektir.

Evet. Hukuk mahkemesinde yalan yere yemin etmek Türk Ceza Kanunu madde 275 uyarınca suçtur. Yalan yere yemin ettiği sonradan kesin bir delille anlaşılan kişi hakkında hapis cezası istemiyle ceza davası açılabilir.

İsticvap talebi, davanın ön inceleme aşaması geçildikten ve tahkikat (delillerin toplanması) aşamasına geçildikten sonra yapılabilir. Genellikle yazılı delillerin değerlendirildiği aşamada talep edilir.

Eğer kendisine yemin teklif edilen taraf mahkemeye gelir ve usulüne uygun şekilde, formüle edilen yemin metnini okuyarak yemin ederse, o vakıa kesin olarak ispatlanmış sayılır. Bu durum genellikle o ihtilaf için davanın bitmesiyle sonuçlanır.

Evet, oldukça sık başvurulan bir yöntemdir. Eşin mal kaçırma kastıyla muvazaalı devirler yaptığı veya parayı gizlediği iddialarında, hakimi ikna etmek amacıyla eşin bizzat sorgulanması için isticvap talep edilebilir.

Geçerli ve ağır bir hastalığınız varsa, bu durumu mutlaka hastane heyet raporu veya acil servis evrakı ile mahkemeye bildirmeniz gerekir. Haklı mazeret kabul edilirse isticvap için yeni bir gün verilir.

Evet, hakim tarafların hazırladığı yemin metniyle birebir bağlı değildir. Metni inceleyerek gereksiz kelimeleri çıkarabilir, konuyu daha anlaşılır ve hukuka uygun hale getirecek şekilde sadeleştirip formüle edebilir.

Evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gibi hukuki bir sonuç için yemin edilemez. Ancak şiddetli geçimsizliğe yol açan somut bir olay için (örneğin 'Bana hakaret etmediğine yemin et' gibi) yemin teklifi mümkündür.

Hukuk davasında isticvap sırasında susmak veya sorulara cevap vermekten kaçınmak, tıpkı davetiyeye uyup gelmemek gibi 'ikrar' (kabul) anlamına gelir. Aleyhine sonuç doğurur.

HMK m. 227 uyarınca, yemin teklif edilen taraf yemini kabul edip etmeyeceğini beyan edene kadar, yemin teklif eden taraf teklifinden dönebilir. Ancak karşı taraf 'kabul ettim, yemin edeceğim' dedikten sonra geri dönülemez.

Boşanma Sonrası Çocuğun Soyadı Değişikliği Nasıl Yapılır? 2026 Dava Şartları

Velayet ve Çocuk Hakları15 soru

Bu dava Aile Mahkemesinde değil, Nüfus Hizmetleri Kanunu uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır. Yetkili mahkeme ise çocuğun veya annenin ikamet ettiği yerdeki mahkemedir.

Evet, değiştirebilirsiniz. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, çocuğun üstün yararı olduğu ispatlanırsa babanın rızası veya izni aranmaksızın soyadı değiştirilebilir.

Kesinlikle evet. Soyadı değişikliği sadece idari bir kayıt işlemidir. Babanın çocuğuyla olan kan bağı ve nafaka ödeme yükümlülüğü tamamen aynı şekilde devam eder.

Hayır, miras hakkı kaybolmaz. Çocuğun nüfus kütüğündeki yasal babası değişmediği için, baba vefat ettiğinde çocuk yine onun birinci derece yasal mirasçısı olacaktır.

Genel kural olarak bu davayı açabilmek için velayetin tek başına annede olması gerekir. Ortak velayet durumlarında mahkemeler soyadı değişikliği talebini genellikle reddetmektedir.

Tebligat süreçleri, pedagog incelemesi ve tanıkların dinlenmesi gibi aşamalar dikkate alındığında 2026 yılı şartlarında ortalama 4 ila 8 ay arasında sonuçlanmaktadır.

Çocuk 18 yaşını doldurduktan sonra (reşit olduğunda) velayet hakkı ortadan kalkar. Bu yaştan sonra kişi, haklı nedenlere dayanarak bizzat kendisi İsim/Soyisim Değişikliği davası açarak annesinin soyadını alabilir.

Sadece soyadı değişikliği davası ile üvey babanın soyadı verilemez. Bunun için eşinizin, çocuğunuzu resmi olarak evlat edinmesi (üvey çocuğun evlat edinilmesi prosedürü) gerekmektedir.

Evet, çocuk idrak çağındaysa (genellikle 8 yaş ve üzeri kabul edilir), mahkeme uzman pedagog vasıtasıyla çocuğu dinler ve onun bu konudaki istek ve iradesini mutlaka dikkate alır.

Dava dilekçesinde davalı olarak çocuğun babası değil, çocuğun ikametgahının bulunduğu İlçe Nüfus Müdürlüğü gösterilmelidir. Nüfus Müdürlüğü husumet yöneltilecek yasal kurumdur.

Hayır. Çocuğun soyadı değişikliği davası açabilmek için boşanma kararının kesinleşmiş olması ve velayetin anneye verilmiş olduğunun hukuken tescillenmesi gerekmektedir.

Protokole yazılarak doğrudan soyadı değiştirilemez. Boşanma kesinleştikten sonra nüfus işlemlerinde bu bir delil/muvafakat olarak kullanılabilir ancak her halükarda Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılması şarttır.

Hayır, velayet hakkı annede olduğu ve çocuk 18 yaşını doldurmadığı sürece bu dava her zaman açılabilir. Herhangi bir hak düşürücü süre veya zamanaşımı yoktur.

Hayır. Kadınların kendi soyadı değişikliği belirli durumlarda e-devletten yapılabilse de, velayeti alınan çocuğun soyadı değişikliği mutlak surette mahkeme kararı gerektirir, idari yolla yapılamaz.

Mahkeme kararı kesinleşip Nüfus Müdürlüğüne bildirildikten sonra eski kimlik geçersiz hale gelir. Nüfus Müdürlüğünden çocuğun yeni soyadını içeren güncel kimlik kartının çıkarılması gerekmektedir.

Askerdeyken Boşanma Davası Açılabilir Mi? 2026 Süreç Rehberi

Boşanma Süreci15 soru

Evet, askerdeyken e-Devlet (UYAP Vatandaş Portalı) üzerinden boşanma davası açılabilir. Ancak bunun için geçerli bir e-imza veya mobil imzanızın olması ve dava harçlarını internet üzerinden ödeyebilmeniz gerekir.

Boşanma dilekçenizi bulunduğunuz yerdeki Aile Mahkemesine vermelisiniz. Dilekçede eşinizin ikametgah adresi yerine, görev veya askerlik yaptığı askeri birliğin açık adresini tebligat adresi olarak yazmalısınız.

Tebligat Kanunu'na göre er ve erbaşlara doğrudan evrak teslim edilmez. Tebligat, kişinin birliğindeki kıta komutanına veya müessese amirine yapılır. Komutan, evrakı askere teslim etmekle yükümlüdür.

Hayır, subay ve astsubaylar erata dahil olmadıklarından, Tebligat Kanunu madde 14 onlar için uygulanmaz. Subay ve astsubaylara tebligat, sivil vatandaşlar gibi şahsen, lojman adreslerine veya ev adreslerine yapılabilir.

Askerde olmanız mazeret bildirmediğiniz sürece davanın ertelenmesini sağlamaz. Duruşmaya gitmez ve mazeret de sunmazsanız, yokluğunuzda yargılama devam eder ve savunma hakkınız kısıtlanmış olur.

Hayır, mahkemelerin SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) altyapısını kullanmak için herhangi bir ekstra harç veya ücret ödemenize gerek yoktur. Sadece mahkemeden önceden talep etmeniz yeterlidir.

Zorunlu askerlik yapan er/erbaşların düzenli geliri olmadığı için mahkemeler genellikle yüksek nafakaya hükmetmez. Ancak kişinin askerden önce sahip olduğu mal varlığı veya kira geliri varsa nafaka ödemek zorunda kalabilir.

Dava açılabilir ancak tebligat yapılamayacağı için yargılama ilerlemez. Mahkeme, askerin operasyondan veya görevden dönmesini beklemek zorundadır.

Evet, boşanabilir. Ancak anlaşmalı boşanmada her iki tarafın da hakim karşısına çıkması zorunlu olduğundan, askerdeki eşin duruşma günü komutanından izin alarak adliyede (veya SEGBİS odasında) hazır bulunması gerekir.

Askeri personelin, birlik komutanından izin (çarşı izni veya mazeret izni) alarak en yakın notere şahsen kimliği ile gitmesi gerekir. Askeriye içinde vekaletname düzenlenemez.

Komutan tebligatı teslim almasına rağmen askere bildirmezse, asker tarafın hukuki hakları zedelenmiş olur. Bu durumda karar kesinleşse bile, ileride usulsüz tebligat gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talep edilebilir.

Askerde olması mal kaçırmasına engel değildir. İnternet bankacılığı veya vekaletname yoluyla mal varlığı üzerinde işlem yapabilir. Bu risk varsa mahkemeden ihtiyati tedbir kararı talep edilmelidir.

Profesyonel askerlerin (subay, astsubay, uzman çavuş) maaşlarına nafaka için haciz konulabilir. Ancak zorunlu hizmetini yapan er/erbaşların devletten aldığı cüzi askeri harçlığa haciz konulamaz.

Boşanma davası sonuçlandığında kişi halen askerse ve çocuğa bakacak fiziki koşulları sağlayamıyorsa velayet genellikle diğer eşe verilir. Ancak askerlik bittikten sonra durum değişirse velayet değişikliği davası açılabilir.

Evet, mahkeme gerekli görürse TSK birimlerinden veya GSM operatörlerinden HTS (arama ve mesajlaşma trafiği) kayıtlarını isteyebilir. Bu kayıtlar sadakatsizlik iddialarının ispatında kullanılabilir.

Boşanma Davasında Dava Şartları Nelerdir? Ret Kararı ve İtiraz

Boşanma Süreci ve Dava Rehberi15 soru

Görevli mahkemenin Aile Mahkemesi olması, yetkili mahkemede davanın açılması, tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olması, gider avansının yatırılması ve aynı konulu başka bir davanın devam etmemesi (derdestlik) temel dava şartlarıdır.

Mahkemenin davanın esasına (kimin haklı, kimin kusurlu olduğuna) girmeden, sırf evrak, yetki veya harç gibi usuli eksiklikler nedeniyle davayı reddetmesidir. Kesin hüküm oluşturmaz, eksiklik giderilerek tekrar dava açılabilir.

Mahkemenin davayı incelemesi, delilleri toplaması ancak davacının boşanma sebeplerini ve karşı tarafın kusurunu hukuken ispatlayamadığına kanaat getirerek davayı reddetmesidir.

Boşanma davalarında kesin olarak görevli mahkeme Aile Mahkemeleridir. Aile Mahkemesi olmayan ilçelerde bu davalara Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemeleri bakar.

Davacı eşin yerleşim yeri, davalı eşin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son defa 6 aydan beri birlikte yaşadıkları yer adliyesi yetkilidir.

Evet, gider avansı mutlak bir dava şartıdır. Mahkeme eksik harç veya avans için süre verir, verilen kesin sürede bu meblağ yatırılmazsa dava usulden reddedilir.

Kişinin dava ehliyeti (ayırt etme gücü) yoksa mahkeme durumu bekletici mesele yapar. Sulh Hukuk Mahkemesince bu kişiye bir vasi atanması istenir ve yargılama vasi üzerinden devam eder.

Dava esastan reddedilmiş ve karar kesinleşmişse, aynı sebeplere dayanarak tekrar dava açmak için 3 yıllık fiili ayrılık süresinin dolması beklenmelidir. Ancak usulden reddedilen davalar hemen tekrar açılabilir.

Evet. Mahkemenin verdiği ret kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine (İstinaf) başvurularak karara itiraz edilebilir.

Evet. Boşanma davaları kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğu için, avukata verilen vekaletnamede fotoğraflı ve açıkça 'boşanma davası açmaya yetkilidir' ibaresi bulunmalıdır. Aksi halde dava usulden reddedilir.

Aynı sebeplere dayanan iki dava varsa 'derdestlik' durumu oluşur. İkinci açılan dava, derdestlik dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilebilir veya mahkemelerin kararıyla ilk açılan dava ile birleştirilebilir.

Boşanma davalarında yetki kuralı kesin olmadığından, davalı taraf dava dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren 2 haftalık cevap süresi içinde ilk itiraz olarak yetki itirazında bulunmalıdır.

Evet. Ret kararından sonraki dönemde eşlerden biri YENİ bir kusurlu eylem gerçekleştirirse (örneğin şiddet uygular veya aldatırsa), bu yeni eyleme dayanarak 3 yılı beklemeden derhal yeni bir dava açılabilir.

Evlilik ölümle kendiliğinden sona ereceğinden boşanma davasının konusu kalmaz (taraf ehliyeti son bulur). Ancak ölen eşin mirasçıları, sağ kalan eşin kusurlu olduğunu kanıtlamak için davaya devam edebilirler.

Hayır. Hukuken geçerli bir resmi evlilik bulunmadığından taraf ve dava sıfatı yoktur. Bu şekilde açılan bir dava 'boşanılabilir bir evlilik olmaması' nedeniyle usulden reddedilir.

Boşanmada Emeklilik Maaşı ve Kıdem Tazminatı Nasıl Paylaşılır? 2026 Hesaplama Rehberi

Boşanmada Mal Paylaşımı15 soru

Evet, alabilirsiniz. Eşiniz henüz emekli olmasa bile, boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sanki emekli olmuş gibi farazi bir hesaplama yapılır. Evlilik süresine denk gelen çalışma günlerinin karşılığı olan ikramiye üzerinden katılma alacağınız hesaplanarak size ödenmesine karar verilir.

Kıdem tazminatının evlilik süresine denk gelen kısmı edinilmiş maldır. Bu parayla ev alınmışsa, ev de edinilmiş mal sayılır. Ancak tazminatın evlilik öncesi çalışmaya denk gelen kısmı eşin kişisel malıdır. Bu durumda, kişisel mal oranında ev üzerinde denkleştirme (değer artış payı) yapılır.

Boşanma davasının açıldığı tarihte mal rejimi sona erer. Dava açıldıktan sonra işten çıkarılıp alınan tazminatın, sadece 'dava tarihine kadar olan' çalışma süresine isabet eden kısmı paylaşılır. Dava açıldıktan sonraki çalışma dönemi için hak edilen miktar eşin kişisel malı sayılır.

Hayır, işsizlik maaşı mal paylaşımına konu edilemez. Yasal düzenlemelere göre işsizlik ödeneği, kişinin çalışamadığı dönemi telafi etmek amacıyla verildiğinden kişisel mal kabul edilir. Ancak nafaka miktarının belirlenmesinde bir gelir kalemi olarak mahkemece dikkate alınır.

Evet, alınır. Askeri personelin maaşından kesilerek OYAK'ta biriken paraların ve bu paralara işleyen nema gelirlerinin evlilik süresine denk gelen kısmı (1 Ocak 2002 sonrası için) edinilmiş maldır ve mal rejiminin tasfiyesi davasında yarı yarıya paylaşıma tabidir.

Eşinizin sırf sizin katılma alacağınızı engellemek amacıyla, kasıtlı olarak tazminatını yakacak şekilde istifa etmesi durumu TMK m.229 kapsamında 'mal kaçırma' olarak değerlendirilebilir. Bu durumda mahkemeden, tazminat alınmış gibi farazi hesaplama yapılmasını (eklenecek değer olarak) talep edebilirsiniz.

Evlenmeden önce geçirilen çalışma süreleri ve bu sürelere karşılık gelen kıdem tazminatı payı, tamamen o eşin kendi kişisel malıdır ve paylaşıma dahil edilemez. Paylaşım sadece nikah tarihinden boşanma davası tarihine kadar olan çalışma günleri üzerinden yapılır.

Hayır, ihbar tazminatı kural olarak mal paylaşımına dahil edilmez. İhbar tazminatı geçmiş emeğin karşılığı değil, işçiye bildirim süresi verilmemesinden kaynaklanan geleceğe yönelik bir tazminat olduğundan Yargıtay kararları uyarınca kişisel mal sayılır.

Düzenli yatan SGK emekli maaşı mal paylaşımına konu edilemez ve mal paylaşımı alacağı (katılma alacağı) için emekli maaşına haciz konulamaz. Ancak, ödenmeyen 'nafaka' borçları için emekli maaşına doğrudan haciz işlemi uygulanabilir.

Eğer eşiniz, aile birliğine özgülenmesi gereken ve edinilmiş mal niteliği taşıyan kıdem tazminatını kendi kusuruyla (kumar, hovardalık vb.) karşılıksız ve gereksiz yere harcamışsa, bu tutar mal tasfiyesinde hesaba 'eklenecek değer' olarak dahil edilir ve size kendi payınızı ödemekle yükümlü tutulur.

Mal paylaşımı davası boşanma davası ile birlikte veya boşanma davası devam ederken açılabilir. Ancak mahkeme karar vermek için boşanmanın kesinleşmesini bekler. Dava açmak için zamanaşımı süresi, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıldır.

Evet, Emniyet mensuplarının üyesi olduğu POLSAN ve öğretmenlerin üyesi olduğu İLKSAN gibi kurumlara maaştan yapılan kesintiler de OYAK ile aynı hukuki statüdedir. Evlilik süresi içinde yapılan kesintiler ve bunların nemaları edinilmiş mal kabul edilerek paylaştırılır.

1 Ocak 2002 tarihinden önce uygulanan yasal mal rejimi 'mal ayrılığı' idi. Bu nedenle, eşin 2002 yılından önce çalıştığı döneme isabet eden kıdem tazminatı kısmı kendi kişisel malıdır. Paylaşım ve yarı yarıya hesaplama sadece 1 Ocak 2002 sonrasındaki çalışmalar için geçerlidir.

Evet, mal kaçırma şüphesi varsa ve eşiniz işten ayrılma aşamasındaysa, Aile Mahkemesinden eşinizin işyerinde birikmiş veya ödenecek olan kıdem tazminatının %50'sine (sizin yasal payınıza denk gelen kısmına) ihtiyati tedbir veya bloke konulmasını talep edebilirsiniz.

Evet, iş sözleşmesi feshedildiğinde işçiye ödenen 'kullanılmayan yıllık izin ücretleri', işçinin geçmiş çalışmalarının karşılığı olan ertelenmiş bir ücret niteliğindedir. Bu nedenle evlilik içinde hak edilen yıllık izin ücretleri edinilmiş mal sayılır ve paylaşılır.

Boşanma Davasında Çocuğun Dinlenmesi ve İrade Beyanı Nasıl Olur?

Velayet ve Çocuk Hukuku15 soru

Yargıtay uygulamalarına göre genel kural olarak 8 yaşından küçük çocuklar idrak çağında kabul edilmediği için doğrudan irade beyanları alınmak üzere mahkemede dinlenmezler. Ancak mahkeme, çocuğun yaşam koşullarını değerlendirmek için uzman pedagog aracılığıyla inceleme (SİR raporu) yaptırabilir.

Hayır, çocuğun doğrudan hakimin, avukatların ve ebeveynlerin bulunduğu duruşma salonuna getirilmesi modern hukuk uygulamasında terk edilmiştir. Çocuklar genellikle adliyelerdeki özel Adli Görüşme Odalarında (AGO) uzman pedagoglar eşliğinde dinlenir.

Çocuğun tercihi çok önemli bir delil olmakla birlikte hakimi kesin olarak bağlamaz. Hakim, çocuğun tercih ettiği ebeveynin çocuğun fiziksel, ahlaki ve eğitimsel gelişimini tehlikeye atacak (şiddet, madde bağımlılığı vb.) durumları varsa, çocuğun isteğinin aksine karar verebilir.

Pedagog tarafından hazırlanan Sosyal İnceleme Raporunun (SİR) size tebliğ edilmesinden itibaren iki hafta içerisinde itiraz hakkınız bulunmaktadır. İtirazın somut gerekçelere ve delillere (eksik inceleme, tek taraflı görüşme vb.) dayanması şarttır.

Evet, adli uzmanlar Ebeveyne Yabancılaştırma Sendromu (PAS) konusunda eğitimlidir. Uyguladıkları testler, resim çizdirme teknikleri ve dolaylı sorularla çocuğun ezberlenmiş cümleler mi kurduğunu yoksa gerçek hislerini mi ifade ettiğini tespit edebilirler.

12 yaşındaki bir çocuğun soyut düşünme yeteneği geliştiği için beyanlarına çok yüksek oranda itibar edilir. Üstün yararını açıkça tehlikeye atan çok istisnai bir durum (istismar, ağır suçlu ebeveyn vb.) yoksa, mahkeme genellikle 12 yaş ve üzeri çocuğun tercihine uyar.

Hukukumuzda kardeşlerin birlikte büyümesi ve ayrılmaması ilkesi esastır. Ancak kardeşlerin aralarındaki yaş farkı, kesin olarak farklı ebeveynleri tercih etmeleri ve uzman raporunun ayırmanın lehe olacağını belirtmesi durumunda istisnai olarak mahkeme kardeşleri ayırabilir.

Çocuğun baskı, korku veya yönlendirme altında yalan söylediği şüphesi varsa, uzman pedagoglar durumu raporlar. Gerekirse çocuk daha kapsamlı bir psikiyatrik değerlendirme için üniversite hastanelerine sevk edilebilir. İradesi sakatlanan çocuğun beyanı esas alınmaz.

Hiçbir çocuk konuşmaya veya taraf seçmeye zorlanamaz. Çocuk sessiz kalmayı seçerse, pedagog bunu bir tutanağa bağlayarak mahkemeye sunar. Mahkeme kararını verirken çocuğun beyanı dışındaki diğer delillere (okul, yaşam koşulları, tanıklar) odaklanır.

Adli Görüşme Odasındaki (AGO) birebir görüşme odasına sadece uzman ve çocuk girer. Ancak AGO'nun fiziki yapısı uygunsa, taraf avukatları ve hakim görüşmeyi aynalı/kameralı gözlem odasından izleyebilir ve uzmana kulaklık aracılığıyla soru iletebilir.

Velayet kararı kesin hüküm teşkil etmez. Eğer çocuk fikrini değiştirir ve diğer ebeveynle yaşamak isterse, mevcut koşulların değiştiği iddiasıyla velayet değişikliği davası açılabilir. Bu yeni davada çocuk tekrar dinlenir.

Mahkeme tarafından görevlendirilen adliye bünyesindeki pedagog ve psikologların hazırladığı SİR raporları için dava dosyasında bulunan gider avansından belirli bir miktar harcanır. Ancak bu, dışarıdan özel bir danışman tutmak gibi yüksek maliyetli değildir.

Pedagog görüşmesi genellikle çocuğun yaşına, dikkat süresine ve dosyanın karmaşıklığına bağlı olarak 30 dakika ile 1 saat arasında sürer. Gerekli görülürse görüşme birden fazla seansa yayılabilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre, 8 yaşını geçmiş idrak çağındaki bir çocuk dinlenmeden verilen velayet kararı eksik inceleme niteliğindedir. Bu durum üst mahkeme (İstinaf/Temyiz) aşamasında kesin bir bozma nedenidir.

Ebeveynler ortak velayet istese dahi, çocuğun her iki ev arasında gidip gelmekten psikolojik olarak zarar göreceği, düzeninin bozulduğu tespit edilirse, hakim tarafların anlaşmasına rağmen çocuğun üstün yararı gereği tekil velayete hükmedebilir.

Boşanmada Eşi Affetmek Dava Hakkını Düşürür Mü? 2026 Rehberi

Boşanma Hukuku15 soru

Evet, açılmış bir boşanma davasından feragat etmek (vazgeçmek), feragat tarihine kadar olan tüm kusurlu olayları affetmiş sayılmanız anlamına gelir. Bu olaylara dayanarak bir daha dava açamazsınız.

Mesajla açıkça affettiğinizi beyan ettiyseniz, hukuken o aldatma eylemine dayalı dava hakkınız düşer. Ancak eşiniz aftan sonra başka bir kusurlu eylem (örneğin şiddet veya yeni bir sadakatsizlik) gerçekleştirirse, bu yeni durum için dava açabilirsiniz.

Tek başına aynı evde kalmak her zaman af sayılmaz. Eğer ayrı odalarda kalınıyor, karı-koca ilişkisi yaşanmıyor ve maddi imkansızlıklar nedeniyle evden çıkılamıyorsa mahkeme bunu af olarak değerlendirmeyebilir. Ancak normal evlilik yaşantısı devam ediyorsa af sayılır.

Hayır, eşinizi affetmeniz velayet hakkınızı kaybetmenize neden olmaz. Velayet kararlarında çocuğun üstün yararı gözetilir, eşlerin birbirini affedip affetmemesi velayeti doğrudan etkileyen bir faktör değildir.

Hayır, evliliği kurtarmak amacıyla aile terapistine veya psikoloğa gitmek Yargıtay tarafından evliliği sürdürme çabası olarak görülür, mutlak bir af iradesi olarak değerlendirilmez.

Evet, kusurlu olay öğrenildikten sonra eşle birlikte mutlu veya sevgi dolu anları yansıtan paylaşımlar yapmak, zımni affın güçlü bir delili olarak mahkemeye sunulabilir.

İkinci aldatma eylemi için boşanma davası açabilirsiniz. Ancak affettiğiniz ilk aldatma olayını karşı tarafa kusur olarak yükleyemez ve o ilk olay üzerinden tazminat talep edemezsiniz.

Bu beyan açıkça affetmeme iradesini gösterir. Ancak bu söze rağmen evlilik yaşantısını her açıdan (örneğin cinsel hayat, birlikte tatil vb.) normal şekilde sürdürürseniz, eylemleriniz sözlerinizin önüne geçerek zımni af sayılabilir.

Af itirazı, cevap dilekçesi veya cevaba cevap dilekçesi aşamalarında, delilleriyle birlikte mahkemeye sunulmalıdır. İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı başlamadan önce bu itirazın yapılması esastır.

Şiddet gören eşin, çaresizlikten veya gidecek yeri olmamasından dolayı eve dönmesi Yargıtay tarafından tek başına af olarak nitelendirilmez. Şiddet sarmalı içindeki kadının/erkeğin eve dönmesi bir zorunluluk hali kabul edilebilir.

Hayır, eşinizi affetmiş olmanız yoksulluk nafakası veya çocuklar için iştirak nafakası almanıza engel değildir. Nafaka, kusur oranlarından bağımsız olarak ekonomik gereksinimlere göre belirlenir.

Hayır, boşanma davaları taraflarca hazırlama ilkesine tabidir. Karşı tarafın sizi affettiğini veya barıştığınızı iddia ediyorsanız, bunu siz ileri sürmeli ve somut delillerle ispatlamalısınız.

Dava devam ederken eşlerin bir araya gelip barışması (karı-koca hayatı yaşaması), açılmış olan davanın temelini çökertir. Hakim barışma durumunu tespit ederse, dava tarihindeki olayların affedildiğine kanaat getirerek davayı reddeder.

Mesaj kayıtları, telefon görüşmesi sıklığı ve içerikleri, birlikte gidilen otel veya restoran rezervasyonları, kredi kartı harcamaları ve en önemlisi ortak tanıdıkların tanık beyanları ile ispatlayabilir.

Anlaşmalı boşanma davası açıp protokolü iptal etmek veya duruşmaya katılmayarak davayı düşürmek tek başına af sayılmaz. Ancak bu süreçte taraflar yeniden normal evlilik hayatına dönmüşse zımni af devreye girebilir.

Boşanmada Miras Hakları Nasıl Kaybedilir? 2026 Dava ve Paylaşım Rehberi

Boşanma Hukuku15 soru

Hayır, dava açıldığı an miras hakkı hemen bitmez. Boşanma kararı mahkemece verilip kesinleşinceye kadar eşlerin yasal mirasçılık sıfatı kural olarak devam eder.

Dava devam ederken eş vefat ederse, evlilik ölümle son bulur. Sağ kalan eş mirasçı olur. Ancak ölen eşin mirasçıları davaya devam edip sağ kalan eşin kusurunu kanıtlarsa, sağ kalan eş miras hakkını kaybeder.

Hayır. Türk Medeni Kanunu'na göre aileden kalan miras ev 'kişisel mal' sayılır. Boşanmada mal paylaşımına (edinilmiş mallara katılma rejimine) dahil edilmez.

Miras kalan anapara sizin kişisel malınızdır ve paylaşılamaz. Ancak bu paranın faiz veya kira gibi düzenli getirileri varsa, bu gelirler kural olarak edinilmiş mal sayılır ve paylaşılabilir.

Sadece ağır bir suç işlemesi veya ailevi yükümlülüklerini ağır şekilde ihlal etmesi durumunda, resmi bir vasiyetname düzenleyerek eşinizi mirastan çıkarabilirsiniz. Keyfi olarak ıskat işlemi yapılamaz.

Anlaşmalı boşanma protokolüne, tarafların dava kesinleşinceye kadar doğabilecek miras haklarından peşinen ve karşılıklı olarak feragat ettiklerini belirten açık bir madde eklenerek vazgeçilebilir.

Boşanma kararı kesinleştikten sonra eski eş yasal mirasçı sıfatını kaybeder. Ancak siz, boşandıktan sonra kendi özgür iradenizle ona vasiyetname bırakırsanız miras alabilir.

Evet. Kanuna göre boşanma kesinleştiğinde, evlilik süresince eş lehine yapılmış ölüme bağlı tasarruflar (vasiyetnameler) kendiliğinden hükümsüz hale gelir.

Boşanma davası sürerken eşin vefat etmesi üzerine, ölen kişinin yasal mirasçılarının sağ kalan eşin boşanmaya sebep olan kusurlarını ispatlamak için devam ettirdiği davadır.

Evet. Araç kişisel mal olsa da, siz kendi gelirinizle bu aracın kredisine katkı sağladıysanız, boşanma sırasında katkı oranınız doğrultusunda 'Değer Artış Payı' talep edebilirsiniz.

Ölen eş, tüm malvarlığını başkasına vasiyet etmişse ve henüz boşanma kesinleşmediği için mirasçı sıfatınız devam ediyorsa, Tenkis Davası açarak saklı payınızı geri alabilirsiniz.

Evet. Eşler fiilen ayrı yaşasalar bile, ortada kesinleşmiş bir boşanma kararı veya mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı yoksa yasal mirasçılık devam eder.

Eşin kendi ailesinden gelecek mirası veya kişisel malını devretmesi mal kaçırma sayılmaz, çünkü bu mallar zaten boşanmada paylaşıma dahil değildir. Ancak ortak edinilmiş malları devrederse bu dava konusu olur.

Mirasçıların davaya devam etmesi durumunda süre, mahkemenin iş yüküne, toplanacak delillere ve tanıkların dinlenme sürecine göre değişir, genellikle 1 ile 3 yıl arasında sonuçlanır.

Aldatma (zina), ağır kusur sayılır. Boşanma davası sürerken diğer eş vefat ederse, mirasçılar davaya devam edip aldatmayı ispatlarsa, aldatan sağ kalan eş miras hakkını kaybeder.

Boşanma Sonrası Kira Sözleşmesi ve Ev Tahliyesi Nasıl Yapılır?

Boşanma Hukuku7 soru

Hayır, konut aile konutu olarak kullanılıyorsa sözleşmenin kimin adına olduğunun bir önemi yoktur. Türk Borçlar Kanunu madde 349 uyarınca diğer eş, ev sahibine yapacağı basit bir bildirim ile sözleşmeye taraf olur. Dolayısıyla eşiniz sizi evden tek taraflı olarak çıkaramaz.

Hayır, ev sahibinin boşanmayı bahane ederek kira bedelinde yasal sınırların üzerinde bir artış talep etme hakkı yoktur. Kira sözleşmesi, aynı şartlar ve kanuni artış oranlarıyla evde kalan eş ile devam eder.

Boşanma kesinleştiği halde ve mahkeme evi size tahsis ettiği halde eski eşiniz çıkmıyorsa, fuzuli şagil (haksız işgalci) durumuna düşer. Bu durumda noterden ihtarname çekmeli, çıkmazsa asliye hukuk mahkemesinde el atmanın önlenmesi ve tahliye davası açmalısınız.

Eğer söz konusu ev aile konutuysa ve ev sahibine gerekli bildirim yapılmışsa, kira borcundan her iki eş de müteselsilen (ortaklaşa) sorumludur. Ev sahibi, ödenmeyen kira için her iki eşe de icra takibi başlatabilir.

Anlaşmalı boşanmada taraflar hazırladıkları boşanma protokolüne bu hususları detaylıca yazmalıdır. Evin kimde kalacağı, kiranın kim tarafından ödeneceği ve eşyaların kime ait olacağı madde madde belirtildiğinde, mahkemenin onayıyla bu protokol resmi hüküm niteliği kazanır.

Ev aile konutu niteliği taşıyorsa, diğer eşin açık rızası olmadan kira sözleşmesinin iptali geçersizdir. Eşiniz ev sahibiyle anlaşıp anahtarı teslim etse bile, aile konutu şerhi/bildirimi ile bu iptali geçersiz kılabilir ve evde oturmaya devam edebilirsiniz.

Hayır, diyemez. Boşanma sonrasında mahkemenin evi kadına tahsis etmesi halinde, bu karar uyarınca ev sahibi mevcut sözleşmeyi aynı şartlarda kadınla sürdürmek zorundadır. Yeni bir sözleşme yapmaya veya tahliye davası açmaya hakkı yoktur.

Psikolojik Şiddet Sebebiyle Boşanma İspatı Nasıl Yapılır 2026?

Boşanma Hukuku15 soru

Evet, eşi sürekli olarak eleştirmek, fiziksel özellikleriyle, yaptığı işlerle veya eğitimiyle dalga geçerek onu aşağılamak ağır psikolojik şiddettir. Yargıtay kararlarına göre bu eylemler, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan ağır kusurlu davranışlar arasında kabul edilir.

Kesinlikle psikolojik şiddettir. Bir eşin, diğer eşi haklı bir sebep olmaksızın kendi annesi, babası veya kardeşleriyle görüştürmemesi, onları eve almaması veya eşin ailesine gitmesini yasaklaması, kişiyi sosyal olarak yalnızlaştırma amacı taşıdığından doğrudan ağır kusur ve boşanma nedenidir.

Türk Hukuku'nda iddia sahibi iddiasını delillerle ispatlamakla yükümlüdür. Eğer psikolojik şiddet iddiası tanık, mesajlaşma, ses kaydı veya uzman raporu gibi hiçbir delille desteklenmez ve karşı taraf da iddiaları inkar ederse, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kanıtlanamayacağı için davanın reddedilme ihtimali yüksektir.

Kapalı kapılar ardında geçen olayların ispatı zordur. Ancak eşinizin size gönderdiği WhatsApp mesajları, SMS'ler, komşularınızın duyduğu bağrışma sesleri veya kavga sonrası size destek olan (ağladığınızı veya korktuğunuzu gören) yakınlarınızın tanıklığı bu durumu dolaylı olarak da olsa mahkemeye ispatlamanızı sağlar.

Evet, eğer eşinizin kıskançlığı hastalıklı (patolojik) boyuttaysa, sokağa çıkmanızı engelliyor, giyiminize aşırı müdahale ediyor veya sizi sürekli aldatmakla suçlayarak onurunuzu kırıyorsa bu durum psikolojik şiddettir. Bu eylemler kişilik haklarınıza saldırı niteliğinde olduğundan manevi tazminat talep etme hakkınız doğar.

6284 sayılı Kanun kapsamında evden uzaklaştırma kararı almak için fiziksel şiddet (darp) şart değildir. Psikolojik baskı, sözlü şiddet, hakaret ve tehdit eylemleri karşısında da Aile Mahkemesinden 1 ile 6 ay arasında uzaklaştırma ve koruma kararı alınabilir.

Evet, uygulamada 'sessiz şiddet' veya 'duygusal yoksunluk' olarak bilinen durum psikolojik şiddettir. Eşin hiçbir makul sebep yokken günlerce veya haftalarca konuşmaması, eşini yok sayması evliliğin gerektirdiği iletişim ve dayanışma yükümlülüğünün ihlalidir ve boşanma sebebidir.

Hayır, aksine eşinizin uyguladığı baskı ve travmalar nedeniyle psikolojik destek (örneğin depresyon veya anksiyete tedavisi) görüyorsanız, bu durum yaşadığınız şiddetin ruh halinizde yarattığı tahribatı kanıtlamak için güçlü bir delildir. Uzman doktor raporları lehinize kullanılır.

Evet, hukukumuzda akrabaların tanıklığı geçerlidir. Hatta evlilik mahrem bir alan olduğu için şiddet olaylarına genellikle anne, baba, kardeş veya çok yakın arkadaşlar şahit olmaktadır. Mahkeme, bu kişilerin beyanlarının tutarlı ve gerçeği yansıtıp yansıtmadığına bakarak karar verir.

Önceden planlanmış, kurgulanmış ve tuzak kurarak alınan gizli ses kayıtları hukuka aykırıdır ve suç teşkil eder. Ancak, o anda aniden gelişen bir hakaret, tehdit veya şiddet olayı sırasında, kendinizi korumak ve o anı ispatlamak için ani olarak aldığınız kayıtlar Yargıtay içtihatlarınca istisnai olarak delil sayılabilmektedir.

İkisi farklı kavramlar olmakla birlikte genellikle iç içe geçer. Eşin parasını elinden almak, ona harçlık vermemek veya ailenin ihtiyaçlarını kasıtlı olarak karşılamamak ekonomik şiddettir. Ancak bu durum aynı zamanda kişiyi değersiz hissettirdiği ve bağımlı kıldığı için ağır bir psikolojik şiddet boyutu da taşır.

Manevi tazminat; şiddetin ağırlığına, ne kadar süre devam ettiğine, mağdurun yaşadığı travmanın boyutuna, kusurlu eşin ekonomik durumuna ve sosyal statüsüne göre hâkimin takdir yetkisi ile belirlenir. Amacı, zarar görenin acısını bir nebze olsun dindirmektir.

Hayır, tam tersine psikolojik şiddet gören taraf mağdurdur. Hâkim velayet kararını verirken çocuğun üstün yararını gözetir. Eşine psikolojik şiddet uygulayan, hakaret eden öfkeli bir babanın/annenin çocuğa da sağlıklı bir ortam sunamayacağı kabul edilir ve velayet genellikle şiddet görmeyen tarafa verilir.

Mahkeme tarafından atanan pedagog veya psikologlar, taraflarla ve çocukla ayrı ayrı mülakatlar yapar. Bu görüşmelerde tarafların stres seviyeleri, öfke kontrolleri, evlilik içindeki güç dengeleri ve iletişim problemleri analiz edilerek, evdeki şiddet ortamı Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ile mahkemeye sunulur.

Evet, eşler arasında güven esastır ancak bir eşin diğerinin tüm sosyal medya şifrelerini zorla alması, mesajlarını sürekli denetlemesi ve özel alan (mahremiyet) bırakmaması Yargıtay kararlarına göre güven sarsıcı davranış ve baskı unsuru olarak değerlendirilmektedir.

Boşanma Davasında Yargılama Giderleri ve Harçlar Ne Kadar 2026?

Boşanma Süreci15 soru

Boşanma davası açarken ödenen ücret, maktu başvuru harcı, peşin karar harcı ve gider avansının toplamından oluşur. Her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından güncellenen bu miktar, 2026 yılı tarifelerine göre dava açılışında peşin olarak mahkeme veznesine yatırılmalıdır.

Evet, kural olarak yargılama giderleri davada haksız çıkan tarafa yükletilir. Eğer boşanma kararında karşı taraf daha kusurlu bulunursa, dava açarken cebinizden ödediğiniz mahkeme masrafları mahkeme kararıyla karşı taraftan alınarak size iade edilir.

Hayır. Boşanma davası ile birlikte talep edilen maddi ve manevi tazminat talepleri boşanmanın fer'isi (eklentisi) sayılır. Bu nedenle talep ettiğiniz tazminat miktarı ne kadar yüksek olursa olsun, sadece maktu başvuru harcını ödersiniz, nispi harç alınmaz.

Maddi durumu yetersiz olan kişiler, ikametgahlarının bulunduğu yer muhtarlığından alacakları fakirlik ilmühaberi ve e-devletten alacakları SGK/Tapu dökümleri ile 'Adli Yardım' talepli dava açabilirler. Hakim bu talebi kabul ederse harç ve avans ödemeden dava görülür.

Evet, kesinlikle geri alınabilir. Yargılama sona erdiğinde ve mahkeme kararı kesinleştiğinde, dava başında yatırdığınız gider avansından (tebligat, posta, bilirkişi masraflarından) geriye kalan tutar IBAN numaranıza iade edilir.

Mahkeme kararıyla hükmedilen 'karşı taraf vekalet ücreti', Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesi gereğince doğrudan davayı kazanan tarafın avukatına aittir. Bu ücret müvekkile iade edilmez.

Anlaşmalı boşanmalarda bilirkişi, keşif ve çok sayıda tebligat yapılmadığı için masraflar çekişmeli boşanmalara göre çok daha düşüktür. Sadece temel başvuru harcı ve karar tebliği için asgari bir gider avansı ödenir.

Bilirkişiler, hakimin uzmanlık alanına girmeyen konularda rapor hazırlar. Çocuğun velayeti için pedagoglar (SİR raporu), gizli hesapların veya malvarlıklarının tespiti için ise mali müşavir ve bankacılar bilirkişi olarak atanır.

Vatandaş UYAP veya E-devlet üzerinden dava açarken, sistem otomatik olarak bir harç ve masraf tahakkuk fişi oluşturur. Bu bedel, sistem üzerinden kredi kartı veya banka kartı ile online (Vakıfbank altyapısı üzerinden) olarak ödenebilir.

Davadan feragat ettiğinizde davayı kaybetmiş sayılırsınız. Yatırdığınız başvuru ve peşin harçlar devlete kalır, iade edilmez. Sadece harcanmamış olan tebligat ve posta pulu gibi bakiye gider avansı tarafınıza iade edilir.

