Boşanma davalarında mahkemenin esasa girip delilleri inceleyebilmesi için HMK madde 114'te sayılan dava şartlarının tam olması gerekir. Görevli mahkemenin Aile Mahkemesi olması, tarafların dava ehliyetinin bulunması, gider avansının yatırılması ve derdestlik bulunmaması bu şartlardandır. Şartların eksikliği halinde mahkeme 'usulden ret' kararı verir. Usulden reddedilen dava eksiklikler giderilerek hemen tekrar açılabilirken, ispatlanamadığı için 'esastan' reddedilen davalarda aynı sebebe dayanarak tekrar dava açmak için 3 yıllık fiili ayrılık süresinin dolması beklenmelidir.

İstanbul Boşanma Avukatı • 35+ Yıl Deneyim
1986 İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. İstanbul Barosu (Sicil No: 15051). Vakıfbank ve İmar Bankası Baş Hukuk Müşaviri, Hedef Alliance Holding Hukuk Direktörü. "Boşanma Avukatı Aydın Aydar'ın Anıları" ve "Anlaşmalı Boşanma Davası" kitaplarının yazarı.
Görevli mahkemenin Aile Mahkemesi olması, yetkili mahkemede davanın açılması, tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olması, gider avansının yatırılması ve aynı konulu başka bir davanın devam etmemesi (derdestlik) temel dava şartlarıdır.
Mahkemenin davanın esasına (kimin haklı, kimin kusurlu olduğuna) girmeden, sırf evrak, yetki veya harç gibi usuli eksiklikler nedeniyle davayı reddetmesidir. Kesin hüküm oluşturmaz, eksiklik giderilerek tekrar dava açılabilir.
Mahkemenin davayı incelemesi, delilleri toplaması ancak davacının boşanma sebeplerini ve karşı tarafın kusurunu hukuken ispatlayamadığına kanaat getirerek davayı reddetmesidir.
Boşanma davalarında kesin olarak görevli mahkeme Aile Mahkemeleridir. Aile Mahkemesi olmayan ilçelerde bu davalara Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemeleri bakar.
Davacı eşin yerleşim yeri, davalı eşin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son defa 6 aydan beri birlikte yaşadıkları yer adliyesi yetkilidir.
Evet, gider avansı mutlak bir dava şartıdır. Mahkeme eksik harç veya avans için süre verir, verilen kesin sürede bu meblağ yatırılmazsa dava usulden reddedilir.
Kişinin dava ehliyeti (ayırt etme gücü) yoksa mahkeme durumu bekletici mesele yapar. Sulh Hukuk Mahkemesince bu kişiye bir vasi atanması istenir ve yargılama vasi üzerinden devam eder.
Dava esastan reddedilmiş ve karar kesinleşmişse, aynı sebeplere dayanarak tekrar dava açmak için 3 yıllık fiili ayrılık süresinin dolması beklenmelidir. Ancak usulden reddedilen davalar hemen tekrar açılabilir.
Evet. Mahkemenin verdiği ret kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine (İstinaf) başvurularak karara itiraz edilebilir.
Evet. Boşanma davaları kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğu için, avukata verilen vekaletnamede fotoğraflı ve açıkça 'boşanma davası açmaya yetkilidir' ibaresi bulunmalıdır. Aksi halde dava usulden reddedilir.
Aynı sebeplere dayanan iki dava varsa 'derdestlik' durumu oluşur. İkinci açılan dava, derdestlik dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilebilir veya mahkemelerin kararıyla ilk açılan dava ile birleştirilebilir.
Boşanma davalarında yetki kuralı kesin olmadığından, davalı taraf dava dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren 2 haftalık cevap süresi içinde ilk itiraz olarak yetki itirazında bulunmalıdır.
Evet. Ret kararından sonraki dönemde eşlerden biri YENİ bir kusurlu eylem gerçekleştirirse (örneğin şiddet uygular veya aldatırsa), bu yeni eyleme dayanarak 3 yılı beklemeden derhal yeni bir dava açılabilir.
Evlilik ölümle kendiliğinden sona ereceğinden boşanma davasının konusu kalmaz (taraf ehliyeti son bulur). Ancak ölen eşin mirasçıları, sağ kalan eşin kusurlu olduğunu kanıtlamak için davaya devam edebilirler.
Hayır. Hukuken geçerli bir resmi evlilik bulunmadığından taraf ve dava sıfatı yoktur. Bu şekilde açılan bir dava 'boşanılabilir bir evlilik olmaması' nedeniyle usulden reddedilir.
0 soru yanıtlandı
Sorunuz moderasyon sonrası yayınlanacaktır.