Boşanma davasında velayet, tamamen çocuğun bedensel, zihinsel, ahlaki ve sosyal gelişimini en iyi şekilde sağlayacak ebeveyne verilir. 0-3 yaş arası çocukların mutlak anne şefkatine muhtaç olduğu kabul edilirken, 8 yaş ve üzeri çocuklarda pedagog raporları, 12 yaş ve üzeri çocuklarda ise çocuğun kendi beyanı belirleyici rol oynar. Ebeveynin ekonomik durumu tek başına velayet sebebi sayılmaz; önemli olan çocuğa sunulan güvenli, şefkatli ve istikrarlı ortamdır. Aile Mahkemesi, uzman pedagogların hazırladığı Sosyal İnceleme Raporu (SİR) doğrultusunda kesin kararını verir.

İstanbul Boşanma Avukatı • 35+ Yıl Deneyim
1986 İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. İstanbul Barosu (Sicil No: 15051). Vakıfbank ve İmar Bankası Baş Hukuk Müşaviri, Hedef Alliance Holding Hukuk Direktörü. "Boşanma Avukatı Aydın Aydar'ın Anıları" ve "Anlaşmalı Boşanma Davası" kitaplarının yazarı.
Velayet talebi içeren çekişmeli boşanma davaları yerel mahkemede ortalama 1 ila 1.5 yıl, İstinaf ve Yargıtay aşamalarıyla birlikte 3 yıla kadar sürebilmektedir. Sadece velayetin değiştirilmesi amacıyla açılan bağımsız davalar ise ortalama 8 ay ile 1 yıl içinde sonuçlanmaktadır.
Evet, verilir. Mahkeme için önemli olan çocuğun şefkat ve bakım ihtiyacıdır. Anne çalışmıyor olsa bile velayeti alabilir; çocuğun bakım masrafları için babadan iştirak nafakası, anne için yoksulluk nafakası talep edilerek bu maddi açık kapatılır.
Evet, alabilir. Zina (aldatma) eşler arasındaki bir kusurdur ve boşanma sebebidir. Ancak aldatan taraf iyi bir anne/baba ise ve çocuğun üstün yararı onun yanında kalmasını gerektiriyorsa velayet aldatan eşe verilebilir.
Yargıtay içtihatlarına göre 12 yaşını doldurmuş olan çocuklar idrak çağında kabul edilir ve velayet davasında uzman pedagog tarafından dinlenerek fikirleri alınır. Çocuğun iradesi, üstün yararına açıkça aykırı olmadığı sürece belirleyicidir.
Annenin çocuğa şiddet uyguladığı, çocuğu terk ettiği, ağır madde/alkol bağımlısı olduğu veya haysiyetsiz bir hayat sürerek çocuğun ahlaki gelişimini tehlikeye attığı somut delillerle kanıtlanırsa velayet babaya verilir. Ayrıca 12 yaşından büyük çocuğun babayı tercih etmesi de önemli bir etkendir.
Velayeti alan ebeveyn, diğer ebeveynin izni olmadan çocuğu yurtdışına çıkaramaz veya kalıcı olarak yerleşemez. Çıkarılması durumunda diğer eşin mahkemeden tedbir kararı aldırması veya Lahey Sözleşmesi kapsamında iade davası açması gerekir.
Hayır, sırf yeniden evlenmiş olmak tek başına velayetin kaybedilmesi sebebi değildir. Ancak yapılan yeni evlilik, üvey anne/babanın tutumu nedeniyle çocuğun psikolojik ve fiziksel gelişimini tehlikeye atıyorsa velayet değiştirilebilir.
Ortak velayette nafaka ödenip ödenmeyeceği tarafların ekonomik durumuna ve çocuğun fiilen nerede daha çok vakit geçireceğine göre belirlenir. Eşit zaman paylaşımı olsa bile ekonomik durumu daha iyi olan eş, çocuğun temel giderleri için diğer eşe iştirak nafakası ödeyebilir.
Mahkemenin kişisel ilişki kararına uymayan taraf hakkında Çocuk Koruma Kanunu ve İcra İflas Kanunu kapsamında zorla teslim işlemleri uygulanır. Israrlı engelleme, velayetin değiştirilmesi davası için başlı başına haklı bir nedendir.
Boşanma ve velayet kararının taraflara (veya avukatlarına) tebliğ edilmesinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf mahkemesine başvurarak karara itiraz edilebilir.
Geçici velayet, boşanma davası devam ederken çocuğun günlük yaşantısının ve düzeninin bozulmaması için Aile Mahkemesi hakiminin dava süresince geçerli olmak üzere verdiği tedbir niteliğinde bir velayet kararıdır.
Yargıtay kararları gereğince "kardeşlerin birbirinden ayrılmaması ilkesi" esastır. Kardeşlerin gelişimleri ve psikolojileri için birlikte büyümeleri gerektiğinden, çok zorunlu ve istisnai haller dışında velayetleri aynı ebeveyne verilir.
Pedagog, çocuğu yönlendirmeden onun günlük rutini, okulu, arkadaşları, anne ve babasıyla geçirdiği vakitler, kendini kimin yanında daha güvende hissettiği gibi konularda sohbet havasında sorular sorarak çocuğun psikolojisini değerlendirir.