Ziynet eşyası alacağı, boşanmanın fer'isi niteliğinde değildir, bağımsız bir alacak hakkıdır. Bu nedenle talep ettiğiniz altınların güncel TL karşılığı değeri üzerinden oransal (nispi) harç ödemeniz gerekmektedir.

Hayır, mahkeme veznesine yatırılan harçlar ve gider avansı kural olarak peşin alınır. Eksiklik varsa mahkeme tamamlanması için kesin süre verir. Taksitlendirme işlemi sadece avukatınızla aranızda belirlediğiniz vekalet ücreti için geçerli olabilir.

Boşanma davalarında keşif genellikle mal paylaşımı taleplerinde veya taşınmazların değer tespitinde gündeme gelir. Hakim ve bilirkişi heyetinin ilgili yere gitmesi için gereken araç, yol ve ek uzman ücretlerinden oluşur ve mahkemenin belirlediği ara kararla ödenir.

Boşanma davası içinde istenen nafaka için ayrı harç ödenmez. Ancak boşanma davası bittikten sonra bağımsız olarak açılan 'Nafaka Artırım' veya 'Nafaka Kaldırma' davaları nispi harca tabidir ve bir yıllık nafaka bedeli üzerinden harçlandırılır.

Evet, davanın kesinleşmesiyle birlikte lehinize hükmedilen yargılama giderleri ve varsa avukatlık ücretini, karşı taraf rızasıyla ödemezse İcra Müdürlüğü aracılığıyla 'ilamlı icra takibi' başlatarak zorla tahsil edebilirsiniz.

Boşanma Sırasında Çocuğun Okulunu ve Adresini Değiştirme Nasıl Yapılır? 2026 Hukuki Süreç Rehberi

Boşanma Hukuku15 soru

Dava açılmadan ve mahkemeden geçici velayet kararı çıkmadan her iki eşin velayet hakkı ortaktır. Bu nedenle diğer eşin rızası olmadan çocuğun okulunu tek taraflı değiştirmek hukuken doğru değildir ve velayet davasında aleyhinize kullanılabilir.

Geçici velayet sizdeyse, yasal temsilci sıfatıyla çocuğu devlet okullarına nakletme hakkınız vardır. Eski eşiniz buna itiraz etse bile, haklı bir gerekçesi (çocuğun hayatını tehlikeye atma vb.) yoksa bu itirazı sonuçsuz kalır.

Geçici velayet sizdeyse teorik olarak farklı bir şehre taşınabilirsiniz. Ancak bu durumu derhal mahkemeye bildirmeli ve karşı tarafın kişisel ilişki günlerinin mesafeye göre yeniden düzenlenmesini talep etmelisiniz; aksi halde velayeti kötüye kullanmış sayılırsınız.

Özel okullar kendi iç yönetmelikleri gereği risk almamak için çift imza isteyebilir. Bu durumda doğrudan Aile Mahkemesine başvurarak çocuğun o okula kaydının yapılması yönünde hakimin izin vermesini (ihtiyati tedbir kararı) talep etmelisiniz.

Memurlar, elinizdeki mahkeme kararının UYAP e-imzalı veya aslı gibidir onaylı olmasını ister. Ayrıca bazı durumlarda kararda açıkça adres taşıma yetkisinin yer almasını bekleyebilirler. Mahkemeden açıklayıcı bir ek karar alarak bu sorunu çözebilirsiniz.

Ortak velayet (anlaşmalı boşanma sonrası) devam ediyorsa, çocuğun eğitimine ilişkin tüm kararlar iki ebeveynin ortak rızasıyla alınmalıdır. Anlaşmazlık halinde çözüm mercii yine Aile Mahkemesidir.

MEB mevzuatına göre, geçici velayet kimdeyse okul idaresi o kişinin talebini yerine getirmekle yükümlüdür. Okul müdürü keyfi olarak işlemi reddedemez, reddederse İl/İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne şikayet edilebilir.

Evet, mahkeme nafaka bedelini belirlerken çocuğun eğitim masraflarını dikkate alır. Özel okul ücreti ortadan kalktığında, nafaka yükümlüsü olan eş mahkemeye başvurarak nafakanın indirilmesini talep edebilir.

Geçici velayet sizde değilse veya henüz karar verilmemişse, bu durumu derhal boşanma davanızın görüldüğü dosyaya bildirmelisiniz. Hakim, durumu değerlendirerek eski okula dönüş veya yeni bir düzenleme kararı verebilir.

Normal şartlarda veliler e-Devlet üzerinden adres değişikliği yapabilir. Ancak boşanma davası derdest ise ve sistemde bir blokaj/şerh varsa, işlemi bizzat Nüfus Müdürlüğüne giderek mahkeme evraklarıyla yapmanız gerekebilir.

Evet, eşler arasında okul seçimi konusunda ciddi bir çekişme varsa, hakim çocuğun üstün yararını tespit etmek için SİR (Sosyal İnceleme Raporu) uzmanını görevlendirebilir. Uzman, çocuğun hangi okulda daha mutlu ve güvende olacağını raporlar.

Evet, çocuğun okula gidiş geliş masrafları (servis, yol) zorunlu giderlerdendir ve mahkemenin takdir edeceği tedbir nafakası kalemleri arasında hesaplanarak aylık tutara yansıtılır.

Eğer çocuğun gittiği okulun fiziki veya ahlaki olarak çocuğa zarar verdiğini somut delillerle ispatlayabiliyorsa mahkemeden bu yönde talepte bulunabilir. Sadece şahsi kaprislerle yapılan talepler mahkemece reddedilir.

İhtiyati tedbir niteliğindeki bu talepler mahkemelerce ivedilikle incelenir. Mahkemenin iş yüküne göre değişmekle birlikte genellikle 1 ila 3 hafta içinde ara karar oluşturularak tarafınıza tebliğ edilir.

Evet, geçici velayet babada olsa dahi annenin çocukla kişisel ilişki kurma ve eğitim durumu hakkında bilgi alma hakkı yasal olarak mevcuttur. Okul yönetimi, velayeti olmayan ebeveyne de (mahkemece konulmuş özel bir kısıtlama yoksa) çocuğun durumu hakkında bilgi vermek zorundadır.

Çekişmeli Boşanma Davası Anlaşmalıya Nasıl Dönüştürülür? 2026 Süreci ve Protokol Rehberi

Boşanma Hukuku15 soru

Dilekçe ve protokol mahkemeye sunulduktan sonra, mahkemenin iş yoğunluğuna bağlı olarak genellikle 1 ila 4 hafta içerisinde yeni bir duruşma günü verilir. Tarafların bu duruşmaya katılmasıyla dava tek celsede karara bağlanır. Gerekçeli kararın yazılması ve tarafların istinaftan feragat etmesiyle süreç birkaç gün içinde tamamen kesinleşir.

Evet, kanunen taraflar kendi protokollerini hazırlayabilir. Ancak, protokolde yer alacak velayet, nafaka, tazminat ve mal rejimi gibi konularda yapılacak en ufak bir ifade hatası, ileride telafisi zor hak kayıplarına veya yeni davalara sebep olabilir. Bu nedenle uzman bir avukattan destek alınması şiddetle tavsiye edilir.

Evlilik 1 yılı doldurmadığı için kanunen (TMK m.166/3) anlaşmalı boşanma yapılamaz. Ancak süreci hızlandırmak için taraflar duruşmada çekişmeyi bırakarak iddiaları kabul edebilir ve hazır ettikleri 2 tanığı aynı celsede dinleterek hakimin kanaat oluşturmasını sağlayabilirler. Buna uygulamada 'fiili anlaşmalı boşanma' da denmektedir.

Anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için her iki eşin de bizzat hakim karşısında bulunarak iradelerini sözlü olarak beyan etmeleri zorunludur. Eşiniz mazeretsiz olarak duruşmaya katılmazsa anlaşmalı boşanma gerçekleşmez ve mahkeme yargılamaya çekişmeli olarak devam etmek üzere yeni bir duruşma tarihi belirler.

Hayır, dava başlangıcında gerekli mahkeme harçları zaten yatırıldığı için, çekişmeli davanın anlaşmalıya dönüştürülmesi aşamasında mahkemeye yeni bir başvuru harcı veya peşin harç ödenmesine gerek yoktur. Sadece yatırılmış olan avanstan (gider avansı) tebligat masrafları düşülür, kalan miktar karar kesinleştikten sonra iade edilir.

Evet yazılabilir. Taraflar anlaşmalı boşanma protokolünde sadece boşanma, ferileri (nafaka, tazminat) ve çocukların durumunu düzenleyip; mal rejiminin tasfiyesi konusunu boşanmadan sonraya, ayrı bir dava veya sözleşme konusuna bırakabilirler. Ancak bunun açıkça belirtilmesi gerekir.

Evet, dönebilir. Yeni Yargıtay kararları ve HMK düzenlemelerine göre, dosya istinaf veya temyiz aşamasındayken taraflar anlaşmalı boşanma protokolü ve dilekçesi sunarlarsa, ilgili daire yerel mahkeme kararını bozar ve anlaşmalı boşanma yönünde karar verilmesi için dosyayı tekrar ilk derece mahkemesine gönderir.

Çekişmeli davalarda duruşmalar aylar sonrasına verilebilir. Taraflar anlaştıklarında, aylarca beklememek için mahkemeye 'Öne Alım Dilekçesi' sunarlar. Bu dilekçe, uzlaşma sağlandığını belirterek, mevcut geç tarihin iptal edilip, çok daha yakın bir tarihe celse açılmasını talep eden usuli bir işlemdir.

Hakim, tarafların malvarlığı ve tazminat gibi kendilerini ilgilendiren maddelerine kural olarak müdahale etmez. Ancak işin içinde müşterek çocuk varsa (velayet ve iştirak nafakası), hakim çocuğun üstün yararını gözeterek protokolde değişiklik önerebilir. Taraflar bu değişikliği kabul ederse boşanma gerçekleşir, etmezlerse dava çekişmeli olarak devam eder.

Hayır, kalmaz. Çekişmeli davadan anlaşmalı boşanmaya geçildiğinde tarafların iddia ve savunmalarını ispatlama zorunluluğu ortadan kalkar. Dolayısıyla tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması veya mesaj/arama dökümlerinin incelenmesi gibi işlemlere artık gerek duyulmaz.

Boşanma kesinleştikten sonra değişen ekonomik koşullar veya ihtiyaçlar doğrultusunda, ödenen iştirak nafakası veya yoksulluk nafakası için ileride 'nafaka artırım', 'nafaka indirim' veya 'nafaka kaldırma' davası açılması her zaman mümkündür. Protokoldeki rakamlar ömür boyu sabit kalmak zorunda değildir.

Hakim duruşmada tarafların kimlik tespitini yaptıktan sonra, 'Boşanmak istiyor musunuz?', 'Protokoldeki imzalar size mi ait?' ve 'Protokol maddelerini özgür iradenizle kabul ediyor musunuz?' gibi temel sorular yöneltir. Amacı, eşlerin baskı altında olmadan anlaştığından emin olmaktır.

Eğer davanın başında karşı tarafın bir avukatı varsa, resmi vekalet ücreti doğmuş demektir. Anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanırken yargılama masrafları ve vekalet ücreti konusu açıkça müzakere edilmeli ve 'taraflar birbirlerinden vekalet ücreti talep etmeyecektir' ibaresi protokole eklenmelidir. Aksi halde mahkeme, avukatlık asgari ücret tarifesine göre karar verebilir.

Duruşma bitip hakim kısa kararı açıkladıktan sonra dahi, gerekçeli karar yazılıp taraflara tebliğ edilmesinin ardından başlayan 2 haftalık 'İstinaf' süresi içinde taraflardan biri itiraz (istinaf) ederse, anlaşmalı boşanma bozulur. Yani karar 'kesinleşinceye' kadar itiraz yolu açıktır.

Mahkeme tarafından onaylanıp kesinleşen anlaşmalı boşanma kararı ve protokolü, ilam (mahkeme kararı) niteliği taşır. Eşiniz protokolde yazan tazminat, nafaka veya mal devri yükümlülüğünü yerine getirmezse, kararı doğrudan icra dairesine koyarak 'ilamlı icra takibi' başlatabilir, haciz işlemlerine geçebilirsiniz.

Boşanmada Ev Eşyalarının Paylaşımı Nasıl Yapılır? 2026 İspat Rehberi

Mal Paylaşımı15 soru

Hayır, kural olarak faturası kimin adınaysa o eşyanın mülkiyeti ona aittir ve karşı taraf bu eşyayı alamaz. Ancak eşya evlilik içinde ortak gelirle alınmışsa, karşı taraf sadece eşyanın güncel değerinin yarısını nakit (katılma alacağı) olarak talep edebilir.

Çeyiz senedi, üzerinde her iki tarafın veya aile büyüklerinin imzası varsa ve imza inkar edilmemişse mahkemelerce çok güçlü (kesin niteliğe yakın) bir yazılı delil olarak kabul edilir. Listelenen eşyaların iadesine doğrudan karar verilebilir.

Ödemenin sizin kredi kartınızla yapılmış olması ve faturanın sizin adınıza olması mülkiyetin sizde olduğunu gösterir. Ancak evlilik tarihinden sonra maaşınızla (edinilmiş mal) ödediğiniz taksitler varsa, karşı tarafın bu ödemeler üzerinde katılma alacağı hakkı doğar.

Tarafların hiçbir şekilde faturasını veya aidiyetini ispatlayamadığı eşyalar, TMK 222. madde gereğince paylı mülkiyet sayılır. Bu durumda eşyalar ya fiziksel olarak yarı yarıya paylaştırılır ya da toplam değeri nakden ikiye bölünür.

Sadece kişisel eşyalarınızı almanız suç değildir. Ancak ortak kullanılan tüm eşyaları veya karşı tarafın eşyalarını habersizce nakliye aracıyla götürmek, boşanma davasında kusur sayılır ve eşyanın iadesi davasına konu olur.

Hayır, düğün takıları (ziynet eşyaları) Yargıtay içtihatlarına göre ev eşyası sayılmaz; kadının kişisel malı kabul edilir. Ziynetler, mal paylaşımı hesaplamasına dahil edilmeden doğrudan kadına iade edilir.

Hukuken evcil hayvanlar uzun süre eşya statüsünde değerlendirilmiş olsa da, yeni düzenlemeler ve yargı kararları ışığında hayvanların duygusal bağ kurduğu taraf ve menfaatleri (adeta velayet gibi) değerlendirilerek karar verilmektedir. Faturadan ziyade bakımını kimin üstlendiği önemlidir.

Eşya tespit davası (delil tespiti), evden ayrılmadan hemen önce veya ayrıldıktan hemen sonra, eşyalar kaçırılmadan veya zarar görmeden önce Sulh Hukuk veya Aile Mahkemesinden acilen talep edilmelidir.

Evet. Eğer size ait kişisel bir ev eşyası karşı tarafça keyfi olarak kırılmış, çöpe atılmış veya satılmışsa, açacağınız davada eşyanın aynen iadesi mümkün olmadığından dava tarihindeki piyasa bedelinin faiziyle ödenmesini isteyebilirsiniz.

Evet, anlaşmalı boşanmada kanuni ispat veya fatura kurallarına bağlı kalmaksızın eşyaları özgür iradenizle paylaşabilirsiniz. Hazırlanacak protokole eşyaların kimde kalacağı açıkça yazılmalıdır.

Mülkiyete (kişisel mala) dayalı eşyanın aynen iadesi davalarında zamanaşımı yoktur, her zaman açılabilir. Ancak mal rejiminden kaynaklanan katkı/katılma alacağı veya eşya bedelinin ödenmesi talepleri, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımına tabidir (TMK ve TBK gereği).

Faturası olmayan durumlarda banka dekontları, kredi kartı ekstreleri, eşyanın alındığı döneme ait fotoğraflar veya o eşyanın alınış sürecine şahitlik eden kişilerin mahkemedeki tanık beyanları ile ispat yapılabilir.

Evlilik öncesi aldığınız kişisel malınızı (eski televizyonu) satarak elde ettiğiniz parayla yeni bir eşya alırsanız, yatırdığınız bu bedel "kişisel malın yerine geçen değer" sayılır. Yeni televizyonda bu oran kadar kişisel mülkiyet hakkınız korunur.

Evet. Eşya alacağı ve mülkiyetin tespiti davaları bağımsız davalardır. Boşanma davası açmadan da, eğer eşyalarınız eşiniz tarafından alıkonulmuşsa, Aile Mahkemesinde eşyalarınızın iadesi için dava açabilirsiniz.

Hakkınızda uzaklaştırma kararı varsa eve kendi başınıza gidemezsiniz. Ancak polis merkezine başvurarak, kolluk kuvvetleri nezaretinde eve girip sadece zaruri şahsi eşyalarınızı ve kıyafetlerinizi tutanakla alabilirsiniz.

Yurt Dışı Boşanma Tanıma ve Tenfiz Davası Nasıl Açılır 2026?

Boşanma Hukuku15 soru

Apostil, bir belgenin uluslararası alanda geçerli olmasını sağlayan tasdik şerhidir. Yurt dışı boşanma kararınıza Apostil şerhini, kararı veren mahkemenin bulunduğu ülkenin yetkili makamlarından (genellikle valilik, dışişleri veya üst mahkemeler) alabilirsiniz.

Hayır, Türkiye'ye gelmeniz şart değildir. Bulunduğunuz ülkedeki Türk Konsolosluğuna giderek Türkiye'deki bir avukata vekaletname çıkarabilirsiniz. Avukatınız süreci sizin adınıza yürütebilir.

Evet, açabilirsiniz. Karşı taraf işbirliği yapmasa dahi Aile Mahkemesinde tanıma davası açma hakkınız vardır. Bu durumda dava dilekçesi eski eşinizin adresine tebligat yoluyla ulaştırılır.

Kesinleşme şerhi olmayan kararların Türkiye'de tanınması veya tenfizi mümkün değildir. Dava reddedilir. Mutlaka kararı aldığınız mahkemeye başvurarak kararın kesinleştiğine dair onay (şerh) almanız gerekir.

Her iki tarafın veya avukatlarının evrakları eksiksiz olarak hazırlayıp birlikte başvurması halinde, idari tanıma işlemi genellikle aynı gün veya birkaç iş günü içerisinde tamamlanıp nüfus kayıtlarına işlenir.

Tanıma ve tenfiz davaları 'belgeye dayalı' davalar olduğu için kural olarak tanık dinletilmesine gerek yoktur. Hakimin incelemesi evrak üzerinden yapılır. Ancak, tebligat adresi araştırması gibi istisnai durumlarda tanık dinlenebilir.

Hayır. Öncelikle Alman mahkeme kararını Türkiye'de tanıtmanız gerekir. Tanıma işlemi tamamlandıktan sonra kadınlar için 300 günlük iddet (bekleme) müddeti işlemeye başlar. Bu süreyi kaldırmak için ayrıca iddetin kaldırılması davası açmanız gerekebilir.

Evet, gerekir. Siz Türk vatandaşı olduğunuz için Türk nüfus kütüklerinde evli olarak görünüyorsunuz. Eski eşinizin yabancı olması, sizin Türkiye'deki medeni halinizin güncellenmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.

Hayır, geçerli değildir. MÖHUK gereği mahkemeye sunulacak yabancı dildeki belgelerin yeminli tercüman tarafından çevrilmesi ve mutlaka Türk Noterleri veya Türk Konsoloslukları tarafından tasdik edilmiş olması zorunludur.

Tanıma davaları maktu harca tabidir, yani nispeten düşüktür. Ancak tenfiz davasında alacak veya tazminat talebi varsa nispi harç çıkabilir. Ayrıca tercüme, noter tasdiki ve yurt dışı tebligat posta masrafları dava maliyetini artırmaktadır.

Taraflar farklı avukatlara vekalet verirse, davalı vekili davayı kabul edip sürelerden feragat dilekçesi verebilir. Böylece yurt dışına aylar süren tebligat çıkarma zorunluluğu ortadan kalkar ve dava 1-3 ay içinde sonuçlanır.

Hayır, doğrudan geçerli olmaz. Çocuğun velayetine ilişkin yabancı mahkeme kararlarının Türkiye'de uygulanabilmesi için tenfiz kararı alınması şarttır.

Tanıma davası açılmazsa Türkiye'de hukuken halen evli sayılırsınız. Siz veya eski eşiniz vefat ettiğinde, yurt dışında boşanmış olmanıza rağmen Türkiye'deki malvarlığı üzerinde birbirinize yasal mirasçı olmaya devam edersiniz.

Bu davalarda görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı küçük ilçelerde ise Asliye Hukuk Mahkemeleri, Aile Mahkemesi sıfatıyla bu davalara bakar.

Evet. Dava açtıktan sonra mahkeme Emniyet aracılığıyla adres araştırması yapar. Yurt dışı ve yurt içi sorgularda adres bulunamazsa, 'ilanen tebligat' yoluyla (gazeteye ilan vererek) dava süreci tamamlanabilir.

Boşanma Davası Vekaletnamesi Nasıl Çıkartılır 2026? Ücreti ve Kapsamı

Boşanma Davası Rehberi15 soru

Hayır, açılamaz. Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince boşanma davaları kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğundan, vekaletnamede özel olarak boşanma yetkisi ve kişinin fotoğrafı bulunmak zorundadır.

Evet, noter işlemleri yönetmeliği gereği boşanma vekaletnameleri mutlak surette fotoğraflı olmak zorundadır. Kullanılacak fotoğrafın son 6 ay içinde çekilmiş biyometrik formatta olması tercih edilir.

Hayır, boşanma vekaletnamesi çıkarırken eşinizin kimlik veya adres bilgilerine ihtiyaç yoktur. Yalnızca kendi kimliğiniz, 2 adet fotoğrafınız ve yetkilendireceğiniz avukatın bilgileri yeterlidir.

2026 yılı güncel noter tarifelerine göre fotoğraflı boşanma vekaletname ücreti kelime sayısı ve içerik kapsamına göre ortalama 1.450 TL ile 1.950 TL arasında değişiklik göstermektedir.

Ahzu kabz yetkisi, avukatınızın sizin adınıza hükmedilen maddi tazminat, manevi tazminat, birikmiş nafaka veya dava masraflarını icra dairelerinden veya karşı taraftan tahsil edebilme (parayı çekebilme) yetkisidir.

Çekişmeli boşanma davalarında vekaletname verdiğiniz takdirde kural olarak hiçbir duruşmaya gitmek zorunda değilsiniz, avukatınız sizi temsil eder. Ancak anlaşmalı boşanma davasında hakimin karşısına bizzat çıkarak boşanma iradenizi onaylamanız yasal bir zorunluluktur.

Yabancı uyruklu kişi, kendi ülkesindeki yetkili bir noterden vekaletname düzenletip üzerine 'Apostil (Lahey)' şerhi vurdurmalıdır. Bu belge Türkiye'ye geldikten sonra yeminli tercüman aracılığıyla çevrilip Türk noteri tarafından tasdik edilerek kullanılabilir.

Türkiye'deki herhangi bir notere kimliğinizle giderek ilgili avukatı görevden aldığınızı bildiren bir 'Azilname' düzenletebilirsiniz. Bu azilname avukata tebliğ edildiği an tüm yetkileri sona erer.

Üzerine özel bir son kullanma tarihi veya 'şu tarihe kadar geçerlidir' ibaresi yazdırılmadığı sürece vekaletnameler süresizdir. Siz azletmedikçe veya avukat istifa etmedikçe belge hukuki geçerliliğini korur.

Eğer ilk çıkardığınız boşanma vekaletnamesine 'mal rejiminin tasfiyesi, katkı payı ve katılma alacağı davaları açmaya' şeklinde özel bir yetki ekletmediyseniz, mal davaları için ikinci bir vekaletname çıkarmanız gerekir.

Genel kural olarak istenmez. Ancak vekalet veren kişi 65 yaşın üzerindeyse, noter memuru kendi takdir yetkisini kullanarak kişinin akli melekelerinin yerinde olduğuna dair devlet hastanesinden sağlık raporu talep edebilir.

Hayır, davanız düşmez veya etkilenmez. Vekaletnameler noterlerin ortak elektronik veri tabanında tutulur ve zaten UYAP sistemi üzerinden e-imzalı olarak avukatınıza dijital ortamda iletilmiş olur.

Bulunduğunuz şehirdeki herhangi bir notere giderek, çalışmak istediğiniz başka şehirdeki avukatın TC kimlik numarası ve bilgilerini vermeniz yeterlidir. Sistem üzerinden yetki Türkiye'nin her yerine saniyeler içinde geçer.

Özellikle anlaşmalı boşanmalarda karar verildikten sonra, kararın 2 haftalık yasal istinaf süresini beklemeden anında kesinleşmesi ve nüfusa hemen işlenmesi için taraflar avukatlarına bu süreden feragat yetkisi verirler.

Hayır. E-Devlet üzerinden avukat araması yapılabilir veya vekaletname sorgulanabilir ancak yeni bir vekaletname oluşturma işlemi fotoğraf ve yüz yüze kimlik tespiti zorunluluğu nedeniyle sadece noterlik binalarında fiziken yapılabilir.

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Sebebiyle Boşanma 2026 Rehberi

Boşanma Hukuku15 soru

Hayır, eşinizin işlediği her suç TMK 163 kapsamında boşanma sebebi oluşturmaz. Suçun taksirle değil kasten işlenmiş olması, nitelik itibarıyla küçük düşürücü (yüz kızartıcı) olması ve bu durumun sizin için evliliği çekilmez hale getirmesi şarttır.

Yargıtay uygulamalarına göre hırsızlık, dolandırıcılık, rüşvet, zimmet, irtikap, sahtecilik, hileli iflas ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen ağır suçlar doğrudan küçük düşürücü suç kapsamında değerlendirilmektedir.

Evlenmeden önce işlenen suçlar TMK 163 uyarınca 'suç işleme' nedenine dayalı dava konusu yapılamaz. Ancak bu durum sizden gizlenmişse şartları varsa evliliğin iptali veya TMK 166 evlilik birliğinin sarsılması davası açılabilir.

Toplumun genel namus, ahlak ve şeref anlayışına ağır şekilde aykırı olan yaşam tarzının sürekli ve devamlılık arz edecek şekilde sürdürülmesidir. Örneğin sürekli kumar oynayarak aileyi mahvetmek veya fuhuşa yer temin etmek gibi davranışlardır.

Hayır, bir davranışın haysiyetsiz hayat sürme sayılabilmesi için devamlılık arz etmesi, yani bir yaşam biçimi haline gelmiş olması gerekir. Tek seferlik olaylar genel boşanma sebebi olarak değerlendirilebilir.

Kanunda bu sebebe dayalı boşanma davası açmak için özel bir süre sınırı (hak düşürücü süre) öngörülmemiştir. Eylem öğrenildikten sonra her zaman açılabilir. Ancak dürüstlük kuralı gereği makul bir sürede açılması beklenir.

Kanunda açık bir affetme yasağı olmasa da, eşinin suç işlediğini bile bile uzun süre aynı evde karı-koca hayatı yaşamaya devam eden tarafın affetmiş sayılacağı ve artık dava açamayacağı Yargıtay kararlarında belirtilmektedir.

Evet, açılabilir. Ancak Aile Mahkemesi genellikle işlenen suçun varlığının kesin olarak tespiti için Ceza Mahkemesindeki yargılamanın sonucunu (kesinleşmesini) bekletici mesele yapar.

Evet, bu fiilleri işleyen taraf evlilik birliğinin sona ermesinde kusurlu sayılacağından, diğer eşin yaşadığı maddi kayıplar ve manevi çöküntü için maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı vardır.

Mahkemelerde velayet konusunda esas alınan kriter çocuğun üstün yararıdır. Haysiyetsiz bir hayat tarzı süren ebeveynin çocuğun fiziksel, ahlaki ve zihinsel gelişimine zarar vereceği açık olduğundan velayet bu eşe verilmez.

Hukukun genel ilkesi gereği iddia eden iddiasını ispatla mükelleftir. Suç işlendiğini veya haysiyetsiz yaşam sürüldüğünü ve bu nedenle ortak hayatın çekilmez hale geldiğini kanıtlama yükümlülüğü davacı taraftadır.

Haysiyetsiz yaşam sürme gibi sürekli durumların ispatında görgüye dayalı, net tanık beyanları oldukça etkilidir. Ancak suç işleme iddiası söz konusuysa bunun adli sicil kaydı ve ceza dosyası gibi resmi belgelerle de desteklenmesi şarttır.

Uyuşturucu madde bağımlılığı sürekli bir hal almış, eşin ahlaka aykırı ortamlarda bulunmasına sebep olmuş ve ailenin temel ihtiyaçlarını ihmal edecek boyuta ulaşmışsa haysiyetsiz hayat sürme kapsamında değerlendirilebilir.

Eşin sadece cezaevinde olması tek başına TMK 163 nedeni değildir. Ancak cezaevine girme nedeni 'küçük düşürücü bir suç' ise ve bu durum sizin için evliliği çekilmez kılıyorsa bu sebebe dayanarak dava açabilirsiniz.

Uygulamada hak kaybı yaşamamak adına, özel sebep olan TMK 163'ün ispatlanamaması ihtimaline karşı TMK 166 (evlilik birliğinin temelden sarsılması) genel boşanma sebebiyle terditli (kademeli) olarak birlikte ileri sürülmesi tavsiye edilir.

Boşanma Sonrası Kimlik Değişimi Nasıl Yapılır? 2026 Güncel Rehberi

Boşanma Hukuku15 soru

Mahkemenin gerekçeli kararı yazıp kesinleşme şerhini düşmesinin ardından UYAP üzerinden Nüfus Müdürlüğüne bildirim yapılması ortalama 15-30 gün sürer. E-Devlet üzerinde medeni halinizin 'Boşanmış' olarak değiştiğini gördüğünüz an kimlik yenileme başvurusu yapabilirsiniz.

Kimlik, ehliyet ve pasaport değişim randevuları E-Devlet Kapısı üzerinden veya randevu.nvi.gov.tr adresinden alınabilir. Ayrıca akıllı telefon kullanmıyorsanız Alo 199 çağrı merkezini arayarak da uygun gün ve saat için randevu oluşturabilirsiniz.

Kısa bir süre için eski kartlarınızı fiziki alışverişlerde kullanmanız mümkün olsa da, sistem güncellemeleri sonrasında isim uyumsuzluğu sebebiyle internet alışverişlerinde veya banka gişelerinde sorun yaşayabilirsiniz. Yeni kimliğinizi alır almaz bankanızla iletişime geçip kartlarınızı yeniletmeniz en doğrusudur.

Evet, değiştirmek zorundasınız. Çipli kimlik kartlarının geçerlilik süresi dolsun ya da dolmasın, medeni hal ve/veya soyadı değişikliği gibi temel kişisel verilerde değişiklik olması durumunda eski kart yasal geçerliliğini yitirir.

Hayır, boşanma davası devam ederken hukuken halen evli sayılırsınız ve kadınlar için eşin soyadını kullanma zorunluluğu devam eder. Ancak mahkeme kararı verilip kesinleştikten sonra kimlik değişimi yapılabilir.

Evet, 2026 yılı güncel Nüfus Müdürlüğü altyapısı sayesinde, NVİ sisteminden alacağınız 'Birleşik Başvuru' randevusu ile hem kimlik hem de ehliyetinizi tek bir gişede aynı anda yenileyebilirsiniz.

Boşanıp soyadı değiştirmeniz vizenizi doğrudan iptal etmez. Yeni soyadınızla çıkardığınız yeni pasaportunuzu, eski vizeli pasaportunuzu ve boşanma kararınızın İngilizce noter onaylı tercümesini yanınızda taşıyarak seyahat edebilirsiniz, ancak seyahat öncesi ilgili konsolosluğa bilgi vermeniz önerilir.

Çocuğun soyadı, velayeti alan anne tarafından Nüfus Müdürlüğüne basit bir dilekçe verilerek değiştirilemez. Bunun için Aile Mahkemesinde 'Çocuğun Soyadının Değiştirilmesi' davası açmanız ve mahkemeden karar almanız gerekmektedir.

2026 yılı itibarıyla kimlik değiştirme harcı 250 - 350 TL bandındadır. Bu ödeme Nüfus Müdürlüğünde nakit olarak yapılmaz; işlem öncesinde PTT, Ziraat Bankası veya Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) internet vergi dairesi üzerinden ödenmelidir.

Diplomalar geriye dönük olarak düzenlenmediği için üzerindeki isim genelde değiştirilmez. Ancak iş başvurularında veya resmi işlemlerde, e-Devlet üzerinden alınacak 'Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği'ni sunarak önceki soyadınızla güncel soyadınızın aynı kişiye ait olduğunu ispatlayabilirsiniz.

Hayır. Karara itiraz edilmesi (istinaf veya temyiz sürecine gidilmesi), boşanma kararının kesinleşmesini engeller. Karar kesinleşmeden nüfus kayıtları değişmeyeceği için kimlik yenileme işlemi yapılamaz.

Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız, Türkiye'deki tanıma ve tenfiz davaları sonuçlanıp karar nüfusa işlendikten sonra, bulundukları ülkedeki Türk Konsolosluklarından randevu alarak kimlik ve pasaport değişim işlemlerini yapabilirler.

Evet, son 6 ay içerisinde çekilmiş 1 adet biyometrik fotoğraf götürmeniz zorunludur. Sistemin kabul etmesi için fotoğrafın arka fonunun beyaz olması ve daha önce başka bir kimlik belgesinde kullanılmamış olması şarttır.

Yeni kimliğinizi ve boşanma kararınızın bir nüshasını alarak ilgili Tapu Müdürlüğüne müracaat etmeniz halinde, sicildeki soyadı ve medeni hal bilgileriniz herhangi bir harç ödemeden güncellenir.

Genellikle MERNİS üzerinden SGK altyapısına otomatik bir veri aktarımı olmaktadır. Ancak bazen sistemde gecikmeler yaşanabilir, bu nedenle hastaneye gitmeden önce e-Devlet üzerinden 'SPAS Müstehaklık Sorgulama' ekranından durumunuzu kontrol etmeniz faydalı olacaktır.

Boşanma Davasında Kusur Tespiti Nasıl Yapılır? 2026 Rehberi

Boşanma Hukuku15 soru

Boşanma davalarında kusur oranları; tam kusurlu, ağır kusurlu, eşit kusurlu, az kusurlu ve kusursuz olmak üzere mahkeme tarafından beş farklı şekilde değerlendirilir. Bu oranlar tarafların tazminat ve nafaka haklarını doğrudan belirler.

Hayır, ağır kusurlu olan eş karşı taraftan maddi veya manevi tazminat talep edemez. Tazminat alabilmek için talep eden tarafın, karşı tarafa kıyasla daha az kusurlu veya kusursuz olması kanuni bir zorunluluktur.

Evet, eşit kusur durumunda yoksulluğa düşecek olan eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilebilir. Eşit kusur durumu tazminat alınmasına engel olsa da, nafaka talebine yasal olarak engel teşkil etmez.

Boşanma davası açıldıktan sonra gerçekleşen olaylar, o mevcut davanın kusur değerlendirmesinde dikkate alınmaz. Dava tarihinden sonraki aldatma eylemi için yeni ve bağımsız bir boşanma davası açılması gerekir.

Yargıtay içtihatlarına göre affedilen veya hoşgörü ile karşılanan olaylar boşanma davasında karşı tarafa kusur olarak yüklenemez. Eşin bir hatasını bilip onunla evlilik hayatına normal şekilde devam etmek af niteliğindedir.

Hayır, kurgulanmış veya sistemli bir şekilde gizlice alınan ses kayıtları hukuka aykırı delil kabul edilir ve mahkemece kusur ispatında kullanılamaz. Ancak ani gelişen bir saldırı anında kendini korumak amaçlı alınan kayıtlar istisnai olarak değerlendirilebilir.

Haklı bir sebep (şiddet, can güvenliği tehlikesi vb.) olmaksızın ortak konutu terk etmek ve geri dönmemek Türk Medeni Kanunu'na göre ağır kusur olarak kabul edilir.

Ağır kusurlu tarafın açtığı davada davalı eş tamamen kusursuzsa ve boşanmak istemediğini belirtirse (ve bu itiraz hakkın kötüye kullanımı değilse) hakim boşanma davasını reddeder.

Psikolojik şiddet; tanık beyanları, psikolog/psikiyatri raporları, eşler arasındaki iletişim kayıtları (mesajlar, e-postalar) ve kişinin sosyal hayatındaki ani olumsuz değişikliklerin belgelenmesiyle ispatlanabilir.

Çalışmamak tek başına bir kusur değildir. Ancak çalışabilecek durumda olup bilerek işten kaçınmak, aileyi ekonomik sıkıntıya sokmak ihmali davranış sayılarak kusur oranına etki edebilir.

Velayet kararında eşlerin birbirlerine karşı kusurundan ziyade 'çocuğun üstün yararı' gözetilir. Ağır kusurlu olan (örneğin aldatan) bir eş, iyi bir ebeveyn ise çocuğun velayetini alabilir.

Evet, eşin sosyal medya platformlarında herkese açık şekilde paylaştığı, sadakat yükümlülüğüne aykırı veya evlilik birliğiyle bağdaşmayan fotoğraflar mahkemede kusur ispatı için delil teşkil eder.

Anlaşmalı boşanmada kusur tespiti yapılmadığı için yasal bir oranlamadan söz edilemez. Taraflar tazminat ve nafaka miktarlarını aralarında tamamen serbestçe belirlerler.

Kusuru ispatlamak için tanık zorunlu değildir ancak en güçlü delillerden biridir. Darp raporu, kesinleşmiş ceza dosyası gibi yazılı ve resmi deliller varsa tanık olmadan da kusur ispatlanabilir.

Kusurun kimde olduğu hukuki bir değerlendirme olduğundan doğrudan kusur tespiti için bilirkişi atanmaz. Ancak sunulan ses kayıtlarının veya dijital verilerin oynanıp oynanmadığını tespit etmek için teknik bilirkişiye başvurulabilir.

Boşanmada Gizli Banka Hesapları Nasıl Bulunur? 2026 Dava Rehberi

Mal Paylaşımı15 soru

Bireysel olarak bankaya giderek eşinizin hesap bilgilerini öğrenemezsiniz. Bu bilgiye ancak boşanma veya mal paylaşımı davası açarak, Aile Mahkemesinin UYAP üzerinden bankalara yazacağı resmi müzekkereler yoluyla ulaşabilirsiniz.

Dava açılmadan hemen önce mal kaçırma kastıyla hesaptan çekilen veya başkasına aktarılan paralar, TMK 229. madde gereği 'eklenecek değer' olarak kabul edilir. Yani mahkeme mal paylaşımını yaparken, o para hiç çekilmemiş ve hala hesapta duruyormuş gibi hesaplama yapar.

Kural olarak banka dökümleri evlilik tarihinden itibaren incelenebilir. Ancak bankaların yasal veri saklama süresi 10 yıl olduğu için, genellikle en sağlıklı kayıtlara son 10 yıllık periyotta ulaşılmaktadır.

Aile mahkemeleri doğrudan MASAK'tan rapor talep etmez. MASAK kara para aklama suçlarıyla ilgilenir. Mal kaçırma ispatı MASAK'la değil, TBB Risk Merkezi ve ilgili bankalara yazılan mahkeme müzekkereleriyle banka hesap dökümlerinin incelenmesiyle yapılır.

Evet, 2026 yılı itibarıyla Türkiye'de hizmet veren kripto varlık sağlayıcılarına (yerli borsalara) mahkeme kararıyla müzekkere yazılarak eşinizin dijital cüzdanlarındaki varlıklar ve transfer geçmişi tespit edilebilir.

Eğer eşiniz şirketin hakim ortağıysa ve kişisel harcamaları ile şirket hesapları iç içe geçmişse, 'tüzel kişilik perdesinin aralanması' ilkesi gereği mahkeme mali müşavir bilirkişi atayarak şirketin ticari defterlerini ve banka hesaplarını inceletebilir.

Bu durum muvazaalı (danışıklı) işlem ve mal kaçırma olarak değerlendirilir. Mahkemeye bu transferleri banka dökümleriyle ispatladığınızda, gönderilen tutar mal rejiminin tasfiyesinde eşinizin malvarlığındaymış gibi hesaba dahil edilir.

Banka hesaplarına bloke konulabilmesi için mal rejiminin tasfiyesi (katılma alacağı/değer artış payı) davası açmış olmanız veya boşanma davasında bunu talep etmiş olmanız gerekir. Mahkemeden ihtiyati tedbir kararı alındığında bankalara yazı yazılarak hesaplara bloke konur.

Hayır. Evlilik birliğinin mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer. Dolayısıyla davanın açıldığı tarihten sonra elde edilen maaşlar, ikramiyeler veya ticari kazançlar kişisel mal sayılır ve mal paylaşımına dahil edilmez.

Kesinlikle kullanılabilir. Eşinizin banka dökümlerinde veya kredi kartı ekstrelerinde yer alan açıklanamayan otel ödemeleri, tatil harcamaları, uçak biletleri, kuyumcu faturaları veya üçüncü bir kişiye yapılan düzenli EFT'ler aldatmanın güçlü delilleri arasındadır.

Yurt dışı banka hesapları, Adalet Bakanlığı aracılığıyla ilgili ülkeye yazılacak istinabe yazılarıyla (uluslararası adli yardımlaşma) talep edilebilir. Ancak bu süreç uzundur ve o ülkenin bankacılık sırrı yasalarına tabidir.

Kural olarak kişinin geçimini sağladığı maaş hesabının tamamına ihtiyati tedbir konulamaz. Ancak İcra ve İflas Kanunu hükümleri kıyasen uygulanarak, maaşın sadece belirli bir oranına (genellikle dörtte birine) işlem yapılabilir.

Mahkeme, bankalara yazacağı müzekkerede davalının adına açılmış kiralık kasa olup olmadığını sorar. Kiralık kasa tespit edilirse, mahkemece görevlendirilecek bir hakim veya icra memuru gözetiminde, çilingir vasıtasıyla kasa açılarak içindekiler (altın, nakit, döviz) tutanak altına alınır.

