Boşanma davası sürerken çocuğun okul ve adres değişikliği, geçici velayet (tedbir velayeti) sahibi eş tarafından belirli kurallar çerçevesinde yapılabilir. Eğer ortak velayet söz konusuysa veya karşı eş değişikliğe onay vermiyorsa, Aile Mahkemesinden özel izin (ihtiyati tedbir) talep edilmelidir. Nüfus Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı sistemleri, velayet durumuna göre işlem yapmakta olup, eşlerin anlaşmazlığı halinde çocuğun üstün yararı ilkesi gereği hakimin müdahalesi zorunludur.

İstanbul Boşanma Avukatı • 35+ Yıl Deneyim
1986 İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. İstanbul Barosu (Sicil No: 15051). Vakıfbank ve İmar Bankası Baş Hukuk Müşaviri, Hedef Alliance Holding Hukuk Direktörü. "Boşanma Avukatı Aydın Aydar'ın Anıları" ve "Anlaşmalı Boşanma Davası" kitaplarının yazarı.
Dava açılmadan ve mahkemeden geçici velayet kararı çıkmadan her iki eşin velayet hakkı ortaktır. Bu nedenle diğer eşin rızası olmadan çocuğun okulunu tek taraflı değiştirmek hukuken doğru değildir ve velayet davasında aleyhinize kullanılabilir.
Geçici velayet sizdeyse, yasal temsilci sıfatıyla çocuğu devlet okullarına nakletme hakkınız vardır. Eski eşiniz buna itiraz etse bile, haklı bir gerekçesi (çocuğun hayatını tehlikeye atma vb.) yoksa bu itirazı sonuçsuz kalır.
Geçici velayet sizdeyse teorik olarak farklı bir şehre taşınabilirsiniz. Ancak bu durumu derhal mahkemeye bildirmeli ve karşı tarafın kişisel ilişki günlerinin mesafeye göre yeniden düzenlenmesini talep etmelisiniz; aksi halde velayeti kötüye kullanmış sayılırsınız.
Özel okullar kendi iç yönetmelikleri gereği risk almamak için çift imza isteyebilir. Bu durumda doğrudan Aile Mahkemesine başvurarak çocuğun o okula kaydının yapılması yönünde hakimin izin vermesini (ihtiyati tedbir kararı) talep etmelisiniz.
Memurlar, elinizdeki mahkeme kararının UYAP e-imzalı veya aslı gibidir onaylı olmasını ister. Ayrıca bazı durumlarda kararda açıkça adres taşıma yetkisinin yer almasını bekleyebilirler. Mahkemeden açıklayıcı bir ek karar alarak bu sorunu çözebilirsiniz.
Ortak velayet (anlaşmalı boşanma sonrası) devam ediyorsa, çocuğun eğitimine ilişkin tüm kararlar iki ebeveynin ortak rızasıyla alınmalıdır. Anlaşmazlık halinde çözüm mercii yine Aile Mahkemesidir.
MEB mevzuatına göre, geçici velayet kimdeyse okul idaresi o kişinin talebini yerine getirmekle yükümlüdür. Okul müdürü keyfi olarak işlemi reddedemez, reddederse İl/İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne şikayet edilebilir.
Evet, mahkeme nafaka bedelini belirlerken çocuğun eğitim masraflarını dikkate alır. Özel okul ücreti ortadan kalktığında, nafaka yükümlüsü olan eş mahkemeye başvurarak nafakanın indirilmesini talep edebilir.
Geçici velayet sizde değilse veya henüz karar verilmemişse, bu durumu derhal boşanma davanızın görüldüğü dosyaya bildirmelisiniz. Hakim, durumu değerlendirerek eski okula dönüş veya yeni bir düzenleme kararı verebilir.
Normal şartlarda veliler e-Devlet üzerinden adres değişikliği yapabilir. Ancak boşanma davası derdest ise ve sistemde bir blokaj/şerh varsa, işlemi bizzat Nüfus Müdürlüğüne giderek mahkeme evraklarıyla yapmanız gerekebilir.
Evet, eşler arasında okul seçimi konusunda ciddi bir çekişme varsa, hakim çocuğun üstün yararını tespit etmek için SİR (Sosyal İnceleme Raporu) uzmanını görevlendirebilir. Uzman, çocuğun hangi okulda daha mutlu ve güvende olacağını raporlar.
Evet, çocuğun okula gidiş geliş masrafları (servis, yol) zorunlu giderlerdendir ve mahkemenin takdir edeceği tedbir nafakası kalemleri arasında hesaplanarak aylık tutara yansıtılır.
Eğer çocuğun gittiği okulun fiziki veya ahlaki olarak çocuğa zarar verdiğini somut delillerle ispatlayabiliyorsa mahkemeden bu yönde talepte bulunabilir. Sadece şahsi kaprislerle yapılan talepler mahkemece reddedilir.
İhtiyati tedbir niteliğindeki bu talepler mahkemelerce ivedilikle incelenir. Mahkemenin iş yüküne göre değişmekle birlikte genellikle 1 ila 3 hafta içinde ara karar oluşturularak tarafınıza tebliğ edilir.
Evet, geçici velayet babada olsa dahi annenin çocukla kişisel ilişki kurma ve eğitim durumu hakkında bilgi alma hakkı yasal olarak mevcuttur. Okul yönetimi, velayeti olmayan ebeveyne de (mahkemece konulmuş özel bir kısıtlama yoksa) çocuğun durumu hakkında bilgi vermek zorundadır.
0 soru yanıtlandı
Sorunuz moderasyon sonrası yayınlanacaktır.