Boşanma Hukuku

Boşanmada Nafaka Hesaplama, Türleri ve Miktarlar (2026 Güncel)

Av. Aydın Aydar
23 Nisan 2026
12 dk okuma
Özet

Boşanmada nafaka, evliliğin sona ermesi veya dava süreci nedeniyle maddi zorluğa düşecek olan eşi ve çocukları ekonomik olarak korumak amacıyla mahkeme kararıyla hükmedilen ödemelerdir. Güncel uygulamada internette sıkça aranan 'nafaka hesaplama motoru' veya belirli bir yüzdelik formül gerçeği yansıtmaz. Nafaka miktarı; tarafların gelirleri, giderleri, yaşam standartları ve kusur oranları gibi kriterler ışığında tamamen hakimin takdir yetkisine bağlı olarak hesaplanır. İştirak, tedbir, yoksulluk ve yardım nafakası olmak üzere farklı türleri bulunur.

Av. Aydın Aydar

Av. Aydın Aydar

Yazar

İstanbul Boşanma Avukatı • 35+ Yıl Deneyim

1986 İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. İstanbul Barosu (Sicil No: 15051). Vakıfbank ve İmar Bankası Baş Hukuk Müşaviri, Hedef Alliance Holding Hukuk Direktörü. "Boşanma Avukatı Aydın Aydar'ın Anıları" ve "Anlaşmalı Boşanma Davası" kitaplarının yazarı.

Sıkça Sorulan Sorular

Hayır, hukukumuzda nafakayı belirleyen matematiksel bir formül, maaş yüzdesi (örneğin maaşın 1/4'ü gibi) veya bir yazılım motoru yoktur. Miktar tamamen hakimin tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını değerlendirmesiyle takdir edilir.

Kadının çalışıyor olması nafaka alamayacağı anlamına gelmez. Eğer aldığı maaş onu yoksulluk sınırından kurtarmıyorsa (örneğin asgari ücretin altında veya sadece asgari ücret alıyorsa) ve diğer şartlar sağlanıyorsa mahkeme yine de bir miktar yoksulluk nafakasına hükmedebilir.

Evet, isteyebilir. Türk Medeni Kanunu'nda nafaka konusunda cinsiyet ayrımı yoktur. Eğer boşanma ile yoksulluğa düşecek olan taraf erkekse ve kusuru kadından daha ağır değilse, yoksulluk nafakası talep etme hakkına sahiptir.

İştirak nafakası kural olarak çocuk 18 yaşını doldurup ergin olana kadar ödenir. Ancak çocuk 18 yaşını geçmesine rağmen lise veya üniversite eğitimine devam ediyorsa, eğitim hayatı bitene kadar nafaka hakkı devam eder.

Anlaşmalı boşanma protokolünde yoksulluk nafakasından açıkça feragat edilmişse, sonradan tekrar yoksulluk nafakası talep edilemez. Ancak müşterek çocuk için iştirak nafakasından feragat edilse bile, çocuğun hakları korunmak zorunda olduğu için sonradan iştirak nafakası davası açılabilir.

Nafaka artırım (uyarlama) davası açmak için kanunda belirlenmiş kesin bir süre sınırı yoktur. Enflasyonun yükselmesi, çocuğun ihtiyaçlarının artması veya nafaka ödeyenin ekonomik durumunun ciddi şekilde iyileşmesi gibi şartlar değiştiğinde her zaman açılabilir.

Yoksulluk nafakası alan eşin resmi olarak yeniden evlenmesi durumunda nafaka kararı kendiliğinden ortadan kalkar ve ödeme yükümlülüğü sona erer. Çocuğa ödenen iştirak nafakası ise ebeveynin yeniden evlenmesinden etkilenmez, ödenmeye devam eder.

Hayır, geçici işsizlik nafaka yükümlülüğünü doğrudan ortadan kaldırmaz. Mahkeme, sağlıklı ve çalışma çağındaki bir kişinin en az asgari ücret düzeyinde potansiyel geliri olduğunu kabul ederek asgari bir nafaka belirler. Kalıcı bir sakatlık varsa durum farklı değerlendirilir.

Mahkeme kararına rağmen nafaka borcunun kasten ödenmemesi durumunda, alacaklının şikayeti üzerine İcra Ceza Mahkemesi tarafından 3 aya kadar tazyik hapsi cezası verilir. Borç ödendiği an kişi tahliye edilir.