Hayır. UYAP üzerinden doğrudan mahkemeye elektronik imzalı ve şifreli olarak gönderilen, Merkez Bankası ve Takasbank entegrasyonlu banka verilerinin sahte veya değiştirilmiş olması fiilen ve hukuken mümkün değildir.

Evet. Ön inceleme duruşmasına kadar ve hatta tahkikat aşamasında delillerin toplanması safhasında mahkemeye sunacağınız ek bir beyan/talep dilekçesiyle eşinizin banka ve finansal kayıtlarının celbini her zaman isteyebilirsiniz.

Boşanmada Şirket Hissesi ve Ticari İşletme Paylaşımı Nasıl Olur?

Mal Paylaşımı15 soru

Limited şirket hisselerinin kendisi doğrudan yarı yarıya bölünmez ve eş şirket ortağı yapılmaz. Bunun yerine şirketin boşanma tarihindeki değerinin yarısı hesaplanarak eşe nakit (para) olarak ödenmesine karar verilir.

Hayır, evlilik öncesi kurulan şirket kişisel malınızdır ve mülkiyeti paylaşılmaz. Ancak, evlilik süresince elde edilen kar payları ve şirket sermayesinde evlilik içi gelirlerle yapılan değer artışları paylaşıma tabidir.

Boşanma davasından önceki son 1 yıl içinde rızanız olmadan yapılan devirler veya mal kaçırmak amacıyla (süre sınırı olmaksızın) yapılan devirler, mal paylaşımı hesabına dahil edilir. Bu hisseler hala eşinizin üzerindeymiş gibi hesaplama yapılır.

Katılma alacağı hesabında şirketin net değeri (aktifleri eksi pasifleri) esas alınır. Eğer şirket borca batıksa ve değeri sıfır veya ekside ise, diğer eşin talep edebileceği bir katılma alacağı doğmaz. Zarar diğer eşe yüklenemez.

Katılma alacağı mantığı açısından fark yoktur, ikisinde de değer hesaplanıp yarısı istenir. Ancak şahıs şirketlerinde tüzel kişilik perdesi zayıf olduğu için, doğrudan şahıs işletmesinin kasasındaki paralara veya araçlara tedbir konulması daha kolaydır.

Şirketin varlığı ve kapsamı boşanma davasının açıldığı tarihe (mal rejiminin sona erdiği tarih) göre belirlenir. Ancak şirketin parasal değeri, mal paylaşımı davasının karar (tasfiye) tarihindeki güncel piyasa fiyatlarına göre hesaplanır.

Evet, kesinlikle istenebilir. Şirket genel kurulu kar dağıtmama kararı almış olsa dahi, aile mahkemesi bu bilançoda duran yedek akçeleri veya olağanüstü karları eşlerin edinilmiş malı olarak kabul eder ve hesaba dahil eder.

Evet, kripto varlık veya teknoloji şirketlerindeki ortaklık payları da ticaret siciline kayıtlıysa tespit edilir. Şirketin sahip olduğu soğuk cüzdanlar ve dijital varlıklar, bilirkişiler aracılığıyla tespit edilerek şirket değerlemesine dahil edilir.

Bilirkişi raporunun tarafınıza veya avukatınıza tebliğ edilmesinden itibaren 2 hafta (14 gün) içinde mahkemeye itiraz dilekçesi sunulmalıdır. Aksi takdirde rapordaki hesaplamaları kabul etmiş sayılırsınız.

Miras yoluyla intikal eden şirket hisseleri doğrudan doğruya kişisel maldır ve öz değeri üzerinden eşiniz hak iddia edemez. Sadece bu şirketten elde edilen ve evlilik süresince birikmiş karlar üzerinden (katılma alacağı) talepte bulunulabilir.

Evet, anlaşmalı boşanma sürecinde taraflar özgür iradeleriyle şirket hisselerinin tamamını veya bir kısmını diğer eşe devretmeyi protokol ile kararlaştırabilirler. Hakim, tarafların bu anlaşmasını onaylayarak geçerli kılar.

Evet. Şirketin sadece fiziki malları (masa, sandalye, makine) değil; müşteri portföyü, pazar payı, ticari unvanının bilinirliği (şerefiye) de hesaplamada dikkate alınır. Özellikle hizmet ve teknoloji sektörlerinde marka değeri şirketin en büyük varlığıdır.

Bu tür işlemler muvazaalı (danışıklı) kabul edilir. Mahkeme banka kayıtlarını inceleyerek eşinizin ticari faaliyetten kazandığı halde şirket ortağı veya 3. kişilere aktardığı paraları tespit eder ve mal paylaşımı hesabına ekler.

Prensip olarak mal rejimi davası boşanma davası ile birlikte veya sonrasında açılır. Ancak TMK m. 169 uyarınca acil hallerde, boşanma davası açılmadan hemen önce de hakimden geçici hukuki koruma amaçlı tedbir talep edilebilir.

Yabancı ortaklı şirketlerin Türkiye'deki ticaret sicil kayıtları celp edilir. Eşinizin şirketteki hisse oranı (örneğin %30) tespit edildikten sonra, şirketin toplam değerlemesi yapılır ve sadece eşinizin hissesine düşen kısmın yarısı üzerinden size ödeme kararı çıkar.

Anlaşmalı Boşanma Protokol İhlali ve Cezası Nedir 2026?

Boşanma Hukuku15 soru

Karar kesinleştikten sonra protokol tek taraflı olarak değiştirilemez. Değişiklik yapılabilmesi için ancak her iki tarafın yeni bir dava açarak (örneğin nafaka artırım davası) mahkemeden karar alması gerekir.

Ödenmeyen borç nafaka ise İcra Ceza Mahkemesi'ne yapılacak şikayetle 3 aya kadar tazyik hapsi cezası alabilir. Ancak tazminat veya mal devri gibi alacaklarda hapis cezası uygulanmaz, sadece icra (haciz) işlemleri yapılır.

Protokolün hile, hata veya tehdit sebebiyle iptali davası çekişmeli ve ispatı zor bir davadır. Mahkemenin iş yüküne göre ortalama 1.5 ile 2 yıl arasında sonuçlanmaktadır.

Çocukla kişisel ilişki kararına uymayan eşi, doğrudan bulunduğunuz yerdeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü'ne (Çocuk Teslim Merkezleri) başvurarak şikayet edebilir ve teslimini talep edebilirsiniz.

İcra dairesi tarafından ilamlı takip başlatılıp icra emri gönderildiğinde, evden çıkmayan eşe tahliye için 7 günlük yasal bir süre verilir. Bu sürede çıkmazsa zorla tahliye edilir.

Evet, yapabilirsiniz. Ancak yurtdışına tebligat süreçleri uzun sürer. Eğer borçlu eşin Türkiye'de malvarlığı veya banka hesabı varsa, doğrudan bu varlıklara haciz konulması işlemi çok daha hızlı sonuç verir.

Protokolde ziynet eşyalarının cinsi, gramajı ve adedi açıkça belirtilmişse ve iade edileceği kararlaştırılmışsa ilamlı icra yoluyla tahsilini, altınlar yoksa güncel bedelinin haciz yoluyla alınmasını isteyebilirsiniz.

Hukuken bir zorunluluk olmamakla birlikte, ilamlı icra, tazyik hapsi şikayetleri ve sürelerin (zamanaşımı, hak düşürücü süreler) takibi karmaşık olduğundan avukat desteği şiddetle tavsiye edilir.

Takibi başlatırken harç ve masrafları (tebligat vs.) başlangıçta alacaklı eş öder. Ancak dosya kesinleştiğinde bu masrafların tamamı ve avukatlık ücreti borçlu eşten haciz yoluyla tahsil edilir.

Evet, mahkeme gerekçeli kararı yazmış olsa dahi, taraflara tebliğ edildikten sonraki 2 haftalık istinaf süresi dolmadan (karar kesinleşmeden) eşlerden biri itiraz dilekçesi vererek protokol iradesinden dönebilir.

Protokolde size verileceği belirtilen eşyaların zarar gördüğünü veya satıldığını icra memurları aracılığıyla tutanak altına aldırıp, bu eşyaların maddi değerini icra yoluyla (para olarak) tahsil edebilirsiniz.

Mahkeme ilamı ile doğrudan icra dairesine başvurarak ilamlı takip başlatmalısınız. İcra dairesi aracın trafik tescil kayıtlarına doğrudan müdahale ederek aracı sizin adınıza tescil ettirebilir.

Evet, nafaka ödememe sebebiyle ceza şikayetinde bulunabilmek için, ödenmeyen ayın nafakasını öğrendiğiniz (veya ödenmesi gereken) tarihten itibaren 3 ay içinde İcra Ceza Mahkemesi'ne başvurmalısınız.

Evet. Kararın kesinleştiği veya protokolde belirtilen ödeme tarihinden itibaren yasal faiz işletilir. İcra takibi başlatılırken bu faiz de asıl alacağa eklenerek talep edilir.

Okul ve eğitim giderleri, aksi yönde mahkeme hükmü kurulmadıkça genel alacak/tazminat statüsünde değerlendirilebilir. Bu sebeple nafaka gibi tazyik hapsine değil, mallarına haciz konulmasına tabidir.

Nafaka Kaldırma Davası Şartları Nelerdir? 2026 Dava Rehberi

Nafaka Hukuku15 soru

Hayır, eski eşin işe girmesi nafakanın kendiliğinden kesilmesini sağlamaz. Yoksulluk durumunun ortadan kalktığını iddia ederek Aile Mahkemesinde nafaka kaldırma davası açmanız ve bu durumu ispatlamanız gerekmektedir.

Evet, Türk Medeni Kanunu madde 176 uyarınca nafaka alan eşin resmi nikah olmaksızın fiilen başka biriyle evliymiş gibi yaşaması (imam nikahlı yaşama) nafakanın mahkeme kararıyla tamamen kaldırılması sebebidir.

Evet, iştirak nafakası kural olarak çocuğun 18 yaşını doldurmasıyla kendiliğinden sona erer. Bu durumda herhangi bir dava açılmasına veya bildirim yapılmasına gerek yoktur. Ancak çocuk eğitimine devam ediyorsa yardım nafakası davası açabilir.

18 yaşını dolduran çocuğun iştirak nafakası kesilir. Ancak çocuk üniversiteye devam ediyorsa eğitimini tamamlayana kadar anne-babanın bakım yükümlülüğü sürer. Çocuğun bizzat size karşı 'yardım nafakası' davası açması gerekir, otomatik olarak eski dosyadan ödeme devam etmez.

Evet, eski eşe yüklü miktarda bir miras kalması veya taşınmaz intikal etmesi, yoksulluk durumunu ortadan kaldıran önemli bir nedendir. Gelir elde ettiğini ispat ederek nafaka kaldırma davası açabilirsiniz.

Dava açmış olmanız tek başına nafaka ödeme yükümlülüğünüzü durdurmaz. Dava süresince nafakayı ödemeye devam etmelisiniz, aksi takdirde icra takibi ve hapis cezası ile karşılaşabilirsiniz. Ancak mahkemeden 'tedbiren durdurma' talep edebilirsiniz (nadir kabul edilir).

Yargıtay içtihatlarına göre asgari ücret kişiyi kural olarak yoksulluktan tamamen kurtarmaz. Ancak sizin geliriniz de asgari ücret civarındaysa mahkeme nafakayı tamamen kaldırabilir veya hakkaniyet gereği büyük oranda indirebilir.

Zorunlu değildir ancak 'birlikte yaşama' veya 'kayıt dışı çalışma' gibi maddi vakıaların ispatında tanık beyanları en güçlü delillerdendir. Resmi evlilik veya sigortalı işe girme gibi durumlarda belge sunmak yeterli olabilir.

Eski eşiniz resmi olarak evlendiğinde nafaka kendiliğinden kalkar. İcra müdürlüğüne başvurarak eşinizin evlendiğini nüfus kayıt örneği ile bildirip icra dosyasının nafaka yönünden işlemden kaldırılmasını talep edebilirsiniz.

Delillerin toplanma hızına göre değişmekle birlikte, sadece belgeye dayalı bir davaysa 2-3 duruşmada bitebilir. Tanık dinlenecek ve sosyo-ekonomik araştırma yapılacaksa süreç ortalama 4-5 duruşma sürebilir.

Sigortasız çalışmayı ispat etmek için tanık dinletilmesi, iş yeri önünde keşif yapılması, banka hesap hareketlerinin celbi ve sosyal ekonomik durum araştırması yapılması talep edilebilir. İspatlandığında nafaka kaldırılabilir.

Sadece ödeme zorluğu çekmeniz nafakanın tamamen kaldırılmasını sağlamaz ancak 'Nafakanın Uyarlanması (İndirilmesi)' davası açarak ekonomik durumunuza uygun makul bir seviyeye çekilmesini talep edebilirsiniz.

Evet, şans oyunlarından, piyangodan veya benzeri yerlerden yüklü bir gelir elde etmesi kişinin yoksulluğunu anında ortadan kaldıracağından nafakanın kaldırılması davası açılarak iptali sağlanabilir.

Eğer çocuk fiilen sizin yanınızda yaşıyorsa ancak velayet kararı ve iştirak nafakası eşinizdeyse, acilen 'Velayet Değişikliği' davası açarak velayeti kendinize almalı ve aynı davada eski eşinize ödediğiniz iştirak nafakasının kaldırılmasını talep etmelisiniz.

Nafaka kaldırma davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise kural olarak davalının (nafaka alan kişinin) yerleşim yeri (ikametgah) mahkemesidir.

Boşanma Davasında Sosyal Medya Delil Olur Mu? 2026 Kuralları

Boşanma Davasında İspat ve Deliller15 soru

Hayır, Meta (Instagram) şirketi, özel hukuk (boşanma vb.) davalarında mahkemelerin bilgi taleplerine cevap vermez. Mesajlar silinmeden önce ekran görüntüsü veya e-tespit yapılmamışsa, bu içeriklerin mahkeme kanalıyla platformdan geri getirtilmesi teknik olarak mümkün değildir.

Kesinlikle geçersizdir. Casus yazılımlarla elde edilen veriler hukuka aykırı delil sayılır (Zehirli Ağacın Meyvesi) ve mahkemede hükme esas alınmaz. Üstelik bu eyleminiz nedeniyle hakkınızda ceza davası açılma riski çok yüksektir.

Ortak kullanım alanındaki bir cihaza şifre kırmadan, normal akışında ve tesadüfen ulaştığınız açık bir hesaptan elde edilen deliller Yargıtay kararlarına göre hukuka uygun kabul edilebilmektedir. Burada kritik olan, şifre kırma veya özel bir hackleme çabasının olmamasıdır.

Evet, hikayeler paylaşıldığı anda herkes tarafından (veya takipçiler tarafından) görülüyorsa delil niteliği taşır. Ancak 24 saat sonra silineceği için, gördüğünüz an Türkiye Noterler Birliği portalından e-tespit yaptırmanız ispat kolaylığı açısından şarttır.

Boşanma davalarında sosyal medya şirketleri IP adresi vermediğinden ispat zordur. Ancak fake hesabın kurtarma e-postası, cep telefonunun son haneleri, kullanılan spesifik fotoğraflar ve yazım hataları gibi yan delillerle hakimde kanaat oluşturulabilir.

Noter e-tespit ücretleri sayfa sayısına ve tespit edilen veri boyutuna göre her yıl güncellenmektedir. 2026 tarifelerine göre işlem bazında ortalama bir alt sınır bulunmakta olup, net ücret işlemi yapacağınız noterde veri büyüklüğüne göre hesaplanmaktadır.

Evet, özellikle YouTuber veya vlogger olan eşlerin videolarında lüks yaşam sergilemesi, yüksek kazançlarını itiraf etmesi veya üçüncü kişilerle olan ilişkilerini göstermesi, nafaka ve kusur tespiti için mahkemeye link ve flash bellek ile sunulabilir.

Hayır. WhatsApp doğrudan iki kişi arasındaki 'haberleşmenin gizliliği' kapsamında değerlendirilir. Sosyal medya platformlarında (özellikle açık profillerde) yapılan paylaşımlar ise 'aleniyet' kazandığı için gizlilik korumasından daha az yararlanır.

Karşı taraf delilin sahte olduğunu (fotomontaj vb.) iddia ederse, ispat yükü size geçer. Sadece bir kağıt çıktınız varsa iddiayı çürütmeniz zordur. Bu nedenle ekran kayıt videosu almak, e-tespit yaptırmak veya dijital bütünlüğü korunmuş flash bellek sunmak çok önemlidir.

Sadece fotoğraf beğenmek Türk Medeni Kanunu anlamında 'zina' sayılmaz. Ancak bu eylem evlilik birliği içinde 'güven sarsıcı davranış' ve 'sadakat yükümlülüğüne aykırılık' olarak değerlendirilir ve kusur oranı ile tazminat hesaplamasında aleyhe kullanılır.

Kural olarak her dava, açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilir. Dava açıldıktan sonraki paylaşımlar mevcut davada kusur belirlemesinde kullanılamaz. Bunun için o paylaşımlara dayanarak yeni bir boşanma davası açıp mevcut davayla birleştirmeniz gereklidir.

Evet, evli birinin bu tür flört/arkadaşlık uygulamalarında profil oluşturması ve aktif olarak kullanması, fiziksel bir birliktelik ispatlanamasa bile 'sadakat yükümlülüğünün ağır ihlali' ve güven sarsıcı davranış olarak Yargıtay tarafından boşanma sebebi sayılmaktadır.

Eşinizin rızasıyla başkalarına gönderdiği mesajlar veya fotoğraflar (örn: arkadaşına attığı itiraf mesajı), o arkadaşınızın tanıklığı ve rızasıyla dosyaya sunulursa hukuka uygun delil olarak mahkeme tarafından kabul edilebilir.

Evet. Aile bütçesini, ortak birikimleri veya kendi maaşını TikTok yayıncılarına hediye (jeton) olarak gönderip israf eden eş, 'ekonomik şiddet' uygulamış sayılır ve Yargıtay kararlarına göre evlilik birliğinin sarsılmasında kusurlu kabul edilir.

Mahkeme hakimi, sunulan dijital verilerin (özellikle videoların ve log kayıtlarının) sahte olup olmadığını veya zaman damgalarını teknik olarak çözemezse, dosyayı bir bilişim uzmanı bilirkişiye göndererek rapor hazırlamasını talep edebilir.

Boşanmada WhatsApp Mesajları Nasıl Delil Olur? 2026 İspat Rehberi

Boşanma Delilleri ve İspat15 soru

Evet, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 199'a göre WhatsApp mesajları elektronik belge sayılır. Hukuka uygun elde edilmişse geçerli bir delildir.

Hayır, genellikle yeterli değildir. Ekran görüntüleri dijital olarak kolayca değiştirilebildiğinden, inkar edilmesi halinde noter tespiti veya bilirkişi incelemesi gerektirir.

Hayır. Şifreyi kırarak veya casus yazılım kullanarak elde edilen mesajlar özel hayatın gizliliğini ihlal suçu oluşturur ve hukuka aykırı delil sayılarak reddedilir.

Noter tespiti (e-tespit), mesajların yoğunluğuna bağlı olarak genellikle aynı gün içinde 1-2 saatte tamamlanır. Randevu alınması tavsiye edilir.

Hayır. WhatsApp uçtan uca şifreleme kullandığından GSM operatörleri veya mahkemeler silinen içerikleri firmadan talep edemez.

Bilirkişi, telefonun imajını (birebir kopyasını) adli bilişim yazılımları ile alır, mesajların sonradan değiştirilip değiştirilmediğini teknik olarak raporlar.

Eğer mesajı gönderen eşinizse veya eşinizin bilgisi dahilinde üçüncü kişiler tarafından gönderilmiş ve eşiniz buna sessiz kalmışsa boşanma sebebi teşkil edebilir.

Yargıtay uygulamalarına göre, ortak kullanım alanında ve şifresiz olarak açık unutulan mesajların anlık olarak tespit edilmesi hukuka uygun delil kabul edilebilmektedir.

Tehdit mesajları vakit kaybetmeden noter tespiti yaptırılmalı veya mesajın kendisi cihazla birlikte savcılığa suç duyurusunda bulunularak sunulmalıdır.

Mesaj kaybolmadan önce ekran kaydı veya başka bir cihazla fotoğrafı çekilmişse ve bu durum tanıkla veya başka yan delillerle desteklenirse değerlendirmeye alınabilir.

Telefonun şarjının hızlı bitmesi, aşırı ısınma ve arka planda çalışan şüpheli uygulamalar belirtidir. Kesin tespit için adli bilişim uzmanına başvurulmalıdır.

Evet. İçerik olmasa bile, gece geç saatlerde üçüncü bir kişiyle sürekli WhatsApp araması yapılması güven sarsıcı davranış kapsamında delil olarak sunulabilir.

Siz mesajların ekran görüntüsünü almış, noter tespiti yaptırmış veya kendi cihazınızı bilirkişiye sunmuşsanız, karşı tarafın telefonu yok etmesi delilinizi çürütmez.

Yabancı dildeki yazışmaların mutlaka yeminli tercüman tarafından Türkçe'ye çevrilmesi ve noter onaylı veya tercüman kaşeli olarak dilekçe ekinde sunulması gerekir.

Bu eylem TCK kapsamında "Haberleşmenin gizliliğini ihlal" ve "Kişisel verileri hukuka aykırı yayma" suçu oluşturur. Haklıyken ciddi bir ceza alabilirsiniz.

Boşanma Davasında Avukatlık Ücretini Kim Öder? 2026 Rehberi

Boşanma Hukuku15 soru

Hukukumuzda tarafların kendi davalarını kendilerinin açması ve takip etmesi mümkündür; yani avukat tutmak yasal bir zorunluluk değildir. Ancak boşanma hukuku usul kuralları açısından karmaşık olduğundan, hak kaybı yaşamamak adına bir avukatla çalışılması şiddetle tavsiye edilir.

Maddi durumu yetersiz olan kişiler, bulundukları ildeki baronun Adli Yardım Bürosuna başvurarak ücretsiz avukat talep edebilirler. Ayrıca dava dilekçesinde 'adli yardım taleplidir' ibaresini kullanarak mahkeme harç ve masraflarından geçici olarak muafiyet isteyebilirler.

Eşinizin kendi avukatıyla anlaştığı 'akdi vekalet ücretini' siz ödemezsiniz; bunu eşiniz cebinden öder. Ancak davayı kaybederseniz ve mahkeme sizi haksız bulursa, davanın sonunda hakimin belirleyeceği 'yasal karşı vekalet ücretini' eşinizin avukatına ödemek zorunda kalırsınız.

Hayır, kendi avukatınıza ödediğiniz akdi vekalet ücretini davanın sonunda karşı taraftan talep edemez veya geri alamazsınız. Kazandığınız takdirde karşı taraf, sizin avukatınıza kanuni tarifeye göre bir karşı vekalet ücreti öder, bu ücret de kanunen avukatınıza aittir.

Kanunda anlaşmalı boşanma masraflarını erkeğin veya kadının ödeyeceğine dair bir kural yoktur. Taraflar, hazırlayacakları anlaşmalı boşanma protokolünde mahkeme masraflarını ve avukatlık ücretini kimin ödeyeceğini serbestçe kararlaştırabilirler.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin 5. fıkrasına göre, mahkeme kararıyla karşı tarafa yükletilen yasal vekalet ücreti doğrudan avukata aittir. Müvekkil bu ücret üzerinde hak iddia edemez.

Kural olarak mahkeme harçlarını ve gider avanslarını davayı açan taraf (davacı) peşin olarak ödemek zorundadır. Ancak dava sonunda mahkeme, haklılık durumuna göre bu masrafları haksız çıkan taraftan tahsil edip davacıya iadesine karar verir.

Boşanma davalarında maddi ve manevi tazminat talepleri boşanmanın fer'isi (eklentisi) kabul edildiğinden, tazminatın reddedilmesi halinde karşı taraf lehine ayrıca nispi bir vekalet ücretine hükmedilmez. Mahkeme sadece boşanma kararı üzerinden maktu vekalet ücreti hesaplar.

Mahkeme kararıyla hükmedilen yasal vekalet ücreti ödenmediği takdirde, ilgili avukat bu kararı İcra Müdürlüğü aracılığıyla ilamlı icra takibine koyabilir. Bu durumda borçlu tarafın banka hesaplarına, maaşına veya mallarına haciz işlemi uygulanabilir.

Mahkeme her iki eşi de 'eşit kusurlu' bulursa, genellikle her iki tarafın yaptığı mahkeme masrafları kendi üzerinde bırakılır. Karşılıklı açılan davalarda durumun niteliğine göre her iki taraf lehine vekalet ücreti doğabilir veya hiç vekalet ücretine hükmedilmeyebilir.

Hayır, baro tarafından adli yardım kapsamında atanan avukata müvekkil tarafından hiçbir ad altında ücret ödenmez. Avukatın ücreti devlet bütçesinden karşılanır. Avukatın müvekkilden para talep etmesi disiplin suçudur.

Boşanma davasından farklı olarak mal paylaşımı (edinilmiş mallara katılma vb.) davaları nispi harca tabidir. Bu davalarda talep edilen mal varlığının veya paranın değeri üzerinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre yüzdelik oranlarla (nispi) vekalet ücreti hesaplanır.

Boşanma davası ispatlanamadığı için mahkeme tarafından reddedilirse, davayı açan taraf haksız çıkmış sayılır. Bu durumda davacı, kendi mahkeme masraflarını ödediği gibi, davalı eşin kendini bir avukatla temsil ettirmesi halinde o avukata yasal karşı vekalet ücreti ödemek zorunda kalır.

Hayır, yapılamaz. Avukatlık Kanunu'na göre bir avukatın, Resmi Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin altında bir meblağa iş kabul etmesi yasaktır. Bu durum meslek kurallarına aykırı olup disiplin cezası gerektirir.

Haklı bir neden olmadan avukatınızı azlederseniz, sözleşmede anlaştığınız akdi vekalet ücretinin tamamını ödemekle yükümlü olursunuz. Ancak avukatın görevini ihmal etmesi gibi haklı bir nedenle azil yapılmışsa, ücret ödeme yükümlülüğü ortadan kalkabilir veya uyarlanabilir.

Hayata Kast ve Pek Kötü Davranış Nedir? 2026 Dava Rehberi

Boşanma Hukuku15 soru

TMK 162 maddesine göre eşlerden birinin diğerini öldürme amacıyla hareket etmesi, ölüme terk etmesi veya intihara yönlendirmesi durumunda açılabilen özel ve mutlak bir boşanma davasıdır. Eylemin ispatlanması boşanma kararı verilmesi için yeterlidir.

Sadece sözlü olarak 'seni öldüreceğim' şeklindeki tehditler TMK 162 kapsamında hayata kast sayılmaz. Hayata kast olabilmesi için öldürme niyetinin fiziki bir eyleme dökülmesi gerekir. Sözlü tehditler evlilik birliğinin sarsılması (TMK 166) sebebiyle boşanma konusudur.

Pek kötü davranış, eşin vücut bütünlüğüne yönelik eziyet, işkence, aç veya susuz bırakma, bir yere kilitleme gibi ağır insanlık dışı fiziksel eylemlerdir. Sıradan bir fiziksel şiddetin ötesinde süreklilik ve ağırlık barındırır.

Evet, eşin başkalarının yanında, ağır küfürler ederek, aşağılayarak veya iftira atarak şeref ve haysiyete yönelik gerçekleştirdiği saldırılar TMK 162 kapsamında ağır derecede onur kırıcı davranış sayılır.

Dava hakkı, boşanma sebebinin öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay ve olayın gerçekleştiği tarihten itibaren her halükarda 5 yıl geçmekle düşer. Bu süre hak düşürücü süredir, kesinlikle uyulması gerekir.

Hayır. Eşini affeden tarafın TMK 162'ye dayanarak dava açma hakkı ortadan kalkar. Af sözlü olabileceği gibi, şiddetten sonra gönüllü olarak aynı evde yaşamaya devam etmek gibi zımni eylemlerle de gerçekleşebilir.

Hayata kast sebebiyle boşanmaya karar verilirse, hakimin TMK 236/2 maddesi gereği kusurlu eşin mallar üzerindeki katılma alacağını tamamen kaldırma veya miktarını büyük oranda azaltma yetkisi vardır.

Evet, her iki dava aynı anda yürütülebilir. Hatta Aile Mahkemesi, hayata kast eyleminin kesin olarak tespiti için ceza mahkemesinde görülen kasten öldürmeye teşebbüs davasının sonucunu 'bekletici mesele' yapabilir.

Darp raporu olmasa bile olay anını duyan komşuların şahitliği, polise yapılan şikayet tutanakları, ses veya mesaj kayıtları ile psikolojik tedavi epikriz raporları ispat aracı olarak kullanılabilir.

Evet, uygulamada buna terditli (kademeli) dava denir. Öncelikle özel sebep olan hayata kast/kötü davranıştan boşanma istenir; hakim eylemi bu madde için yetersiz bulursa genel sebep olan evlilik birliğinin sarsılmasından boşanmaya karar verir.

Evet, eşin hayatına kastetmesi veya pek kötü davranması durumunda mağdur eş, maruz kaldığı ağır elem ve ekonomik kayıplar için çok yüksek meblağlarda maddi ve manevi tazminat talep edebilir.

Hayır, 6284 sayılı Kanun gereği boşanma davası açmadan da polis merkezinden, savcılıktan veya Aile Mahkemesinden derhal uzaklaştırma ve koruma kararı talep edebilirsiniz.

Ceza dosyasında 'şahsi hakkımdan vazgeçiyorum' demek tek başına aile hukuku anlamında eşi affetmek sayılmayabilir. Ancak 'eşimle barıştık, şikayetimi çekiyorum' demek örtülü af kabul edilebilir.

Eğer eşiniz hayatınıza kastetmiş veya pek kötü davranmışsa, sizin genel evlilik yükümlülüklerini ihlal eden kusurlarınızın (örneğin yemeği yapmamak, eve geç gelmek) bir önemi kalmaz. Ağır kusurlu her zaman eziyet eden taraftır.

Eşinin hayatına kasteden veya ona ağır işkenceler uygulayan bir kişinin çocuklara da fiziksel ve psikolojik zarar verme ihtimali yüksek olduğundan, mahkeme velayeti neredeyse her zaman mağdur olan eşe verir.

Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır ve Süresi Ne Kadardır?

Aile Hukuku15 soru

Hayır, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tüm başvurular, koruma ve uzaklaştırma tedbiri kararları tamamen harç ve masraftan muaftır. Mahkemeye veya karakola başvuru yaparken herhangi bir ücret talep edilemez.

Evet, alabilirsiniz. 6284 sayılı Kanun gereği, ilk başvuruda şiddetin ispatına yönelik darp raporu veya kesin bir delil aranmaz. Mağdurun samimi beyanı karar verilmesi için hukuken yeterli kabul edilir.

Koruma ve uzaklaştırma kararları, genel E-Devlet sicil sorgulamalarında (adli sicil kaydı) görünmez. Sadece UYAP Vatandaş portalına giren taraflar, adlarına açılan Aile Mahkemesi dosyasını ve verilen kararı görebilirler.

Evet, 6284 sayılı kanun cinsiyet ayrımı yapmaz. Şiddete veya şiddet tehlikesine (fiziksel, psikolojik, ısrarlı takip vb.) maruz kalan erkekler de Aile Mahkemesi'ne başvurarak eşleri veya başka kişiler hakkında uzaklaştırma kararı talep edebilirler.

Evet. 6284 sayılı kanun tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarını da kapsar. Evli olmanıza veya aynı evi paylaşmanıza gerek yoktur. Sizi rahatsız eden eski sevgiliniz, nişanlınız veya sadece takıntılı bir yabancı hakkında da karar aldırabilirsiniz.

Uzaklaştırma kararı, başlı başına boşanma davasını otomatik olarak sonuçlandırmaz ancak hakimin kanaati üzerinde çok güçlü bir etkisi vardır. Özellikle çekişmeli boşanma davalarında, şiddetin veya kusurun ispatı açısından mağdur eşin elini güçlendiren önemli bir hukuki zemin oluşturur.

Müşterek konuttan uzaklaştırma kararı çıkmışsa, kolluk kuvvetleri (polis veya jandarma) adrese giderek kararı kişiye tebliğ eder ve evden derhal ayrılmasını sağlar. Kişi anahtarı teslim etmek zorundadır.

Süre (örneğin 2 ay) bittiğinde karar kendiliğinden kalkar ve hukuki yasaklar sona erer. Tehlike devam ediyorsa, sürenin bitiminden en az 15 gün önce mahkemeye uzatma talebi dilekçesi verilmesi hayati önem taşır.

Evet. Uzaklaştırma kararlarında genellikle 'iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme' tedbiri de yer alır. Eşinizin size WhatsApp'tan mesaj atması, araması veya mail göndermesi kararın ihlali sayılır ve 3 ila 15 gün arası tazyik hapsi gerektirir.

İhlal gerçekleştiği anda en hızlı yol 112 Acil Çağrı Merkezi'ni aramak veya karakola gitmektir. İhlal tutanak altına alındıktan sonra savcılık aracılığıyla dosya Aile Mahkemesi'ne gönderilir ve hakim tazyik hapsi kararı verir.

Mahkeme kararı genellikle şiddet uygulayanın mağdura yaklaşmasını yasaklar. Çocuklarla kişisel ilişki kurulması konusu mahkemenin takdirindedir. Eğer çocuklara yönelik de bir tehlike varsa mahkeme çocuklara yaklaşmayı da yasaklayabilir; tehlike yoksa refakatçi eşliğinde görüşme düzenleyebilir.

Kararın size tebliğ edilmesinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Aile Mahkemesi'ne bir dilekçe ile itiraz edebilirsiniz. İtirazınızda, iddiaların asılsız olduğunu gösteren somut deliller sunmanız önemlidir.

Evet, İçişleri Bakanlığı'nın KADES (Kadın Destek) uygulaması üzerinden tek tuşla polise acil çağrı gönderilebilir. Polis olay yerine geldiğinde anında tutanak tutarak acil tedbir kararı (gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında) uygulayabilir.

Evet, alınabilir. Hakim, şiddet uygulayan kişiyi müşterek konuttan derhal uzaklaştırır ve o evi (kira sözleşmesi kimin adına olursa olsun) şiddet gören eşe ve çocuklara tahsis eder.

Evet. 6284 sayılı kanuna göre, şiddet uygulayan kişinin sadece müşterek konuta değil, korunan kişinin bulunduğu her yere, özellikle okuluna, hastanesine veya işyerine yaklaşması mahkeme kararıyla yasaklanabilir.

Boşanmada İstinaf ve Temyiz Süreci Nasıl İşler 2026?

Boşanma Hukuku15 soru

Boşanma kararı istinafa taşındığında, İstinaf Mahkemesinin (BAM) incelemesini tamamlaması ve karar vermesi gerekir. Bu süreç bulunduğunuz şehre ve mahkemenin iş yüküne göre ortalama 8 ay ile 1,5 yıl arasında sürmekte olup, karar verilip taraflara tebliğ edildikten ve temyiz süresi dolduktan sonra kesinleşir.

Boşanma davalarında istinaf başvuru süresi, mahkemenin yazmış olduğu gerekçeli kararın size tebliğ edildiği günün ertesi gününden itibaren tam 2 haftadır. Bu hak düşürücü bir süredir, kaçırılırsa itiraz hakkı kaybolur.

Hayır. Karşı taraf davanın herhangi bir bölümünü (boşanma, tazminat, velayet vb.) istinaf ederse mahkeme kararı kesinleşmez. Nüfus kayıtlarında evlilik birliği devam ediyor görünür ve yeniden evlenemezsiniz.

Eğer yerel mahkeme usul kurallarına uymamışsa, delilleri eksik değerlendirmişse veya hukuku yanlış uygulamışsa, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırabilir veya bozarak yerel mahkemeye geri gönderebilir.

Evet. Dava süresince bağlanan tedbir nafakası, karar istinaf veya temyiz aşamasında olduğu sürece de devam eder. Karar tamamen kesinleşene kadar bu nafaka ödenmek zorundadır.

İstinaf dilekçesi, doğrudan Bölge Adliye Mahkemesine verilmez. Kararı veren yerel Aile Mahkemesine hitaben yazılır ve bu mahkemenin kalemine teslim edilir. Yerel mahkeme dosyayı BAM'a gönderir.

2026 yılı itibarıyla istinaf kanun yoluna başvururken maktu istinaf başvuru harcı ve karar ilam harcı ile dosyanın gidiş-dönüş masrafları (posta/tebligat avansı) yatırılmalıdır. Nispi harca tabi talepler (mal paylaşımı vb.) varsa harç miktarı artar.

Evet, her iki taraf da gerekçeli karar kendilerine tebliğ edildikten sonra istinaf yoluna başvurma hakkından feragat edebilir. İki taraf da feragat ettiğinde boşanma kararı hemen kesinleşir.

Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği istinaf kararlarına karşı Yargıtay'a temyiz başvuru süresi, İstinaf kararının tebliğinden itibaren 2 haftadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesindeki temyiz incelemesi dosya yoğunluğuna bağlı olarak ortalama 1 ila 2 yıl arasında sürebilmektedir. Bu süre zarfında karar kesinleşmez.

Kural olarak istinaf aşamasında yeni delil sunulamaz. Ancak yerel mahkemede haklı bir sebeple sunulamayan veya mahkemece haksız yere reddedilen delillerin incelenmesi istinafta talep edilebilir.

Boşanma davasında hükmedilen tazminat kararları, ilamlı icra yoluyla takibe konulabilir. Ancak borçlu taraf İstinafa başvurduğuna dair belge alıp icra dairesine teminat mektubu/nakit sunarak 'Tehir-i İcra' (icrayı durdurma) kararı alabilir.

Boşanma, velayet gibi şahıs varlığına ilişkin kararlar her zaman temyiz edilebilir. Ancak boşanmanın ferisi sayılan tazminat alacakları, o yılın temyiz kesinlik sınırının altında kalıyorsa BAM kararı kesindir, Yargıtay'a gidemez.

Evet. Boşanma kararına itirazınız olmasa bile, mahkemenin sizi daha ağır kusurlu veya tam kusurlu bulduğu karara sırf kusur yönünden itiraz edebilir ve istinaf başvurusunda bulunabilirsiniz.

Evet. İstinaf dilekçesi verdikten sonra, İstinaf Mahkemesi kararını açıklayana kadar dilediğiniz bir aşamada istinaf talebinizden feragat edebilirsiniz. Bu durumda yerel mahkemenin kararı geçerli olur.

Çocuğun Velayetini Nasıl Alırım? 2026 Şartları ve Süreci

Velayet Hukuku15 soru

Eğer çocuk idrak çağındaysa (genellikle 8 yaş ve üzeri), mahkeme anlaşmalı boşanma dahi olsa çocuğun beyanını dinleyebilir. Taraflar anlaşmış olsa bile, hakimin çocuğun üstün yararını gözeterek müdahale yetkisi her zaman bulunmaktadır.

Evet, kesinlikle alabilir. Velayet kararında öncelikli unsur maddi güç değil, çocuğun yaşı ve bakım ihtiyacıdır. Mahkeme velayeti çalışmayan anneye verip, babanın çocuğun masrafları için iştirak nafakası ödemesine hükmeder.

Annenin ağır psikolojik rahatsızlıkları olması, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı, çocuğa şiddet uygulaması veya çocuğu terk etmesi durumlarında velayet babaya verilir. Ayrıca çocuk idrak çağındaysa ve babasıyla yaşamak istiyorsa, babanın ev ortamı da uygunsa velayet babaya geçebilir.

Velayeti elinde bulunduran ebeveyn, mahkemenin belirlediği kişisel ilişki günlerinde çocuğu diğer ebeveyne göstermek zorundadır. Göstermemesi halinde icra kanalıyla çocuk teslim alınabilir ve bu durum velayet değişikliği davası için çok güçlü ve haklı bir nedendir.

Evet, pedagog (Sosyal İnceleme Uzmanı) tarafından hazırlanan SİR raporuna karşı tarafların yasal süre içinde itiraz hakkı vardır. İtirazın haklı görülmesi durumunda hakim dosyayı farklı uzmanlardan oluşan yeni bir heyete gönderebilir.

Dava süresince çocuğun mağdur olmaması için hakim fiili durumu göz önüne alarak geçici velayet kararı verir. Çocuk halihazırda kimin yanında kalıyorsa, yaşı kime muhtaç olduğunu gösteriyorsa (örneğin bebekse anneye) geçici velayet ona verilir.

Tek başına yeniden evlenmek velayetin değiştirilmesi için yeterli bir sebep değildir. Ancak yeni eşin çocuğa kötü davranması, çocuğu istememesi veya yeni ev ortamının çocuğun fiziksel/ruhsal gelişimini tehlikeye atması durumunda velayet değişikliği davası açılabilir.

Evlilik süresince ebeveynler masrafları ortak karşılar. Boşanma sonrası velayet kendisine verilmeyen eş, mali gücü oranında çocuğun eğitim, bakım ve sağlık giderleri için 'iştirak nafakası' adı altında aylık ödeme yapmakla yükümlüdür.

Yargıtay uygulamalarına göre 8 yaş ve üzeri çocuklar idrak çağında kabul edilir ve kendilerini ifade edebilirler. Mahkeme bu yaştaki çocukların kiminle yaşamak istediklerini bizzat veya pedagog aracılığıyla mutlaka sorar ve dikkate alır.

Evet, alabilir. Zina yapmak ebeveynlik görevlerini ihlal etmek anlamına gelmez. Eğer aldatan eş çocuğun üstün yararını sağlayacak niteliklere sahipse, salt aldatma sebebiyle velayetten mahrum bırakılamaz.

Mahkemeler, psikolojik gelişimleri açısından zorunlu kalmadıkça kardeşleri birbirinden ayırmamayı ilke edinmiştir. İstisnai durumlarda, örneğin çocukların yaş farkının çok büyük olması ve farklı ihtiyaçları bulunması halinde velayetler ayrılabilir.

Evet, Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda, velayeti alan anne haklı gerekçeler sunarak aile mahkemesinde açacağı bir dava ile çocuğun soyadını kendi kızlık soyadı ile değiştirebilir.

