İştirak nafakası, boşanma davası sonucunda velayeti kendisine verilmeyen eşin, müşterek çocuğun eğitim, sağlık, barınma ve beslenme gibi temel bakım giderlerine ekonomik gücü oranında katılması için hükmedilen aylık ödemedir. Mahkemeler bu tutarı belirlerken sabit bir matematiksel formül yerine, tarafların gelir durumunu, çocuğun yaşını ve özel ihtiyaçlarını dikkate alır. Kural olarak çocuk 18 yaşını doldurana, evlenene veya ergin kılınana kadar devam eder. Çocuğun masraflarının artması veya enflasyon gibi ekonomik değişimler durumunda, nafaka alacaklısı her zaman iştirak nafakası artırım davası açarak miktarın güncel koşullara uyarlanmasını talep edebilir.

İstanbul Boşanma Avukatı • 35+ Yıl Deneyim
1986 İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. İstanbul Barosu (Sicil No: 15051). Vakıfbank ve İmar Bankası Baş Hukuk Müşaviri, Hedef Alliance Holding Hukuk Direktörü. "Boşanma Avukatı Aydın Aydar'ın Anıları" ve "Anlaşmalı Boşanma Davası" kitaplarının yazarı.
İştirak nafakası yasal olarak çocuk 18 yaşını doldurana kadar, yani ergin olana kadar ödenir. Çocuğun 18 yaşından önce evlenmesi veya mahkeme kararıyla ergin kılınması durumunda da nafaka kesilir. Çocuk 18 yaşını doldurduktan sonra eğitimi devam ediyorsa, iştirak nafakası biter ancak çocuk kendi adına 'yardım nafakası' davası açabilir.
Mahkemeler genellikle TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) veya ÜFE (Üretici Fiyat Endeksi) 12 aylık ortalama oranını baz alarak artış yapar. Ancak bu oran bağlayıcı değildir; çocuğun ihtiyaçlarında olağanüstü bir artış varsa (örneğin özel okul veya hastalık) hakim enflasyon oranının çok üzerinde bir artışa da karar verebilir.
Evet, öder. Yargıtay kararlarına göre anne veya babanın işsiz olması onu nafaka yükümlülüğünden kurtarmaz. İşsizlik geçici bir durum kabul edilir ve mahkeme, çocuğun en temel ihtiyaçlarını karşılayacak sembolik de olsa asgari bir tutara hükmeder.
Ortak velayet durumunda kural olarak her iki ebeveyn de çocuğun bakımını ortak üstlendiği için nafaka ödenmeyebilir. Ancak taraflar arasında ciddi gelir uçurumu varsa ve çocuk ağırlıklı olarak bir ebeveynde kalıyorsa, hakim çocuğun üstün yararı için maddi durumu iyi olan eşin iştirak nafakası ödemesine hükmedebilir.
Türk hukukunda maaşın belirli bir yüzdesi şeklinde (örneğin %20'si, %30'u) sabit bir nafaka kesintisi uygulaması yoktur. Hakim, tarafın toplam gelirine ve çocuğun özel ihtiyaçlarına göre oransal değil, hakkaniyete uygun maktu (belirli bir TL) bir miktar belirler.
18 yaşından küçük bir çocuk yarı zamanlı veya çıraklık gibi işlerde çalışarak asgari düzeyde gelir elde ediyorsa bu durum nafakanın tamamen kaldırılmasını gerektirmeyebilir. Ancak çocuğun elde ettiği gelir temel ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılıyorsa, nafaka yükümlüsü indirim veya kaldırma davası açarak hakimin değerlendirmesini talep edebilir.
Anlaşmalı boşanmada nafakadan feragat edilmiş olsa bile, velayet sahibi daha sonra iştirak nafakası bağlanması için dava açabilir. Ancak bu talep, davanın açıldığı tarihten sonrası için geçerlidir; geriye dönük yıllar için toplu iştirak nafakası talep edilemez.
Nafaka borcunun ödenmemesi durumunda, alacaklının İcra Ceza Mahkemesine şikayeti üzerine borçluya 3 aya kadar tazyik hapsi cezası verilir. Bu ceza para cezasına çevrilemez, sadece borcun ödenmesiyle hapis cezası düşer.
Çocuk 18 yaşını doldurduğunda iştirak nafakası yasa gereği kendiliğinden biter. Nafaka borçlusunun yeni bir dava açmasına gerek yoktur; nüfus kayıt örneği ile dosyayı yürüten icra dairesine başvurarak kesintilerin ve takibin durdurulmasını talep etmesi yeterlidir.
Hayır, nafaka ödeyen eşin yeniden evlenmesi veya yeni çocuklarının olması mevcut iştirak nafakası yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Sadece ekonomik dengeler çok ciddi şekilde değiştiyse nafaka indirim davasına konu edilebilir.
İştirak nafakası doğrudan çocuğun barınma, beslenme ve eğitim hakkına yönelik olduğu için nafaka alacağı üzerine üçüncü kişiler tarafından haciz konulamaz. Kanunen korunmuş imtiyazlı alacaklardandır.
Evet, ödeyebilir. Türk Medeni Kanunu'nda cinsiyet ayrımı yoktur. Velayet babaya verilmişse ve annenin bir geliri varsa, mahkeme annenin ekonomik gücü oranında babaya iştirak nafakası ödemesine hükmeder.
Mahkeme kararına bağlanmış iştirak nafakalarının icra takibine konulabilmesi için genel zamanaşımı süresi 10 yıldır. 10 yıldan daha eski olan nafaka alacakları zamanaşımına uğrar ve tahsil edilemez.
Taraflar kendi aralarındaki yoksulluk nafakasından feragat edebilirler. Ancak iştirak nafakası doğrudan çocuğun hakkı olduğundan, anlaşmalı boşanma protokolünde iştirak nafakası istenmediği belirtilse dahi velayet sahibi ileride bu hakkı kullanmak için dava açabilir.
Nafaka artırım davası açmak için kanunda belirlenmiş bir süre sınırı yoktur. Ancak uygulamada, enflasyonun etkisini göstermesi ve çocuğun ihtiyaçlarının değişmesi için önceki kararın üzerinden makul bir sürenin (genellikle 1-2 yıl) geçmesi beklenir.
0 soru yanıtlandı
Sorunuz moderasyon sonrası yayınlanacaktır.