Psikolojik şiddet, eşlerden birinin diğerine yönelik sürekli aşağılama, hakaret, baskı, yalnızlaştırma veya ekonomik kontrol gibi eylemleri içeren ve evlilik birliğini temelinden sarsan bir boşanma sebebidir. Fiziksel bir iz bırakmadığı için ispatı zordur. Uygulamada bu durum; aynı evde yaşayan veya olaylara doğrudan şahit olan tanık beyanları, mesajlaşma kayıtları, ses kayıtları ve tedavi görüldüyse uzman psikolog/psikiyatri raporları ile ispatlanmaktadır. Psikolojik şiddet ispatlandığında, mağdur eş lehine manevi tazminat ve velayet hakkı gibi önemli hukuki sonuçlar doğar.

İstanbul Boşanma Avukatı • 35+ Yıl Deneyim
1986 İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. İstanbul Barosu (Sicil No: 15051). Vakıfbank ve İmar Bankası Baş Hukuk Müşaviri, Hedef Alliance Holding Hukuk Direktörü. "Boşanma Avukatı Aydın Aydar'ın Anıları" ve "Anlaşmalı Boşanma Davası" kitaplarının yazarı.
Evet, eşi sürekli olarak eleştirmek, fiziksel özellikleriyle, yaptığı işlerle veya eğitimiyle dalga geçerek onu aşağılamak ağır psikolojik şiddettir. Yargıtay kararlarına göre bu eylemler, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan ağır kusurlu davranışlar arasında kabul edilir.
Kesinlikle psikolojik şiddettir. Bir eşin, diğer eşi haklı bir sebep olmaksızın kendi annesi, babası veya kardeşleriyle görüştürmemesi, onları eve almaması veya eşin ailesine gitmesini yasaklaması, kişiyi sosyal olarak yalnızlaştırma amacı taşıdığından doğrudan ağır kusur ve boşanma nedenidir.
Türk Hukuku'nda iddia sahibi iddiasını delillerle ispatlamakla yükümlüdür. Eğer psikolojik şiddet iddiası tanık, mesajlaşma, ses kaydı veya uzman raporu gibi hiçbir delille desteklenmez ve karşı taraf da iddiaları inkar ederse, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kanıtlanamayacağı için davanın reddedilme ihtimali yüksektir.
Kapalı kapılar ardında geçen olayların ispatı zordur. Ancak eşinizin size gönderdiği WhatsApp mesajları, SMS'ler, komşularınızın duyduğu bağrışma sesleri veya kavga sonrası size destek olan (ağladığınızı veya korktuğunuzu gören) yakınlarınızın tanıklığı bu durumu dolaylı olarak da olsa mahkemeye ispatlamanızı sağlar.
Evet, eğer eşinizin kıskançlığı hastalıklı (patolojik) boyuttaysa, sokağa çıkmanızı engelliyor, giyiminize aşırı müdahale ediyor veya sizi sürekli aldatmakla suçlayarak onurunuzu kırıyorsa bu durum psikolojik şiddettir. Bu eylemler kişilik haklarınıza saldırı niteliğinde olduğundan manevi tazminat talep etme hakkınız doğar.
6284 sayılı Kanun kapsamında evden uzaklaştırma kararı almak için fiziksel şiddet (darp) şart değildir. Psikolojik baskı, sözlü şiddet, hakaret ve tehdit eylemleri karşısında da Aile Mahkemesinden 1 ile 6 ay arasında uzaklaştırma ve koruma kararı alınabilir.
Evet, uygulamada 'sessiz şiddet' veya 'duygusal yoksunluk' olarak bilinen durum psikolojik şiddettir. Eşin hiçbir makul sebep yokken günlerce veya haftalarca konuşmaması, eşini yok sayması evliliğin gerektirdiği iletişim ve dayanışma yükümlülüğünün ihlalidir ve boşanma sebebidir.
Hayır, aksine eşinizin uyguladığı baskı ve travmalar nedeniyle psikolojik destek (örneğin depresyon veya anksiyete tedavisi) görüyorsanız, bu durum yaşadığınız şiddetin ruh halinizde yarattığı tahribatı kanıtlamak için güçlü bir delildir. Uzman doktor raporları lehinize kullanılır.
Evet, hukukumuzda akrabaların tanıklığı geçerlidir. Hatta evlilik mahrem bir alan olduğu için şiddet olaylarına genellikle anne, baba, kardeş veya çok yakın arkadaşlar şahit olmaktadır. Mahkeme, bu kişilerin beyanlarının tutarlı ve gerçeği yansıtıp yansıtmadığına bakarak karar verir.
Önceden planlanmış, kurgulanmış ve tuzak kurarak alınan gizli ses kayıtları hukuka aykırıdır ve suç teşkil eder. Ancak, o anda aniden gelişen bir hakaret, tehdit veya şiddet olayı sırasında, kendinizi korumak ve o anı ispatlamak için ani olarak aldığınız kayıtlar Yargıtay içtihatlarınca istisnai olarak delil sayılabilmektedir.
İkisi farklı kavramlar olmakla birlikte genellikle iç içe geçer. Eşin parasını elinden almak, ona harçlık vermemek veya ailenin ihtiyaçlarını kasıtlı olarak karşılamamak ekonomik şiddettir. Ancak bu durum aynı zamanda kişiyi değersiz hissettirdiği ve bağımlı kıldığı için ağır bir psikolojik şiddet boyutu da taşır.
Manevi tazminat; şiddetin ağırlığına, ne kadar süre devam ettiğine, mağdurun yaşadığı travmanın boyutuna, kusurlu eşin ekonomik durumuna ve sosyal statüsüne göre hâkimin takdir yetkisi ile belirlenir. Amacı, zarar görenin acısını bir nebze olsun dindirmektir.
Hayır, tam tersine psikolojik şiddet gören taraf mağdurdur. Hâkim velayet kararını verirken çocuğun üstün yararını gözetir. Eşine psikolojik şiddet uygulayan, hakaret eden öfkeli bir babanın/annenin çocuğa da sağlıklı bir ortam sunamayacağı kabul edilir ve velayet genellikle şiddet görmeyen tarafa verilir.
Mahkeme tarafından atanan pedagog veya psikologlar, taraflarla ve çocukla ayrı ayrı mülakatlar yapar. Bu görüşmelerde tarafların stres seviyeleri, öfke kontrolleri, evlilik içindeki güç dengeleri ve iletişim problemleri analiz edilerek, evdeki şiddet ortamı Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ile mahkemeye sunulur.
Evet, eşler arasında güven esastır ancak bir eşin diğerinin tüm sosyal medya şifrelerini zorla alması, mesajlarını sürekli denetlemesi ve özel alan (mahremiyet) bırakmaması Yargıtay kararlarına göre güven sarsıcı davranış ve baskı unsuru olarak değerlendirilmektedir.
0 soru yanıtlandı
Sorunuz moderasyon sonrası yayınlanacaktır.