Boşanma Hukuku

Boşanma Davasında Tanık Nasıl Gösterilir? İfade ve Usul Rehberi

Av. Aydın Aydar
8 Haziran 2026
12 dk okuma
Özet

Boşanma davalarında tanık, iddiaların ispatı için en önemli delillerden biridir. Taraflar, hakimin verdiği kesin süre içinde tanıklarının isim ve adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunmalıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca ikinci bir tanık listesi verilmesi kesinlikle yasaktır. Tanıklar duruşmada yeminli olarak, bizzat hakimin karşısında veya şehir dışındalarsa SEGBİS/talimat yoluyla dinlenir. Birinci derece akrabaların tanıklıktan çekinme hakkı bulunsa da, mahkemeye gelerek bildiklerini anlatmaları davanın seyrini doğrudan etkiler.

Av. Aydın Aydar

Av. Aydın Aydar

Yazar

İstanbul Boşanma Avukatı • 35+ Yıl Deneyim

1986 İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. İstanbul Barosu (Sicil No: 15051). Vakıfbank ve İmar Bankası Baş Hukuk Müşaviri, Hedef Alliance Holding Hukuk Direktörü. "Boşanma Avukatı Aydın Aydar'ın Anıları" ve "Anlaşmalı Boşanma Davası" kitaplarının yazarı.

Sıkça Sorulan Sorular

Kanunda tanık sayısı için kesin bir üst sınır bulunmamaktadır. Ancak mahkeme, davanın gereksiz yere uzamasını engellemek için aynı konuyu doğrulayan çok sayıda tanıktan sadece birkaçını dinleyip diğerlerinden vazgeçilmesine karar verebilir. Genellikle her iddia için 2-3 nitelikli tanık bildirmek yeterlidir.

Hayır, Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 240 gereği boşanma davasında ikinci bir tanık listesi verilmesi kesinlikle yasaktır. İlk listede isimleri bulunmayan kişiler sonradan dosyaya tanık olarak eklenemez ve dinletilemez.

Evet, müşterek çocuklar idrak yaşına (genellikle 8 yaş ve üzeri) geldiklerinde mahkemede tanık olarak dinlenebilirler. Çocukların psikolojisinin bozulmaması adına ifadeleri genellikle uzman pedagog eşliğinde özel odalarda alınır.

Evet, birinci derece aile bireyleri, anne, baba veya kardeşler geçerli tanıklardır. Akraba olmaları şahitliklerinin geçersiz olduğu anlamına gelmez, ancak beyanlarının diğer delillerle uyumlu ve inandırıcı olması hakimin takdiri açısından önemlidir.

Usulüne uygun tebligat alan bir tanık mazeretsiz olarak duruşmaya katılmazsa, hakim 'zorla getirme' kararı çıkartır. Tanık bir sonraki duruşmaya polis veya jandarma nezaretinde zorla getirilir ve kendisine disiplin para cezası kesilebilir.

Evet, mahkeme huzurunda yeminli olarak bilerek yalan söylemek Türk Ceza Kanunu'na göre 'Yalan Tanıklık' suçunu oluşturur. Yalan söylediği ispat edilen tanık hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılabilir.

Evet, 15 yaşını doldurmuş olan tüm tanıklar duruşma salonunda hakim karşısında ifade vermeden önce doğruyu söyleyeceklerine dair kanuni yemini etmek zorundadır. Yeminsiz dinlenen tanık beyanı hükme esas alınamaz.

Şehir dışındaki tanıkların davanın görüldüğü ile gelmesine gerek yoktur. Tanığın bulunduğu şehirdeki adliyede SEGBİS (kamera ve ses sistemi) aracılığıyla veya talimat mahkemesi yoluyla ifadesi alınabilir.

Yurtdışında yaşayan tanıklar için Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla ilgili ülkeye istinabe (adli yardımlaşma) yazısı yazılır. O ülkedeki yetkili makamlar veya konsolosluklar aracılığıyla tanığın ifadesi alınarak dosyaya gönderilir.

Tanık listesi genellikle ön inceleme duruşmasında veya tensip zaptında hakimin verdiği kesin süre (genellikle 2 hafta) içinde mahkemeye sunulmalıdır. Bu sürenin kaçırılması halinde tanık dinletme hakkı kaybedilir.

Evet, duruşmada tanığın hakime verdiği ifade bittikten sonra, avukatların çapraz sorgu hakkı vardır. Karşı tarafın avukatı, tanığın çelişkilerini ortaya çıkarmak için doğrudan ve yönlendirici sorular sorabilir.

Evet, mahkemeye gelen tanıklara yol ve zaman kayıplarını karşılamak amacıyla Adalet Bakanlığı tarifesine göre cüzi bir tanıklık ücreti ödenir. Bu ücret, tanığı bildiren tarafın dosyaya yatırdığı delil avansından karşılanır.

Hayır, Yargıtay kararlarına göre sadece taraflardan veya başkalarından duyulan olayların mahkemeye aktarılması (duyuma dayalı beyan) tek başına kusur ispatı için yeterli değildir. Hakimin karar verirken görgüye dayalı beyanları esas alması gerekir.

Tanık duruşmada zapta geçen ve imzaladığı ifadesini sonradan keyfi olarak değiştiremez. Ancak tehdit veya baskı altında ifade verdiğini kanıtlarsa savcılık soruşturması ile durum değerlendirilebilir.

Evet, davacı ve davalı taraflar (ve avukatları) tanıklar dinlenirken duruşma salonunda hazır bulunabilirler. Sadece henüz ifade vermemiş olan diğer tanıkların salona girmesi ve ifadeleri dinlemesi yasaktır.

Okuyucu Soruları

0 soru yanıtlandı

Soru Sorun

Sorunuz moderasyon sonrası yayınlanacaktır.