Başka bir şehre taşınmak için diğer eşin iznine gerek yoktur. Ancak yurtdışına yerleşmek için velayeti kendisinde olmayan diğer ebeveynin muvafakati (izni) gerekir. İzin verilmezse mahkemeden bu yönde karar talep edilmelidir.

Evet, yabancı mahkeme kararlarının tanınması sürecinden sonra iç hukukumuzda da ortak velayet uygulanmaya başlanmıştır. Ancak bunun için tarafların ortak velayet konusunda tam bir mutabakat içinde olması ve mahkemenin bunu uygun bulması şarttır.

Eğer psikolojik rahatsızlık çocuğun bakımını ihmal etmesine neden olacak seviyedeyse veya çocuğa zarar verme riski taşıyorsa mahkeme velayeti bu eşe vermez. Durumun tespiti için hastane kayıtları ve uzman raporları incelenir.

Boşanma Sonrası Tapu Devri Nasıl Yapılır? Harç Muafiyeti ve Süresi

Mal Paylaşımı15 soru

Mahkeme kararına veya hakim onaylı protokole dayanan tapu devir işlemlerinde normal alım-satım harcı (binde 40) ödenmez. Harçlar Kanunu gereği yalnızca cüzi bir maktu (sabit) karar/tescil harcı ve Tapu Kadastro döner sermaye bedeli ödenmektedir.

Eğer mahkeme kararı lehinize ise eşinizin rızasına ihtiyacınız yoktur. Kesinleşmiş gerekçeli karar ile icra dairesine başvurarak 'ilamlı icra' takibi başlatabilirsiniz. İcra müdürlüğü tapuya resmi yazı yazarak tescili zorla gerçekleştirir.

Evet, yapabilirsiniz. Ancak bu işlem eşler arası hakkın iadesi olarak değil, üçüncü kişiye 'bağış' veya 'satış' olarak değerlendirileceği için Harçlar Kanunundaki boşanma muafiyetinden yararlanamazsınız. Yüksek oranda tapu harcı ve duruma göre Veraset ve İntikal Vergisi doğabilir.

Evet, kesinlikle şarttır. Boşanma veya mal paylaşımı davası sonuçlanmış olsa bile, mahkeme kaleminden 'kesinleşme şerhi' işlenmiş gerekçeli karar alınmadan tapu müdürlükleri hiçbir işlem yapmaz.

Kredili evin tapu devri mümkündür; ancak ipotek tapuda kalmaya devam eder. Evi devralan eş, evi ipotekli (banka rehinli) olarak kabul etmiş sayılır. Kredi borcunu kimin ödeyeceği boşanma protokolünde veya mahkeme kararında açıkça belirtilmiş olmalıdır.

Hayır yapılamaz. Tapu müdürlüğü işlemi gerçekleştirmek için belediyeden güncel 'rayiç bedel' yazısı ister. Belediyeler ise gayrimenkulün geçmiş yıllara ait çöp veya emlak vergisi borcu varken bu yazıyı vermez. Borcun ödenmesi zorunludur.

Çekişmeli mal paylaşımı davalarında açılan tapu iptal ve tescil davaları, mahkemenin iş yüküne, bilirkişi incelemelerine ve malların niteliğine göre genellikle 1.5 ila 3 yıl arasında sürebilmektedir.

Dava devam ederken taşınmazın satılmasını engellemek için mahkemeden 'ihtiyati tedbir' kararı talep etmelisiniz. Eğer taşınmaz aile konutu ise tapuya giderek 'aile konutu şerhi' de işletebilirsiniz. Bu sayede eşiniz sizin rızanız olmadan evi başkasına devredemez.

Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu açısından hakkınızı almak için 10 yıllık zamanaşımı süreniz vardır. Ancak vergi uygulamalarında pürüz yaşamamak ve taşınmazın haczedilmesi riskinden kaçınmak için kararın kesinleşmesinden sonraki birkaç ay içinde işlemi tamamlamanız şiddetle tavsiye edilir.

Eğer yabancı ülkede boşanmışsanız, öncelikle Türk mahkemelerinde 'tanıma ve tenfiz' davası açarak yabancı mahkeme kararını Türkiye'de geçerli hale getirmelisiniz. Bu karar kesinleştikten sonra yukarıdaki tapu prosedürleri aynen uygulanır.

Hayır. Mahkeme kararına dayanan mal paylaşımı veya protokol gereği yapılan devirler, hukuken hakkın teslimi (ivazlı) sayıldığı için bağışlama olarak kabul edilmez ve Veraset ve İntikal Vergisine tabi tutulmaz.

Kanunen avukat tutma zorunluluğu yoktur. Ancak protokolün yanlış yazılması, eksik evrak, harç uyuşmazlıkları ve eşin devre yanaşmaması gibi durumlarda hak kaybına uğramamak için süreci vekaletname ile bir boşanma avukatının yönetmesi lehinizedir.

Eğer anlaşmalı boşanma protokolüne ada, parsel veya bağımsız bölüm numarası yanlış yazılmışsa tapu işlemi yapılamaz. Kararı veren mahkemeye başvurarak 'tavzih' (kararın açıklanması/düzeltilmesi) talep edilmesi gerekir.

Boşanma kararı kesinleştikten sonra, tapu maliki olan eş, kesinleşme şerhli mahkeme kararı ile tapu müdürlüğüne başvurarak artık evlilik birliği kalmadığı gerekçesiyle aile konutu şerhinin terkinini (silinmesini) isteyebilir.

E-devlet üzerinden alınan mahkeme kararları, üzerinde UYAP e-imza onayı barındırıyorsa geçerlidir. Ancak tapu müdürlükleri uygulamasında genellikle mahkeme kaleminden alınmış, fiziki olarak 'kesinleşmiştir' kaşesi ve mühür vurulmuş asıl ıslak imzalı evrak veya noter onaylı suret istenmektedir.

Boşanma Davasında Feragat Nasıl Yapılır? 2026 Yeniden Dava Süreci

Boşanma Hukuku15 soru

Hayır, mahkemeye feragat dilekçesi sunmak veya duruşmada feragat beyanında bulunmak için ek bir harç ödenmez. Ancak karşı taraf kendini avukatla temsil ettiriyorsa karşı vekalet ücreti çıkabilir.

Yeni bir olay yaşanmamışsa aynı sebeplerle bir daha dava açılamaz. Ortak hayat yeniden kurulamadıysa, feragat kararının kesinleşmesinden itibaren 3 yıl beklenmesi gerekir.

Eğer usulüne uygun açılmış bir 'karşı davanız' varsa, eşinizin kendi davasından feragat etmesi sizin davanızı etkilemez, yargılama sizin iddialarınız üzerinden devam eder.

E-imza veya mobil imzanız varsa UYAP Vatandaş Portalı üzerinden 'Evrak Gönder' sekmesini kullanarak ıslak imzalı veya e-imzalı dilekçenizi dosyaya gönderebilirsiniz.

Evet, davadan feragat edildiğinde dava reddedilerek kapanacağı için, yargılama süreci için hükmedilen geçici (tedbir) nafaka kararları da ortadan kalkar.

Dosya İstinaf veya Yargıtay aşamasındayken feragat dilekçesi, kararı veren ilk derece mahkemesine (Aile Mahkemesi) hitaben yazılır ve sunulur.

Evet, ancak avukatınızın size ait vekaletnamesinde 'ahzu kabza, davadan feragate yetkilidir' şeklinde özel bir yetkinin açıkça yer alması zorunludur.

Feragat tek taraflı ve kesin bir irade beyanı olduğu için mahkemeye ulaştığı an sonuç doğurur. Fikrinizi sonradan değiştirmeniz feragati geçersiz kılmaz, dilekçeyi geri alamazsınız.

Evet, anlaşmalı boşanma duruşmasında hakime 'boşanmak istemiyorum, vazgeçtim' dediğinizde bu beyan zapta geçer ve dava reddedilir.

Eşinizin zinasını affetmiş (hoşgörüyle karşılamış) sayılırsınız. Aynı zina olayına dayanarak ileride yeniden boşanma veya tazminat davası açamazsınız.

Mahkemenin gerekçeli kararı yazıp taraflara tebliğ etmesinden sonraki 2 haftalık istinaf süresinin dolmasıyla veya tarafların istinaftan feragat etmesiyle kesinleşir.

Genel kural olarak feragat eden taraf, kendi davasına ait yargılama giderlerini ve karşı tarafın avukatlık ücretini ödemekle yükümlü tutulur.

Hayır, tamamen farklıdır. Müracaata bırakma (takipsiz bırakma) davanın 3 ay uykuya alınmasıdır ve af anlamına gelmez. Feragat ise davayı tamamen kapatır ve af sayılır.

Davadan feragat edilmesi evliliği hukuken devam ettirse de, 6284 sayılı kanun kapsamındaki uzaklaştırma/koruma kararları süreleri bitene kadar ayrı olarak devam edebilir.

Eğer eşiniz barıştıktan sonra size karşı yeni bir fiziksel şiddet, hakaret veya zina eylemi gerçekleştirirse 3 yıl beklemenize gerek yoktur, bu yeni olaya dayanarak derhal dava açabilirsiniz.

Aldatma (Zina) Sebebiyle Boşanma Tazminatı Ne Kadar? 2026 Rehberi

Boşanma ve Aile Hukuku15 soru

Manevi tazminat miktarı sabit bir rakam değildir. Mahkeme, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile yaşadığınız psikolojik yıkımın derecesine göre bir rakam belirler. 2026 yılı şartlarında bu rakam genellikle 150.000 TL ile 3.000.000 TL arasında değişebilmektedir.

Mahkeme kararıyla hükmedilen tazminat ödenmediği takdirde, icra müdürlüğü aracılığıyla ilamlı icra takibi başlatılır. Borçlu eşin maaşına, banka hesaplarına, araç ve gayrimenkullerine haciz konularak tahsilat sağlanır.

Yargıtay'ın güncel içtihatlarına göre sadece aldatmaya iştirak ettiği için üçüncü kişiye manevi tazminat davası açılamaz. Üçüncü kişinin size hakaret etmesi veya haneye tecavüz gibi bağımsız bir haksız fiil işlemiş olması gerekir.

Fiziksel birliktelik (cinsel ilişki) kanıtlanamasa bile, romantik veya cinsel içerikli mesajlaşmalar güven sarsıcı davranış olarak kabul edilir. Bu durum TMK 166 (evlilik birliğinin sarsılması) kapsamında boşanma sebebi olup, tazminata hükmedilmesine olanak tanır.

Evet. Medeni Kanun madde 161 uyarınca, aldatıldığını öğrenen eş diğer eşi affederse, zina sebebine dayalı dava açma hakkını ve buna bağlı tazminat taleplerini tamamen kaybeder.

Zina sebebine dayanan boşanma davaları, eylemin öğrenilmesinden itibaren 6 ay ve her halükarda eylemin üzerinden 5 yıl geçmekle düşer. Tazminat davası da bu süreler içinde veya boşanma kararı kesinleştikten sonraki 1 yıl içinde açılmalıdır.

Evet, son derece önemlidir. Mahkeme tazminat rakamını belirlerken tarafların mali durumunu ve gelir düzeyini dikkate alır. Tazminat bedeli, aldatan eşi iflasa sürüklemeyecek ancak caydırıcı olacak bir miktar olarak tayin edilir.

Kesinlikle evet. Medeni Hukuk'ta cinsiyet ayrımı yoktur. Aldatılan taraf kusursuz veya daha az kusurlu ise, aldatan kadından da maddi ve manevi tazminat talep edebilir.

Zina ispatlanamasa bile, eşin eylemleri "haysiyetsiz hayat sürme" veya "güven sarsıcı davranış" olarak değerlendirilebilir. Bu hallerde de evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle mahkeme uygun bir tazminata hükmedebilir.

Eşin veya üçüncü kişilerin özel alanlarına (örneğin yatak odasına, arabasına) gizlice yerleştirilen kamera veya dinleme cihazlarıyla elde edilen kayıtlar hukuka aykırı delildir ve mahkemede kullanılamaz.

Evli bir kişinin, karşı cinsten üçüncü bir kişiyle aynı otel odasında veya gece vakti otelde konakladığının mahkeme celbiyle resmi kayıtlardan ispatlanması, Yargıtay'a göre zina ispatı için güçlü bir karinedir ve yeterli kabul edilir.

Boşanma veya mal paylaşımı davası açılırken, eşin adına kayıtlı taşınmazların ve araçların üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için mahkemeden ivedilikle 'ihtiyati tedbir' kararı talep edilmelidir.

Türk Medeni Kanunu madde 236/2 uyarınca, davanın zina sebebiyle kabul edilmesi halinde, aldatan eşin 'edinilmiş mallara katılma alacağı' hakimin takdirine göre azaltılabilir veya tamamen kaldırılabilir.

Türk mahkemelerinde açılan davalarda süreç Türk Medeni Kanunu'na göre yürütülür. Tazminat belirlemesi eşin Türkiye'deki ve yurtdışındaki malvarlığı/geliri (sosyoekonomik durum raporu) dikkate alınarak tespit edilir.

Evet. Boşanma davasında maddi ve manevi tazminat talep edilmemişse, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde Aile Mahkemesinde ayrı bir maddi-manevi tazminat davası açılabilir.

Boşanma Davasında Arabuluculuk Zorunlu Mu? 2026 Kapsamlı Süreç Rehberi

Aile Hukuku15 soru

Hayır, boşanma davası açmak için arabulucuya gitmek mecburi değildir. Boşanma davaları zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi değildir, dava doğrudan Aile Mahkemesinde açılır.

Evliliğin sona ermesi (boşanma kararı) sadece hakimin kararıyla mümkündür. Taraflar arabulucu önünde anlaşıp evliliği bitiremezler; kamu düzenini ilgilendirdiği için mahkeme süreci şarttır.

Mal rejimi tasfiyesi davalarında arabuluculuk dava şartı (zorunlu) değildir. Ancak taraflar mahkeme masraflarından ve zamandan tasarruf etmek için kendi istekleriyle (ihtiyari) arabulucuya başvurabilirler.

Aile hukuku kapsamındaki ihtiyari arabuluculuk görüşmelerine katılmak tamamen gönüllülük esasına dayanır. Karşı tarafın davetini reddedebilir veya toplantıyı istediğiniz zaman sonlandırabilirsiniz.

Eğer ilerleyen yıllarda ekonomik şartlarda olağanüstü değişiklikler (enflasyon, hastalik, gelir kaybı) olursa, arabuluculuk tutanağında belirlenen nafakanın uyarlanması veya artırılması için mahkemeye dava açılabilir.

Arabuluculuk anlaşma belgesine istinaden tapuda devir işlemi yapılabilmesi için, belgenin yetkili Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından incelenerek 'icra edilebilirlik şerhi' alması gerekmektedir. Tarafların ve avukatlarının birlikte imzaladığı durumlarda ise şerh aranmaksızın işlem yapılabilir.

Arabuluculuk ofisinde anlaşılan mali şartlar zapta geçirilebilir ancak boşanmanın bizzat gerçekleşmesi için bu mutabakatın bir 'anlaşmalı boşanma protokolü' haline getirilip Aile Mahkemesine sunulması ve hakimin onayı gerekir.

Kesinlikle gidilemez. Kanun, aile içi şiddet iddiası içeren veya uzaklaştırma kararı bulunan dosyalarda tarafların arabuluculuk sürecine alınmasını açıkça yasaklamıştır.

İmzalanmış bir arabuluculuk tutanağının iptali son derece zordur. Sadece irade sakatlığı hallerinde (ağır hile, tehdit, cebir) kanuni süreler içerisinde iptal davası açılabilir ancak bunun ispat külfeti ağırdır.

Zina gibi çekişmeli kusur durumlarında, taraflar eğer tazminat miktarı üzerinde uzlaşabiliyorlarsa ihtiyari arabuluculuğa başvurabilirler. Ancak zina tespitinin kendisi boşanma davasının konusudur.

Taraflardan herhangi biri (eşlerden biri) bizzat veya vekaletname verdiği avukatı aracılığıyla sicile kayıtlı bir arabulucuya başvuru yapabilir.

Hayır. Arabulucunun kanuni görevi tamamen bağımsız ve tarafsız olmaktır. Arabulucu karar veren bir hakim değil, tarafların iletişim kurmasını sağlayan bir uzmandır.

Siz arabulucuda veya kendi aranızda anlaşsanız bile, velayet hususunda son sözü Aile Mahkemesi hakimi söyler. Hakim, çocuğun üstün yararına aykırı bulursa anlaşmanızı onaylamaz.

Uyuşmazlık konusunun değerine göre Adalet Bakanlığı tarifesi üzerinden hesaplanır. Genellikle uzun süren bir davanın mahkeme harçları, bilirkişi ücretleri ve yıllara yayılan masraflarına kıyasla çok daha ekonomiktir.

Arabuluculuk sürecindeki gizlilik kuralını ihlal etmek suçtur. Gizliliğe uymayarak sürece ait belgeleri veya konuşmaları ifşa edenler hakkında, şikayet üzerine hukuki ve cezai işlem başlatılır.

Boşanmada Değer Artış Payı Nasıl Hesaplanır? 2026 Dava Rehberi

Mal Paylaşımı15 soru

Evet, açılabilir ancak Aile Mahkemesi değer artış payı davasını görmek için boşanma davasının kesinleşmesini bekler. Uygulamada genellikle davaların ayrılmasına (tefrik) karar verilir.

Elden nakit olarak verilen paranın değer artış payı olarak ispatı zordur. Banka dekontu yoksa, malın alındığı tarihlerde o miktarda paranın çekildiğini gösteren banka ekstreleri ve tanık beyanları birlikte değerlendirilir.

Evet, miras kalan para kanunen kişisel maldır. Bu parayla eşinizin üzerine ev alırsanız, yatırdığınız tutarın evin alım bedeline oranı üzerinden güncel değer artış payı talep edebilirsiniz.

Düğün takıları kadının kişisel malı kabul edilir. Altınların bozdurularak araca yatırıldığını ispatlarsanız (kuyumcu faturası, banka girişi), aracın güncel piyasa değeri üzerinden değer artış payı alırsınız.

Türk Medeni Kanunu m. 227 gereği, mal değer kaybetmişse veya hasar görmüşse, katkı yapan eş en azından başlangıçta yaptığı kişisel katkının reel miktarını aynen geri isteme hakkına sahiptir.

Evet. Eşinizin işyerinde veya şirketinde maaş almaksızın düzenli olarak çalışmanız emeğe dayalı bir değer artış payı sebebidir. Bilirkişi, emsal bir işçinin alacağı ücreti hesaplayarak alacağınızı belirler.

Hayır. Yargıtay uygulamalarına göre ev kadınlarının evin olağan işlerini (temizlik, yemek, çocuk bakımı) yapması evlilik birliğinin doğal gereği sayılır ve maddi bir değer artış payı alacağı doğurmaz.

Dekontta açıklama olmasa da, paranın gönderildiği tarih ile malın tapuda veya noterde devir tarihinin örtüşmesi güçlü bir delildir. Bilirkişi raporu ve tanık beyanlarıyla bu durum desteklenebilir.

Değer artış payı davalarında faiz, davanın açıldığı tarihten değil, mahkemenin davayı sonuçlandırıp karar verdiği tarihten itibaren (karar tarihi) işlemeye başlar.

Peşinat kişisel malla ödenmişse peşinata düşen oran değer artış payı olur. Kredinin evlilik içinde ödenen kısmı katılma alacağına, boşanma davası açıldıktan sonra ödenen kısmı ise ödeyen eşin kişisel malına dahil edilir.

Değer artış payı davası nispi harca tabidir. Dava değeri üzerinden binde 68,31 oranında harç hesaplanır. Dava açılırken bu harcın dörtte biri peşin olarak yatırılmak zorundadır.

Eğer eşler evlenirken veya evlilik içinde mal ayrılığı rejimini seçmişlerse veya özel bir sözleşme yapmışlarsa, değer artış payı hesabı bu sözleşmenin özel hükümlerine göre şekillenir.

Mal rejiminin tasfiyesi davalarında, davalı eşin malları kaçırma ihtimaline karşı mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilebilir. Ancak nakit para alacağı olduğu için mahkemeler teminat isteyebilir.

Kredi sizin adınıza çekilmiş ve ödemeleri siz yapıyorsanız, eşinizin aldığı mala yaptığınız bu kredi transferi bir katkı sayılır ve ispatlanması halinde değer artış payı talep hakkı doğurur.

Hayır. Değer artış payı ve katılma alacağı davalarında zamanaşımı süresi boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıldır. Süre dolduktan sonra açılan davalar zamanaşımı itirazıyla reddedilir.

Evlilik Birliğinin Sarsılması Nedir? TMK 166 Şartları ve İspatı

Boşanma Hukuku15 soru

Çekişmeli boşanma davası niteliğinde olduğu için süreç mahkemenin iş yüküne ve delillerin toplanma hızına bağlıdır. Ortalama olarak yerel mahkeme aşaması 1 ila 1.5 yıl sürmekte, İstinaf ve Yargıtay aşamalarıyla bu süre 3 yıla kadar çıkabilmektedir.

Kanunen zorunlu olmasa da uygulamada geçimsizliğin ve evlilik içindeki olayların ispatı için en önemli delil tanık beyanlarıdır. Tanık olmadan davanın ispatlanması ve kazanılması oldukça zordur.

Eğer davacı olarak sizin kusurunuz davalıdan daha ağırsa, davalı eşiniz davaya itiraz edebilir (TMK 166/2). Bu itiraz hakkın kötüye kullanımı niteliğinde değilse davanız reddedilebilir. Ancak davalı itiraz etmezse boşanmaya karar verilir.

Evet, eşi sürekli kontrol etmek, asılsız sadakatsizlik suçlamalarında bulunmak ve hayatı kısıtlayacak düzeyde aşırı kıskançlık göstermek Yargıtay tarafından evlilik birliğinin sarsılması sebebi kabul edilmektedir.

Eşinizin boşanmak istememesi davanın kesin reddedileceği anlamına gelmez. Eğer eşinizin kusurlu davranışlarını delillerle ispatlarsanız ve ortak hayatın çekilmez hale geldiğini kanıtlarsanız hakim boşanmaya karar verebilir.

TMK 166 boşanmanın sebebini düzenler. Ancak bu dava açılırken aynı dilekçe içerisinde TMK 174 uyarınca maddi-manevi tazminat ve TMK 169/175 uyarınca nafaka taleplerinde de bulunulabilir.

Eşin sürekli sosyal medyada vakit geçirmesi, evlilik yükümlülüklerini ve çocukların bakımını ihmal etmesi, Yargıtay kararlarına göre evlilik birliğini sarsan kusurlu davranışlardan biri olarak kabul edilmektedir.

Evi terk eden eş dava açabilir, ancak evi haklı bir sebep olmadan terk etmişse kusurlu sayılacaktır. Evi şiddet gördüğü veya hakarete uğradığı için terk ettiğini ispatlarsa kusur atfedilmez.

Evet, eşler arasında geçen ve şiddetli geçimsizliği gösteren SMS veya WhatsApp mesajları, ifşa edilmemek kaydıyla dosyaya hukuka uygun delil olarak sunulabilir.

Dava reddedilip kesinleştikten sonra aynı olaylara dayanarak tekrar dava açılamaz. Ancak yeni bir geçimsizlik olayı yaşanırsa derhal, hiçbir olay yaşanmaz ve 3 yıl ayrı yaşanırsa TMK 166/4 uyarınca fiili ayrılık sebebiyle dava açılabilir.

Evet, TMK madde 166/3'te düzenlenen anlaşmalı boşanma, evlilik birliğinin temelden sarsılmasının bir alt türüdür. Tarafların kendi aralarında anlaşıp mahkemeye başvurmaları halinde evliliğin temelden sarsıldığı karine (varsayım) olarak kabul edilir.

Eşin maaşına el koymak, evin temel ihtiyaçlarını (kira, fatura, gıda) karşılamamak, eşi çalışmaya zorlamak veya tam tersi çalışmasına engel olmak ekonomik şiddettir ve boşanma sebebidir.

Eşin, kendi anne-babasının veya akrabalarının evliliğe aşırı müdahale etmesine sessiz kalması ve eşini ezdirmesi, Yargıtay tarafından bağımsız bir boşanma ve kusur sebebi sayılmaktadır.

Dava devam ederken eşinizle barışıp ortak hayatı yeniden kurarsanız, önceki kusurlu olayları affetmiş (en azından hoşgörüyle karşılamış) sayılırsınız ve davanız reddedilir.

Velayet kararında eşlerin boşanmadaki kusurundan ziyade 'çocuğun üstün yararı' gözetilir. Çocuğun yaşı, eğitimi, alıştığı çevre ve tarafların bakım gücü değerlendirilerek uzman pedagog raporu doğrultusunda karar verilir.

Boşanma Sonrası Çocuğun Yurt Dışına Çıkışı Nasıl Yapılır? İzin Süreci

Velayet ve Çocuk Hukuku15 soru

Evet, velayeti tek başına elinde bulunduran ebeveyn yasal olarak çocuğunu yurt dışına tatile götürebilir. Ancak uygulamada sınır kapılarında sorun yaşamamak için mahkemeden alınmış kesinleşmiş velayet kararını yanınızda bulundurmanız tavsiye edilir.

Ortak velayet varsa her iki tarafın imzası şarttır. Eski eşiniz keyfi olarak muvafakat vermiyorsa, Aile Mahkemesine başvurarak 'hakimin müdahalesi' talep etmeli ve mahkeme kararıyla pasaport çıkarma izni almalısınız.

Evet, 2026 uygulamalarında hususi (yeşil) pasaport taleplerinde çocuğun velayeti tek tarafta olsa bile Emniyet/Nüfus Müdürlükleri genellikle diğer ebeveynin de muvafakatnamesini istemektedir. Bu durum memur inisiyatifine kalabildiği için önceden hazırlıklı olmak önemlidir.

Çocuğunuzun kaçırılma riski somut delillere dayanıyorsa derhal Aile Mahkemesinden ihtiyati tedbir kararı istemelisiniz. Hakim kararıyla çocuğun pasaportuna ve sınır kapılarına yurt dışı çıkış yasağı (şerh) konulur.

Boşanma sonrası çocukla ilgili izin, velayet ve kişisel ilişki davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemeleridir. Çocuğun ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurulmalıdır.

Evet, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) kimlik kartı ile yapılan seyahatlerde de, sınır polisleri tarafından 18 yaş altı çocuklar için diğer ebeveynin noter onaylı muvafakatnamesi kesinlikle talep edilmektedir.

Lahey Sözleşmesi, çocuğun izinsiz olarak başka bir ülkeye götürülmesi veya geri getirilmemesi durumunda uygulanan uluslararası bir antlaşmadır. Çocuğun mutad meskenine derhal iadesini sağlamak amacıyla Adalet Bakanlığı üzerinden diplomatik hukuki süreç başlatılır.

Diğer ebeveyne ulaşılamaması veya adresinin bilinmemesi durumunda doğrudan Aile Mahkemesine başvurarak durumu kanıtlamanız gerekir. Hakim gerekli araştırmaları yaptıktan sonra diğer eşin onayı yerine geçecek izni verecektir.

Noter ücretleri her yıl güncellenmektedir. 2026 yılı itibarıyla standart bir yurt dışı muvafakatnamesi için sayfa ve kelime sayısına bağlı olarak güncel tarife üzerinden ödeme yapılır.

Muvafakatnamenin geçerlilik süresi, belgenin içinde yazan tarihlerle sınırlıdır. Eğer belirli bir tarih aralığı belirtilmemişse genel bir seyahat izni olarak kabul edilir, ancak sınır polisi eski tarihli genel belgelerde zorluk çıkarabilir.

Bu durum uluslararası çocuk kaçırma suçunu oluşturur. Götürülen ülke Lahey Sözleşmesine taraf ise Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürlüğüne başvurarak acil iade süreci başlatılmalıdır.

Evet, velayet sizde olsa dahi sürekli yerleşim diğer eşin çocukla kişisel ilişki kurma hakkını zedeleyeceği için sadece muvafakat yetmez; mahkemeden izin almanız ve görüş günlerinin yeniden düzenlenmesi gerekir.

Polis POLNET sistemi üzerinden çocuğun velayet durumunu, mahkeme şerhlerini ve varsa yurt dışı çıkış yasaklarını anında görebilmektedir. Şüpheli durumlarda polis seyahati durdurma yetkisine sahiptir.

Yasağın kaldırılması için yasağı koyan Aile Mahkemesine yasağın kaldırılması talepli bir dilekçe ile başvurulması gerekir. Risk ortadan kalkmışsa veya taraflar anlaşmışsa mahkeme yasağı (tahditi) kaldırır.

Kesinlikle evet. İleride yaşanacak sorunların önüne geçmek için anlaşmalı boşanma protokolüne çocuğun yurt dışına çıkarılmasına, pasaport işlemlerine tarafların şimdiden muvafakat ettiğine dair özel maddeler eklenmesi şiddetle tavsiye edilir.

Boşanmada Karşı Dava Nasıl Açılır? Süresi ve Dilekçe Rehberi

Boşanma Hukuku15 soru

Hayır, karşı dava açmak zorunlu değildir. Size açılan davada sadece savunma yapmak ve iddiaları reddetmek isterseniz yalnızca cevap dilekçesi verebilirsiniz. Ancak boşanma, tazminat ve kusur isnadı talepleriniz varsa karşı dava açmalısınız.

İki haftalık süreyi kaçırırsanız aynı dosya içinde karşı dava açma hakkınızı kaybedersiniz. Bu durumda yeni bir Aile Mahkemesinde ayrı ve bağımsız bir boşanma davası açıp, dosyaların birleştirilmesini talep etmeniz gerekir.

2026 yılı güncel harç tarifelerine göre karşı dava açmak, sıfırdan bir boşanma davası açmakla aynı maliyete tabidir. Maktu başvurma harcı, peşin harç ve gider avansı ödenmesi zorunludur.

Hayır, E-Devlet üzerinden davanın açıldığını görmeniz yasal süreyi başlatmaz. İki haftalık karşı dava açma süresi, fiziki tebligatın MERNİS adresinize veya size bizzat ulaştığı günün ertesi başlar.

Hayır, asıl davayı açan taraf davasından feragat etse (geri çekse) bile, sizin usulüne uygun açtığınız karşı dava düşmez. Yargılama sizin davanız üzerinden aynen devam eder.

Sadece nafaka (tedbir, yoksulluk, iştirak) talep etmek için karşı dava açmak zorunlu değildir. Bu talepler boşanmanın fer'isi olduğu için doğrudan cevap dilekçesi içerisinde de talep edilebilir.

Boşanma davasının içinde tazminat istenebilmesi için karşı dava açılması en güvenli yoldur. Cevap dilekçesinde de istenebileceğine dair Yargıtay kararları olsa da, iddiaların genişletilmesi yasağına takılmamak adına karşı dava şeklinde açılması usulen daha doğrudur.

Hayır, anlaşmalı boşanma davalarında taraflar her konuda uzlaştığı için karşı dava kurumu işlemez. Karşı dava, çekişmeli boşanma yargılamasına özgü bir hukuki haktır.

Evet, karşı taraf 'şiddetli geçimsizlik' nedeniyle dava açmışken, siz karşı davanızda 'zina' veya 'hayata kast' gibi tamamen farklı özel boşanma sebeplerine dayanarak davanızı şekillendirebilirsiniz.

İki haftalık yasal cevap süresi dolmamışsa, önce cevap dilekçesi verip daha sonra (yine süre içinde) karşı dava açabilirsiniz. Ancak süre dolmuşsa bu hak düşer, bağımsız dava açmanız gerekir.

Karşı davanın açılması dosyadaki araştırılacak iddia ve delilleri artırdığı için yargılama süresini bir miktar uzatabilir. Ancak iki davanın tek bir dosyada birleşmesi, ayrı ayrı iki dava görülmesinden çok daha kısa sürer.

Evet, Türkiye'de ikamet eden veya mahkemenin yetkisini kabul eden yabancı uyruklu kişiler de kendilerine açılan boşanma davasına karşı, Türk hukuk kuralları çerçevesinde karşı dava açma hakkına sahiptir.

Evet, karşı dava dilekçesinde ortak çocukların velayetini talep edebilir ve karşı tarafın velayeti almaya neden uygun olmadığını delilleriyle birlikte mahkemeye sunabilirsiniz.

Eğer mahkeme karşı davanızı haklı bulmaz ve reddederse, siz karşı tarafın avukatına vekalet ücreti ve yargılama masraflarını ödemek zorunda kalırsınız. Bu nedenle iddiaların güçlü delillere dayanması gerekir.

Mal rejimi tasfiyesi, boşanmanın kesinleşmesine bağlı bir dava türüdür. Karşı dava içinde istenirse mahkeme bu dosyayı ayırır (tefrik eder). Genellikle boşanma kesinleştikten sonra ayrı dava açmak daha sağlıklı bir stratejidir.

Boşanmada Bilirkişi Raporuna Nasıl İtiraz Edilir? 2026 Süreç Rehberi

Boşanma Hukuku15 soru

Bilirkişi raporuna itiraz süresi, raporun size veya avukatınıza tebliğ edildiği tarihten itibaren tam iki haftadır (14 gün). Bu süre kesin olup, uzatılması ancak çok istisnai durumlarda mahkemeden ek süre talep edilmesiyle mümkündür.

Hayır, itiraz süresinin başlaması için raporun usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi şarttır. Sadece UYAP'a yüklenmiş olması süreyi başlatmaz, elektronik tebligatın yapılmış veya fiziki tebligatın elinize ulaşmış olması gerekir.

SİR, boşanma davalarında ortak çocuğun velayetinin kime verileceği, çocuğun psikolojik durumu ve ebeveynlerin yaşam koşulları hakkında pedagog, psikolog veya sosyal çalışmacılar tarafından hazırlanan uzman raporudur.

İki haftalık yasal süre içinde itiraz edilmezse rapor kesinleşir ve itiraz etmeyen taraf açısından "usuli kazanılmış hak" doğar. Artık bu raporun hatalı olduğu iddiasıyla yeniden inceleme talep edilemez.

Mevcut bilirkişi raporuna itiraz edilmesi sonucunda, hâkimin raporu hazırlayan aynı uzmandan veya heyetten, itiraz edilen konuları açıklığa kavuşturması veya eksikleri gidermesi için talep ettiği ikinci rapora ek rapor denir.

Hâkim pedagog raporuyla veya diğer bilirkişi raporlarıyla doğrudan bağlı değildir. Ancak raporun aksine karar verecekse, bunun somut, mantıklı ve dosyadaki diğer delillerle desteklenen gerekçelerini kararına açıkça yazmak zorundadır.

Eğer çocuk idrak çağında ise (genellikle 8 yaş ve üstü), pedagogun çocukla bizzat görüşüp fikrini alması şarttır. Çocukla veya taraflardan biriyle görüşülmeden hazırlanan eksik rapor, kesin bir itiraz sebebidir.

İlk raporun bilimsel temellerden tamamen uzak olduğu, taraf tutulduğuna dair şüpheler bulunduğu veya itirazlar sonucunda alınan ek raporun da çelişkileri gidermediği durumlarda yeni bir bilirkişi heyetinden inceleme talep edilir.

Evet, özellikle katılma alacağı davalarında güncel değer hesaplamaları (TÜFE/ÜFE endekslemesi) ve kredi ödemelerindeki faiz oranlarının yanlış hesaplanması en yaygın itiraz sebeplerindendir ve mutlaka teknik bir dille itiraz edilmelidir.

Kural olarak, bilirkişi incelemesini talep eden taraf (veya ispat yükü üzerinde olan taraf) bilirkişi masrafını mahkeme veznesine avans olarak yatırır. Ancak mahkeme resen rapor istiyorsa taraflardan ortak ödeme isteyebilir. Dava sonunda haklılık payına göre bu masraf karşı tarafa yüklenebilir.

Soyut "kabul etmiyorum" ifadeleri yerine; hangi hesaplamanın yanlış olduğu, hangi kanun maddesine aykırı davranıldığı, değerlendirilmeyen belgelerin neler olduğu madde madde ve somut bir şekilde yazılmalıdır.

Eğer ilk derece mahkemesinde haklı itirazlarınıza rağmen eksik raporla karar verilmişse, istinaf mahkemesi kararı bozarak dosyayı geri gönderebilir veya bizzat yeni bir rapor aldırarak duruşmalı inceleme yapabilir.

Evet, HMK Madde 281/1 uyarınca bilirkişi raporunun çok karmaşık olması ve kapsamlı inceleme gerektirmesi halinde, 2 haftalık süre dolmadan önce başvurmak kaydıyla mahkemeden bir defaya mahsus ek süre istenebilir.

Evet, özellikle akıl hastalığı, şiddet izleri veya babalık (DNA) tespiti için alınan adli tıp uzmanı raporlarında çelişki veya eksiklik varsa, üst kurullardan (örneğin Adli Tıp Genel Kurulu) yeni rapor istenmesi için itiraz edilebilir.

Raporun taraflı hazırlandığı, objektif kriterlerden uzaklaşıldığı ve 'ebeveyn yabancılaşması sendromu' ihtimalinin göz ardı edildiği belirtilerek derhal rapora itiraz edilmeli ve yeni bir heyetten rapor alınması istenmelidir.

Terk Sebebiyle Boşanma Davası Şartları Nelerdir? 2026 İhtar Süreci

Boşanma Hukuku15 soru

Hayır, terk sebebine dayalı boşanma davası açabilmeniz için eşinizin evi terk etmesinin üzerinden en az 6 ay geçmesi ve bu süreçte usulüne uygun ihtarname çekilmiş olması şarttır. Ancak şiddet veya aldatma gibi başka sebepler varsa beklemeden o sebeplere dayanarak dava açabilirsiniz.

Türk Medeni Kanunu'na göre, eşiniz ortak konutu terk ettikten sonra ihtarname gönderebilmek için en az 4 tam ay beklemeniz gerekmektedir. 4 ay dolmadan çekilen ihtarnameler hukuken geçersiz sayılır.

İhtarnamenin eşinize tebliğ edildiği tarihten itibaren 2 aylık süre işlemeye başlar. Bu 2 ay içinde eşiniz haklı bir mazereti olmaksızın eve dönmezse, bu sürenin dolmasının hemen ardından terk sebebiyle boşanma davası açma hakkınız doğar.

İhtarname noter aracılığıyla gönderilecekse, sayfa sayısına göre değişen noter ücreti ödenir. Ayrıca eşinizin bulunduğu şehirden ortak konuta dönüşü için gerekli otobüs, uçak veya tren bileti masrafını hesaplayıp PTT aracılığıyla konutta ödemeli olarak göndermeniz zorunludur.

Terk sebebine dayalı boşanma davalarında ihtarname dava şartıdır. İhtar çekilmeden veya süre kurallarına uyulmadan doğrudan dava açılırsa, mahkeme davanızı usulden reddedecektir.

Hayır. Yargıtay kararlarına göre, eşin davet edildiği ortak konutun 'bağımsız' olması şarttır. Eşinizi, anne, baba veya diğer akrabaların da sürekli yaşadığı bir eve davet etmeniz ihtarı geçersiz kılar.

Hayır, evden kovulan eş değil, onu evden kovan eş hukuken terk etmiş sayılır. Eşini evden kovan veya eve girmesini engellemek için kilidi değiştiren kişiye karşı terk davası açılabilir.

Eğer eşiniz sırf ihtarın hukuki sonuçlarını engellemek ve boşanma davasının açılmasını önlemek maksadıyla samimiyetsiz (göstermelik) şekilde kısa bir süre dönüp tekrar giderse, mahkemeler bunu hakkın kötüye kullanımı sayarak davanızı kabul edebilir.

Eşinize eve dön ihtarnamesi gönderdiğinizde, onun geçmişteki kusurlarını (şiddet, hakaret, aldatma vb.) hukuken affetmiş veya hoşgörüyle karşılamış sayılırsınız. İhtar çektikten sonra artık geçmişteki bu olaylara dayanarak boşanma davası açamazsınız.

Eşiniz ihtara uymaz ve dava terk sebebiyle açılırsa tam kusurlu sayılır. Tam kusurlu eş kendisi için yoksulluk nafakası talep edemez. Ancak varsa müşterek çocuklar için iştirak nafakası her zaman talep edilebilir.

Yurt dışında yaşayan eşe ihtarname gönderilmesi mümkündür ancak tebligat süreci yurt dışı tebligat hükümlerine tabi olduğundan oldukça uzun sürer. Yol masrafının da bulunduğu ülkeden Türkiye'ye geliş biletine uygun şekilde hesaplanıp gönderilmesi gerekir.

2 aylık ihtar süresi dolduktan ve boşanma davası usulüne uygun açıldıktan sonra eşinizin eve dönmesi davayı düşürmez. Ancak davacı olarak siz bu dönüşü kabul edip davadan feragat ederseniz evlilik birliği devam eder.

Hayır. Askerlik görevi, cezaevinde bulunma, hastanede yatarak tedavi görme veya zorunlu iş/eğitim durumları 'haklı sebep' kabul edildiğinden bu durumlarda terkten söz edilemez.

Davet edilen evin elektrik, su gibi temel aboneliklerinin açık olması ve kullanıma hazır bulunması gerekir. İcra tehdidi altındaki veya temel hizmetleri kesik olan bir eve yapılan davet geçersiz sayılır.

Evet. İhtara rağmen eve dönmeyen eş tam kusurlu kabul edildiğinden, terk eylemi nedeniyle uğradığınız maddi zararlar ve yaşadığınız manevi çöküntü için maddi ve manevi tazminat talep edebilirsiniz.

Nafaka Artırım Davası Nasıl Açılır? Şartları ve TÜFE Hesaplaması

Nafaka Hukuku15 soru

Türk hukuk sisteminde kural olarak bireylerin kendi davalarını açma ve takip etme hakkı vardır, avukat tutmak yasal bir zorunluluk değildir. Ancak nafaka artırım davaları; delillerin toplanması, harç hesaplamaları ve HMK usul kurallarına sıkı sıkıya bağlı süreçler içerdiğinden, usul hataları nedeniyle davanın reddedilmemesi için bir avukatla çalışılması şiddetle tavsiye edilir.