Velayet hakkı sadece anne ve babaya aittir. Dede, anneanne veya diğer akrabalara velayet verilemez. Ancak anne ve babanın her ikisi de vefat etmişse veya ağır kusurlu bulunup velayetten men edilmişlerse, çocuğa mahkeme kararıyla akrabalarından biri "vasi" olarak atanabilir.
Engelli çocuğun velayetinde çocuğun özel bakım, tedavi ve rehabilitasyon ihtiyaçlarını en iyi karşılayabilecek, zaman ve imkan açısından en uygun koşulları sunan ebeveyn tercih edilir. Çocuğun 18 yaşını doldurması halinde velayet devam etmez, kısıtlanma kararı alınarak vasi atanması gerekir.
5 soru yanıtlandı
Eşim boşanma davasında beni aldatmakla suçluyor ve bu yüzden çocuğumun velayetini kesinlikle benden alacağını söylüyor. Eşler arasındaki aldatma gibi kusurlar velayet kararını doğrudan etkiler mi? Çocuğumdan ayrılmaktan çok korkuyorum.
Zeynep Hanım, eşler arasındaki kusurlu davranışlar öncelikle boşanmanın ve tazminatın konusudur, velayet kararında tek başına belirleyici değildir. Mahkeme, iddia edilen eylemin çocuğun günlük bakımını, ahlaki ve psikolojik gelişimini olumsuz etkileyip etkilemediğine odaklanır. Eğer ebeveynlik görevlerinizi aksatmıyorsanız ve çocuğun üstün yararı sizinle kalmasını gerektiriyorsa, sırf boşanmadaki kusur durumunuz yüzünden velayeti kaybetmezsiniz.
13 yaşındaki oğlum boşanma sürecinde benimle, yani babasıyla yaşamak istediğini açıkça söylüyor. Mahkeme bu yaşta bir çocuğun kendi isteğini dikkate alır mı, yoksa nihai kararı sadece pedagoglar mı verir?
Burak Bey, Yargıtay kararlarına göre idrak çağındaki (genellikle 8 yaş ve üzeri) çocukların velayet konusundaki kendi tercihleri mahkeme tarafından mutlaka dinlenmeli ve dikkate alınmalıdır. Pedagoglar, çocuğun bu isteğinin ebeveyn baskısı altında kalmadan, tamamen kendi hür iradesiyle oluşup oluşmadığını inceleyerek mahkemeye bir rapor sunar. Çocuğun net beyanı uzman raporuyla da destekleniyorsa, mahkeme çok büyük ihtimalle çocuğun kendi tercihi yönünde velayet kararı verecektir.
Merhaba Aydın Bey, ben özel bir hastanede hemşireyim ve nöbet usulü çalışıyorum. Eşim bu durumu mahkemede aleyhime kullanıp 'çocuğa bakamaz' diyerek velayeti benden alabilir mi? Çok endişeliyim.
Merhaba Ayşe Hanım. Nöbet usulü veya esnek saatlerde çalışmanız tek başına velayeti kaybetmenize neden olacak bir durum değildir. Mahkeme ve uzmanlar, siz çalışırken çocuğun bakımının (örneğin aile büyükleri, bakıcı veya kreş desteğiyle) güvenli ve istikrarlı bir şekilde sağlanıp sağlanmadığına bakar. Çocuğunuzun temel ve duygusal ihtiyaçlarını düzenli olarak karşılıyorsanız, mesai saatleriniz velayeti almanıza engel teşkil etmeyecektir.
Aydın Bey, 11 yaşındaki oğlum boşanma sürecinde kesinlikle benimle kalmak istediğini söylüyor. Uzmanlarla yapacağı görüşmede de bunu açıkça dile getirirse, hakim kesin olarak velayeti bana verir mi?
Merhaba Burak Bey. Yargıtay uygulamalarına göre idrak çağındaki (genellikle 8 yaş ve üzeri) çocukların velayet konusundaki kendi tercihleri mahkeme için oldukça önemli ve belirleyici bir kriterdir. Ancak hakimin kararı yalnızca çocuğun beyanıyla sınırlı kalmaz; uzmanlar bu isteğin bir ebeveyn yönlendirmesi sonucu olup olmadığını ve sizin yaşam koşullarınızın çocuğun üstün yararına uygunluğunu da detaylıca değerlendirir. Çocuğun samimi isteği, sizin sunacağınız güvenli yaşam standartlarıyla desteklendiğinde velayeti almanız çok güçlü bir ihtimaldir.
Boşanma davası açtıktan hemen sonra maddi sebeplerle ailemin yanına, başka bir şehre taşınmak zorundayım. Bu durum mahkemenin yapacağı ev incelemesini engeller mi veya velayeti almama olumsuz yansır mı?
Merhaba Derya Hanım. Dava sürecinde farklı bir şehre taşınmanız velayet hakkınızı otomatik olarak olumsuz etkilemez veya uzman incelemesine mani olmaz. Mahkeme, bulunduğunuz şehirdeki nöbetçi Aile Mahkemesine talimat yazarak yeni yaşam alanınızda uzman incelemesi yapılmasını kolaylıkla sağlayabilir. Hukuken asıl önemli olan husus hangi şehirde yaşadığınız değil, çocuğunuza sunacağınız yeni düzenin onun gelişimi için ne kadar huzurlu ve elverişli olduğudur.
Sorunuz moderasyon sonrası yayınlanacaktır.