İşleyen (güncel ay) nafaka borcunun tamamı maaştan öncelikli olarak kesilir, bunun için 1/4 sınırı yoktur. Ancak geçmiş aylara ait birikmiş nafaka borçları (adi alacak niteliğinde olduğu için) maaşın 1/4'ü oranında haczedilebilir.

Boşanma davası devam ederken eşin ve çocukların geçici olarak korunması amacıyla bağlanan nafakaya 'Tedbir Nafakası' denir. Dava sonuçlanıp karar kesinleştiğinde bu nafaka tür değiştirerek iştirak veya yoksulluk nafakası adını alır.

Resmi gelir gizlense dahi, mahkeme kolluk kuvvetleri (polis/jandarma) aracılığıyla sosyo-ekonomik durum (SED) araştırması yapar. Kişinin banka hareketleri, üzerine kayıtlı araç/taşınmazlar, kredi kartı harcamaları ve genel yaşam tarzı incelenerek gerçek geliri tespit edilip nafakaya hükmedilebilir.

Evet, iştirak nafakası çocuk 18 yaşını doldurduğu gün yasa gereği kendiliğinden kesilir. Ödeyen tarafın iptal davası açmasına gerek yoktur. Eğitim devam ediyorsa, ergin çocuğun kendi adına yardım nafakası davası açması gerekir.

Evet, isteyebilirler. Yoksulluk nafakası talep edebilmek için aranan şart 'kusurunun daha ağır olmaması'dır. Yani tarafların boşanmaya neden olan olaylarda kusurları eşitse, yoksulluğa düşecek olan taraf nafaka alabilir.

Zina sebebiyle boşanmada aldatan eş 'tam kusurlu' veya 'ağır kusurlu' kabul edileceğinden, yoksulluğa düşecek olsa bile yoksulluk nafakası talep edemez. Ancak aldatan eş, çocuğun velayetini alamasa bile çocuk için iştirak nafakası ödemek zorundadır.

Okuyucu Soruları

2 soru yanıtlandı

C
Caner O.23 Nisan 2026

Merhaba, eşim bana boşanma davası açtı ve nafaka talep ediyor ama evliliğin bitmesinde asıl kusurlu olan kendisiydi, beni aldattı. Karşı taraf ağır kusurluysa yine de benden yoksulluk nafakası alabilir mi?

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın AydarAvukat

Caner Bey merhaba. Türk Medeni Kanunu'na göre yoksulluk nafakası talep eden tarafın kusuru, diğer tarafın kusurundan daha ağır olmamalıdır. Eşinizin sizi aldattığını ve evliliğin bitmesinde ağır kusurlu olduğunu mahkemede delillerle ispatlamanız halinde, kendisi lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmeyecektir. Ancak müşterek çocuklarınız varsa, çocukların üstün yararı gözetildiği için onlar adına ödenecek iştirak nafakasında eşlerin kusur oranına bakılmadığını da hatırlatmak isterim.

Z
Zeynep M.23 Nisan 2026

Aydın Bey merhaba, eşim ticaretle uğraşıyor ve lüks bir hayat yaşıyoruz ama resmiyette şirketini başkasının üzerine yapıp kendini asgari ücretli gösteriyor. Nafaka hesaplanırken mahkeme sadece bu sahte belgelere mi inanır, gerçek gelirini nasıl ispatlarım?

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın AydarAvukat

Zeynep Hanım merhaba, endişe etmenize gerek yok; aile mahkemeleri nafaka miktarını belirlerken yalnızca kağıt üzerindeki resmi bordrolarla bağlı kalmaz. Kredi kartı harcamalarınız, tatil ve seyahat geçmişiniz, banka hesap hareketleri ve tanık beyanları gibi çok çeşitli delillerle eşinizin fiili yaşam standardını mahkemeye sunabilirsiniz. Hakim, emniyet veya jandarma aracılığıyla yaptıracağı kapsamlı sosyo-ekonomik durum araştırması sayesinde gizlenmiş gelirleri tespit ederek hakkaniyetli bir nafaka miktarına hükmedecektir.

Soru Sorun

Sorunuz moderasyon sonrası yayınlanacaktır.