Kanunda nafaka artırım davası açmak için belirlenmiş kesin bir süre sınırı yoktur. Ancak Yargıtay uygulamalarına göre, olağanüstü bir ekonomik kriz veya çok ekstrem bir durum değişikliği yoksa, kural olarak önceki kararın kesinleşmesinin üzerinden en az 1 yıl geçmesi beklenmektedir.

Nafaka yükümlüsünün sadece kağıt üzerinde işsiz görünmesi nafakadan kurtulması veya artırımdan muaf olması için yeterli değildir. Mahkeme, kişinin çalışma kapasitesini, yaşını, gizli gelirleri olup olmadığını ve malvarlığını araştırır. Eğer kişi çalışabilecek durumda olup kasten çalışmıyorsa, yine de asgari bir nafaka artışına hükmedilebilir.

Evet, iştirak nafakası bağlanan müşterek çocuğun devlet okulundan özel okula geçmesi, eğitim giderlerinde ciddi bir artış yaratacağı için haklı bir nafaka artırım sebebidir. Ancak bu durumda, özel okul kararının her iki ebeveynin ortak onayıyla mı alındığı veya çocuğun yararına zorunlu mu olduğu hakkaniyet çerçevesinde değerlendirilir.

Kural olarak nafaka artırım davasında nihai karar verilene kadar eski nafaka ödenmeye devam eder. Ancak dava dilekçesinde, davanın uzun süreceği ihtimali ve mağduriyetin büyüklüğü belirtilerek 'dava süresince geçerli olmak üzere tedbiren artış' talep edilebilir. Hakimin bu talebi kabul etmesi halinde ara kararla geçici bir artış yapılabilir.

Nafaka yükümlüsünün yeniden evlenmesi ve yeni çocuklarının olması, onun mali yükünü artıran bir durumdur. Bu durum, nafakanın tamamen kaldırılmasına veya düşürülmesine doğrudan sebep olmaz, ancak mahkeme sizin açacağınız artırım davasında bu yeni mali yükü hakkaniyet çerçevesinde dikkate alarak daha düşük bir artış oranı belirleyebilir.

Eski tarihli kararlarda ÜFE (Üretici Fiyat Endeksi) yazsa dahi, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince bu artışlar artık TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) 12 aylık ortalamasına göre yapılmalıdır. ÜFE oranında icra takibi başlatırsanız, karşı taraf şikayet yoluyla icra takibini iptal ettirebilir.

Kanunlarımızda nafakanın asgari ücretin veya maaşın belirli bir yüzdesi (örneğin %25'i) olması gerektiğine dair matematiksel bir oran veya kural yoktur. Nafaka; tarafların gelirlerine, giderlerine, çocuğun ihtiyaçlarına ve yoksulluk durumuna göre hakimin tamamen serbest takdiriyle TL cinsinden maktu olarak belirlenir.

Eğer anlaşmalı boşanma protokolünde yoksulluk nafakasından açıkça feragat etmişseniz, daha sonra maddi durumunuz bozulsa dahi yeniden yoksulluk nafakası isteyemez ve artırım davası açamazsınız. Ancak iştirak nafakası (çocuk için) kamu düzeninden olduğundan, iştirak nafakasından feragat edilmiş olsa bile sonradan çocuk için iştirak nafakası talep edilebilir.

Evet. Aile hukuku davalarında kural olarak boşanma, velayet, soybağı gibi kişiselliğe sıkı sıkıya bağlı kararlar kesinleşmeden icraya konulamaz. Ancak nafaka kararları (ve artırım kararları) eda hükmü içerdiğinden istisnadır ve yerel mahkeme kararı (gerekçeli karar) yazılır yazılmaz, kesinleşmesi beklenmeden icraya konularak tahsil edilebilir.

Nafaka artırım davası açarken mahkeme harçlarını ve gider avansını ödeyecek maddi gücünüz bulunmuyorsa, muhtarlıktan alınacak fakirlik belgesi, e-devletten alınan SGK ve tapu dökümleri ile mahkemeden 'Adli Müzaharet' (Adli Yardım) talebinde bulunabilirsiniz. Kabul edilirse yargılama harçlarından muaf tutulursunuz.

Evet açılabilir. Nafaka yükümlüsü yurtdışında yaşıyorsa, yetkili mahkeme yine Türkiye'de sizin yerleşim yeri mahkemenizdir. Ancak tebligatların yurtdışına yapılması (istinabe) gerekeceğinden, Adalet Bakanlığı aracılığıyla yapılan tebligat işlemleri davanın süresini oldukça (1-2 yıl kadar) uzatabilmektedir.

Eğer davanızı bir avukat (vekil) aracılığıyla takip ediyorsanız, duruşmalara bizzat katılmanız zorunlu değildir; avukatınız sizi temsil eder. Ancak davanızı avukatsız olarak kendiniz açmışsanız, duruşmalara katılmak zorundasınız. Aksi halde dosyanız işlemden kaldırılır ve hak kaybına uğrarsınız.

Evet, Türk Medeni Kanunu'na göre iştirak nafakası çocuk 18 yaşını doldurduğunda (ergin olduğunda) yasal olarak kendiliğinden sona erer. Eğer çocuğun eğitimi devam ediyorsa, çocuğun bizzat kendisi nafaka yükümlüsü olan ebeveyne karşı 'Yardım Nafakası' davası açmalıdır.

Evet. Nafaka artırım davasında mahkeme, tarafların mali durumlarını ve enflasyon oranlarını hesaplaması için dosyayı mali müşavir bir bilirkişiye gönderebilir. Gelen bilirkişi raporunun hatalı, eksik veya sizin aleyhinize yanlış hesaplamalar içerdiğini düşünüyorsanız, tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde rapora detaylı bir şekilde itiraz edebilirsiniz.

Boşanmada Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Nasıl Uygulanır? Kapsamlı Hesaplama ve Dava Rehberi

Mal Paylaşımı15 soru

Edinilmiş mallara katılma rejimi, yeni Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 1 Ocak 2002 tarihinde yasalaşmıştır. Bu tarihten sonra evlenenler doğrudan bu rejime tabi olurken, öncesinde evlenenler için 1 Ocak 2002 sonrası edinimlerde bu kural geçerli sayılır.

Evlenmeden önce alınan ev, eşin kişisel malı kabul edilir ve boşanma durumunda diğer eş bu ev üzerinde hak iddia edemez, ev yarı yarıya paylaşılmaz. Ancak, bu evin kredisi evlilik içinde ödenmişse, ödenen kredi miktarı oranında diğer eşin değer artış/katılma alacağı hakkı doğar.

Hayır, miras yoluyla eşlerden birine intikal eden her türlü gayrimenkul, para veya araç 'kişisel mal' statüsündedir. Edinilmiş mallara katılma rejimine göre miras malları kesinlikle ortak sayılmaz ve boşanmada paylaşıma dahil edilmez.

Evet, kanuna göre aksi yönde bir mal rejimi sözleşmesi yapılmadığı sürece kişisel malların gelirleri edinilmiş mal sayılır. Bu nedenle miras kalan evin kendisi paylaşıma girmezken, evlilik süresince bu evden elde edilen ve birikmiş olan kira geliri yarı yarıya paylaşılır.

Maaş, kanunen edinilmiş maldır. Dolayısıyla evlilik süresi içinde maaş birikimiyle alınan araç, kimin üzerine kayıtlı olursa olsun boşanmada ortak mal kabul edilir. Aracın dava tarihindeki değeri hesaplanarak diğer eşe yarı bedeli nakit olarak ödenir.

Boşanma davası açıldığı tarihe kadar ödenen kredi taksitleri edinilmiş mal sayılarak eşler arasında yarı yarıya paylaşılır. Dava tarihinden sonra ödenecek kalan kredi borçları ise evi üzerine alan eşin kişisel borcu sayılır ve evin toplam rayiç değerinden düşülerek hesaplama yapılır.

Eğer eşiniz mal kaçırma kastıyla sizden habersiz malları devretmişse, mal paylaşımı davasında bu devir işlemi hiç yapılmamış gibi kabul edilir. Taşınmazın güncel bedeli 'eklenecek değerler' kapsamında hesaplama havuzuna dahil edilir ve hakkınız olan tutar eşinizden tahsil edilir.

Hayır, boşanma davasının açıldığı gün itibarıyla mal rejimi sona erer. Bu tarihten sonra eşlerin kendi maaşlarıyla veya emekleriyle aldıkları her türlü mal, kendi kişisel malı sayılır ve paylaşım hesaplamasına dahil edilmez.

Kıdem tazminatının, evlilik süresine denk gelen kısmı 'çalışma karşılığı elde edilen gelir' niteliğinde olduğundan edinilmiş maldır ve yarı yarıya paylaşılır. Evlilik öncesi veya boşanma davası sonrası çalışılan döneme ait tazminat kısmı ise kişisel maldır.

Banka hesabındaki paranın kaynağına bakılır. Para maaş birikimi, kira geliri veya faiz ise yarı yarıya paylaşılır. Eğer hesapta miras kalan veya evlilik öncesinden kalma bir miktar olduğu kanıtlanırsa, o kısım ayrılarak kişisel mal kabul edilir.

Düğünde takılan ziynet eşyaları, kural olarak kadının kişisel malı kabul edilir ve mal paylaşımı davasının değil, ayrı bir ziynet alacağı davasının konusudur. Edinilmiş mal havuzuna dahil edilmezler.

Eğer şirket evlilik süresince kurulmuşsa veya evlilik içinde sermaye artırımı yapılmışsa, eşinizin hissesinin güncel ticari değeri bilirkişi tarafından hesaplanır ve bu değerin yarısını katılma alacağı olarak talep edebilirsiniz. Şirket evlilik öncesi kurulmuşsa sadece kar paylarından hak iddia edilebilir.

Mal paylaşımı (tasfiye) davaları, boşanma davasının kesinleşmesinden sonra esasa girerek görülür. Bilirkişi incelemeleri, tapu ve banka kayıtlarının celbi gibi aşamalar nedeniyle ortalama 1.5 ila 3 yıl arasında sürebilmektedir.

Evet, kesinlikle vardır. Edinilmiş mallara katılma rejiminin temel amacı budur. Çalışmayan, ev hanımı olan eş de, çalışan eşin maaşıyla alınan tüm malların (ev, araba, bankadaki birikim) değerinin yarısı üzerinde kanuni hak sahibidir.

Aynı dilekçe ile açılabilir ancak mahkeme ikisini ayırır (tefrik eder). Genellikle mal kaçırma riski varsa boşanma ile birlikte açılıp tedbir istenir. Aksi halde, harç ödememek için boşanma kararı kesinleştikten sonra 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde ayrı bir dava olarak da açılabilir.

Aile İçi Şiddet Sebebiyle Boşanma ve Koruma Kararı (2026)

Boşanma Hukuku15 soru

Hayır, uzaklaştırma ve koruma kararı talepleri tamamen ücretsizdir. 6284 sayılı Kanun kapsamındaki başvurularda devlet herhangi bir harç veya masraf talep etmez.

Polis veya savcılık aracılığıyla yapılan başvurularda, acil durumlarda tedbir kararı derhal alınır. Aile Mahkemesine yapılan doğrudan başvurular ise genellikle 24 ila 48 saat içinde sonuçlandırılır.

Evet, 6284 sayılı Kanun cinsiyet ayrımı yapmaz. Şiddet gören veya şiddet tehdidi altında olan erkekler de aynı şekilde uzaklaştırma ve koruma kararı talep edebilirler.

Evet açabilirsiniz. Fiziksel şiddeti ispatlamak için darp raporu güçlü bir delildir, ancak olmaması halinde tanık beyanları, mesajlar ve polis tutanakları ile şiddet eylemi ispatlanabilir.

Derhal polisi veya jandarmayı (112) arayarak ya da KADES uygulaması üzerinden ihbarda bulunmalısınız. İhlal durumunda mahkeme eşinize 3 günden 15 güne kadar tazyik hapsi cezası verecektir.

Hakim kararında çocuklarla kişisel ilişki kurulmasını yasaklamamışsa veya güvenli bir şekilde (örneğin gözetmen eşliğinde) görüşülmesine karar vermişse görebilir. Ancak çocuklara yönelik de bir tehlike varsa mahkeme görüşmeyi tamamen yasaklayabilir.

Evet, kesinlikle tazminat sebebidir. Sürekli hakaret edilmesi, aşağılanma, ekonomik baskı kurulması gibi psikolojik şiddet türleri kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği için manevi tazminat gerektirir.

Hayır alınmaz. Kadınlar, 12 yaşına kadar olan erkek çocuklarını ve her yaştaki kız çocuklarını sığınma evine yanlarında götürebilirler. 12 yaşından büyük erkek çocukları için bakanlık alternatif barınma veya kreş/yurt çözümleri sunar.

Şiddet nedeniyle açılan boşanma davası çekişmeli bir davadır. İddialarınızı ve uğradığınız şiddeti delillerle (rapor, tanık vb.) ispatladığınız takdirde, eşiniz boşanmak istemese bile mahkeme boşanma kararı verir.

Hayır, akıllı telefonunuza uygulamayı indirip TC kimlik numaranızla kayıt olmanız yeterlidir. Uygulama üzerinden yardım çağırdığınızda ekipler bulunduğunuz konuma otomatik olarak gelir.

Evet. Eşinizin ailesinin size uyguladığı şiddete eşinizin sessiz kalması, engel olmaması veya onlara katılması evlilik birliğinin sarsılması nedenidir ve eşinizin kusuru sayılarak boşanma gerekçesi oluşturur.

Çekişmeli boşanma davaları ortalama 1 ile 1,5 yıl arasında sürer. Ancak şiddet vakalarında delillerin (darp raporu, ceza davası dosyası) kesin olması süreci bir miktar hızlandırabilir.

Hayır, şiddet gördüğünüz için evden ayrılmak haklı bir nedene dayanır. Can güvenliğiniz olmadığı için evi terk etmeniz hukuken aleyhinize bir durum yaratmaz veya sizi 'kusurlu' yapmaz.

Maaşınıza el konulması, size hiç para verilmemesi, zorla kredi çektirilmesi ekonomik şiddettir. Yargıtay kararlarına göre eşi maddi olarak kontrol altında tutmak boşanma ve tazminat sebebidir.

Mağdurun şikayetinden vazgeçmesi veya eşiyle barışması durumunda Aile Mahkemesine dilekçe verilerek uzaklaştırma kararı kaldırılabilir. Ancak eylem kamu davasına dönüştüyse ceza yargılaması devam edebilir.

Boşanma Davasında Ses Kaydı Delil Olur Mu? 2026 İspat Rehberi

Boşanma Hukuku15 soru

Kural olarak eşinizden habersiz aldığınız, önceden planlanmış ses kayıtları mahkemede dinletilemez ve delil sayılmaz. Ancak o an size yönelik ani bir saldırı veya hakaret varsa ve bunu kanıtlamanın başka yolu yoksa, istisnai olarak bu kayıt mahkemeye sunulabilir. Hakimin dinleyip dinlemeyeceği bu istisna şartlarının oluşup oluşmadığına bağlıdır.

Araç içi kameraları (dashcam) genellikle trafiği ve kazaları kaydetmek amacıyla açıkça ve görünür şekilde kurulur. Araç içindeki bir tartışma tesadüfen bu kameraya yansımışsa, kurgu amacı taşımadığı için hukuka uygun delil olarak değerlendirilme ihtimali yüksektir. Ancak kameranın sırf eşi gizlice dinlemek için torpidoya saklanması hukuka aykırıdır.

Tarafların birbirlerine WhatsApp üzerinden kendi rızalarıyla gönderdikleri sesli mesajlar, yazışmalar hukuka uygun delildir. Çünkü burada gizli bir dinleme yoktur, mesaj bilerek karşı tarafa yollanmıştır. Bu mesajların ekran kaydı veya dökümü mahkemeye sunulabilir.

Kesinlikle yasal değildir. Çocuğun çantasına, oyuncaklarına veya kıyafetine diğer eşin neler konuştuğunu dinlemek amacıyla böcek/ses kayıt cihazı yerleştirmek ağır bir suçtur. Bu kayıtlar hem boşanma davasında reddedilir hem de velayet değerlendirmesinde aleyhinize ciddi bir kusur olarak kabul edilir.

Evet, eşinizin telefonunun şifresini izinsiz kırarak veya gizlice açarak içindeki mesajları okumak, yedeklemek veya kendine göndermek bilişim sistemine girme ve haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarını oluşturur. Bu şekilde elde edilen deliller HMK kapsamında geçersizdir.

Eğer bebek kamerası her iki eşin de bilgisi ve rızası dahilinde, açıkça görünen bir yere çocuk bakıcısını izlemek amacıyla kurulmuşsa yasaldır. Bu kameraya eşin eve yabancı birini alması gibi bir eylem tesadüfen takılırsa, bu durum mahkemede aldatma delili olarak kullanılabilir.

Akıllı telefonlara kurulan ve yapılan tüm çağrıları otomatik olarak kaydeden uygulamalar, karşı tarafın açık rızası olmadan kullanıldığında haberleşmenin gizliliğini ihlal eder. Boşanma davalarında bu tür otomatik kayıt uygulamalarıyla elde edilen konuşmalar genellikle hukuka aykırı kabul edilir.

Evet, eşinizin veya üçüncü kişilerin Instagram, Facebook gibi platformlarda 'herkese açık' (public) profillerinde yaptığı paylaşımlar, fotoğraflar veya yorumlar hukuka uygun delildir. Kişi bunu zaten kamuya açtığı için özel hayatın gizliliği ihlali oluşmaz.

Planlı ve kurgulu bir şekilde eşinin veya başkasının özel hayatını, haberleşmesini gizlice kaydeden kişi hakkında TCK 132, 133 ve 134. maddeler kapsamında şikayet üzerine ceza davası açılır. Suçun işleniş şekline göre hapis cezası veya adli para cezası yaptırımı uygulanabilir.

Türk hukukunda özel dedektiflik yasal bir statüye sahip değildir. Dedektifin kişinin özel hayatına müdahale ederek, onu gizlice takip edip fotoğraflaması hukuka aykırıdır. Ancak dedektifin kamuya açık alanlarda (sokak, kafe vb.) sadece gözlem yaparak elde ettiği bazı sınırlı veriler tartışmalı olmakla birlikte mahkemeye sunulabilmektedir, yine de büyük risk taşır.

Gizli ses kaydı almak gibi fiiller genellikle takibi şikayete bağlı suçlardır. Mağdur eşin, eylemi ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunması gerekir. Aksi takdirde şikayet hakkı düşer.

Aile mahkemesi hakimi doğrudan ceza verme yetkisine sahip değildir. Hakim sadece delilin hukuka aykırı olduğuna kanaat getirirse bunu dosyadan çıkarır ve hükme esas almaz. Cezalandırma işlemi için mağdur tarafın savcılığa suç duyurusunda bulunması ve Asliye Ceza Mahkemesinde dava açılması gerekir.

Dosyaya sunulan bir ses kaydının montaj, kesme-biçme veya yapay zeka ürünü (deepfake) olduğu iddia edilirse, aile mahkemesi bu kaydı Adli Tıp Kurumu Ses ve Görüntü İnceleme İhtisas Dairesi'ne veya uzman bilirkişiye göndererek teknik analiz yapılmasını ister.

HMK kapsamında, hukuka aykırı deliller resen (hakim tarafından kendiliğinden) de dikkate alınmamalıdır. Ancak uygulamada, karşı tarafın açıkça itiraz etmediği ve içeriğini kabul ettiği bazı yasadışı delillerin, ikrar (kabul) niteliğinde sayılarak davanın seyrini etkileyebildiği durumlar nadiren de olsa görülebilmektedir. Bu yüzden derhal itiraz şarttır.

Evet. Eski eşinizin evliliğiniz sırasında veya sonrasında evinize, arabanıza dinleme cihazı yerleştirmesi haksız bir fiildir ve özel hayatın gizliliğine ağır bir saldırıdır. Bu durumu tespit ettirdikten sonra Asliye Hukuk Mahkemelerinde manevi tazminat davası açarak yüklü miktarda tazminat kazanma hakkınız bulunmaktadır.

İştirak Nafakası Nedir ve Nasıl Hesaplanır? 2026 Dava Rehberi

Nafaka Hukuku15 soru

İştirak nafakası yasal olarak çocuk 18 yaşını doldurana kadar, yani ergin olana kadar ödenir. Çocuğun 18 yaşından önce evlenmesi veya mahkeme kararıyla ergin kılınması durumunda da nafaka kesilir. Çocuk 18 yaşını doldurduktan sonra eğitimi devam ediyorsa, iştirak nafakası biter ancak çocuk kendi adına 'yardım nafakası' davası açabilir.

Mahkemeler genellikle TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) veya ÜFE (Üretici Fiyat Endeksi) 12 aylık ortalama oranını baz alarak artış yapar. Ancak bu oran bağlayıcı değildir; çocuğun ihtiyaçlarında olağanüstü bir artış varsa (örneğin özel okul veya hastalık) hakim enflasyon oranının çok üzerinde bir artışa da karar verebilir.

Evet, öder. Yargıtay kararlarına göre anne veya babanın işsiz olması onu nafaka yükümlülüğünden kurtarmaz. İşsizlik geçici bir durum kabul edilir ve mahkeme, çocuğun en temel ihtiyaçlarını karşılayacak sembolik de olsa asgari bir tutara hükmeder.

Ortak velayet durumunda kural olarak her iki ebeveyn de çocuğun bakımını ortak üstlendiği için nafaka ödenmeyebilir. Ancak taraflar arasında ciddi gelir uçurumu varsa ve çocuk ağırlıklı olarak bir ebeveynde kalıyorsa, hakim çocuğun üstün yararı için maddi durumu iyi olan eşin iştirak nafakası ödemesine hükmedebilir.

Türk hukukunda maaşın belirli bir yüzdesi şeklinde (örneğin %20'si, %30'u) sabit bir nafaka kesintisi uygulaması yoktur. Hakim, tarafın toplam gelirine ve çocuğun özel ihtiyaçlarına göre oransal değil, hakkaniyete uygun maktu (belirli bir TL) bir miktar belirler.

18 yaşından küçük bir çocuk yarı zamanlı veya çıraklık gibi işlerde çalışarak asgari düzeyde gelir elde ediyorsa bu durum nafakanın tamamen kaldırılmasını gerektirmeyebilir. Ancak çocuğun elde ettiği gelir temel ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılıyorsa, nafaka yükümlüsü indirim veya kaldırma davası açarak hakimin değerlendirmesini talep edebilir.

Anlaşmalı boşanmada nafakadan feragat edilmiş olsa bile, velayet sahibi daha sonra iştirak nafakası bağlanması için dava açabilir. Ancak bu talep, davanın açıldığı tarihten sonrası için geçerlidir; geriye dönük yıllar için toplu iştirak nafakası talep edilemez.

Nafaka borcunun ödenmemesi durumunda, alacaklının İcra Ceza Mahkemesine şikayeti üzerine borçluya 3 aya kadar tazyik hapsi cezası verilir. Bu ceza para cezasına çevrilemez, sadece borcun ödenmesiyle hapis cezası düşer.

Çocuk 18 yaşını doldurduğunda iştirak nafakası yasa gereği kendiliğinden biter. Nafaka borçlusunun yeni bir dava açmasına gerek yoktur; nüfus kayıt örneği ile dosyayı yürüten icra dairesine başvurarak kesintilerin ve takibin durdurulmasını talep etmesi yeterlidir.

Hayır, nafaka ödeyen eşin yeniden evlenmesi veya yeni çocuklarının olması mevcut iştirak nafakası yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Sadece ekonomik dengeler çok ciddi şekilde değiştiyse nafaka indirim davasına konu edilebilir.

İştirak nafakası doğrudan çocuğun barınma, beslenme ve eğitim hakkına yönelik olduğu için nafaka alacağı üzerine üçüncü kişiler tarafından haciz konulamaz. Kanunen korunmuş imtiyazlı alacaklardandır.

Evet, ödeyebilir. Türk Medeni Kanunu'nda cinsiyet ayrımı yoktur. Velayet babaya verilmişse ve annenin bir geliri varsa, mahkeme annenin ekonomik gücü oranında babaya iştirak nafakası ödemesine hükmeder.

Mahkeme kararına bağlanmış iştirak nafakalarının icra takibine konulabilmesi için genel zamanaşımı süresi 10 yıldır. 10 yıldan daha eski olan nafaka alacakları zamanaşımına uğrar ve tahsil edilemez.

Taraflar kendi aralarındaki yoksulluk nafakasından feragat edebilirler. Ancak iştirak nafakası doğrudan çocuğun hakkı olduğundan, anlaşmalı boşanma protokolünde iştirak nafakası istenmediği belirtilse dahi velayet sahibi ileride bu hakkı kullanmak için dava açabilir.

Nafaka artırım davası açmak için kanunda belirlenmiş bir süre sınırı yoktur. Ancak uygulamada, enflasyonun etkisini göstermesi ve çocuğun ihtiyaçlarının değişmesi için önceki kararın üzerinden makul bir sürenin (genellikle 1-2 yıl) geçmesi beklenir.

Boşanmada Ziynet Eşyaları Kime Ait? 2026 İspat ve Dava Rehberi

Boşanma Hukuku15 soru

Takıları kimin aldığı veya borçlanarak satın aldığının hukuken bir önemi yoktur. Erkeğin ailesi tarafından alınmış olsa dahi, kadına takılan tüm ziynet eşyaları kadına bağışlanmış sayılır ve onun kişisel malı kabul edilir.

Güncel Yargıtay kararlarına göre ortak kutuya/sandığa atılan ve kime takıldığı tespit edilemeyen paralar, kural olarak eşlerin yarı yarıya ortak hakkı dahilinde değerlendirilebilir. Ancak gelinin üzerine iğnelenen paralar tamamen kadına aittir.

Video kayıtları bulunmuyorsa, düğün fotoğrafları incelenebilir. Hiçbir görsel delil yoksa, altınları bizzat gören, adedini ve türünü bilen görgü tanıklarının mahkemedeki yeminli beyanlarıyla da ispat yoluna gidilebilir.

Evet, vermek zorundadır. Erkeğin kendi iş borçları veya evlilik borçları için kadının altınlarını bozdurması, erkeği iade yükümlülüğünden kurtarmaz. Altınların kadına bağışlama amacıyla, geri istenmemek üzere verildiği ispatlanmadıkça iade şarttır.

Anlaşmalı boşanma protokolünde taraflar takıların kime kalacağını serbestçe belirleyebilir. Ancak protokolde takılarla ilgili karşılıklı ibra (aklaşma) maddesi yer almışsa, boşanma kesinleştikten sonra artık ziynet davası açılamaz.

Kasada duran altınlar kadına özgü ziynet eşyası niteliğindeyse (bilezik, gerdanlık vb.) tamamen kadına iade edilir. Ortak kasaya mahkeme kararıyla ihtiyati tedbir konulup bilirkişi incelemesi yapılarak aidiyet tespiti sağlanır.

Hayır. Erkek kullanımına özgü olarak tasarlanmış olan marka saatler, kol düğmeleri veya erkek yüzükleri erkeğin kişisel malı sayılır ve boşanmada kadına verilmez, erkekte kalır.

Eğer düğünde takılan bileziklerin sahte veya imitasyon olduğu bilirkişi incelemesiyle tespit edilirse, ortada gerçek bir ziynet alacağı bulunmadığı için mahkeme gerçek altın bedeli üzerinden hüküm kuramaz. Davacının talebi reddedilir.

Hayır, isteyemez. Düğünde takılan ziynet eşyaları hukuken bağış niteliğindedir. Bağışlamadan rücu (dönme) şartları oluşmadığı sürece, hediye eden kişiler (kayınvalide, kayınpeder) sonradan bunları geri talep edemez.

Evet, şarttır. Ziynet eşyası davası, alacak tutarı üzerinden hesaplanan nispi harca tabidir. Dava açılırken mahkeme veznesine talep edilen bedelin binde 68,31'i oranında hesaplanan harcın dörtte biri peşin olarak yatırılmalıdır.

Kadının takıları bozdurularak ev veya araç alındıysa, kadın öncelikle takılarının güncel bedelini veya eve kattığı değer oranındaki 'değer artış payı' alacağını talep etme hakkına sahiptir. Kalan tutar üzerinden edinilmiş mal paylaşımı yapılır.

Ziynet eşyası davası ile boşanma davası birbirinden bağımsız taleplerdir. Boşanma davası reddedilse bile, şartları oluşmuşsa ve altınların kadının elinden alındığı ispatlanmışsa, mahkeme ziynet alacağının kabulüne karar verebilir.

Mahkeme, kural olarak eşyaların aynen iadesine karar verir. Nakden ödeme yapılacaksa, bilirkişi raporunun hazırlandığı tarihe en yakın veya karar tarihindeki güncel altın kuru üzerinden hesaplama yapılarak hüküm kurulur.

Eğer evden çalınan takılarla ilgili erkeğin doğrudan bir kusuru veya hırsızlığa iştiraki yoksa, olağan hırsızlık vakalarında erkeğin altınları kadına iade etme gibi bir sorumluluğu bulunmaz. Durum polis tutanaklarıyla ispatlanmalıdır.

Kadın evi terk ederken takılarını yanında götürmüşse, zaten mülkiyet kendisinde olduğu için ayrıca bir iade davası açmasına gerek ve hukuki yarar yoktur. Erkek de bu takıları ondan geri isteyemez.

Tedbir Nafakası Nasıl Hesaplanır? 2026 Süresi ve Geçici Velayet

Boşanma Hukuku15 soru

Tedbir nafakası mahkemenin ara kararı verdiği tarihten itibaren değil, davanın açıldığı (dava dilekçesinin mahkemeye verildiği) tarihten itibaren geçerli olacak şekilde işlemeye başlar. Geriye dönük biriken miktar toplu olarak tahsil edilir.

Evet, erkek eş de tedbir nafakası alabilir. Kanunda cinsiyet ayrımı yoktur. Dava sürecinde yoksulluğa düşecek olan ve gelir düzeyi diğer eşten düşük olan koca, şartları oluştuğunda bu nafakayı talep edebilir.

Evet, alabilir. Yargıtay içtihatlarına göre tedbir nafakasında kusur araştırması yapılmaz. Amaç dava süresince yoksulluğun önlenmesidir. Kusur, nihai karardaki yoksulluk nafakası değerlendirmesinde dikkate alınır.

Tedbir nafakası ödenmediğinde icra takibi başlatılabilir ve bir aylık cari nafaka borcunun ödenmemesi durumunda, şartları oluşmuşsa İcra Ceza Mahkemesi kararıyla 3 aya kadar tazyik hapsi cezası verilebilir.

Evet, değiştirilebilir. Çocuğun menfaati tehlikeye düşerse, geçici velayet sahibi ebeveyn çocuğa bakamaz veya zarar verirse, mahkeme dava bitmeden önce ara kararla geçici velayeti diğer eşe verebilir.

Çalışan kadının maaşı kendi geçimine zar zor yetiyor ve kocasının geliri ondan çok daha yüksekse (arada ciddi ekonomik dengesizlik varsa) hakkaniyet gereği kadın lehine cüzi de olsa bir tedbir nafakası bağlanabilir.

Kanunda belirlenmiş sabit bir yüzde veya formül yoktur. Hakim tarafların sosyal ve ekonomik durum raporlarına (SED) bakarak, ihtiyaçlar ve ödeme gücü dengesinde tamamen kendi takdir yetkisiyle bir miktar belirler.

Tedbir nafakası sadece dava tarihinden itibaren istenir. Dava açılmadan önceki aylar veya yıllar için geriye dönük olarak nafaka talep edilmesi hukuken mümkün değildir.

Anlaşmalı boşanma davaları genellikle tek celsede çok kısa sürede bittiği için ayrıca bir ara kararla tedbir nafakasına hükmedilmesine uygulamada gerek kalmaz. Doğrudan protokolden gelen nihai nafakalar geçerli olur.

Geçici tedbir niteliğindeki ara kararlara itiraz için kesin bir gün sınırı olmamakla birlikte, karar öğrenildikten sonra en kısa sürede (genellikle ilk duruşmaya kadar veya tebliğden 1-2 hafta içinde) gerekçeli bir dilekçe ile itiraz edilmesi usulden yararlıdır.

Dava dilekçesinde talep edilmesi halinde mahkeme, özellikle çocukların alıştığı düzenin bozulmaması için konutu genellikle çocukların geçici velayetini verdiği eşe tahsis eder ve diğer eşin evden ayrılmasına karar verir.

Boşanma davası zaten açılmışsa, aynı dosya içinde bir dilekçe ile tedbir nafakası talep edilebilir, ayrı bir harç veya dava açmaya gerek yoktur. Ancak boşanma davası açılmadan, sadece 'bağımsız tedbir nafakası' davası açmak da mümkündür.

Mahkemenin verdiği ara karar evrakı alınarak İcra Dairesine başvurulur ve 'ilamsız icra takibi' yoluyla borçluya ödeme emri gönderilir. Kesinleşmiş ilam (karar) şartı aranmaz.

Dava süresince çocuk 18 yaşını doldurursa tedbir nafakası kesilir. Eğer 18 yaşından küçükse, dava kesinleştiğinde tedbir nafakası ismi 'iştirak nafakası' olarak değişir ve çocuk reşit olana kadar devam eder.

Boşanma talebi olmadan açılan bağımsız nafaka davaları, ekonomik durum araştırması ve delillerin toplanmasına bağlı olarak ortalama 4-8 ay gibi bir sürede yerel mahkeme aşamasını tamamlayabilmektedir.

Yabancı Uyruklu Eşle Boşanma Davası Nasıl Açılır? Şartları ve Süreci

Boşanma Hukuku15 soru

Evet, bulunduğunuz ülkenin uluslararası yetki kuralları izin veriyorsa boşanma davasını yurtdışında açabilirsiniz. Ancak yurtdışında alınan bu kararın Türk nüfus kayıtlarına işlenmesi için Türkiye'de ayrıca tanıma işlemi veya tanıma ve tenfiz davası yapılması zorunludur.

Eşiniz yurtdışına dönmüşse ve adresi biliniyorsa, Türkiye'de dava açıp mahkeme aracılığıyla yurtdışı adrese Adalet Bakanlığı kanalıyla tebligat yapabilirsiniz. Bu süreç uluslararası sözleşmelere göre yürütülür.

Evet boşanabilirsiniz. Emniyet ve konsolosluk araştırmaları neticesinde adresi hiçbir şekilde tespit edilemeyen eşe karşı, gazete ilanı ile (ilanen tebligat) süreç yürütülerek dava sonuçlandırılabilir.

Hayır, hukuki bir engel değildir. Ancak duruşma esnasında, hâkimin eşin iradesini tam anlayabilmesi için adli sicile kayıtlı yeminli bir tercümanın duruşmada hazır bulunması yasal zorunluluktur.

Türk Vatandaşlığı Kanunu'na göre evlilik en az 3 yıl sürmüşse boşanma sonrası vatandaşlık iptal edilmez. Ancak evliliğin sırf vatandaşlık almak için sahte (muvazaalı) yapıldığı ispatlanırsa vatandaşlık iptal edilebilir.

Hayır, Türk mahkemelerinin yargılama dili Türkçedir. Yabancı dildeki tüm delillerin, evlilik cüzdanlarının veya resmi tutanakların mutlaka noter onaylı yeminli Türkçe tercümesiyle sunulması gerekir.

Evet, yabancı uyruklu eşten nafaka talep edilebilir. Türk mahkemesi eşin yurtdışındaki sosyo-ekonomik durumunu araştırarak uygun bir nafaka bedeline, duruma göre döviz cinsinden de hükmedebilir.

Baştan bir boşanma davası açmanıza gerek yoktur. Sadece yabancı mahkemenin kararının Türkiye'de geçerli olması için tanıma ve tenfiz davası açılması veya nüfus müdürlüğünden idari tanıma yapılması gerekir.

Apostil, bir ülkede düzenlenen resmi belgenin diğer bir ülkede hukuken geçerli olmasını sağlayan uluslararası onay sistemidir. Yurtdışı boşanma kararlarının Türkiye'de tanınması için kararda mutlaka apostil şerhi bulunmalıdır.

Dava açılırken mahkemeden çocuğun yurtdışına çıkışının yasaklanması için ihtiyati tedbir talep edilebilir. Eğer çocuk kaçırılmışsa, Lahey Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Sözleşme kapsamında iade süreci başlatılabilir.

İlgili ülkeye ve adli makamların hızına bağlı olarak yurtdışı tebligatların yapılması ve evrakın mahkemeye dönmesi ortalama 4 ile 8 ay arasında bir zaman almaktadır.

Evet, eşler Türkiye'de ikamet ediyorlarsa veya kanuni yetki kuralları sağlanıyorsa Türk mahkemelerinde dava açabilirler. Bu durumda genellikle kendi ortak milli hukukları uygulanır.

Hayır, doğrudan davanın esasına etki etmez. Ancak eş duruşmalara katılamayacağı için kendisini Türkiye'de bir vekil (avukat) aracılığıyla temsil ettirmesi sürecin sağlıklı yürümesi için gereklidir.

İdari yoldan Nüfus Müdürlüğünde tanıma işlemi yapılabilmesi için her iki tarafın veya yetkili vekillerinin birlikte başvuru yapması şarttır. Tek taraflı başvuru ile idari tanıma yapılamaz, dava açmak gerekir.

Eşin yurtdışındaki malvarlıkları için de mal paylaşımı talebinde bulunulabilir. Ancak Türk mahkemesinin verdiği mal paylaşımı kararının fiilen icra edilebilmesi için, ilgili ülkenin mahkemelerinde tenfiz ettirilmesi gerekecektir.

Boşanma Sonrası Soyadı Kullanımı Nasıl Olur? 2026 Dava Rehberi

Boşanma Hukuku15 soru

Evet, mahkemenin verdiği boşanma kararının kesinleşmesi ve nüfusa bildirilmesiyle birlikte soyadınız otomatik olarak bekarlık (doğum) soyadınıza döner. Bunun için ayrıca bir başvuru yapmanıza gerek yoktur.

Hayır, sadece eski eşin sözlü veya yazılı izni yeterli değildir. Mutlaka Aile Mahkemesinde dava açmanız ve mahkemeden bu yönde resmi bir karar almanız zorunludur.

Evet, anlaşmalı boşanma protokolüne bu yönde bir madde eklenebilir. Hakim bu maddeyi onaylarsa, kadın ayrı bir dava açmaya gerek kalmadan evlilik soyadını kullanmaya devam edebilir.

Bu dava, boşanma davası ile birlikte talep edilebileceği gibi, boşanma kararı kesinleştikten sonra herhangi bir zaman sınırı olmaksızın (zamanaşımına tabi olmadan) açılabilir.

Evet, Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda velayet sahibi anne, Aile Mahkemesine başvurarak haklı sebeplerle (çocuğun üstün yararı) çocuğun soyadının kendi bekarlık soyadı ile değiştirilmesini talep edebilir.

Hayır, babanın rızası mutlak şart değildir. Eğer anne, çocuğun soyadının değiştirilmesinde 'çocuğun üstün yararı' olduğunu ispatlarsa, baba itiraz etse dahi mahkeme soyadı değişikliğine karar verebilir.

Hayır, diplomalarınız kesinlikle geçerliliğini korur. Gerekli durumlarda, eski ve yeni soyadınızı gösteren vukuatlı nüfus kayıt örneğini diplomanızla birlikte ibraz etmeniz yeterlidir.

Hayır, boşanma davası kesinleşmeden soyadınız değişmez. Mahkeme süreci devam ettiği müddetçe hukuken evli sayılırsınız ve evlilik soyadınızı taşımak zorundasınız.

Hayır, kesinlikle silinmez. Çocuğun sadece soyadı annenin soyadı ile değişir. Çocuğun babası ile olan soybağı (nesep ilişkisi) ve nüfustaki 'baba adı' hanesi aynen kalır.

Hayır, doğrudan veremezsiniz. Yeni eşinizin, çocuğu yasal olarak evlat edinmesi (evlatlık edinme prosedürü) tamamlanırsa çocuğun soyadı yeni eşinizin soyadı olarak değişebilir.

Evet. Eğer kadın eski eşinin soyadını kullanırken eşine zarar verecek eylemlerde bulunursa (örneğin eski eşin ticari itibarına zarar vermek), erkek dava açarak bu iznin kaldırılmasını isteyebilir.

Evet, soyadı değişikliği nedeniyle yenilenecek kimlik, ehliyet ve pasaport işlemleri için devletin belirlediği güncel harç ve değerli kağıt bedellerinin ödenmesi gerekmektedir.

Kadın daha önce dul kalmış ve ikinci evliliğini yapmışsa, ikinci evliliğin boşanmayla bitmesi halinde vefat eden kocasının soyadına değil, bekarlık (kızlık) soyadına döner.

Çocuğun soyadının anne soyadı ile değiştirilmesi davası, davacının (annenin) yerleşim yeri (ikametgah) Aile Mahkemesinde açılır.

Mahkemenin gerekçeli kararı kesinleşip UYAP üzerinden Nüfus Müdürlüğüne gönderildiğinde, Nüfus Müdürlüğü bu kararı sisteme işler ve soyadınız e-devlet üzerinde yeni haliyle görünür.

Boşanma Davasında Eşin Borçlarından Kim Sorumludur? 2026 Kapsamlı Rehberi

Boşanma Hukuku15 soru

Hayır, eşinizin kredi kartı borcu tamamen kendi şahsi sorumluluğundadır. Kanunlara göre bir eşin şahsi borcundan dolayı diğer eşin maaşına, banka hesaplarına veya şahsi mallarına haciz konulamaz.

Evlilik öncesi çekilen krediler kişisel borç kabul edilir. Bu borçlar edinilmiş mal rejimine tabi tutulmaz ve diğer eşten bu borcun ödenmesine yönelik herhangi bir talepte bulunulamaz.

Boşanma davasının açıldığı tarih (tevzi tarihi), mal rejiminin sona erdiği tarihtir. Dava açıldıktan sonra eşlerden birinin çektiği krediler veya yaptığı borçlar tamamen kendi şahsi borcudur ve mal paylaşımı hesabına dahil edilmez.

