Boşanma davasında kadınların sahip olduğu yasal haklar; tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakası, çocuğun velayeti, maddi ve manevi tazminat talepleri ile edinilmiş mallara katılma rejiminden doğan alacakları kapsar. Türk Medeni Kanunu cinsiyet ayrımı yapmaksızın ekonomik olarak dezavantajlı ve kusuru daha az olan eşi korur. Uygulamada bu taraf genellikle kadın olduğu için haklar bu çerçevede şekillenir. Şiddet durumunda 6284 sayılı kanun ile uzaklaştırma ve koruma kararları hızlıca alınabilir.

İstanbul Boşanma Avukatı • 35+ Yıl Deneyim
1986 İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. İstanbul Barosu (Sicil No: 15051). Vakıfbank ve İmar Bankası Baş Hukuk Müşaviri, Hedef Alliance Holding Hukuk Direktörü. "Boşanma Avukatı Aydın Aydar'ın Anıları" ve "Anlaşmalı Boşanma Davası" kitaplarının yazarı.
Evet, çalışan kadın da şartları oluşmuşsa yoksulluk nafakası alabilir. Burada belirleyici olan kadının çalışıp çalışmaması değil, aldığı maaşın kendisini yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağıdır. Asgari ücretle çalışan bir kadın, kocasının maddi durumu çok daha iyiyse ve boşanma ile yoksulluğa düşecekse nafaka talep edebilir.
Kanunen evden kimin ayrılacağına dair kesin bir hüküm yoktur. Ancak evlilik birliği temelinden sarsılmışsa ve eşler aynı evde kalamıyorsa, anlaşarak biri ayrılabilir. Eğer evde şiddet veya psikolojik baskı varsa, kadın 6284 sayılı yasa kapsamında mahkemeden eşinin evden uzaklaştırılmasını talep edebilir ve evde çocuklarıyla kalmaya devam edebilir.
Kesinlikle hakkınız vardır. 1 Ocak 2002 tarihinden sonra alınan mallarda, çalışıp maddi katkı sağlamamış olsanız bile ev içi emeğiniz kanunen maddi katkı sayılır. Kendi üzerine kayıtlı tapu ve araçlarda yarı yarıya (yüzde elli) hakkınız bulunmaktadır.
Manevi tazminat miktarında kanuni bir üst sınır yoktur. Miktar; tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, aldatma olayının sizde yarattığı ruhsal tahribatın büyüklüğüne ve toplum içindeki itibarınızın zedelenme derecesine göre hakim tarafından hakkaniyetle belirlenir.
Hayır, anlaşmalı boşanma protokolünde yoksulluk nafakasından feragat ettiğinizi beyan ederseniz, boşanma kesinleştikten sonra tekrar yoksulluk nafakası davası açamazsınız. Ancak çocuklar için bağlanan iştirak nafakası bu kuralın istisnasıdır; ileride şartlar değişirse çocuklar için nafaka davası açılabilir.
Kesin kural olmamakla birlikte, özellikle 0-7 yaş arasındaki çocukların anne şefkatine ve bakımına muhtaç olduğu kabul edildiğinden velayet çok büyük oranda anneye verilir. Babanın ekonomik durumunun daha iyi olması, tek başına velayeti alması için yeterli bir sebep değildir.
Boşanma süreci yaklaşırken eşiniz kötü niyetli olarak mal kaçırmışsa, mal paylaşımı davasında bu devirler iptal edilebilir veya malların rayiç bedeli üzerinden sizin %50 hakkınız hesaplanarak kocasından tahsil edilir. Tasarrufun iptali veya eklenecek değer davası açılmalıdır.
Yargıtay'ın güncel ve yerleşik içtihatlarına göre, düğünde takılan ziynet eşyaları (altın, bilezik, nakit para vb.) kime takılırsa takılsın kural olarak kadına ait sayılır. Erkek bu altınları zorla almış veya bozdurup harcamışsa, kadın boşanma davası ile birlikte bu altınların aynen veya bedelinin iadesini talep edebilir.
Evet, ekonomik gücünüz yoksa bulunduğunuz ildeki Baro'nun Adli Yardım Bürosuna başvurarak ücretsiz avukat atanmasını talep edebilirsiniz. Muhtarlıktan alınacak fakirlik belgesi ve SGK dökümü ile başvurmanız yeterlidir.
Böyle bir risk hissettiğiniz an, davanızı açarken veya kolluk kuvvetlerine başvurarak 6284 sayılı yasa kapsamında uzaklaştırma ve koruma kararı talep etmelisiniz. Mahkeme eşinizin size, evinize ve iş yerinize yaklaşmasını derhal yasaklayacaktır.
Evet. Mahkeme kararına rağmen nafaka borcunu ödemeyen eş hakkında icra takibi başlatılır. Buna rağmen ödeme yapılmazsa, İcra Ceza Mahkemesine şikayette bulunularak nafaka borçlusunun 3 aya kadar tazyik hapsi (disiplin hapsi) ile cezalandırılması sağlanabilir.
Karşı tarafın boşanmak istememesi tek başına davanın reddedilmesine sebep olmaz. Önemli olan, sizin evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ve eşinizin kusurlu olduğunu delillerle mahkemeye ispatlamanızdır. İspatlandığı takdirde hakim boşanmaya karar verir.
Velayet sizdeyse çocuğu yurt içinde istediğiniz yere götürebilirsiniz. Ancak yurt dışına çıkarmak istiyorsanız, diğer ebeveynin muvafakatnamesi veya mahkemeden alınmış özel bir izin kararı gerekmektedir.
Eşinizin kendi ailesinin müdahalelerine sessiz kalması, evliliğinizi kendi ailesinin yönetmesine izin vermesi ve sizin bağımsız konut hakkınızı ihlal etmesi Yargıtay tarafından boşanma nedeni sayılmaktadır. Bu durumda eşiniz kusurlu kabul edilir ve tazminat talep edebilirsiniz.
Evet, hukuka uygun şekilde elde edilmiş (örneğin size atılan veya eşinizin açık bıraktığı telefondan gördüklerinizi ekran görüntüsü aldığınız) WhatsApp, Instagram veya Facebook mesajları aldatma veya hakaret iddialarında geçerli birer delildir. Ancak casus program yükleyerek elde edilen veriler delil sayılmaz.
3 soru yanıtlandı
Avukat bey, ben 10 yıllık ev hanımıyım ve hiçbir gelirim yok. Eşim boşanırken 'param var, en iyi avukatları tutup çocukları senden alırım' diyerek beni tehdit ediyor. Çalışmadığım için velayeti kaybeder miyim?
Fatma Hanım endişe etmeyin, hukuk sistemimizde velayet belirlenirken tek kriter maddi güç değildir. Mahkeme öncelikle çocuğun üstün yararına, yaşına ve anne şefkatine olan ihtiyacına bakar. Çalışmıyor olsanız dahi, mahkeme çocukların masrafları için eşinize iştirak nafakası yükleyerek sizin çocuklarınıza bakabilmeniz için gerekli ekonomik güvenceyi sağlayacaktır.
Yazınızda erkeğin de yoksulluk nafakası isteyebileceğini belirtmişsiniz. Ben düzenli çalışıyorum ama kocam yıllardır işsiz ve beni aldattığı için boşanma davası açacağım. Sırf geliri yok diye beni aldatan adama nafaka ödemek zorunda kalır mıyım?
Kanunumuzda nafaka talep edecek tarafın, boşanmaya sebep olan olaylarda 'daha ağır kusurlu olmaması' kesin bir şarttır. Eşinizin sizi aldatması onu yasal olarak tam kusurlu duruma düşüreceğinden, işsiz veya yoksul olması ona nafaka alma hakkı kazandırmaz. Aksine, sadakatsizlik nedeniyle uğradığınız duygusal yıkım için siz ondan manevi tazminat talep edebilirsiniz.
Boşanma konuşmaları başladığından beri eşim hakkım olan şeyleri almamam için evliyken beraber aldığımız evi gizlice abisinin üstüne devretmiş. Evrak üzerinde onun malı görünmüyor, bu durumda hakkımı tamamen kaybetmiş mi oluyorum?
Kesinlikle hak kaybına uğramış değilsiniz Zeynep Hanım, bu uygulamada sıkça karşılaştığımız tipik bir mal kaçırma (muvazaa) girişimidir. Açacağımız mal rejimi davasında, bu devirlerin boşanma öncesi kötü niyetle yapıldığını ispatlayarak söz konusu evin güncel değerinin yarısını yine eşinizden tahsil edebiliriz. Sürecin en başında daha fazla devir yapılmasını engellemek adına mahkemeden acilen ihtiyati tedbir kararı talep etmemiz çok önemlidir.
Sorunuz moderasyon sonrası yayınlanacaktır.