Eşinizin şirketinin iflas etmesi veya vergi/SGK borcu olması sizi yasal olarak bağlamaz. Eğer o şirkette resmi bir ortaklığınız veya yönetim kurulu üyeliğiniz yoksa, şahsi malvarlığınıza dokunulamaz.

Evin kredi ödemesi bitmediyse, dava tarihi itibarıyla kalan borç miktarı bilirkişi tarafından hesaplanır. Evin güncel değerinden bu kalan borç düşülür (pasif olarak) ve ortaya çıkan net artık değer eşler arasında yarı yarıya paylaştırılır.

Boşanma işlemi kefaleti otomatik olarak düşürmez. Bankaya karşı attığınız kefalet imzası geçerliliğini korur. Eşiniz borcu ödemezse banka sizden tahsilat yapabilir; ödediğiniz tutarı eşinize rücu davası ile geri isteyebilirsiniz.

Hayır, borçlar doğrudan yarı yarıya bölünmez. Borcun niteliğine bakılır. Sözleşmede kimin imzası varsa borcu o öder. Borç evlilik içinde bir mal edinmek için yapılmışsa, sadece o malın değerinin hesaplanmasında mahsup (denkleştirme) aracı olarak kullanılır.

Eşin kumar, bahis veya lüks hobileri için yaptığı borçlar tamamen 'kişisel borç' statüsündedir. Bu borçlar aile ekonomisini zora soktuğu için boşanmada kusur sebebi sayılır ve mal paylaşımında evliliğin pasif borcu olarak kabul edilmez.

Anlaşmalı boşanmada hazırlanan protokole borçların durumu açıkça yazılmalıdır. Krediyi kimin ödeyeceği, kredi kartı borçlarının kime ait olacağı madde madde belirtilmeli ve ileride hak iddia edilmeyeceği yönünde feragat eklenmelidir.

Akrabalara veya arkadaşlara elden verilen/alınan borçlar, banka dekontu veya resmi bir evrakla ispatlanamıyorsa mahkemelerce genellikle mal kaçırma amaçlı muvazaalı (danışıklı) işlem olarak değerlendirilir ve hesaplamaya katılmaz.

Evlilik birliği içinde çekilen ihtiyaç kredisinin nakit hali (mevduat) dava açıldığı tarihte bankada veya evde duruyorsa, bu para 'edinilmiş mal' havuzunda sayılır ve kural olarak eşler arasında yarı yarıya paylaşıma tabi olur.

Araç kimin üzerine kayıtlıysa ve krediyi kim çektiyse yasal borçlu odur. Ancak aracın mülkiyeti mal paylaşımı davasına konudur. Aracı almak istiyorsanız, eşinizin ödediği kısımlar üzerinden ona bir katılma alacağı ödemeniz gerekebilir.

Eşinizin şahsi vergi borcundan dolayı aile konutunun tamamı satılamaz. Sadece eşinizin hissesine haciz konulabilir. Ayrıca, tapuda 'Aile Konutu Şerhi' varsa bu durum satışı engellemek adına size hukuki koruma sağlar.

Eşinizin sizden habersiz imzaladığı senetler, sizin katılma alacağınızı tehlikeye düşürme (mal kaçırma) amacı taşıyorsa, mal rejiminin tasfiyesi davasında bu senetlerin muvazaalı olduğunu iddia ederek hesaplamadan dışlanmasını talep edebilirsiniz.

Mal rejiminin tasfiyesi davası, boşanma davası ile birlikte açılabileceği gibi, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra da açılabilir. Ancak borçların ve malların hesaplanabilmesi için mahkeme boşanmanın kesinleşmesini bekletici mesele yapar.

Kişisel İlişki Kurma Hakkı Nedir? Çocuk Görme Düzeni Rehberi

Aile Hukuku15 soru

Babanın çocuğu görme sıklığı mahkeme tarafından çocuğun yaşına göre belirlenir. Genellikle 7 yaş üzeri çocuklar için her ayın 1. ve 3. hafta sonu Cuma akşamından Pazar akşamına kadar görüş günü tayin edilir.

Anne veya baba çocuğu mahkeme kararına rağmen göstermiyorsa, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü'ne başvurulması gerekir. Bu kurum üzerinden ücretsiz çocuk teslim işlemi başlatılır.

Hayır, 2026 yılı güncel uygulamasına göre çocuk teslim merkezlerinde yapılan işlemler ve uzman destekleri tamamen devlet tarafından karşılanır. Taraflar herhangi bir harç veya masraf ödemez.

Kesinlikle hayır. Nafaka borcu hukuki bir alacak davası konusudur, kişisel ilişki ise çocuğun psikolojik hakkıdır. Nafaka ödenmemesi, ebeveynin çocuğunu görme hakkını engellemez.

Mahkemenin teslim emrine uymayıp çocuğu göstermeyen taraf, şikayet üzerine Aile Mahkemesi tarafından üç aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılabilir.

Genel kural olarak 0-3 yaş arası anne bakımına ve şefkatine (özellikle anne sütüne) muhtaç bebeklerde yatılı kişisel ilişki tesisi verilmez. Görüşmeler hafta sonları birkaç saatlik gündüz buluşmaları şeklinde ayarlanır.

Evet, velayet sahibi ebeveyn yurt içinde anayasal yerleşme hürriyeti gereği başka şehre taşınabilir. Bu durumda diğer taraf, kişisel ilişkinin yeniden (uzaklık gözetilerek) düzenlenmesi için dava açmalıdır.

Bu dava basit yargılama usulüne tabi olup ortalama 3 ile 6 ay arasında sonuçlanmaktadır. Ancak sürecin hızı mahkemenin yoğunluğuna ve pedagog raporunun hazırlanma süresine göre değişebilir.

Hayır, çocuk 18 yaşını doldurduğunda reşit kabul edilir ve velayet hakkı kendiliğinden sona erer. Bu yaş sonrasında çocuk, görüşüp görüşmeyeceğine tamamen kendi özgür iradesiyle karar verir.

Evet, Türk Medeni Kanunu madde 325 kapsamında şartları oluştuğunda büyükanne, büyükbaba ve kardeşler gibi akrabalar da mahkemeden kişisel ilişki tesisi isteyebilirler.

Okul çağındaki çocuklar için mahkemeler genellikle yaz tatilinde Temmuz veya Ağustos aylarından birinde 15 gün ile 30 gün arasında kesintisiz olarak yatılı görüş imkanı tanımaktadır.

Ebeveynin cezaevinde olması kişisel ilişki hakkını tamamen ortadan kaldırmaz. Çocuğun menfaatine uygunsa, Adalet Bakanlığı genelgeleri doğrultusunda cezaevi idaresinin belirlediği gün ve alanlarda görüşme sağlanabilir.

İdrak çağındaki (8 yaş ve üzeri) çocuğun bizzat görüşmek istememesi durumu, uzman pedagoglar tarafından dinlenip rapora bağlanır. Eğer çocuğun görüşmeme isteği geçerli ve psikolojik temellere dayanıyorsa mahkeme kişisel ilişkiyi kaldırabilir veya uzman eşliğinde yapılmasını emredebilir.

Yeni uygulamada kural olarak çocuk teslimi uzmanlar eşliğinde polis olmadan yapılır. Ancak karşı taraf zorluk çıkarır, hakaret veya saldırıda bulunursa kolluk kuvvetlerinden (polis) destek istenir.

Evet, boşanma davası devam ederken mahkeme hakimi 'Geçici Velayet' ve buna bağlı olarak diğer ebeveyn için 'Ara Karar' ile geçici kişisel ilişki günleri belirler.

Yoksulluk Nafakası Şartları Nelerdir? Süresi ve İptal Davası

Boşanma Hukuku15 soru

Evet, alabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre asgari ücret seviyesindeki bir gelir, günümüz ekonomik koşullarında kişiyi yoksulluktan kurtarmaya her zaman yetmeyebilir. Hakimin yapacağı sosyal ve ekonomik durum araştırması belirleyicidir.

Türk Medeni Kanunu madde 175 uyarınca yoksulluk nafakası kural olarak süresiz bağlanır. Nafaka alanın evlenmesi, ölmesi veya yoksulluğunun kalkıp dava yoluyla iptal edilmesi halleri dışında ömür boyu devam eder.

Hayır, istenemez. Anlaşmalı boşanma protokolünde nafakadan feragat edilmişse veya nafaka talep edilmemişse, boşanma kararı kesinleştikten sonra yeniden yoksulluk nafakası davası açılamaz.

Nafakanın ödenmemesi icra takibine konu olur. İcra emrine rağmen ödeme yapılmazsa, nafaka alacaklısının şikayeti üzerine İcra Ceza Mahkemesi tarafından nafaka borçlusuna 3 aya kadar tazyik hapsi cezası verilebilir.

Evet, alabilir. Kanundaki şart 'daha ağır kusurlu olmamak' şeklindedir. Dolayısıyla boşanmada her iki tarafın kusuru eşitse, yoksulluğa düşecek olan taraf lehine nafakaya hükmedilebilir.

Evet, kanun cinsiyet ayrımı yapmaz. Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan ve daha ağır kusurlu olmayan erkek eş, maddi durumu iyi olan kadından yoksulluk nafakası talep edebilir.

Evet, ancak kendiliğinden kesilmez. Nafaka alan kişinin resmi nikahı olmaksızın bir başkasıyla 'evli gibi' yaşaması (fiili birliktelik) durumunda, nafaka ödeyen tarafın nafakanın kaldırılması davası açması ve durumu ispatlaması gerekir.

Eğer kalan miras kişinin yoksulluğunu ortadan kaldıracak, asgari geçimini sağlayacak değerde bir mal varlığı veya nakit ise, evet. Bu durumda nafaka yükümlüsü dava açarak nafakanın kaldırılmasını talep edebilir.

Hayır, alamaz. Zina (aldatma) ağır kusur teşkil eder. Ağır veya tam kusurlu olan eşin yoksulluk nafakası talebi mahkeme tarafından reddedilir.

Yoksulluk nafakası, boşanma davasında verilen kararın kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Dava süresince ödenen nafaka ise tedbir nafakasıdır.

Genellikle mahkemeler karara her yıl TÜİK ÜFE (Üretici Fiyat Endeksi) oranında artış yapılacağına dair hüküm eklerler. Eğer bu hüküm yoksa, enflasyon karşısında eriyen nafaka için artırım davası açılması gerekir.

Sigortasız (kayıt dışı) çalışma sık rastlanan bir hiledir. Bu durumda işyerinin tespiti, güvenlik kamerası kayıtları, mesai arkadaşlarının tanıklığı ve detaylı polis araştırması ile fiili çalışma ispatlanarak nafakanın kaldırılması davası açılabilir.

Sadece oturulan bir evin veya lüks olmayan bir aracın varlığı tek başına yoksulluğu ortadan kaldırmaz. Bu malların gelir getirici bir özelliğinin olup olmadığına (kira geliri gibi) bakılarak karar verilir.

Evet, ödenir. Boşandıktan sonra ailesinin evinde yaşamak veya onların desteğiyle geçinmek, kadının yasal olarak yoksulluğa düşmediği anlamına gelmez. Kendi bağımsız geliri yoksa nafakaya hükmedilir.

Evet, nafaka borçlusunun ekonomik durumu olağanüstü kötüleşirse (iflas, ağır hastalık, işsiz kalma) veya alacaklının durumu iyileşirse, mahkemeye başvurularak nafaka indirim davası açılabilir.

Boşanma Davasında Tanık Nasıl Gösterilir? İfade ve Usul Rehberi

Boşanma Hukuku15 soru

Kanunda tanık sayısı için kesin bir üst sınır bulunmamaktadır. Ancak mahkeme, davanın gereksiz yere uzamasını engellemek için aynı konuyu doğrulayan çok sayıda tanıktan sadece birkaçını dinleyip diğerlerinden vazgeçilmesine karar verebilir. Genellikle her iddia için 2-3 nitelikli tanık bildirmek yeterlidir.

Hayır, Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 240 gereği boşanma davasında ikinci bir tanık listesi verilmesi kesinlikle yasaktır. İlk listede isimleri bulunmayan kişiler sonradan dosyaya tanık olarak eklenemez ve dinletilemez.

Evet, müşterek çocuklar idrak yaşına (genellikle 8 yaş ve üzeri) geldiklerinde mahkemede tanık olarak dinlenebilirler. Çocukların psikolojisinin bozulmaması adına ifadeleri genellikle uzman pedagog eşliğinde özel odalarda alınır.

Evet, birinci derece aile bireyleri, anne, baba veya kardeşler geçerli tanıklardır. Akraba olmaları şahitliklerinin geçersiz olduğu anlamına gelmez, ancak beyanlarının diğer delillerle uyumlu ve inandırıcı olması hakimin takdiri açısından önemlidir.

Usulüne uygun tebligat alan bir tanık mazeretsiz olarak duruşmaya katılmazsa, hakim 'zorla getirme' kararı çıkartır. Tanık bir sonraki duruşmaya polis veya jandarma nezaretinde zorla getirilir ve kendisine disiplin para cezası kesilebilir.

Evet, mahkeme huzurunda yeminli olarak bilerek yalan söylemek Türk Ceza Kanunu'na göre 'Yalan Tanıklık' suçunu oluşturur. Yalan söylediği ispat edilen tanık hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılabilir.

Evet, 15 yaşını doldurmuş olan tüm tanıklar duruşma salonunda hakim karşısında ifade vermeden önce doğruyu söyleyeceklerine dair kanuni yemini etmek zorundadır. Yeminsiz dinlenen tanık beyanı hükme esas alınamaz.

Şehir dışındaki tanıkların davanın görüldüğü ile gelmesine gerek yoktur. Tanığın bulunduğu şehirdeki adliyede SEGBİS (kamera ve ses sistemi) aracılığıyla veya talimat mahkemesi yoluyla ifadesi alınabilir.

Yurtdışında yaşayan tanıklar için Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla ilgili ülkeye istinabe (adli yardımlaşma) yazısı yazılır. O ülkedeki yetkili makamlar veya konsolosluklar aracılığıyla tanığın ifadesi alınarak dosyaya gönderilir.

Tanık listesi genellikle ön inceleme duruşmasında veya tensip zaptında hakimin verdiği kesin süre (genellikle 2 hafta) içinde mahkemeye sunulmalıdır. Bu sürenin kaçırılması halinde tanık dinletme hakkı kaybedilir.

Evet, duruşmada tanığın hakime verdiği ifade bittikten sonra, avukatların çapraz sorgu hakkı vardır. Karşı tarafın avukatı, tanığın çelişkilerini ortaya çıkarmak için doğrudan ve yönlendirici sorular sorabilir.

Evet, mahkemeye gelen tanıklara yol ve zaman kayıplarını karşılamak amacıyla Adalet Bakanlığı tarifesine göre cüzi bir tanıklık ücreti ödenir. Bu ücret, tanığı bildiren tarafın dosyaya yatırdığı delil avansından karşılanır.

Hayır, Yargıtay kararlarına göre sadece taraflardan veya başkalarından duyulan olayların mahkemeye aktarılması (duyuma dayalı beyan) tek başına kusur ispatı için yeterli değildir. Hakimin karar verirken görgüye dayalı beyanları esas alması gerekir.

Tanık duruşmada zapta geçen ve imzaladığı ifadesini sonradan keyfi olarak değiştiremez. Ancak tehdit veya baskı altında ifade verdiğini kanıtlarsa savcılık soruşturması ile durum değerlendirilebilir.

Evet, davacı ve davalı taraflar (ve avukatları) tanıklar dinlenirken duruşma salonunda hazır bulunabilirler. Sadece henüz ifade vermemiş olan diğer tanıkların salona girmesi ve ifadeleri dinlemesi yasaktır.

Aşırı Cimrilik Boşanma Sebebi Midir? 5 İspat Yöntemi (2026)

Boşanma Hukuku15 soru

Evet, aşırı cimrilik Türk Medeni Kanunu m.166 kapsamında 'evlilik birliğinin temelinden sarsılması'na yol açan haklı bir boşanma sebebidir. Yargıtay bu durumu kusur saymaktadır.

Evet, eşinizin maddi gücü olmasına rağmen size kişisel ihtiyaçlarınız için hiçbir harçlık vermemesi ekonomik şiddet olarak kabul edilir ve boşanma davasında kusur sayılır.

Kesinlikle ekonomik şiddettir. Çalışan bir kişinin emeğiyle kazandığı maaş kartının rızası dışında diğer eş tarafından alıkonulması, mahkemelerce ağır bir kusur ve boşanma nedeni olarak görülmektedir.

Tutumlu olmak makul tasarruf önlemlerini içerir. Ancak kışın ısınmayı engellemek, zaruri gıdaları almamak veya sağlığa harcama yapmamak ailenin yaşam kalitesini insan onuruna aykırı şekilde düşürdüğü için cimrilik sayılır.

Evet, mahkeme talep üzerine davalı eşin aktif kullandığı banka hesaplarını, mevduatlarını ve kredi kartı ekstrelerini geçmişe dönük olarak resmi yazıyla bankalardan isteyip inceler.

Eşin ödeme gücü olduğu halde evin elektrik, su veya doğalgaz gibi temel faturalarını kasten ödemeyerek aileyi mağdur etmesi ağır kusurdur ve geçerli bir boşanma nedenidir.

Çocuğun temel bakım ve eğitim masraflarının kasıtlı olarak karşılanmaması ekonomik şiddettir. Boşanma davası açarak hem boşanma talep edebilir hem de çocuk için tedbir/iştirak nafakası bağlatabilirsiniz.

Evet, eşinizin size attığı ve para kısıtlamalarını, harcamalara yönelik tehdit veya hakaretleri içeren WhatsApp ve SMS mesaj kayıtları hukuka uygun dijital delil olarak kabul edilir.

Evet, aile mahkemelerinde eşin cimrilik davranışlarına doğrudan şahit olan anne, baba, kardeş veya komşular tanık olarak dinlenebilir. Tanık beyanları ispat açısından çok güçlü delillerdir.

Evet, ekonomik şiddet nedeniyle evlilik birliği sarsıldığı ve kişilik haklarınız zedelendiği için kusurlu olan cimri eşten hem maddi hem de manevi tazminat talep etme hakkınız bulunmaktadır.

Kadına takılan ziynet eşyaları hukuken kadına aittir. Takıların rıza dışında elden alınması ve iade edilmemesi ekonomik şiddet kapsamında değerlendirilir ve ayrıca ziynet alacağı davasına konu olur.

Evet, ancak iddialarınızı delillerle (banka kayıtları, tanık, mesaj vs.) mahkemede ispatlamanız şarttır. İspatlanamayan iddialar davanın reddedilmesine yol açabilir.

Cimrilik sebebiyle açılan davalar çekişmeli boşanma davası statüsündedir. Delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi ve mahkemenin yoğunluğuna göre ortalama 1 ila 2 yıl arası sürebilmektedir.

Sorun olmaz. Dava açıldıktan sonra avukatınız aracılığıyla mahkemeden eşinizin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve banka kayıtlarının celbini talep edebilirsiniz, mahkeme bunu araştıracaktır.

Evet, ailenin temel gıda alışverişini aşırı derecede kısıtlamak, eve alınan peynir, zeytin gibi gıdaları saymak veya fişleri tek tek kontrol edip psikolojik baskı yapmak Yargıtay kararlarına göre kusurlu davranıştır.

Boşanma Davası İçin Hangi Belgeler Gerekli? Anlaşmalı ve Çekişmeli Evrak Listesi

Boşanma Hukuku15 soru

Anlaşmalı boşanma davası açmak için 2 veya 3 nüsha halinde hazırlanmış dava dilekçesi, eşler tarafından ıslak imza ile imzalanmış boşanma protokolü ve tarafların nüfus cüzdanı fotokopileri zorunludur. Ayrıca davanın açılabilmesi için mahkeme veznesine yatırılmış harç ve gider avansı makbuzları evraklara eklenmelidir.

Hayır, dava açılış aşamasında tüm delillerin fiziken verilmesi şart değildir. Ancak dava dilekçesinde hangi iddiaların hangi delillerle ispat edileceği açıkça yazılmalı, tahkikat aşamasında mahkemenin vereceği iki haftalık kesin süre içinde de bu delil evrakları ve tanık listesi dosyaya sunulmalıdır.

Evet, hukuka uygun şekilde elde edilmiş (gizlice telefon hacklenerek alınmamış), tarafların bizzat kendi aralarında veya 3. kişilerle yaptıkları WhatsApp yazışmalarının ekran görüntüleri veya dökümleri yan delil olarak dosyaya sunulabilir. Genellikle bu evraklar bir bilirkişi tarafından incelenerek raporlaştırılır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre imza, dava dilekçesinin zorunlu unsurlarındandır. İmza eksikliği tespit edildiğinde hakim, davacıya eksikliği gidermesi için 1 haftalık kesin süre verir. Bu sürede dilekçe imzalanmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.

Hayır, bankalardan resmi kayıt almak için sizin başvuru yapmanız gerekmez. Çekişmeli davalarda ilgili banka isimlerini delil dilekçenizde belirttiğiniz takdirde, mahkeme resmi müzekkere yazarak hesap özetlerini, kredi kartı ekstrelerini ve mevduat bilgilerini doğrudan ilgili bankadan talep edip dosyaya kazandıracaktır.

Boşanma davasında adli yardımdan (harçlardan muafiyet) yararlanmak istiyorsanız, e-devlet veya muhtarlıktan alacağınız fakirlik belgesi, SGK tescil dökümü ve üzerinize tapu/araç olmadığına dair TAKBİS kayıtlarını dava dilekçesi ile birlikte mahkemeye sunmanız gerekir. Normal dava açılışlarında bu belge zorunlu değildir.

Evet, e-devlet kapısı üzerinden alınan karekodlu/barkodlu tüm belgeler (nüfus kayıt örneği, SGK hizmet dökümü, tapu kayıtları, sabıka kaydı) resmi belge hükmündedir ve boşanma mahkemesinde delil veya ispat evrakı olarak doğrudan kullanılabilir.

Tanık listesi, dava dilekçesiyle verilebileceği gibi, genellikle dilekçeler aşaması bittikten sonra yapılan 'Ön İnceleme Duruşması'nda hakimin vereceği iki haftalık kesin süre içinde ayrı bir dilekçe halinde mahkemeye sunulur. Listede tanığın adı, soyadı, TC kimlik no ve adresi bulunmalıdır.

Hayır, anlaşmalı boşanma protokolünün noter tarafından onaylanmasına veya noterde düzenlenmesine gerek yoktur. Tarafların evde hazırlayıp altını ıslak imza ile imzaladıkları protokol mahkemeye sunulmak için yeterlidir. Önemli olan hakimin huzurunda bu imzaların doğrulanmasıdır.

Zina veya güven sarsıcı davranış iddiasına dayalı boşanma davalarında tarafınızın talebi üzerine hakim, Emniyet Genel Müdürlüğü Kimlik Bildirim Sistemi (KBS) merkezine müzekkere yazarak, davalının belirli tarihler arasında kiminle, hangi otelde kaldığına dair konaklama kayıtlarını dosyaya istetir.

Evet, özellikle ekonomik şiddet, eşten gizli borçlanma, kumar/bahis alışkanlığı veya başka bir kişiye yapılan harcamaların (aldatma ispatı) tespiti açısından kredi kartı ekstreleri kritik delil evraklarıdır ve mahkeme kanalıyla bankalardan geçmişe dönük istenebilir.

Çekişmeli boşanma davalarında tarafların müşterek çocuğu varsa ve velayet konusunda anlaşmazlık yaşanıyorsa, mahkemenin pedagog veya uzman eşliğinde Sosyal İnceleme Raporu (SİR) aldırması yasal bir zorunluluktur. Hakim raporu dikkate alarak karar verir.

Tanıma ve tenfiz davası için; yabancı mahkeme kararının aslı, kararın kesinleştiğine dair apostil şerhi, bu belgelerin noter onaylı yeminli tercümesi ve yabancı mahkemede davanın usulüne uygun görüldüğünü kanıtlayan tebligat evrakları gereklidir.

Şiddet olayı gerçekleştiğinde vakit kaybetmeksizin polise başvurarak veya hastaneye giderek darp raporu alınmalıdır. Rapor, alındığı tarihten itibaren delil niteliği taşır. Boşanma davası açılırken veya delillerin sunulması aşamasında raporun aslı veya hastane/kolluk kayıt numarası dosyaya sunulmalıdır.

Evet, ancak sadece e-devlet şifresi ile sisteme evrak yüklenemez. Dava açabilmek veya belge sunabilmek için şahsınıza ait Elektronik İmza (e-İmza) veya Mobil İmza altyapısına sahip olmanız ve belgeleri UYAP Doküman Editörü ile imzalayıp PDF/UDF formatında yüklemeniz gerekmektedir.

Boşanmadan Önce Satılan Ev ve Araç (Mal Kaçırmanın Hukuki Sonuçları)

Mal Paylaşımı15 soru

Evet, eşin diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla veya rıza dışı karşılıksız kazandırma yoluyla yaptığı satışlar, mal paylaşımı hesaplamasında eklenecek değer olarak tasfiye hesabına dahil edilir.

Mal rejimi tasfiyesi davası açarak aracın devrinin muvazaalı olduğunu ve mal kaçırma kastı taşıdığını ileri sürebilirsiniz. Mahkeme devri tespit ederse aracın bedelinin yarısını eşinizden talep edebilirsiniz.

Genellikle boşanma davası ile birlikte veya boşanma kararı kesinleştikten sonraki 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde mal rejiminin tasfiyesi davası ile birlikte ileri sürülür.

Evet, hayatın olağan akışında boşanma arifesindeki bir kişinin evini kendi kardeşine devretmesi güçlü bir muvazaa (mal kaçırma) karinesi olarak kabul edilir ve ispatı kolaydır.

Evet, ortak tasarrufların tutulduğu veya evlilik içinde kazanılan banka hesaplarındaki paranın eşten habersiz çekilmesi veya üçüncü kişilere gönderilmesi mal kaçırma olarak değerlendirilir.

Aile Mahkemesinden veya Asliye Hukuk Mahkemesinden alınacak ihtiyati tedbir kararı, tapu ve trafik siciline işlenir ve bu şerh olduğu sürece malın 3. kişilere satışı veya devri kesinlikle yapılamaz.

Boşanma davası açılmadan önceki bir yıl içinde eşin rızası olmadan yapılan bağışlamalar ve karşılıksız devirler doğrudan kanun gereği hesaplamaya katılır.

Evlilik süresince elde edilen kazançlarla kurulan veya büyütülen şirket hisselerinin hileli devri durumunda, ticari defterler incelenir ve gerçek değer üzerinden hakkınızı talep edebilirsiniz.

Ev eğer birlikte oturduğunuz konut ise tapuya aile konutu şerhi koydurabilirsiniz. Diğer yatırım amaçlı evler için ise mahkemeden ihtiyati tedbir talep etmeniz gerekir.

Malın satış tarihindeki değil, tasfiye işleminin yapıldığı (davanın karara bağlandığı) tarihteki güncel rayiç piyasa değeri esas alınarak hesaplama yapılır.

Eğer satışın gerçek bir satış olduğu, bedelinin banka yoluyla tam olarak ödendiği ispatlanırsa satış iptal edilmez. Ancak bu sefer de satıştan elde edilen ve bankaya yatan paranın akıbeti araştırılır.

Tasarrufun iptali veya muvazaa nedeniyle tapu iptal davaları, hem malı devreden eski eşe hem de malı hileli şekilde devralan üçüncü kişiye (alıcıya) karşı birlikte açılır.

Evlilik öncesi alınan ev kural olarak kişisel maldır ve boşanmada paylaşıma tabi değildir. Bu evin satılması halinde diğer eş kural olarak hak iddia edemez.

Ceza Kanununda eşler arası mal kaçırma şeklinde özel bir suç tanımı yoktur. Ancak hukuki bir ihtilaf olup, Aile Mahkemelerinde tazminat ve alacak hakkı doğurur. Evrakta sahtecilik varsa ceza davası söz konusu olabilir.

Yargıtay uygulamalarına göre, günümüz ticari hayatında yüksek meblağlı ev veya araç satışlarında paranın elden (nakit) alınması hayatın olağan akışına aykırı bulunduğundan genellikle itibar edilmez.

Boşanma Süreci Adım Adım Rehber (2026)

Boşanma Hukuku15 soru

Türk Hukukunda boşanma davası açmak veya davayı takip etmek için avukat tutma zorunluluğu yoktur. Ancak usul kurallarının katı ve karmaşık olması nedeniyle, telafisi imkansız hak ve zaman kayıpları yaşamamak adına davanın deneyimli bir boşanma avukatı ile takip edilmesi tavsiye edilir.

Hayır, boşanma davasının açılmasıyla birlikte eşlerin ayrı yaşama hakkı doğar (TMK m.169). Dava açtıktan sonra evi terk etmeniz hukuken kusur teşkil etmez.

Evet, UYAP Vatandaş Portalı aracılığıyla e-Devlet şifresi ve elektronik imza (veya mobil imza) kullanılarak internet üzerinden boşanma davası açılabilir ve harçlar sistem üzerinden ödenebilir.

Evet, yargılamanın her aşamasında (karar kesinleşinceye kadar) tarafların uzlaşması ve mahkemeye ortak imzalı bir protokol sunması halinde çekişmeli dava anlaşmalı boşanmaya dönüştürülebilir.

Aile bireyleri (anne, baba, kardeşler dahil), arkadaşlar, komşular ve müşterek çocuklar (idrak çağında iseler) tanık olarak dinlenebilir. Ancak tanıkların uyuşmazlık konusunu bizzat görmüş veya duymuş olmaları esastır.

Eşinizin boşanmak istememesi davayı tek başına engelleyemez. Ancak davanızın kabul edilmesi için sizin evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ve eşinizin kusurlu olduğunu somut delillerle ispatlamanız gerekecektir.

Kararın kesinleşmesinden itibaren kadın için 300 günlük iddet (bekleme) müddeti başlar. Hamile olunmadığına dair sağlık raporu alınarak mahkemeye başvurulması durumunda bu süre derhal kaldırılır ve yeniden evlenme hakkı kazanılır.

Evet, anlaşmalı boşanma davalarında tarafların avukatları olsa dahi hakimin bizzat her iki tarafı dinlemesi ve iradelerini teyit etmesi kanuni bir zorunluluktur. Katılım sağlanmazsa anlaşmalı boşanma gerçekleşmez.

Evet, boşanma davasının açılmasıyla birlikte mahkeme, geçim sıkıntısı yaşayacak olan eş lehine veya çocukların bakımı için dava süresince geçerli olacak 'tedbir nafakası' ödenmesine hükmedebilir.

Mal paylaşımı (tasfiyesi) davası, boşanma davası ile birlikte ayrı bir talep olarak açılabileceği gibi, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içerisinde ayrı bir dava olarak da açılabilir.

Evet, mahkeme aracılığıyla BTK'dan geçmişe dönük (genellikle son 1 yıla ait) HTS kayıtları talep edilebilir. Bu kayıtlar kiminle, saat kaçta ve ne kadar süre görüşüldüğünü gösterir; ancak konuşma içerikleri yer almaz.

Dava sürecinin her aşamasında, hüküm kesinleşene kadar davanızdan feragat edebilirsiniz. Feragat tek taraflı bir işlemdir ve davayı o an itibarıyla sona erdirir.

Eşiniz tebligatı almaktan imtina ederse veya adreste bulunamazsa, tebligat kanunu gereği MERNİS adresindeki muhtarlığa bırakılır ve kapısına ihbarname asılır. Bu durumda tebligat hukuken yapılmış sayılır.

Pedagog veya uzman, çocuğun yaşına ve gelişimine uygun olarak anne-baba ile olan ilişkisini, kimin yanında kendini daha güvende ve mutlu hissettiğini, ev içindeki yaşantısını ölçen tarafsız ve yönlendirmesiz sorular sorar.

Mahkeme kararı Nüfus Müdürlüğüne bildirildikten sonra medeni haliniz sistemde güncellenir. Mevcut çipli kimlik kartınızdaki bilgiler elektronik ortamda güncellense de, fiziki kartınızın yenilenmesi için nüfus müdürlüğüne başvurmanız gerekir.

Boşanmada Aldatma Delilleri (Zina Nasıl İspat Edilir?)

Boşanma Hukuku15 soru

Hayır, WhatsApp veya sosyal medya üzerinden yapılan mesajlaşmalar, içerikleri cinsel boyutta olsa dahi teknik olarak TMK madde 161 kapsamında zina sayılmaz. Yargıtay'a göre zina için fiziki cinsel birleşme şarttır. Mesajlaşmalar ancak sadakatsizlik (evlilik birliğinin sarsılması) nedeni olarak kabul edilir.

Evet, evli bir kişinin karşı cinsten üçüncü bir kişiyle (veya eşcinsel bir ilişki söz konusuysa aynı cinsten biriyle) otelde aynı odada konaklaması, hayatın olağan akışına göre cinsel ilişkinin gerçekleştiğine dair kesin bir karine (ispat) kabul edilir ve zinanın ispatı için genellikle yeterlidir.

Zina davası açmak için kanuni süre, zinanın öğrenildiği tarihten itibaren 6 aydır. Zina eyleminin üzerinden 5 yıl geçmişse, yeni öğrenmiş olsanız bile zinaya dayalı dava hakkınız düşer. Bu sürelere hak düşürücü süreler denir.

Kişisel çabalarınızla (otel resepsiyonistini ikna ederek veya yasadışı sorgulama yöntemleriyle) elde ettiğiniz gayri resmi otel kayıtları hukuka aykırı delil sayılabilir. Doğru yöntem, mahkemeden müzekkere yazılarak resmi KBS (Emniyet) kayıtlarının celbini talep etmektir.

Kesinlikle hayır. Eşin telefonuna casus program yüklemek, ses kayıt cihazı saklamak veya gizli kamera yerleştirmek Anayasa ve HMK uyarınca hukuka aykırı delildir. Mahkemede kullanılamaz ve üstelik size karşı ceza davası (özel hayatın gizliliğini ihlal) açılmasına sebep olabilir.

Zinanın kesin olarak ispatlanması durumunda, mahkeme aldatan eşin kusur oranını dikkate alarak "edinilmiş mallara katılma alacağı" payını (yani evlilik içinde alınan ev, araba gibi mallardaki yarı yarıya hakkını) hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya tamamen sıfırlayabilir (TMK 236/2).

Zina yapan taraf ağır veya tam kusurlu kabul edileceği için yoksulluk nafakası talep edemez. Kendisi işsiz ve yoksulluğa düşecek olsa dahi aldatılan eşten nafaka alamaz. Ancak çocukların velayeti kendisindeyse, çocuklar için iştirak nafakası almaya devam edebilir.

Zina, tek başına velayetin kaybedilmesi için yeterli bir sebep değildir. Velayet belirlenirken çocuğun üstün yararı, yaşı ve ihtiyaçları gözetilir. Eşin sadakatsizliği eşine karşı işlenmiş bir kusurdur. Ancak zinanın yaşandığı ortam çocuğun ahlaki gelişimini ve psikolojisini olumsuz etkiliyorsa, velayet kararına etki edebilir.

Hayır, aldatmayı öğrendikten sonra eşinizi affederseniz veya birlikte hiçbir şey olmamış gibi hayatınıza devam ederseniz zina davası açma hakkınızı kaybedersiniz. TMK madde 161 çok net olarak "Affeden tarafın dava hakkı yoktur" demektedir.

Evet, hukuki uygulamada buna "terditli (kademeli) dava" denir. Dilekçede öncelikle zina sebebiyle, şayet mahkeme zinayı sabit görmezse evlilik birliğinin sarsılması (şiddetli geçimsizlik/sadakatsizlik) sebebiyle boşanma talep edilebilir. Bu en güvenilir dava açma yöntemidir.

Yargıtay'ın klasik ve yerleşik içtihatlarına göre TMK 161 kapsamındaki zinanın varlığı için ilişkinin karşı cinsten biriyle olması gerekir. Aynı cinsten biriyle yaşanan cinsel ilişki, zina değil "haysiyetsiz hayat sürme" veya "evlilik birliğinin sarsılması" olarak değerlendirilir. Ancak son dönemde bu konuda doktrinde farklı tartışmalar da bulunmaktadır.

Türkiye'de özel dedektiflik faaliyetini düzenleyen özel bir kanun yoktur. Özel dedektiflerin kamuya açık alanlarda çektiği fotoğraflar mahkemede delil olarak sunulabilse de, özel hayata müdahale eden (gizli çekim, takip) yöntemlerle elde edilen deliller hukuka aykırı sayılır ve mahkemede reddedilir.

Hayır. Mahkemede tanıkların sadece dedikodu, söylenti veya "öyle duydum, eşinden duydum" şeklindeki duyuma dayalı beyanları delil olarak kabul edilmez. Tanık beyanının görgüye (doğrudan şahitliğe) dayanması gerekir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun verdiği karara göre, aldatılan eşin evlilik birliğini ihlal eden üçüncü kişiye (sevgiliye/metrese) karşı manevi tazminat davası açma hakkı yoktur. Tazminat davası sadece boşanma sürecinde, aldatan eşe karşı açılabilir.

Boşanma davası öncesinde veya sırasında, eşin mal kaçırmak amacıyla tapuları veya araçları üçüncü kişilere devretmesi durumunda, aldatılan eş "tasarrufun iptali" veya mal rejiminin tasfiyesi sırasında bu malların "eklenecek değerler" olarak hesaplamaya dahil edilmesini talep edebilir. Ayrıca mahkemeden derhal ihtiyati tedbir kararı istenebilir.

Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat Miktarları (2026 Güncel)

Boşanma Hukuku15 soru

Boşanma davalarında alınacak tazminatın kesin bir rakamı veya formülü yoktur. Miktar; tarafların kusur oranlarına, ekonomik durumlarına ve hakimin takdirine göre tamamen değişiklik gösterir. Bir dosyada 100.000 TL çıkarken, emsal nitelikteki başka bir dosyada 500.000 TL çıkabilmektedir.

Hayır, boşanma davası ile birlikte talep edilen maddi ve manevi tazminatlar boşanmanın fer'isi (eklentisi) niteliğinde olduğundan nispi harca tabi değildir. Miktarı ne kadar yüksek yazarsanız yazın, dava açarken ekstra bir harç ödemezsiniz.

Hayır, alamaz. Türk Medeni Kanunu'na göre maddi ve manevi tazminat talep edebilmek için talep eden tarafın kusursuz veya karşı tarafa göre 'daha az kusurlu' olması zorunludur. Eşit kusur halinde her iki tarafın tazminat talepleri reddedilir.

Güncel Yargıtay içtihatlarına göre, evlilik birliğine müdahale ettiği gerekçesiyle aldatılan eşin, aldatan eşin sevgilisine (üçüncü kişiye) karşı manevi tazminat davası açma hakkı bulunmamaktadır.

Evet, ödeyebilir. Tazminat sorumluluğu sadece maaşlı çalışmaya bağlı değildir. Çalışmayan ancak üzerine kayıtlı taşınmaz, araç veya bankada birikimi olan eş de kusurluysa tazminat ödemeye mahkum edilebilir.

Manevi tazminat hesaplanırken saldırının ağırlığı, tarafların sosyal ve mali gücü ile zenginleşme yasağı ilkesi dikkate alınır. Amaç mağdurun acısını dindirmek olup, karşı tarafı ekonomik yıkıma uğratacak fahiş rakamlara genellikle hükmedilmez.

Evet, açılabilir. Boşanma kararı kesinleştikten sonra 1 yıl içinde ayrı bir dava ile maddi ve manevi tazminat talep edebilirsiniz. Bu durumda dava boşanmanın fer'isi olmaktan çıkar ve nispi harca (talep edilen miktara göre) tabi olur.

Anlaşmalı boşanmada tazminat için herhangi bir alt veya üst sınır yoktur. Taraflar, özgür iradeleriyle protokolde istedikleri rakam üzerinden anlaşabilirler. Hakim bu rakama müdahale etmez.

Hayır, tazminat borcunu ödememek doğrudan bir hapis cezası sebebi değildir. Özel hukuk borcu olduğundan sadece icra takibi ve haciz (maaş, banka, taşınmaz haczi) yoluyla tahsil edilebilir.

Evet, eşe yönelik hakaret, küfür ve aşağılayıcı sözler söylemek kişilik haklarına saldırı niteliği taşır. Bu eylemleri ispatlayan taraf (daha ağır kusurlu olmamak şartıyla) manevi tazminat almaya hak kazanır.

Boşanma davasında talep edilen tazminat miktarı, davayı açarken dilekçede belirtilir. Normal şartlarda ıslah yoluyla artırılması mümkündür, ancak yargılama aşamasındaki stratejik durumu avukatınızla değerlendirmeniz gerekir.

Evet, boşanma davası ile birlikte istenen tazminatlara kural olarak kararın kesinleştiği tarihten itibaren yasal faiz işletilir. Bağımsız açılan tazminat davalarında ise faiz başlangıcı dava tarihi olabilir.

Sosyal ve Ekonomik Durum (SED) araştırması, hakime tarafların gerçek mali gücünü gösterir. Mahkeme, hükmedeceği tazminat miktarını bu rapordaki belgelenmiş gelirlere ve yaşam standardına göre oranlayarak belirler.

Kesinlikle önemlidir. 20 yıllık bir evliliğin yıkılması sonucu doğan beklenen menfaat kaybı ile 6 aylık bir evliliğin kaybı hukuken aynı değerlendirilmez. Uzun evliliklerde tazminat miktarı genellikle daha yüksek çıkar.

Hayır, mal paylaşımından doğan haklar (katılma alacağı vb.) ile boşanma tazminatları tamamen birbirinden farklı hukuki kurumlardır. Biri diğerinin yerine sayılmaz, ayrı ayrı talep ve dava edilebilirler.

Boşanmada Kadının Hakları (Nafaka, Velayet ve Tazminat Rehberi)

Boşanma Hukuku15 soru

Evet, çalışan kadın da şartları oluşmuşsa yoksulluk nafakası alabilir. Burada belirleyici olan kadının çalışıp çalışmaması değil, aldığı maaşın kendisini yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağıdır. Asgari ücretle çalışan bir kadın, kocasının maddi durumu çok daha iyiyse ve boşanma ile yoksulluğa düşecekse nafaka talep edebilir.

Kanunen evden kimin ayrılacağına dair kesin bir hüküm yoktur. Ancak evlilik birliği temelinden sarsılmışsa ve eşler aynı evde kalamıyorsa, anlaşarak biri ayrılabilir. Eğer evde şiddet veya psikolojik baskı varsa, kadın 6284 sayılı yasa kapsamında mahkemeden eşinin evden uzaklaştırılmasını talep edebilir ve evde çocuklarıyla kalmaya devam edebilir.

Kesinlikle hakkınız vardır. 1 Ocak 2002 tarihinden sonra alınan mallarda, çalışıp maddi katkı sağlamamış olsanız bile ev içi emeğiniz kanunen maddi katkı sayılır. Kendi üzerine kayıtlı tapu ve araçlarda yarı yarıya (yüzde elli) hakkınız bulunmaktadır.

Manevi tazminat miktarında kanuni bir üst sınır yoktur. Miktar; tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, aldatma olayının sizde yarattığı ruhsal tahribatın büyüklüğüne ve toplum içindeki itibarınızın zedelenme derecesine göre hakim tarafından hakkaniyetle belirlenir.

Hayır, anlaşmalı boşanma protokolünde yoksulluk nafakasından feragat ettiğinizi beyan ederseniz, boşanma kesinleştikten sonra tekrar yoksulluk nafakası davası açamazsınız. Ancak çocuklar için bağlanan iştirak nafakası bu kuralın istisnasıdır; ileride şartlar değişirse çocuklar için nafaka davası açılabilir.

Kesin kural olmamakla birlikte, özellikle 0-7 yaş arasındaki çocukların anne şefkatine ve bakımına muhtaç olduğu kabul edildiğinden velayet çok büyük oranda anneye verilir. Babanın ekonomik durumunun daha iyi olması, tek başına velayeti alması için yeterli bir sebep değildir.

Boşanma süreci yaklaşırken eşiniz kötü niyetli olarak mal kaçırmışsa, mal paylaşımı davasında bu devirler iptal edilebilir veya malların rayiç bedeli üzerinden sizin %50 hakkınız hesaplanarak kocasından tahsil edilir. Tasarrufun iptali veya eklenecek değer davası açılmalıdır.

Yargıtay'ın güncel ve yerleşik içtihatlarına göre, düğünde takılan ziynet eşyaları (altın, bilezik, nakit para vb.) kime takılırsa takılsın kural olarak kadına ait sayılır. Erkek bu altınları zorla almış veya bozdurup harcamışsa, kadın boşanma davası ile birlikte bu altınların aynen veya bedelinin iadesini talep edebilir.

Evet, ekonomik gücünüz yoksa bulunduğunuz ildeki Baro'nun Adli Yardım Bürosuna başvurarak ücretsiz avukat atanmasını talep edebilirsiniz. Muhtarlıktan alınacak fakirlik belgesi ve SGK dökümü ile başvurmanız yeterlidir.

Böyle bir risk hissettiğiniz an, davanızı açarken veya kolluk kuvvetlerine başvurarak 6284 sayılı yasa kapsamında uzaklaştırma ve koruma kararı talep etmelisiniz. Mahkeme eşinizin size, evinize ve iş yerinize yaklaşmasını derhal yasaklayacaktır.

Evet. Mahkeme kararına rağmen nafaka borcunu ödemeyen eş hakkında icra takibi başlatılır. Buna rağmen ödeme yapılmazsa, İcra Ceza Mahkemesine şikayette bulunularak nafaka borçlusunun 3 aya kadar tazyik hapsi (disiplin hapsi) ile cezalandırılması sağlanabilir.

Karşı tarafın boşanmak istememesi tek başına davanın reddedilmesine sebep olmaz. Önemli olan, sizin evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ve eşinizin kusurlu olduğunu delillerle mahkemeye ispatlamanızdır. İspatlandığı takdirde hakim boşanmaya karar verir.

Velayet sizdeyse çocuğu yurt içinde istediğiniz yere götürebilirsiniz. Ancak yurt dışına çıkarmak istiyorsanız, diğer ebeveynin muvafakatnamesi veya mahkemeden alınmış özel bir izin kararı gerekmektedir.

Eşinizin kendi ailesinin müdahalelerine sessiz kalması, evliliğinizi kendi ailesinin yönetmesine izin vermesi ve sizin bağımsız konut hakkınızı ihlal etmesi Yargıtay tarafından boşanma nedeni sayılmaktadır. Bu durumda eşiniz kusurlu kabul edilir ve tazminat talep edebilirsiniz.

Evet, hukuka uygun şekilde elde edilmiş (örneğin size atılan veya eşinizin açık bıraktığı telefondan gördüklerinizi ekran görüntüsü aldığınız) WhatsApp, Instagram veya Facebook mesajları aldatma veya hakaret iddialarında geçerli birer delildir. Ancak casus program yükleyerek elde edilen veriler delil sayılmaz.

Boşanmada Nafaka Hesaplama, Türleri ve Miktarlar (2026 Güncel)

Boşanma Hukuku15 soru

Hayır, hukukumuzda nafakayı belirleyen matematiksel bir formül, maaş yüzdesi (örneğin maaşın 1/4'ü gibi) veya bir yazılım motoru yoktur. Miktar tamamen hakimin tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını değerlendirmesiyle takdir edilir.

Kadının çalışıyor olması nafaka alamayacağı anlamına gelmez. Eğer aldığı maaş onu yoksulluk sınırından kurtarmıyorsa (örneğin asgari ücretin altında veya sadece asgari ücret alıyorsa) ve diğer şartlar sağlanıyorsa mahkeme yine de bir miktar yoksulluk nafakasına hükmedebilir.

Evet, isteyebilir. Türk Medeni Kanunu'nda nafaka konusunda cinsiyet ayrımı yoktur. Eğer boşanma ile yoksulluğa düşecek olan taraf erkekse ve kusuru kadından daha ağır değilse, yoksulluk nafakası talep etme hakkına sahiptir.

İştirak nafakası kural olarak çocuk 18 yaşını doldurup ergin olana kadar ödenir. Ancak çocuk 18 yaşını geçmesine rağmen lise veya üniversite eğitimine devam ediyorsa, eğitim hayatı bitene kadar nafaka hakkı devam eder.

Anlaşmalı boşanma protokolünde yoksulluk nafakasından açıkça feragat edilmişse, sonradan tekrar yoksulluk nafakası talep edilemez. Ancak müşterek çocuk için iştirak nafakasından feragat edilse bile, çocuğun hakları korunmak zorunda olduğu için sonradan iştirak nafakası davası açılabilir.

Nafaka artırım (uyarlama) davası açmak için kanunda belirlenmiş kesin bir süre sınırı yoktur. Enflasyonun yükselmesi, çocuğun ihtiyaçlarının artması veya nafaka ödeyenin ekonomik durumunun ciddi şekilde iyileşmesi gibi şartlar değiştiğinde her zaman açılabilir.

Yoksulluk nafakası alan eşin resmi olarak yeniden evlenmesi durumunda nafaka kararı kendiliğinden ortadan kalkar ve ödeme yükümlülüğü sona erer. Çocuğa ödenen iştirak nafakası ise ebeveynin yeniden evlenmesinden etkilenmez, ödenmeye devam eder.

Hayır, geçici işsizlik nafaka yükümlülüğünü doğrudan ortadan kaldırmaz. Mahkeme, sağlıklı ve çalışma çağındaki bir kişinin en az asgari ücret düzeyinde potansiyel geliri olduğunu kabul ederek asgari bir nafaka belirler. Kalıcı bir sakatlık varsa durum farklı değerlendirilir.

Mahkeme kararına rağmen nafaka borcunun kasten ödenmemesi durumunda, alacaklının şikayeti üzerine İcra Ceza Mahkemesi tarafından 3 aya kadar tazyik hapsi cezası verilir. Borç ödendiği an kişi tahliye edilir.

İşleyen (güncel ay) nafaka borcunun tamamı maaştan öncelikli olarak kesilir, bunun için 1/4 sınırı yoktur. Ancak geçmiş aylara ait birikmiş nafaka borçları (adi alacak niteliğinde olduğu için) maaşın 1/4'ü oranında haczedilebilir.

Boşanma davası devam ederken eşin ve çocukların geçici olarak korunması amacıyla bağlanan nafakaya 'Tedbir Nafakası' denir. Dava sonuçlanıp karar kesinleştiğinde bu nafaka tür değiştirerek iştirak veya yoksulluk nafakası adını alır.

Resmi gelir gizlense dahi, mahkeme kolluk kuvvetleri (polis/jandarma) aracılığıyla sosyo-ekonomik durum (SED) araştırması yapar. Kişinin banka hareketleri, üzerine kayıtlı araç/taşınmazlar, kredi kartı harcamaları ve genel yaşam tarzı incelenerek gerçek geliri tespit edilip nafakaya hükmedilebilir.

Evet, iştirak nafakası çocuk 18 yaşını doldurduğu gün yasa gereği kendiliğinden kesilir. Ödeyen tarafın iptal davası açmasına gerek yoktur. Eğitim devam ediyorsa, ergin çocuğun kendi adına yardım nafakası davası açması gerekir.

Evet, isteyebilirler. Yoksulluk nafakası talep edebilmek için aranan şart 'kusurunun daha ağır olmaması'dır. Yani tarafların boşanmaya neden olan olaylarda kusurları eşitse, yoksulluğa düşecek olan taraf nafaka alabilir.

Zina sebebiyle boşanmada aldatan eş 'tam kusurlu' veya 'ağır kusurlu' kabul edileceğinden, yoksulluğa düşecek olsa bile yoksulluk nafakası talep edemez. Ancak aldatan eş, çocuğun velayetini alamasa bile çocuk için iştirak nafakası ödemek zorundadır.

Boşanmada Çocuğun Velayeti Kime Verilir? (2026 Güncel Kriterler)

Boşanma Hukuku15 soru

Velayet talebi içeren çekişmeli boşanma davaları yerel mahkemede ortalama 1 ila 1.5 yıl, İstinaf ve Yargıtay aşamalarıyla birlikte 3 yıla kadar sürebilmektedir. Sadece velayetin değiştirilmesi amacıyla açılan bağımsız davalar ise ortalama 8 ay ile 1 yıl içinde sonuçlanmaktadır.

Evet, verilir. Mahkeme için önemli olan çocuğun şefkat ve bakım ihtiyacıdır. Anne çalışmıyor olsa bile velayeti alabilir; çocuğun bakım masrafları için babadan iştirak nafakası, anne için yoksulluk nafakası talep edilerek bu maddi açık kapatılır.

Evet, alabilir. Zina (aldatma) eşler arasındaki bir kusurdur ve boşanma sebebidir. Ancak aldatan taraf iyi bir anne/baba ise ve çocuğun üstün yararı onun yanında kalmasını gerektiriyorsa velayet aldatan eşe verilebilir.

Yargıtay içtihatlarına göre 12 yaşını doldurmuş olan çocuklar idrak çağında kabul edilir ve velayet davasında uzman pedagog tarafından dinlenerek fikirleri alınır. Çocuğun iradesi, üstün yararına açıkça aykırı olmadığı sürece belirleyicidir.

Annenin çocuğa şiddet uyguladığı, çocuğu terk ettiği, ağır madde/alkol bağımlısı olduğu veya haysiyetsiz bir hayat sürerek çocuğun ahlaki gelişimini tehlikeye attığı somut delillerle kanıtlanırsa velayet babaya verilir. Ayrıca 12 yaşından büyük çocuğun babayı tercih etmesi de önemli bir etkendir.

Velayeti alan ebeveyn, diğer ebeveynin izni olmadan çocuğu yurtdışına çıkaramaz veya kalıcı olarak yerleşemez. Çıkarılması durumunda diğer eşin mahkemeden tedbir kararı aldırması veya Lahey Sözleşmesi kapsamında iade davası açması gerekir.

Hayır, sırf yeniden evlenmiş olmak tek başına velayetin kaybedilmesi sebebi değildir. Ancak yapılan yeni evlilik, üvey anne/babanın tutumu nedeniyle çocuğun psikolojik ve fiziksel gelişimini tehlikeye atıyorsa velayet değiştirilebilir.

Ortak velayette nafaka ödenip ödenmeyeceği tarafların ekonomik durumuna ve çocuğun fiilen nerede daha çok vakit geçireceğine göre belirlenir. Eşit zaman paylaşımı olsa bile ekonomik durumu daha iyi olan eş, çocuğun temel giderleri için diğer eşe iştirak nafakası ödeyebilir.

Mahkemenin kişisel ilişki kararına uymayan taraf hakkında Çocuk Koruma Kanunu ve İcra İflas Kanunu kapsamında zorla teslim işlemleri uygulanır. Israrlı engelleme, velayetin değiştirilmesi davası için başlı başına haklı bir nedendir.

Boşanma ve velayet kararının taraflara (veya avukatlarına) tebliğ edilmesinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf mahkemesine başvurarak karara itiraz edilebilir.

Geçici velayet, boşanma davası devam ederken çocuğun günlük yaşantısının ve düzeninin bozulmaması için Aile Mahkemesi hakiminin dava süresince geçerli olmak üzere verdiği tedbir niteliğinde bir velayet kararıdır.

Yargıtay kararları gereğince "kardeşlerin birbirinden ayrılmaması ilkesi" esastır. Kardeşlerin gelişimleri ve psikolojileri için birlikte büyümeleri gerektiğinden, çok zorunlu ve istisnai haller dışında velayetleri aynı ebeveyne verilir.

Pedagog, çocuğu yönlendirmeden onun günlük rutini, okulu, arkadaşları, anne ve babasıyla geçirdiği vakitler, kendini kimin yanında daha güvende hissettiği gibi konularda sohbet havasında sorular sorarak çocuğun psikolojisini değerlendirir.

Velayet hakkı sadece anne ve babaya aittir. Dede, anneanne veya diğer akrabalara velayet verilemez. Ancak anne ve babanın her ikisi de vefat etmişse veya ağır kusurlu bulunup velayetten men edilmişlerse, çocuğa mahkeme kararıyla akrabalarından biri "vasi" olarak atanabilir.

Engelli çocuğun velayetinde çocuğun özel bakım, tedavi ve rehabilitasyon ihtiyaçlarını en iyi karşılayabilecek, zaman ve imkan açısından en uygun koşulları sunan ebeveyn tercih edilir. Çocuğun 18 yaşını doldurması halinde velayet devam etmez, kısıtlanma kararı alınarak vasi atanması gerekir.

Boşanma Davası Açmadan Önce Bilinmesi Gerekenler (2026 Rehberi)

Boşanma Davaları15 soru

Evet, kişisel eşyalarınızı (kıyafet, kişisel bilgisayar vb.) evden alabilirsiniz. Ancak evlilik birliği içinde alınmış ortak ev eşyalarını (mobilya, beyaz eşya) karşı tarafın rızası olmadan toptan götürmeniz tavsiye edilmez, bu durum uyuşmazlığa yol açabilir.

Tarafların ayrı yaşamaya başlaması fiili bir durumdur. Ancak haklı bir sebep olmadan evi terk etmek mahkemece kusur sayılabilir. Şiddet, hakaret veya geçimsizlik gibi haklı sebepler varsa ayrı yaşamak hukuka aykırı değildir.

Evlilik süresince edinilmiş mallardan (edinilmiş mallara katılma rejimi) kaynaklanan birikimleri gizlemek veya kaçırmak amacıyla başka hesaba aktarmak hukuken korunmaz ve mal paylaşımı davasında yarı yarıya paylaştırılır. Şahsi malınız olan paraları ise dilediğiniz gibi tasarruf edebilirsiniz.

Evet, boşanma davası açmak tek taraflı bir haktır ve eşinize önceden haber verme veya onun onayını alma zorunluluğunuz yoktur. Dava açıldıktan sonra mahkeme eşinize tebligat gönderecektir.

Kredi kartı sizin adınıza ise ek kartı iptal ettirme hakkınız vardır. Ancak bu durumun, karşı tarafı ve özellikle çocukların bakımını maddi olarak zor duruma düşürmek amacıyla kasıtlı yapıldığı iddia edilebilir. Asgari bakım yükümlülüklerinizi yerine getirmeniz önemlidir.

Dava açılmadan hemen önce veya dava dilekçesi ile birlikte eşinizin adına kayıtlı taşınmaz, araç ve banka hesaplarına 'İhtiyati Tedbir' konulmasını mahkemeden talep etmelisiniz.

Hayır, tam aksine süreci sağlıklı yönetmek için psikolojik destek almak aleyhinize değil, lehinize bir durumdur. Ancak, ağır psikolojik rahatsızlıklar (şizofreni vb.) velayet konusunda değerlendirmeye alınabilir.

Hayır, notere onaylatmak şart değildir. Ancak mesajların silinme ihtimaline karşı ekran görüntülerini almak veya mahkeme sürecinde telefonun bilirkişi incelemesine sunulabileceğini bilerek cihazı sıfırlamamak önemlidir.

Hukuken avukat tutma zorunluluğu yoktur. Ancak hak kayıplarının önlenmesi, protokolün kanuna uygun hazırlanması ve eksik bir madde yüzünden ileride yeni davalarla uğraşmamak adına uzman bir avukatla çalışmak kesinlikle tavsiye edilir.

Eşiniz boşanmak istemese bile, eğer siz evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını veya karşı tarafın kusurlu olduğunu kanıtlarsanız mahkeme boşanma kararı verir. Karşı tarafın rızası sadece anlaşmalı boşanma için gereklidir.

Kesinlikle hayır. Bu durum Türk Ceza Kanunu kapsamında suçtur. Elde edeceğiniz delil hukuka aykırı kabul edileceği için boşanma davasında kullanılamaz ve hakkınızda ceza davası açılabilir.

Dava açılmadan önce yasal velayet her iki ebeveynde ortaktır. Kimsenin çocuğu diğerinden kaçırma veya göstermeme hakkı yoktur. Dava açıldığı andan itibaren mahkeme 'geçici velayet' ile çocuğun kimde kalacağına karar verir.

Anlaşmalı boşanmalarda genellikle 1-4 hafta içinde duruşma günü verilir. Çekişmeli davalarda ise dilekçelerin karşılıklı tebliğ süreci (teati) aylarca sürebileceğinden ilk duruşma (ön inceleme) genellikle 4-6 ay sonraya verilir.

Evet, geçerli bir şekilde noterde düzenlenmiş mal rejimi sözleşmeniz (evlilik sözleşmesi) varsa, boşanma neticesinde yapılacak mal paylaşımı, kanuni rejim olan 'edinilmiş mallara katılma' rejimine göre değil, sözleşmedeki şartlara göre yapılır.

Dava devam ederken eşlerden biri vefat ederse boşanma davası konusuz kalır. Ancak sağ kalan eşin kusuru ispatlanırsa miras hakkından mahrum bırakılması için vefat eden eşin mirasçıları davaya devam edebilir.

Avukatsız Anlaşmalı Boşanma Dilekçesi Örneği (2026)

Boşanma Hukuku15 soru

Evet, Türk hukuk sisteminde kişilerin kendilerini avukatla temsil ettirme zorunluluğu yoktur. Gerekli evrakları (dilekçe ve protokol) doğru hazırlayarak avukatsız boşanabilirsiniz.

Dilekçe ve ekindeki protokol, eşlerden birinin yerleşim yeri veya son 6 aydır birlikte oturdukları yerdeki Nöbetçi Aile Mahkemesi tevzi bürosuna verilir.

Evet, e-imza veya mobil imzanız varsa UYAP Vatandaş Portalı (e-devlet bağlantılı) üzerinden fiziksel olarak adliyeye gitmeden dilekçe ve protokolünüzü sunabilirsiniz.

Kanun gereği her iki eşin de duruşmada bizzat bulunup onay vermesi şarttır. Eşlerden biri gelmezse anlaşmalı boşanma gerçekleşmez, dava uzar veya düşer.

Hayır, zorunlu değildir. Boşanma davası ile mal paylaşımını ayrı tutabilirsiniz. Ancak ileride yaşanacak uyuşmazlıkları önlemek için mal rejimini protokolde çözümlemek tavsiye edilir.

Dilekçe verildikten sonra mahkemenin yoğunluğuna göre duruşma günü genellikle 1-4 hafta içine verilir. Duruşma tek celsede (ortalama 10-15 dakika) biter.

Eğer protokolde yoksulluk nafakasından açıkça feragat ettiğinizi beyan ederseniz, daha sonra yoksulluğa düşseniz bile eski eşinizden nafaka talep edemezsiniz.

Hakim, çocuğun üstün yararını gözetmekle yükümlüdür. Çocuğun masraflarının nasıl karşılanacağı protokolde net değilse, hakim müdahale ederek iştirak nafakası belirlenmesini isteyebilir.

Evet, kararın kesinleşmesine kadar geçen süre içinde taraflardan herhangi biri anlaşmalı boşanmadan tek taraflı olarak vazgeçebilir. Bu durumda dava reddedilir veya çekişmeliye döner.

Duruşmadan sonra yazılan gerekçeli karar taraflara tebliğ edilir. Tarafların istinaf (itiraz) yolundan feragat ettiklerine dair dilekçe vermeleri halinde karar kesinleşir ve mahkeme otomatik olarak Nüfus Müdürlüğüne bildirir.

Hayır. Eşlerin bizzat hakim karşısında boşanma iradelerini açıklamaları yeterlidir, tanık dinlenmez ve delil toplanmaz.

Kanunen bilgisayarda yazılma zorunluluğu yoktur, okunaklı bir şekilde elle de yazılabilir. Ancak resmiyet ve netlik açısından bilgisayar çıktısı alınması her zaman önerilir.

Dava bir ilde açılmışsa ve diğer eş başka bir ildeyse, uzaktaki eşin bulunduğu yerdeki mahkemeye talimat yazılarak (SEGBİS sistemiyle) duruşmaya katılması bazı durumlarda sağlanabilir, ancak en ideali aynı salonda bulunmaktır.

Olabilir ancak çok risklidir. Yabancı eşin Türkçe bilmemesi durumunda yeminli tercüman şarttır ve kararın yurtdışında geçerliliği (tanıma tenfiz) için sürecin hatasız yönetilmesi gerekir.

Evet, hakim veya tarafların ortak talebi doğrultusunda duruşma esnasında tutanağa geçirilmek şartıyla protokolde değişiklik yapılabilir. İki tarafın da bu değişikliği onaylaması gerekir.

Boşanmada Gerekçeli Karar Alınmazsa Ne Olur? (2026 Güncel Rehberi)

Boşanma Hukuku15 soru

Hakimin duruşmada boşanmaya karar vermesi, hukuken sürecin bittiği anlamına gelmez. Kararın gerekçeli olarak yazılıp size ve karşı tarafa tebliğ edilmesi, ardından 2 haftalık itiraz (istinaf) süresinin dolması gerekir. Bu süreler geçip karar kesinleşmediği için e-Devlet ve nüfus kayıtlarında evli görünmeye devam edersiniz.

Kanunen hakimin gerekçeli kararı 1 ay içinde yazması gerekir. Ancak mahkemelerin iş yoğunluğuna bağlı olarak bu süre 1.5 - 2 ayı bulabilmektedir. Sürenin uzaması halinde mahkemeye dilekçe vererek kararın yazılmasını talep edebilirsiniz.

Karar yazıldıktan sonra mahkeme bunu otomatik olarak postaya vermez. Mahkeme kalemine başvurarak kararın taraflara tebliğe çıkarılmasını talep eden bir dilekçe vermeli ve gerekli tebligat masraflarını (pul ücretini) yatırmalısınız.

Kararın kesinleşebilmesi için her iki tarafa da tebliğ edilmesi zorunludur. Eğer karşı taraf adresinde bulunamazsa, Tebligat Kanunu hükümlerine göre (örneğin mernis adresine muhtara bırakılarak) usulüne uygun tebligat işlemleri yapılana kadar süreç devam eder.

Tebligat Kanunu'na göre bir kişinin tebligatı almaktan kaçınması süreci durdurmaz. Kişinin resmi mernis (nüfus) adresine tebligat çıkarılır ve adreste bulunmasa dahi evrak muhtara bırakılarak yasal olarak tebliğ edilmiş sayılır. Süre bu şekilde başlar.

Hayır, istinaf ve temyiz gibi kanun yollarına başvuru süresi, gerekçeli kararın size usulüne uygun olarak tebliğ edildiği günün ertesi günü başlar. Karar tebliğ edilmeden süre işlemez.

Kesinlikle evlenemezsiniz. Gerekçeli karar taraflara tebliğ edilip kesinleşme şerhi alınana kadar hukuken mevcut eşinizle evli sayılırsınız. Yeniden evlenmeniz kanunen imkansızdır.

Evet. Boşanma kararı kesinleşmeden eşlerden biri vefat ederse, sağ kalan eş halen resmi eş statüsünde olduğu için kural olarak yasal mirasçı sıfatını sürdürür. Bu nedenle sürecin hızlıca kesinleştirilmesi hayati önem taşır.

Evet, anlaşmalı boşanmalarda da gerekçeli kararın yazılması ve tebliği şarttır. Ancak taraflar mahkemeye giderek kararı elden tebliğ alabilir ve aynı gün istinaftan feragat dilekçesi vererek süreci anında kesinleştirebilirler.

Kesinleşme şerhi, mahkeme kararının itiraz sürelerinin dolduğunu ve artık değiştirilemez şekilde kesinleştiğini gösteren resmi mahkeme yazısıdır. Gerekçeli karar tebliğ edilip yasal süreler itirazsız geçildiğinde mahkeme kalemi tarafından dosya üzerine işlenir.

Çıkarılmaz. Mahkeme posta masraflarını kendi bütçesinden karşılamaz. Eğer dava başında yatırdığınız gider avansı tükenmişse, tebliğ talebiyle birlikte güncel posta masrafını vezneye yatırmanız zorunludur.

İstinaftan feragat, tarafların mahkemenin verdiği kararı kabul ettiklerini ve bir üst mahkemeye itiraz etme haklarından vazgeçtiklerini mahkemeye bildirmeleridir. İki taraf da feragat ederse karar derhal kesinleşir.

Aile Mahkemelerinin verdiği boşanma kararlarında istinaf (Bölge Adliye Mahkemesine itiraz) süresi, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftadır (14 gün).

Mal paylaşımı davası açabilirsiniz; ancak mahkeme, boşanma davasının kesinleşmesini 'bekletici mesele' yapacaktır. Yani gerekçeli karar tebliğ edilip boşanma kesinleşmeden mal paylaşımı davasında karar verilmez.

Hayır. Karar kesinleştikten sonra (kesinleşme şerhi yazıldıktan sonra), mahkeme kalemi UYAP sistemi üzerinden kararı elektronik olarak Nüfus Müdürlüğü'ne bildirir. Ortalama 1-2 hafta içinde medeni durumunuz nüfus kayıtlarında 'Bekar' veya 'Boşanmış' olarak güncellenir.

Boşanma Dilekçesi Nereye ve Nasıl Verilir? (2026 Başvuru Rehberi)

Boşanma Hukuku15 soru

Boşanma dilekçesi adliyelerde doğrudan hakime veya mahkeme kalemine verilmez. Adliye girişlerinde veya zemin katlarında bulunan 'Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu' (veya Ön Büro) isimli birime teslim edilir.

Evet, e-Devlet şifrenizle giriş yapabileceğiniz UYAP Vatandaş Portalı üzerinden boşanma davası açabilirsiniz. Ancak bunun için mutlaka e-imza veya mobil imza sahibi olmanız ve dilekçenizi UDF formatında elektronik olarak imzalamanız gerekmektedir.

Hayır, boşanma davası her adliyede açılamaz. Kanunen yetkili olan adliyeler; sizin yerleşim yeri adresinizin bağlı olduğu adliye, eşinizin yerleşim yeri adliyesi veya davadan önce son 6 aydır birlikte oturduğunuz yer adliyesidir.

Evet, verebilir. Dilekçe ve anlaşmalı boşanma protokolünde her iki eşin de ıslak imzası bulunuyorsa, evrakları adliyenin tevzi bürosuna teslim etmek için eşlerden sadece birinin gitmesi yeterlidir.

İlçenizde müstakil bir Aile Mahkemesi yoksa, boşanma dilekçenizi o ilçedeki Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben vermeniz gerekir. Bu durumda Asliye Hukuk Mahkemesi, 'Aile Mahkemesi Sıfatıyla' davanıza bakacaktır.

Dilekçenizi Tevzi bürosuna teslim edip harçları ödediğiniz an (veya UYAP'tan online ödeme yaptığınız an) davanız hukuken açılmış sayılır ve yasal süreç başlar.

Hayır, dava açılış dilekçesi PTT, posta veya kargo yoluyla mahkemeye gönderilemez. Fiziki olarak bizzat (veya vekaletnameli avukat aracılığıyla) adliyeye gidilmeli veya UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile yollanmalıdır.

Evet, açabilirsiniz. Bunun için Türkiye'deki bir avukata konsolosluk aracılığıyla vekaletname gönderebilir veya sahip olduğunuz bir Türk e-imzası ile UYAP sistemi üzerinden kendiniz dava açabilirsiniz.

Dava açılırken mahkeme veznesine başvurma harcı, peşin maktu harç ve gider avansı ödenir. 2026 yılı tarifelerine göre bu tutarlar her yıl güncellenmekte olup, peşin ödenmesi zorunludur.

Tevzi formu, dilekçenizi ve harçlarınızı adliyeye teslim ettiğinizde memurun size verdiği, üzerinde davanızın hangi mahkemeye düştüğünü (Örn: 2. Aile Mahkemesi) ve dosya esas numaranızı gösteren resmi kayıt belgesidir.

UYAP Vatandaş Portalı üzerinden dilekçenizi sisteme yükledikten sonra, son adımda Vakıfbank entegrasyonu üzerinden kendi banka hesabınızla veya sisteme tanımlı kredi kartları ile online ödeme yapabilirsiniz.

Sadece dilekçeyi teslim edip vezneye giderek harçları yatırmazsanız, dosyanız mahkeme esasına kaydedilmez ve davanız hukuken açılmış sayılmaz.

Kesinlikle hayır. CİMER (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi) bir yargı mercii değildir. Boşanma davaları sadece adliyelerdeki mahkemelere başvuru veya UYAP portalı aracılığıyla açılabilir.

Siz dilekçeyi verdikten sonra mahkeme tensip zaptını hazırlar ve dilekçenizi eşinize PTT tebligatı ile gönderir. Adliyenin yoğunluğuna göre eşinizin eline tebligatın ulaşması genellikle 2 ila 4 hafta arasında sürer.

Hayır. Karakol veya Emniyet müdürlükleri adli yargı makamı değildir. Ancak eşinizden şiddet görüyorsanız karakola gidip uzaklaştırma kararı (6284 sayılı kanun kapsamında) isteyebilirsiniz, fakat boşanma dilekçesi mutlaka Adliye'ye verilmelidir.

Boşanma Sebepleri Nelerdir? Genel ve Özel Boşanma Nedenleri (2026)

Boşanma Hukuku15 soru

Şiddetli geçimsizlik, Türk Medeni Kanunu'nda 'evlilik birliğinin temelinden sarsılması' olarak tanımlanan genel boşanma sebebidir. Eşler arasında ortak hayatı sürdürmenin artık beklenemeyeceği derece ortaya çıkan kavgalar, uyumsuzluklar ve hakaretler bu kapsama girer.

Evet, eşin kumar bağımlısı olması ve ailenin ekonomik durumunu tehlikeye atması ekonomik şiddet kapsamına girer. Mahkemeler kumar oynayan eşi ağır kusurlu kabul ederek genel sebeple boşanmaya karar vermektedir.

Hayır, aldatma eylemini öğrenen eş, yazılı, sözlü veya davranışlarıyla (örneğin birlikte tatile gitmek) aldatan eşi affederse zina nedeniyle boşanma davası açma hakkı ortadan kalkar.

Evet, zina sebebine dayalı davanın, aldatma eyleminin öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay ve her halükarda eylemin üzerinden 5 yıl geçmeden açılması zorunludur.

Eşinizin alkol bağımlılığı; AMATEM tedavi kayıtları, olay anında tutulan polis tutanakları, kredi kartı ekstrelerindeki yoğun alkol harcamaları ve ortak hayatı bilen tanıkların beyanları ile ispatlanabilir.

Kayınvalidenin sürekli müdahalesine eşinizin sessiz kalması, sizi korumaması veya sizi kendi ailesiyle yaşamaya zorlaması evlilik birliğini temelinden sarsan ağır bir kusurdur ve boşanma nedenidir.

Hayır, 2025 yılında yapılan tarihi kanun değişikliği ile bu süre 3 yıldan 1 yıla indirilmiştir. Reddedilen bir davanın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl ortak hayat kurulamamışsa dava açılabilir.

Evet, eşinizi haklı bir sebep olmaksızın evden kovmanız Türk Medeni Kanunu'na göre terk hükmündedir. Gerekli ihtar prosedürleri işletilerek aleyhinize terk veya şiddetli geçimsizlik davası açılabilir.

Kesinlikle sayılır. Eşe toplum içinde hakaret etmek, sürekli aşağılamak, yetersiz hissettirmek ağır psikolojik şiddettir ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebidir.

Evet, eşinizin telefonundan zorla ele geçirilmemiş, şifre kırılarak veya casus yazılım kullanılarak elde edilmemiş olan hukuka uygun ekran görüntüleri ve mesaj dökümleri davada geçerli delil kabul edilir.

Eşin akıl hastalığına yakalanmış olması, bu durumun evliliği çekilmez hale getirmesi ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmi bir sağlık kurulu raporu ile tespit edilmiş olması gerekmektedir.

Eşin evi terk etmesinin üzerinden en az 4 ay geçtikten sonra mahkeme veya noter kanalıyla ihtar çekilir. İhtarda eşe dönmesi için 2 aylık bir süre verilir.

Eşinizin işlediği suç küçük düşürücü nitelikteyse (hırsızlık, dolandırıcılık vb.) ve bu durum sizin için evliliği çekilmez hale getirmişse, herhangi bir süre sınırı olmaksızın TMK m.163'e dayanarak dava açabilirsiniz.

Eşin zorunlu ihtiyaçlarını karşılamamak, aşırı cimri davranmak, eşin maaşına veya kredi kartlarına el koymak ya da eşin çalışmasına engel olmak ekonomik şiddet türleridir.

Evet, boşanma sebeplerini (şiddet, aldatma, hakaret vb.) hukuka uygun delillerle ispatladığınız takdirde, eşinizin boşanmak istememesinin bir önemi yoktur; mahkeme kusur durumuna göre boşanma kararı verir.

Boşanma Davası Nerede Açılır? Görevli ve Yetkili Mahkeme (2026)

Boşanma Hukuku15 soru

Yasal olarak davanın sizin yerleşim yerinizde, eşinizin yerleşim yerinde veya son altı aydır oturduğunuz yerde açılması gerekir. Ancak farklı bir yerde açarsanız ve karşı taraf itiraz etmezse, dava o adliyede görülmeye devam eder.

Eğer dava yetkisiz bir mahkemede açılmışsa, tebligatı aldığınız tarihten itibaren 2 hafta (14 gün) içinde ilk itiraz olarak yetki itirazında bulunmanız ve yetkili mahkemeyi göstermeniz gerekmektedir.

Yetki itirazı, mahkemeden gelen dava dilekçesinin size tebliğ edilmesinden itibaren iki haftalık yasal cevap süresi içinde, cevap dilekçesiyle birlikte en başta (ilk itiraz olarak) yapılmalıdır.

Hukuken evet, yetki kuralı geçerlidir. Fakat taraflar anlaştığı için kimse itiraz etmez ve mahkeme kendiliğinden yetkisizlik kararı veremez. Bu sayede pratikte istenilen şehirde anlaşmalı dava açılabilir.

Evet, eşiniz evi terk edip memleketine kalıcı olarak yerleşme niyetiyle giderse, orada geçirdiği süre sadece 1 gün bile olsa, o yerin mahkemesinde boşanma davası açmaya yetkilidir.

Türkiye'de yerleşim yerleri varsa orada, yoksa sakin oldukları yerde, o da yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir Aile Mahkemelerinden birinde dava açabilirler.

Hayır. Boşanma davalarında yetki kuralı 'kesin yetki' niteliğinde olmadığı için, hakim sizin adreslerinize bakarak re'sen yetkisizlik kararı veremez. Mutlaka karşı tarafın itirazı gerekir.

Açabilirsiniz. Davayı açtığınızda mahkeme dilekçenizi kabul eder. Eğer eşiniz 14 gün içinde Çağlayan mahkemesine yetki itirazında bulunmazsa, davanız orada görülmeye devam eder.

Boşanmada önemli olan fiili yerleşim yeridir. Mernis (ikametgah) adresiniz farklı olsa bile, fiilen nerede yaşadığınızı ispat ederseniz davanızı o ilçe veya ilin mahkemesinde açabilirsiniz.

Evet, hukuki süreçte 'önce açan kazanır' mantığı kısmen geçerlidir. Eşiniz kendi yerleşim yerinde (farklı bir şehirde) geçerli bir dava açarsa, sonradan sizin açacağınız dava büyük ihtimalle ilk davayla birleşmek üzere o şehre gönderilir.

Hayır. Davanın açıldığı tarihteki adresiniz baz alınır. Dava açıldıktan sonra farklı bir şehre taşınsanız bile, mevcut davanız ilk açıldığı mahkemede görülmeye devam edecektir.

Düğünden kısa süre sonra boşanma durumu söz konusuysa ve altı aylık birlikte yaşama şartı dolmamışsa, eşlerden birinin o anki yerleşim yeri mahkemesinde dava açılabilir.

Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre, boşanma davasında ilk itiraz niteliğindeki yetki itirazının süresi, dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesinden itibaren 14 gündür (iki hafta).

Mahkeme yetki itirazınızı reddederse, davanın kendi huzurunda görülmesine karar verir. Bu durumda yargılamaya o mahkemede devam edilir, ancak bu ara karara karşı istinaf yolunda itiraz hakkınız saklı kalır.

Hayır, çıkmaz. Eğer çekişmeli davanızın görüldüğü mahkeme yetkisiz olsa bile ilk başta itiraz edilmemişse o mahkeme artık yetkilidir. Dava anlaşmalıya döndüğünde de hakim kararını verir, bir yetki uyuşmazlığı doğmaz.

Çekişmeli Boşanma Davası Ne Kadar Sürer? (2026 Süreç Takvimi)

Çekişmeli Boşanma15 soru

Çekişmeli boşanma davaları yerel mahkemede toplanacak delillere ve mahkemenin yoğunluğuna göre değişmekle birlikte genellikle en erken 1 yıl içerisinde sonuçlanmaktadır. İstinaf aşaması olmaması halinde karar kesinleşir.

Dava açıldıktan sonra dilekçeler aşamasının (dava, cevap, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri) tamamlanması gerekir. Bu aşama ortalama 2-3 ay sürer. Sonrasında mahkeme 3-4 ay sonrasına ön inceleme duruşması günü verir.

Şahitler (tanıklar), ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık konuları belirlendikten sonra başlayan tahkikat duruşmalarında dinlenir. Taraflara tanık isimlerini bildirmeleri için genellikle ön inceleme sonrası 2 haftalık süre verilir.

Bu durum hakimin o günkü duruşma yoğunluğuna ve takdirine bağlıdır. Ancak genellikle her bir celsede tarafların 2'şer veya 3'er tanığı dinlenmekte, geri kalan tanıklar bir sonraki duruşmaya bırakılmaktadır.

Talimatla (istinabe yoluyla) başka bir şehirde dinlenen tanıklar genellikle yargılamayı ciddi şekilde uzatmaz. Çünkü talimat süreci işlerken, asıl mahkeme kendi bulunduğu ildeki diğer tanıkları dinlemeye devam eder.

Özellikle büyükşehirlerdeki Aile Mahkemelerinin ağır iş yükü nedeniyle her bir duruşma arası ortalama 3 ila 4 ay sonrasına verilmektedir. Küçük illerde bu süre biraz daha kısa olabilir.

Tensip zaptı, dava açıldıktan sonra hakimin dosyayı ilk incelemesi sonucunda hazırladığı ve yargılamanın nasıl yürütüleceğini, masrafları ve ilk yapılması gerekenleri belirten bir ön hazırlık tutanağıdır.

Yerel mahkemenin verdiği karara itiraz edilmesi halinde dosya Bölge Adliye Mahkemesine (İstinaf) gönderilir. İstinaf mahkemesinin dosyayı inceleyip karara bağlaması ortalama 1 ila 2 yıl arasında sürmektedir.

İstinaf mahkemesinin kararına karşı şartları oluştuğunda Yargıtay'da temyiz yoluna başvurulursa, Yargıtay incelemesi de ortalama 1 ila 2 yıl sürmektedir. Bu durumda davanın kesinleşmesi toplamda 3-5 yılı bulabilir.

Süreci hızlandırmak için tebligat adreslerinin mernise uygun ve doğru bildirilmesi, harç/gider avanslarının zamanında tam olarak yatırılması ve delillerin/tanık listesinin verilen yasal kesin süreler içinde mahkemeye sunulması gerekir.

Çocukların velayeti konusunda ihtilaf varsa mahkeme Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ister. Uzman pedagogun taraflarla ve çocukla görüşüp raporu dosyaya sunması genellikle davanın 2-3 ay uzamasına sebep olabilir.

Tarafların iddia ve savunmalarını yazılı olarak mahkemeye sundukları aşamadır. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçelerinden oluşur ve duruşmalar başlamadan önce tamamlanması zorunludur.

Evet, çekişmeli davanın hangi aşamasında olursa olsun (karar kesinleşene kadar), eşler her konuda uzlaşarak bir protokol hazırlarsa mahkemeye sunup davayı tek celsede anlaşmalı boşanmaya çevirebilirler.

Hayır, Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereği taraflar sadece bir kez tanık listesi sunabilirler. Sonradan akla gelen veya unutulan bir kişinin ikinci bir liste ile tanık olarak eklenmesi mümkün değildir.

Davalı eşin duruşmalara katılmaması davanın görülmesine engel değildir. Usulüne uygun tebligat yapıldıysa, karşı taraf gelmese dahi yargılama devam eder ve eldeki delillere göre karar verilir.

E-Devlet Üzerinden Boşanma Davası Nasıl Açılır? (2026 UYAP Rehberi)

Boşanma Davası15 soru

Hayır, sadece E-Devlet şifresi yeterli değildir. E-Devlet şifresi sadece UYAP sistemine giriş yapmanızı sağlar. Davayı resmen açabilmek ve dilekçenizi onaylamak için mutlaka 5070 Sayılı Kanuna uygun elektronik imza (e-imza) veya mobil imza sahibi olmanız gereklidir.

Evet, mobil imza ile UYAP üzerinden boşanma davası açabilirsiniz. GSM operatörünüzden temin edeceğiniz mobil imza, ıslak imza veya USB e-imza ile aynı hukuki geçerliliğe sahiptir. İşlem sırasında telefonunuza gelen onay ekranından şifrenizi girerek evrakınızı imzalayabilirsiniz.

UYAP Doküman Editörü, Adalet Bakanlığı'nın yargı ağında kullanılmak üzere geliştirdiği özel bir kelime işlemci programıdır. UYAP sistemine yüklenecek olan dava dilekçelerinin PDF veya Word formatında değil, mutlaka .udf formatında hazırlanması zorunludur.

E-imzalı dilekçenizi sisteme yükleyip, kredi kartı ile harç ve masrafları ödediğiniz an (saniyeler içinde) davanız nöbetçi Aile Mahkemesine tevzi edilir ve bir esas numarası alır. Dosya derhal mahkeme hakiminin ekranına düşer.

2026 yılı itibarıyla UYAP üzerinden dava açarken ödenmesi gereken başvurma harcı, peşin harç ve gider avansı toplamı yaklaşık 3.500 TL ile 4.500 TL arasında değişmektedir. Bu ücret online işlem sırasında banka kartı ile ödenir.

Evet, açılabilir. Ancak dava dilekçesinin yanı sıra, tarafların uzlaştığı 'Anlaşmalı Boşanma Protokolü'nün de UDF formatında hazırlanıp e-imza ile imzalanarak sisteme ek evrak olarak yüklenmesi gerekmektedir.

Evet, eşinizin rızası olmadan da UYAP üzerinden tek taraflı olarak 'çekişmeli boşanma davası' açabilirsiniz. Eşinizin TC kimlik numarası ve adresini girerek hazırladığınız e-imzalı dilekçeyi sisteme yüklemeniz yeterlidir.

Evet, Mac OS işletim sistemli Apple bilgisayarlarda UYAP Doküman Editörü çalışmaktadır. Ancak Java'nın Mac sürümünün kurulması ve kullandığınız e-imzanın Mac uyumlu sürücülerinin doğru yüklenmiş olması şarttır.

Dava açılış işlemi tamamlandıktan sonra, mahkeme kalemi hazırladığınız dava dilekçesini PTT tebligatı yoluyla eşinizin MERNİS adresine veya dilekçede belirttiğiniz adresine fiziki olarak gönderir. Ayrıca eşinizin de UYAP portali aktifse sistemden görebilir.

Davanızı açan asıl dava dilekçesini kesinlikle PDF formatında yükleyemezsiniz; zorunlu olarak UDF formatında olmalıdır. Ancak fotoğraflar, banka dekontları, nüfus kayıtları gibi 'ek deliller' sisteme PDF formatında yüklenebilir.

Evet, davanız çekişmeli boşanma ise UYAP üzerinden e-Duruşma talebinde bulunabilirsiniz. Hakimin onaylaması halinde, duruşma saatinde bilgisayarınızın kamerası ve mikrofonu ile evinizden duruşmaya katılabilirsiniz. Ancak anlaşmalı boşanmalarda fiziken adliyede bulunmak zorunludur.

Dava açılıp harç yatırıldıktan sonra UYAP sistemi üzerinden basit bir butonla 'iptal' işlemi yapılamaz. Ancak UYAP üzerinden davadan feragat ettiğinize dair yeni bir e-imzalı dilekçe göndererek davanın düşmesini sağlayabilirsiniz.

Hayır. Dilekçenizi imzalamak için mutlaka e-imza PIN (şifre) kodunuzu bilmeniz gerekir. Şifrenizi unuttuysanız, e-imzayı satın aldığınız firmanın web sitesi üzerinden veya müşteri hizmetlerini arayarak yeni bir PIN oluşturmalısınız.

Teknik olarak mümkündür ancak hukuken risklidir. Yanlış talep sonuçları, delillerin süresinde sisteme yüklenmemesi veya yetkisiz mahkeme seçimi gibi usul hataları, haklı olsanız bile davanın reddedilmesine ve maddi/manevi hak kaybına yol açabilir.

Sistem Java hatası veriyorsa bilgisayarınızdaki Java sürümünü güncelleyin. 'İmza geçerli değil' hatası alıyorsanız e-imza sürücülerinizi kontrol edin. Teknik sorunlar devam ederse Adalet Bakanlığı UYAP çağrı merkezinden destek alabilirsiniz.

Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır? (2026 Güncel Hesaplama Rehberi)

Boşanma Hukuku15 soru

Evlenmeden önce alınan ev kural olarak kişisel maldır ve paylaşıma dahil edilmez. Ancak evin kredi taksitleri evlilik birliği içerisinde ödenmişse, ödenen bu kısım için diğer eş değer artış payı talebinde bulunabilir.

Hayır, miras yoluyla elde edilen mallar Türk Medeni Kanunu gereğince kişisel mal kabul edilir ve mal paylaşımı tasfiyesinde diğer eşe pay verilmez. Ancak bu miras malının getirdiği kira gibi gelirler aksine bir sözleşme yoksa edinilmiş mal sayılır.

Mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer. Bu nedenle dava açıldıktan sonra alınan mallar tamamen alan eşin kişisel malıdır ve mal paylaşımı hesaplamasına dahil edilmez.

Evet, evlilik birliği içerisinde çalışılarak hak edilen kıdem tazminatı edinilmiş mal sayılır. Boşanma davası açıldığı tarihe kadar geçen evlilik süresine isabet eden kıdem tazminatı miktarının yarısı diğer eşin hakkıdır.

Eşlerden her biri kendi borçlarından bütün malvarlığı ile şahsen sorumludur. Ancak edinilmiş mallara ait borçlar (örneğin ortak evin kredisi), o malın toplam değerinden düşülür ve kalan 'artık değer' paylaşıma konu edilir.

Zina (aldatma) nedeniyle kesinleşmiş boşanma davalarında hakim, kusurlu olan eşin katılma alacağı oranını (diğer eşin malları üzerindeki hakkını) hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya tamamen ortadan kaldırabilir.

Boşanma davası açılırken veya mal paylaşımı davası sırasında tapu, araç ve banka kayıtlarına 'ihtiyati tedbir' konulması talep edilmelidir. Bu tedbir, malların üçüncü kişilere satılmasını engeller.

Yargıtay uygulamalarına göre düğünde takılan ziynet eşyaları (altınlar), kime takıldığına veya kimin aldığına bakılmaksızın kural olarak kadına bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malıdır. Mal rejiminin tasfiyesine dahil edilmez.

Evet, mal rejiminin tasfiyesi davalarında zamanaşımı süresi 10 yıldır. Bu süre, boşanma davasının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Piyango bileti edinilmiş mallardan (maaş vb.) elde edilen gelirle alınmışsa, çıkan ikramiye de edinilmiş mal sayılır ve yarı yarıya paylaştırılır. Ancak bilet kişisel mal olan bir parayla alınmışsa ikramiye de kişisel maldır.

Hayır, anlaşmalı boşanmada taraflar serbest iradeleriyle protokol hazırlarlar. Yarı yarıya paylaşım kuralı yasal davalar içindir. Anlaşmalı boşanmada mallar istenildiği oranda paylaşılabilir veya tamamen bir eşe bırakılabilir.

Edinilmiş mallara katılma rejiminde eşlerin maaşlarının miktarı önemli değildir. Evlilik içinde elde edilen tüm maaşlar ve bu maaşlarla alınan mallar toplanır ve eşit (yarı yarıya) oranda paylaştırılır.

Evet, evlilik süresince eşlerin maaşlarından veya kazançlarından ödenen BES primleri ve bu fonların getirileri edinilmiş mal niteliğindedir. Boşanma davası tarihindeki fon değeri üzerinden paylaşıma konu edilir.

Şirket evlenmeden önce kurulmuşsa kişisel maldır, ancak evlilik içi kârları paylaşıma girer. Evlilik içinde kurulan şirketin ise net sermaye değeri ve aktif/pasif hesaplaması yapılarak belirlenen değerinin yarısı talep edilir.

Evet, 2002 yılından sonra geçerli olan yasal rejim uyarınca ev hanımı olsanız dahi evlilik birliği içerisinde eşinizin çalışarak edindiği tüm mallar (ev, araba, banka hesabı) üzerinde kanunen yarı yarıya hakkınız bulunmaktadır.

Boşanma Davası Ücreti ve Masrafları Ne Kadar? (2026 Güncel)

Boşanma Hukuku15 soru

2026 yılında anlaşmalı boşanma davaları için avukatlık ücreti ortalama 70.000 TL olarak uygulanmaktadır. Çekişmeli boşanma davalarında ise bu ücret 300.000 TL'den başlamakta ve davanın içerdiği zorluklara (mal paylaşımı, velayet çatışması vb.) göre artış göstermektedir.

Boşanma davası açılırken mahkeme veznesine peşin harç, başvurma harcı ve gider avansı yatırılması zorunludur. Bu tutarlar her yıl Adalet Bakanlığı tarafından güncellenmekte olup, davanın türüne göre değişiklik göstermekle birlikte ortalama birkaç bin lira civarındadır.

Türk hukuk sisteminde boşanma davası açmak için avukat tutma zorunluluğu yoktur. Ancak usul kurallarının katı olması ve hak kayıplarının yaşanma ihtimalinin yüksek olması sebebiyle, uzman bir boşanma avukatı ile çalışılması şiddetle tavsiye edilir.

Anlaşmalı boşanma davalarında mahkeme masraflarını ve avukatlık ücretini kimin ödeyeceği taraflar arasında hazırlanan protokol ile belirlenir. Taraflar yarı yarıya paylaşabileceği gibi, sadece bir taraf da tüm masrafları üstlenebilir.

Maddi durumu yetersiz olan kişiler, muhtarlıktan alınacak fakirlik belgesi ile mahkemeden 'adli yardım' talebinde bulunabilirler. Talebin kabulü halinde yargılama harç ve masraflarından geçici olarak muaf tutulurlar.

Kendi avukatınıza sözleşme ile ödediğiniz vekalet ücretini davayı kazansanız dahi karşı taraftan alamazsınız. Mahkeme sadece devletin belirlediği 'asgari tarife' üzerinden hesaplanan bir karşı vekalet ücretini haksız tarafa yükler.

Hayır, boşanma davası ile birlikte aynı dilekçede talep edilen maddi ve manevi tazminat ile nafaka istekleri boşanmanın ferisi (eklentisi) sayıldığı için ek bir nispi harca tabi değildir. Sadece sabit boşanma harcı ödenir.

Hayır, boşanma davası maktu (sabit) harca tabi iken, mal paylaşımı (edinilmiş mallara katılma vb.) davaları talep edilen malın değeri üzerinden nispi (oransal) harca tabidir. Bu nedenle mal paylaşımı davalarının harç maliyeti çok daha yüksektir.

Dava açarken yatırılan gider avansının yargılama boyunca kullanılmayan (artan) kısmı, karar kesinleştikten sonra davacıya iade edilir. İade işlemi hesap numarası bildirilmişse otomatik yapılır, aksi halde dilekçe ile talep edilmelidir.

Çekişmeli boşanma davaları yıllarca sürer, çok sayıda duruşma gerektirir, tanık dinletilir ve kapsamlı delil toplanır. Avukatın harcadığı mesai ve davanın taşıdığı hukuki risk çok daha yüksek olduğu için ücreti de anlaşmalı davaya göre fazladır.

Çocukların velayeti konusunda pedagog veya sosyal çalışmacıdan alınacak SİD (Sosyal İnceleme Raporu) için belirlenen uzman ücreti, mahkeme aksi bir ara karar kurmadıkça genellikle gider avansından (davacıdan) karşılanır.

Evet, eşiniz size bir boşanma davası açtıysa ve siz de ona karşı kendi iddialarınızla bir 'karşı dava' açmak isterseniz, mahkeme veznesine bağımsız bir dava açıyormuş gibi başvuru harcı ve gider avansı yatırmanız gerekir.

Evet, yerel mahkemenin verdiği karara itiraz ederek dosyayı İstinaf (Bölge Adliye Mahkemesi) veya Yargıtay'a taşımak isterseniz, kanunda belirlenen istinaf/temyiz başvuru harçlarını ve posta giderlerini yatırmanız zorunludur.

Evet, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) yasal bir alt sınırdır. Hiçbir avukat bu tarifede yazan rakamın altında bir ücretle iş kabul edemez. Ancak üst sınır serbest piyasa koşullarına göre avukat ve müvekkil arasında belirlenir.

Avukatlık ücretinin ödeme şekli tamamen avukat ile müvekkil arasındaki anlaşmaya bağlıdır. Mahkeme harçları peşin ödenmek zorundadır, ancak avukatlık vekalet ücreti tarafların mutabakatı ile taksitlendirilebilir.

Çekişmeli Boşanma Dilekçesi Nasıl Yazılır? (2026 Güncel Örnekler)

Çekişmeli Boşanma15 soru

Çekişmeli boşanma dilekçesi, eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son altı ay birlikte oturdukları yerdeki Aile Mahkemesine verilir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi bürosu aracılığıyla teslim edilir.

Hayır, internetten alınan standart taslaklarla kopyala-yapıştır yapılarak hazırlanan dilekçeler büyük risk taşır. Her evliliğin dinamikleri, olayları ve delilleri farklıdır; soyut ve matbu dilekçeler davanın reddedilmesine neden olabilir.

Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı vardır. Karşı tarafın rızası yoksa veya 'ıslah' kurumuna başvurulmamışsa, dilekçeye sonradan yeni olaylar veya talepler eklemek kural olarak mümkün değildir.

Evet, eğer maddi veya manevi tazminat talep ediyorsanız, bu miktarı Türk Lirası cinsinden net bir rakam olarak belirtmek zorundasınız. 'Mahkemenin takdirine bırakıyorum' veya 'şimdilik belirsiz' şeklindeki tazminat talepleri kabul görmez.

Hayır, dilekçeler aşamasında belirtilmeyen delillerin kural olarak sonradan dosyaya sunulması yasaktır. Mahkemenin size verdiği kesin süre içinde delil listesini sunmanız ve bu listede iddialarınızı kanıtlayacak tüm doneleri belirtmeniz şarttır.

Hukuken el yazısı ile yazılmasında bir engel yoktur, ancak mahkeme kayıtlarının düzeni ve okunabilirlik açısından bilgisayarda (Uyap Döküman Editörü veya Word) yazılıp çıktı alınması ve ıslak imza ile sunulması standart uygulamadır.

Vatandaşlar e-imza veya mobil imza sahibi iseler, UYAP Vatandaş Portal üzerinden evrak yükleyerek ve harçları elektronik ortamda ödeyerek dava açabilirler. Ancak dilekçenin yine de hukuki formata uygun hazırlanıp PDF formatında sisteme yüklenmesi gerekir.

Bunun yasal bir sınırı yoktur. Önemli olan sayfa sayısı değil, olayların ne kadar somut, açık ve kronolojik bir şekilde anlatıldığıdır. Gereksiz tekrarlardan kaçınarak, sadece hukuki sonuç doğuracak eylemler yazılmalıdır.

Mahkeme, davalının MERNİS (ikametgah) adresine tebligat çıkarır. Davalı evde bulunmazsa tebligat muhtara bırakılır ve hukuken tebliğ edilmiş sayılır. Süreç davalının yokluğunda da işlemeye devam eder.

Evet, WhatsApp konuşmaları, SMS'ler ve sosyal medya mesajları boşanma davalarında güçlü delillerdir. Ancak bu yazışmaların ekran görüntüleri, tarih ve saatleri belli olacak şekilde dilekçe ekinde veya delil listesinde mahkemeye sunulmalıdır.

Velayet kamu düzenine ilişkin bir konu olduğu için hakim, çocuğun üstün yararını gözeterek re'sen (kendiliğinden) araştırma yapar ve karar verir. Ancak yine de taleplerinizin arasına velayet isteğini eklemek usul açısından en doğrusudur.

Evet, dava açarken mahkeme veznesine peşin harç, başvurma harcı ve tebligat/bilirkişi/tanık giderlerini kapsayan gider avansı yatırmak zorunludur. 2026 yılı tarifelerine göre bu tutarlar her yıl güncellenmektedir.

Evet, dava çekişmeli olarak açılmış olsa dahi, yargılamanın herhangi bir aşamasında (karar kesinleşene kadar) taraflar uzlaşarak bir protokol hazırlar ve mahkemeye sunarsa, dava anlaşmalı boşanmaya dönüşebilir.

Şiddet nedeniyle boşanma talep ediyorsanız, iddianızı somutlaştırmak için darp raporu, hastane kayıtları veya polis tutanaklarını dilekçe ekinde sunmanız veya ilgili kurumlardan celbini (istenmesini) talep etmeniz davanızın seyri açısından çok önemlidir.

Türk hukukunda kişilerin kendi davasını açma ve takip etme hakkı vardır, avukat tutmak yasal bir zorunluluk değildir. Ancak çekişmeli boşanma usul hukukunun katı kurallarına tabi olduğundan, uzman bir avukat desteği almamak büyük hak kayıplarına neden olabilir.

Anlaşmalı Boşanma Kaç Gün Sürer? Dava Nasıl Hızlandırılır?

Boşanma Hukuku15 soru

Mahkemenin yoğunluğunun olmaması, usuli işlemlerin kusursuz yürütülmesi ve öne alım talebinin kabul edilmesi halinde dava 1 ila 3 gün içinde bile sonuçlanabilir. Ardından feragat işlemleri yapılarak kesinleşme sağlanır.

Hayır. Anlaşmalı boşanmada her iki eşin de duruşma salonunda bizzat bulunması kanuni bir zorunluluktur. Hakim tarafları dinlemeden karar veremez.

Evet. Eğer protokolde özellikle çocukların velayeti, iştirak nafakası veya kamu düzenini ilgilendiren hukuka aykırı şartlar varsa, hakim bu maddelerin değiştirilmesini isteyebilir veya davayı reddedebilir.

Hayır, öne alım dilekçesinin kabulü tamamen hakimin takdirindedir ve mahkemenin fiziki iş yüküne bağlıdır. Ancak haklı ve belgelendirilmiş mazeretler genellikle olumlu karşılanmaktadır.

E-Devlet altyapısını kullanan UYAP Vatandaş portalı üzerinden e-imza veya mobil imza sahibiyseniz dava açabilirsiniz. Ancak yine de duruşma için fiziken adliyeye gitmeniz gerekecektir.

Kanuni süre 1 ay olmakla birlikte, uygulamada anlaşmalı boşanma davalarının gerekçeli kararları genellikle 3 ila 10 gün içinde yazılmaktadır.

Taraflar bu dilekçeyi vermezse, mahkemenin kararı tebliğ edildikten sonra 2 haftalık yasal bekleme süresi başlar. Kararın kesinleşmesi haftalarca gecikmiş olur.

Karar kesinleştikten sonra mahkeme kalemi durumu sisteme girer. Nüfus müdürlüğünün bu veriyi işleyip kimliğe yansıtması ortalama 3-7 gün sürer.

Evet, duruşma esnasında her iki tarafın da kabul etmesi şartıyla hakim huzurunda tutanağa geçirilerek protokol maddelerinde değişiklik yapılabilir.

Adli tatil döneminde (20 Temmuz - 31 Ağustos) kural olarak boşanma duruşmaları yapılmaz. Ancak nöbetçi mahkemeden öne alım talep edilebilir, takdir mahkemenindir.

Taraflar uzlaştıkları takdirde, davanın herhangi bir aşamasında mahkemeye bir anlaşmalı boşanma protokolü sunarak davanın formatını değiştirebilirler.

Anlaşmalı boşanma için mutlaka Türkiye'deki duruşmaya gelmesi gerekir. Gelemiyorsa dava mecburen çekişmeli boşanma statüsünde yürütülmeli ve vekaletnameler devreye girmelidir.

Eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri adliyesinde veya eşlerin davadan önce son altı ay birlikte yaşadıkları yer adliyesinde dava açılabilir.

Hayır. Anlaşmalı boşanmada eşlerin mahkemedeki beyanları yeterlidir. Kusur araştırması yapılmadığı için tanık, mesaj kaydı veya fotoğraf gibi delillere ihtiyaç yoktur.

Kararın kesinleşip nüfusa işlenmesinin ardından e-devlet üzerinden soyadı hemen güncellenir. Ancak kimlik, pasaport ve ehliyet değişimi için randevu alınarak yenileme yapılmalıdır.

Anlaşmalı Boşanma Dilekçesi ve Protokolü Nasıl Hazırlanır?

Boşanma Hukuku15 soru

Evet, anlaşmalı boşanma dilekçesini kendiniz yazabilirsiniz. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda asgari unsurları barındırmak kaydıyla vatandaşların kendi davalarını açma hakkı vardır. Ancak hukuki ve mali kayıplar yaşamamak için uzman desteği alınması her zaman tavsiye edilir.

Anlaşmalı boşanma dilekçesi Aile Mahkemelerine verilir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı daha küçük ilçelerde ise davaya bakmakla görevli merci, Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemeleridir.

Türk Hukuk sisteminde ceza davalarındaki bazı istisnalar hariç avukat tutma zorunluluğu yoktur. Eşler avukatsız olarak kendi boşanma davalarını açabilirler. Ancak sürecin hatasız yönetilmesi açısından avukat desteği kritik önem taşır.

Evet, elektronik veya mobil imzanız varsa UYAP Vatandaş Portalı aracılığıyla e-Devlet şifrenizle sisteme girerek fiziki olarak adliyeye gitmeden anlaşmalı boşanma davanızı açabilirsiniz.

Hayır, kanunen evliliğin en az bir yıl sürmüş olması şarttır. Bir yıl dolmadan açılacak davalar mutlaka çekişmeli boşanma davası olarak açılmalı ve şiddetli geçimsizlik ispatlanmalıdır.

Anlaşmalı boşanma davalarında her iki eşin de duruşmada bizzat bulunması kanuni zorunluluktur. Eşlerden biri duruşmaya gelmezse hakim boşanmaya karar veremez ve dosya çekişmeli davaya dönüşür ya da usulden reddedilir.

Eğer protokolde 'Taraflar mal rejiminin tasfiyesi konusunda anlaştı, birbirlerinden hiçbir talepleri kalmamıştır' şeklinde genel bir ibra (aklama) maddesi varsa, sonradan dava açılamaz. Madde yoksa açılabilir.

Evraklar eksiksizse, şartlar sağlanmışsa ve her iki taraf duruşmada hazır bulunup iradelerini beyan ederse dava tek celsede sonuçlanır. Evraklardaki hatalar veya hakimin onaylamayacağı kamu düzenine aykırı maddeler süreci uzatabilir.

Mahkeme harç ve masrafları dava açılışında davacı tarafından ödenir. Ancak taraflar anlaşmalı boşanma protokolünde bu masrafların yarı yarıya paylaşılacağını veya davalı tarafından üstlenileceğini kararlaştırabilirler.

Hayır, anlaşmalı boşanma protokolünün noterde onaylatılmasına gerek yoktur. Eşlerin kendi aralarında hazırlayıp ıslak imza atarak Aile Mahkemesine sunmaları ve hakimin duruşmada onaylaması yeterlidir.

Hayır. Duruşmadaki kısa karar yeterli değildir. Gerekçeli kararın yazılması, taraflara tebliğ edilmesi ve istinaf sürelerinin dolması (veya istinaftan feragat edilmesi) sonucu kararın kesinleşmesi gerekir. Ayrıca kadınlar için 300 günlük iddet müddeti kuralı dikkate alınmalıdır.

Karar kesinleştikten sonra tazminat hakkından feragat ettiğiniz için sonradan pişman olsanız dahi yeni bir dava açarak tazminat talep edemezsiniz. Feragat bağlayıcıdır.

İştirak nafakası için kanunda belirlenmiş sabit bir oran yoktur. Nafaka yükümlüsünün mali gücü, çocuğun yaşı ve eğitim/sağlık ihtiyaçları gözetilerek taraflarca makul bir miktar belirlenir; hakimin onayından geçer.

Evet, evliliğiniz Türk nüfus siciline tescil edilmişse Türkiye'deki aile mahkemelerinde anlaşmalı boşanma davası açabilirsiniz. Ancak duruşma günü Türkiye'de mahkemede şahsen bulunmanız zorunludur.

Hayır, konsoloslukların boşanma kararı verme yetkisi yoktur. Boşanma ancak yetkili mahkemeler aracılığıyla olur. Tarafların bizzat duruşmaya katılımı şarttır.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nasıl Hazırlanır? (2026 Örnekleri)

Boşanma Hukuku15 soru

Hayır, anlaşmalı boşanma protokolünün el yazısıyla yazılması zorunlu değildir. Bilgisayar ortamında hazırlanıp çıktısı alındıktan sonra taraflarca ıslak imza ile imzalanması yeterli ve çok daha profesyonel bir yöntemdir.

Hayır, protokolün geçerlilik kazanması için noter onayı şart değildir. Protokol aile mahkemesi hakimi tarafından duruşmada onaylandığında resmiyet ve bağlayıcılık kazanır.

Taraflardan biri duruşmaya mazeretsiz olarak katılmazsa hakim anlaşmalı boşanma kararı veremez. Süreç tıkanır ve dava dosyası işlemden kaldırılabilir veya çekişmeli boşanmaya dönüşebilir.

Kanunen evliliğin 1 yılı doldurmamış olması durumunda anlaşmalı boşanma davası açılamaz. Tarafların çekişmeli boşanma davası açması (örneğin şiddetli geçimsizlik sebebiyle) ve iddialarını delillendirmesi gerekir.

Eğer protokolde anlaşılan nafaka miktarını sonradan ödeyemez duruma gelirseniz (işsiz kalma vb.), nafaka indirim veya kaldırma davası açmanız gerekir. Dava sonuçlanana kadar protokoldeki miktarı ödemekle yükümlüsünüz.

Eğer protokolde mal paylaşımı hususunda "birbirimizden hak ve alacağımız kalmamıştır, birbirimizi ibra ediyoruz" şeklinde bir madde imzaladıysanız, kural olarak sonradan mal paylaşımı davası açamazsınız.

Anlaşmalı boşanma davasında verilen kararla velayet anneye geçse dahi çocuk babanın soyadını taşımaya devam eder. Annenin çocuğa kendi soyadını verebilmesi için boşanmadan sonra ayrı bir dava açması gerekir.

Evet, hakim çocuğun menfaatini (üstün yararını) zedeleyen bir durum tespit ederse (örneğin çocuğun eğitim durumu, yaşayacağı ortamın uygunsuzluğu) velayet düzenlemesini değiştirebilir.

Mahkemelerin iş yoğunluğuna bağlı olarak değişmekle birlikte, 2026 yılı uygulamalarında ortalama 1 ile 4 hafta içerisinde duruşma günü verilmekte ve dava tek celsede sonuçlanmaktadır.

Duruşma anına kadar ve hakim kararını açıklayana kadar taraflardan her biri protokolden veya boşanmaktan vazgeçebilir. Bu durumda anlaşmalı boşanma davası düşer veya çekişmeliye döner.

Kanunen avukat tutma zorunluluğu yoktur. Ancak protokolün hukuki tekniklere uygun hazırlanması ve ileride hak kaybı yaşanmaması için bir uzman boşanma avukatıyla çalışılması şiddetle tavsiye edilir.

Türk hukukunda evcil hayvanlar için velayet kavramı kullanılmaz, eşya hukuku kuralları geçerlidir. Ancak protokolde evcil hayvanın mülkiyetinin ve bakımının hangi eşte kalacağı açıkça yazılabilir.

Taraflar altınların kime kalacağını veya nasıl paylaşılacağını protokolde serbestçe kararlaştırabilirler. Anlaşma sağlanamazsa kural olarak düğünde takılan takılar kadına ait kabul edilir.

Evet, boşanmada yetkili yer Türkiye mahkemeleri ise yabancı uyruklu eşle de anlaşmalı boşanma mümkündür. Ancak yabancı eşin Türkçe bilmemesi durumunda duruşmada yeminli tercüman bulundurulması zorunludur.

Hayır. Protokol yalnızca dava dilekçesi ile birlikte aile mahkemesine sunulduğunda ve fiziki olarak hakim karşısında teyit edildiğinde onaylanabilir. Sadece e-devlet üzerinden sözleşme onayı gibi bir sistem yoktur.

Boşanma Davası Nasıl Açılır? Şartları, Süreci ve Masrafları (2026)

Boşanma Hukuku15 soru

Türk Hukuk sisteminde boşanma davası açmak veya davayı takip etmek için avukat tutma zorunluluğu yoktur. Bireyler davalarını kendileri açabilir ve yürütebilirler. Ancak boşanma süreci sıkı usul kurallarına tabi olduğundan hak kaybı yaşamamak adına uzman bir avukattan destek alınması şiddetle tavsiye edilir.

Hayır, sadece e-Devlet şifresi ile sisteme giriş yaparak dava açılamaz. Dilekçenizin hukuki geçerlilik kazanabilmesi için UYAP Doküman Editörü üzerinden Elektronik İmza (e-imza) veya Mobil İmza kullanılarak imzalanması zorunludur.

Evet, anlaşmalı boşanma davalarında eşlerin duruşma günü mahkeme salonunda bizzat hazır bulunmaları emredici bir kanun kuralıdır. Avukatınız olsa dahi, hakimin sizin hür iradenizle boşanmak istediğinizi sözlü olarak duyması gerekir.

Dava dilekçenizi teslim edip veya online yükleyip harçları ödediğiniz anda davanız açılmış sayılır. Genellikle 1-2 gün içerisinde (tevzi işlemi tamamlandıktan sonra) UYAP ve e-Devlet sisteminizde davanızı esas numarasıyla birlikte görebilirsiniz.

Evet, eşinizin boşanmak istememesi sizin dava açmanıza engel değildir. Ancak bu durumda davayı çekişmeli boşanma davası olarak açmanız, evlilik birliğinin sarsılmasında eşinizin kusurlu olduğunu yasal delillerle ispatlamanız gerekecektir.

Dava açılırken gerekli olan mahkeme harçları ve gider avansını davayı açan taraf (davacı) peşin olarak ödemek zorundadır. Ancak dava sonunda, haklılık durumuna göre bu masraflar karşı taraftan tahsil edilebilir.

Evliliğin ilk yılında anlaşmalı boşanma davası açılamaz; kanun en az 1 yılın dolmasını şart koşar. Ancak çekişmeli boşanma davası açmak için herhangi bir süre kısıtlaması yoktur, evliliğin ertesi günü dahi çekişmeli dava açılabilir.

Evet, okunaklı olmak kaydıyla boşanma dava dilekçesi el yazısıyla yazılarak adliyeye sunulabilir. Ancak uygulamada okunabilirlik ve resmiyet açısından bilgisayar ortamında yazılıp ıslak imza ile imzalanması daha doğru bir yöntemdir.

Evet, davanın her aşamasında karar kesinleşene kadar davanızdan feragat edebilirsiniz. Feragat ettiğinizde dava düşer, ancak aynı olaylara dayanarak tekrar dava açma hakkınızı kaybedebilirsiniz.

Temel olarak ıslak imzalı veya e-imzalı dava dilekçesi ile kimlik fotokopisi yeterlidir. Anlaşmalı boşanma ise ek olarak imzalı protokol gerekir. İspatlayıcı deliller, tanık listesi ve belgeler dilekçe ekinde veya tahkikat aşamasında sunulabilir.

Kural olarak boşanma davaları sizin veya eşinizin yerleşim yerinde (ikametgah) ya da son 6 ay birlikte yaşadığınız yerde açılır. Farklı ve ilgisiz bir ilde açarsanız, karşı taraf yetki itirazında bulunarak davanın yetkili mahkemeye gönderilmesini talep edebilir.

Kanunen aynı evde yaşamanıza engel bir durum yoktur. Ancak çekişmeli davalarda, şiddetli geçimsizlik iddia edilirken aynı evde, aynı yatakta yaşamaya devam etmek mahkeme gözünde 'affetmiş sayılma' veya 'geçimsizliğin olmadığı' şeklinde yorumlanabilir.

Evet, zina (aldatma) sebebiyle dava açma hakkı, aldatma eylemini ve faili öğrenmenizden itibaren 6 ay ve her halükarda olayın üzerinden 5 yıl geçmekle düşer. Bu süreleri kaçırırsanız genel sebeplerden dava açmanız gerekir.

Hakim karar verirken eşlerin kusur durumundan ziyade 'çocuğun üstün yararını' gözetir. Anne bakım ve şefkatine muhtaç küçük yaşlardaki çocuklar (genellikle 0-7 yaş) istisnai durumlar hariç anneye verilir. Daha büyük çocukların ise pedagog eşliğinde fikri alınabilir.

Eğer dava açacak maddi gücünüz yoksa (üzerinize kayıtlı mal varlığı ve düzenli geliriniz yoksa), muhtarlıktan alacağınız fakirlik belgesi ile mahkemeden 'Adli Müzaharet (Adli Yardım)' talebinde bulunarak harç ödemeden dava açabilirsiniz.

Çekişmeli Boşanma Davası Nedir? Şartları, Süreci ve Dilekçe Örnekleri (2026)

Boşanma Hukuku15 soru

Çekişmeli boşanma davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi veya son 6 aydır birlikte ikamet ettikleri yer mahkemesidir.

Evet, karşı taraf boşanmak istemese dahi boşanabilirsiniz. Ancak bunun için evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını veya kanundaki özel boşanma sebeplerinden birinin gerçekleştiğini ve karşı tarafın kusurlu olduğunu ispat etmeniz gerekir.

İlk derece (Aile) mahkemesinde dava süreci ortalama 1,5 ila 3 yıl arasında değişmektedir. Kararın İstinaf (Bölge Adliye Mahkemesi) ve Temyiz (Yargıtay) aşamalarına taşınması halinde bu süre daha da uzamaktadır.

Çekişmeli boşanma davalarında davalı eşin duruşmalara katılma zorunluluğu yoktur. Usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davalı duruşmaya gelmezse veya cevap dilekçesi vermezse, yargılama yokluğunda devam eder ve davacının iddialarını inkar etmiş sayılır.

2026 yılı itibarıyla dava açılırken peşin maktu harç, başvuru harcı ve gider avansı (tebligat, posta masrafları için) olmak üzere ortalama 2.000 TL ile 3.000 TL arasında bir masraf vezneye yatırılmaktadır.

Zina (aldatma) sebebine dayalı özel boşanma davası, aldatma fiilinin öğrenilmesinden itibaren 6 ay ve olayın üzerinden her halde 5 yıl geçmeden açılmalıdır. Süre geçerse genel sebeplere dayanılarak dava açılabilir.

Boşanma davası ile birlikte veya ayrı bir mal rejiminin tasfiyesi davası açılarak, eşin üzerine kayıtlı taşınmazlara, araçlara ve banka hesaplarına "ihtiyati tedbir" konulması mahkemeden talep edilebilir.

Evet, hukuka uygun yollarla (örneğin kişinin kendi telefonundan eşiyle yaptığı mesajlaşmalar veya tesadüfen açık bırakılan ekrandan alınan görüntüler) elde edilen WhatsApp kayıtları mahkemede delil olarak sunulabilir.

Eşin sosyal medyada (Instagram, Facebook vb.) evlilik birliğine yakışmayan, güven sarsıcı paylaşımlar yapması, bekarmış gibi davranması veya onur kırıcı sözler sarf etmesi kusur sayılarak boşanma nedeni kabul edilebilir.

Velayet kararında tek kriter çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun yaşı, eğitimi, alıştığı çevre ve hangi ebeveynin çocuğun gelişimine daha iyi katkı sağlayacağı değerlendirilir. Pedagog raporları velayet kararında belirleyicidir.

Mahkemenin hükmettiği nafakayı ödememek suçtur. İcra takibi başlatılmasına rağmen nafaka borcu ödenmezse, şikayet üzerine borçlu eş hakkında tazyik hapsi (disiplin hapsi) kararı verilebilir.

Boşanmada tazminat alabilmek için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya karşı tarafa göre daha az kusurlu olması gerekir. Ayrıca karşı tarafın kusurlu davranışı nedeniyle maddi bir kayıp veya psikolojik bir zarar doğmuş olmalıdır.

Dava devam ederken eşinizle barışırsanız, mahkemeye vereceğiniz bir "feragat dilekçesi" ile davanızdan vazgeçebilirsiniz. Davadan feragat edildiğinde, davanın açıldığı tarihten önceki olaylar affedilmiş sayılır.

Hayır. Eşin aracına, evine veya telefonuna gizlice yerleştirilen kayıt cihazlarıyla elde edilen ses kayıtları hukuka aykırı delil niteliğindedir, mahkemede kullanılamaz ve suç teşkil eder. İstisnası, ani gelişen bir saldırı anında alınan kayıtlardır.

Hukuk sistemimizde tarafların kendilerini avukatla temsil etme zorunluluğu yoktur. Ancak çekişmeli boşanma davası usul kurallarının katı uygulandığı, dilekçe ve delil sunma sürelerinin hayati önem taşıdığı karmaşık bir süreç olduğundan avukat desteği şiddetle tavsiye edilir.

Anlaşmalı Boşanma Davası Nedir? Şartları ve Süreci (2026)

Boşanma Hukuku15 soru

Evet, kanuni şartlar sağlandığında ve taraflar duruşmada bizzat bulunarak protokolü onayladıklarında hakim tek celsede boşanma kararı verir. Ancak kararın hukuken kesinleşmesi için gerekçeli kararın yazılması ve tebliğ süreçlerinin tamamlanması gerekir.

1 yıldan kısa süren evliliklerde yasal olarak anlaşmalı boşanma davası açılamaz. Tarafların çekişmeli boşanma davası açması gerekir. Ancak bu davada taraflar birbirlerine kusur atfetmeyip delil sunmazlarsa, süreç daha hızlı sonuçlanabilir.

Evet, mutlak suretle zorunludur. Tarafların avukatı olsa dahi, hakimin her iki tarafı da bizzat dinleyip iradelerinin serbest olduğuna kanaat getirmesi yasal bir zorunluluktur.

Evet, e-imza veya mobil imza sahibi vatandaşlar UYAP Vatandaş Portalı üzerinden e-Devlet şifreleriyle sisteme girerek dava dilekçesi ve anlaşmalı boşanma protokolünü yükleyip online olarak dava açabilirler.

Hakim, çocukların üstün menfaatini korumakla görevlidir. Protokolde çocuğun gelişimine veya güvenliğine aykırı bir durum tespit ederse, velayet veya iştirak nafakası maddelerinde değişiklik önerebilir. Taraflar kabul ederse boşanma gerçekleşir.

Mahkeme kararı kesinleştikten sonra, protokolde belirtilen tapu veya araç devirleri ilgili kurumlara (Tapu Müdürlüğü, Noter) mahkeme kararıyla birlikte gidilerek gerçekleştirilir. Kararda devrin nasıl yapılacağı net bir şekilde yazılmış olmalıdır.

Protokolde "tüm haklardan feragat edilmiştir" maddesi varsa ve karar kesinleşmişse, tazminat veya mal paylaşımı için yeniden dava açılamaz. Ancak çocuk için iştirak nafakası artırımı veya velayetin değiştirilmesi davaları koşullar değiştiğinde her zaman açılabilir.

Mahkeme kararı verildikten sonra itiraz (istinaf) için 2 haftalık yasal bir süre vardır. Eşler, karara itiraz etmeyeceklerini bir feragat dilekçesi ile mahkemeye bildirirse, bu 2 haftalık süre beklenmeden karar aynı gün kesinleştirilir.

Dava açıldıktan sonra mahkeme kalemine gidilerek yoğunluğa göre genellikle 1 hafta ile 1 ay içerisinde duruşma günü alınabilir. Avukatlar aracılığıyla süreç daha hızlı ilerletilebilir.

Süreç karşılıklı güven ve mutabakata dayandığı için risk daha düşüktür. Ancak protokol imzalanıp karar kesinleşene kadar malların devredilmemesi veya üzerlerinde tedbir bulunması güvence sağlayabilir.

Mahkemenin gerekçeli kararı yazıp kararın kesinleşmesinin ardından, mahkeme evrakları elektronik ortamda nüfus müdürlüğüne gönderir. Genellikle 3-7 iş günü içinde kadının soyadı nüfus sisteminde eski soyadına döner.

Hayır, zorunlu değildir. Taraflar anlaşırlarsa birbirlerinden yoksulluk nafakası talep etmeyebilirler. Bu durumun protokolde açıkça belirtilmesi yeterlidir.

Cezaevindeki eş duruşma salonuna fiziken gelemeyeceği için SEGBİS (görüntülü sistem) aracılığıyla hakimin karşısına çıkarılarak dinlenir. İradesi doğrulandığında boşanma gerçekleşir.

Hayır, protokolün noterden onaylanmasına gerek yoktur. Tarafların kendi aralarında ıslak imza ile imzalayıp mahkemeye sunmaları yeterlidir; onaylama yetkisi aile mahkemesi hakimine aittir.

Karar kesinleşinceye kadar (istinaf süresi dahil) davanın her aşamasında boşanmaktan vazgeçebilirsiniz. Mahkemeye sunacağınız bir dilekçe veya duruşmadaki sözlü beyanınız ile süreç durdurulur ve dava reddedilir.

Sorunuza Cevap Bulamadınız mı?

Boşanma hukuku konusundaki sorularınızı uzman avukatımıza doğrudan iletebilirsiniz.